25 Aralık 2009 Cuma

Sodom - Deadline




Euthanasia or amnesty
Takes you off the ground
Embrace your hopes
And pray to them
When your smile turns upside down

Silent noise in sleepless nights
Freeze your mind and blood
Think about your morbid life
Is there any god?

No postponement
Death by the law
At zero hour
Stops your beating heart

Your days are numbered
Your fate is sealed
When the bell rings twelve o'clock
Waiting for the message
No governor's reprieve
These guys just doing their job

No postponement
Death by the law
At zero hour
Stops your beating heart

You have to live on charity
Not die a natural death
That brings your life so close
Of your own wrongful act

Come on man
It's time to go
Deliverance not so far
TV covered
Millions wait
Tonight you are the star

Devamını okuyun...++++

*Dragula* Rob Zombie Ozzfest 2005





Devamını okuyun...++++

Hate Eternal / I Monarch(Live@The Perilous Fight)





Devamını okuyun...++++

Festered - Flesh Perversion



Yeni yıla girmeden Razorback Records'un bir nevi yeni yıl armağanı olan ''Festered - Flesh Perversion'' old skoll death metalin güzel bir örneği.

Hatta Razorback Records'un sitesinde işi biraz abartıp övgü üstüne övgü ile bahsedip kuku'yu kabartmışlar.Resmi sitesine bakarsanız orada bahsedildiği kadar olmasa da gerçekten ilkel,karanlık,çürümüş.Kesinlikle evcil bir şey değil.

Usa ortamlarının teksas çıvarlarından olan bu kazımacı arkadaşlar gerçekten oldukça otopsi worship bir iş çıkartıyorlar.Bütün hayatları bunla geçmiş ve devam etmekte korku ile yatıp korku ile kalkıyorlar.

Ghoat-Vokal
Reaper-Gitar/Bas
Elektrokutioner-Davul

Bu ELektokutioner adlı şahısı daha önce de ''Decrepitaph'' adlı gruptan tanıyoruz.Orada da böle old skoll işlere bakmıştı.



Albümün gerçekten güzel bir kapağı var.Drew Elliott tarafından çizilmiş.Gayet güzel olmuş.Albümün içinde into/outro işlerini eksik etmemişler tabi benim en çok dikkatimi çeken ise The Blob oldu.

8 parçadan oluşan albüm toplam 31 dakikadan tutuyor.

1.Inferno of Bloody Revenge
2.Debasement Ritual
3.Inhuman Devastation
4.Flesh Perversion
5.Festering Embodiment
6.Ascend From Death
7.Undead Infection
8.Cruciflesh

İlk parçanın nasıl bir başlangıcı varsa son parçanında çıkışı aynı.Taa böle en eski slayer/possessed gitarlarından döşemişler aralara bu davulcu elemanda oldukça otopsi fanı olduğundan o ayar çalmış.Onun dışında hep orta tempo gidiyor küt ardından bir patlama sonra gene devam aynı matem havası