Korku Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Korku Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Ağustos 2017 Perşembe
9 Nisan 2016 Cumartesi
Heavy Metal’in Korku Sinemasıyla Buluşması: Deathgasm (2015)
Yaşadığımız çağın insanlara en büyük hediyesi korku filmleri ve Heavy Metal. Gündelik hayat
içinde maruz kaldığım diğer müzik türlerini duydukça İyi ki METAL dinliyorum diye haykırdığım çok
oldu. Eğer olmadık bir yerde iyi ki metalciyim diye bağıran birini
işitiyorsanız bilin ki o benim.
Devamını okuyun...>>
30 Mart 2016 Çarşamba
Oily Maniac (1976)
Bir süper canavar, süper kahraman ya da anti- kahraman. Oily Maniac belki de Shaw Brothers arşivlerinde yer alan en sıra dışı yapımlardan biri. Büyük gücün, büyük sorumluluk getirdiği, ailesinin kötü adamlarca gözlerinin önünde katledildiği ya da uzayın keşfedilmemiş bir köşesinden kopup gelen batılı kahramanlardan yıllar önce, İngilizlerin tabiriyle uzak doğudan günümüz Holywood sinemasının dinamosu haline gelen süper kahraman filminin nasıl olması gerektiğini 1976 yılında seyirciyle buluşturan Shaw Brothers, hem çekim yöntemleri hem de alt metiniyle adı gibi MANYAKÇA bir film.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Film analizleri,
Hong- Kong,
Korku Filmleri,
Oily Maniac (1976),
Shaw Brothers
12 Şubat 2016 Cuma
Death Laid an Egg (1968)
İtalyan
sinemasında korku türü diğer ülkelere göre özel bir durum içermektedir. Çocuksu
hayalleri, kan ve gizemle süsleyen senaristler aynı zamanda dönemin
sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel problemlerine değinmektedir. 1960’lardaki
karanlık gotik akımından hemen sonra ‘‘SARI‘‘olarak nitelendirilen Giallo,
fruedyen alt metinleri ve Avrupa Burjuvazi eleştirisiyle tür sineması içinde
spagetti westernler kadar özgün işlerdir.1968 yapımı Death Laid an Egg ise
‘‘Sarı’’lar arasında işlediği konu itibariyle en sıra dışı yapımlardan biri
olarak dikkat çekmektedir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1968,
death laid an egg,
Film analizleri,
freudien,
Giallo,
Korku Filmleri,
post endüstriyel,
slow food
6 Şubat 2016 Cumartesi
Blind Dead Serisi ya da Kendi Gerçekliğinden Soyutlanmış Bir Toplumun Hesaplaşması
Blind Dead serisi
kuşkusuz seri korku filmleri arasında bütünlük açısından en etkili yapımların
başında gelmektedir. Orta çağın göreceli karanlığını, modernitenin yozlaşmış
aydınlığı önünde gözler önüne seren kör ölüler, Amando de Ossorio imzasıyla
1972-1975 yılları arasında Night of the Living Dead‘ın ardından patlayan
İspanyol zombi filmlerinin dünya çapında dikkat çekmesine neden olmuştur.
Devamını okuyun...>>
5 Şubat 2016 Cuma
DAS CABINET DES DR. CALIGARI (1920) - SAVAŞTAN GERİYE KALANLAR
‘Büyük savaş’tan sonraki
fiziksel ve psikolojik zedelenmeler, ekonominin çöküşü, manevi değerlerin
altüst oluşu ve tutkuların bilenmesi hem güçlü hem de umutsuzluk taşan
eserlerle dışa vurulmuştu. Bu dönem Alman sessiz sinemasının bütün gücünü
büyüleyici bir şiirselliğe verdiği en parlak dönemiydi. Alman dışavurumcu
sineması için bir manifesto anlamına gelen bu film hem tasarımı hem de
mesajlarıyla dönemine damgasını vurmuştur.
Devamını okuyun...>>
21 Ocak 2016 Perşembe
Bireysel sınırlar üzerine bir deneme American Psycho
2000 yılında gösterime giren American Psycho; yeni bir yüzyılın başlangıcında, 1900’lü yılların Amerikan seri katillerini yeni bir vücutta birleştirmesi bir yana, toplumsal ve sosyo-ekonomik eleştirisiyle değişen dünyanın habercisi niteliğinde bir korku eseri olarak değerlendirilebilir. Film üzerine yazılmış sosyolojik, psikanalitik ve Marksist okumaları detaylı olarak bulabilirsiniz. Yazı kapsamında sizlere Christian Bale’ın canlandırdığı Patrick Bateman karakteri üzerinden gerçeklik ve insanın sınırları üzerine bir bakış açısı sunacağım.
Devamını okuyun...>>
28 Aralık 2015 Pazartesi
NOSFERATU, BİR KORKU SENFONİSİ ( 1922 ) – VAMPİR ve GÖLGESİ
İnsanlığın gördüğü ilk ‘büyük savaş’ biteli çok olmamıştı. Bu ilk büyük kitlesel savaşın sonrasında savaşın diğer tarafları gibi Almanya da korkunç kayıplar yaşadı. Toplumsal bunalımları açık ve örtülü şekilde uzun süre devam etti. Alman dışavurumculuğunun en çarpıcı ürünlerinden biri olan NOSFERATU da bu bunalıma karşı güçlü bir başkaldırı filmi olarak düşünülebilir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1922,
dışavurumculuk,
Film analizleri,
Horror,
Korku Filmleri,
nosferatu,
Sessiz film,
silent movie,
vampir
14 Aralık 2015 Pazartesi
Blood Beat (1983)
Etiketler:
1983,
Blood Beat (1983),
Film analizleri,
Korku Filmleri,
Slasher,
V.H.S,
Video
1 Aralık 2015 Salı
Bug (1975)
İnsanlık ile doğa arasındaki savaş sonsuz bir döngü. Yerleşik hayata geçiş süreci ve yüzyıllar sonra gelen sanayi devrimiyle birlikte insanlık, kendi varlığını borçlu olduğu doğayı unutup makineleşme sürecine, ardından da içinde bulunduğumuz sanal gerçekliklere kendini mahkûm etmiştir. Her bir süreç ise kendine özgü sorunlara neden olurken günümüzde hala doğa ile insanlık arasında süren bu sonsuz döngü, kendi türü de dâhil olmak üzere diğer tüm türler üzerinde baskı kuran insanlığı korku ve kaygıya sürüklemektedir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1975,
Bug,
Eco-Horror,
Film analizleri,
Horror,
Korku Filmleri,
Mad Scientist,
William Castle
27 Kasım 2015 Cuma
16 Eylül 2015 Çarşamba
7 Eylül 2015 Pazartesi
El Charro de las Calaveras (1965)
Meksika sineması hiç kuşkusuz gezegendeki en eğlenceli ve gezegene ait olmayan filmlerin bir araya toplandığı yer. Cha cha yapan uzaylılar, vampir ya da benzeri karanlık varlıklar ile güreşen süper kahramanlar, akıllara durgunluk veren kovboylar,sıra dışı bilim adamları ve bunun gibi niceleri. Meksika sinemasının biz yarım akıllıların geriye kalan aklını da alan filmlerinden bir de EL CHARRO DE LAS CALAVERAS (1965)
Devamını okuyun...>>
2 Eylül 2015 Çarşamba
12 Aralık 2014 Cuma
Silent Night,Deadly Night (1984)
Slasher furyası 80'ler de korku anlatı diline ve estetiğine tartışmasız önemli katkılarda bulunmuştur. Her ne kadar tür temelde kesimhaneyi andırsa da cinayetleri işleyen katillerin bir izleyicileri derin bir psikanalitik okuma denize attığı kuşkusuzdur.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1984,
Deadly Night (1984),
Film analizleri,
Korku Filmleri,
noel baba,
Silent Night,
Slasher
27 Kasım 2014 Perşembe
Bir Aile Portresi : The Texas Chainsaw Massacre (1974)
The Texas Chainsaw Massacre (1974) adlı film bir kurmaca mı ? yoksa Amerikan tarihinin kendisiyle yüzleşmesi mi ? . Tobe Hopper bizleri kandırmış olamaz. Eğer bu durumun bir kurmaca olduğuna inanıyorsanız kendinizi kandırmakta öteye gitmiyorsunuz demektir.
Devamını okuyun...>>
26 Kasım 2014 Çarşamba
The Texas Chainsaw Massacre (1974)
''İzlemek üzere olduğunuz film beş gencin ama özellikle Sally Hardesty ve sakat Frankli’nin başına gelen bir trajedidir. Onların genç olmaları çok daha trajik bir olaydır. Ama çok çok daha uzun hayatlar yaşamış olsalardı bile o gün gördükleri dehşeti ve çılgınlığı ne beklerlerdi nede bunu isterlerdi. Sakin bir yaz öğleden sonrası onlar için bir kâbusa dönüşür. O günün olayları Amerikan tarihinde en tuhaf suçlardan birinin keşfine neden oldu. Teksas Elektrikli Testere Katliamı.”
Devamını okuyun...>>
19 Kasım 2014 Çarşamba
Delilik ile Zombiler arasında : Shaun of The Dead (2002)
İngilizlerin komedi anlayışı tartışmasız üst seviyede. Mizah ve komedi hayatlarımızı çekilebilir hale getiren başlıca unsurlar arasında. Cicero'nun önerdiği gibi : '' Komedya hayatın yansısı, âdetlerin görünüşü, gerçeğin aynasıdır.'' .
Devamını okuyun...>>
18 Kasım 2014 Salı
Sweet Kill aka The Arousers (1972)
Tutku sözcüğü duygusal yaşamda düşünce, davranış ve eyleme yansıyan, belirli bir sınır ve ölçü içinde kişiliği geliştiren, olgunlaştıran bir güçtür. Latince de ise hareket, irade ve yargıları aşan güçlü bir coşku anlamına gelir. Peki, bir insan öldürme eylemine yürekten bağlıysa sanırım kan dondurucu bir hale bürünür. Sweet Kill (1972) de bunu konu almaktadır.
Devamını okuyun...>>
12 Kasım 2014 Çarşamba
Cehennemde yer kalmadığında : Dawn of the Dead (1979)
Zombi dediğimiz varlığı kim sevmez ki. Ölü bedenin içinde birçok paradoksu ve bir zamanlar insanlığın parçası olması adına bizlerin yansımasıdır yaşayan ölüler. Önce Afrika oradan da Karayip denizi ada ülkelerine. Bir açıdan da Köle tacirlerine borçluyuz zombileri daha doğrusu emperyalizm in bir armağanı olduğu reddedilemez.
Devamını okuyun...>>
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















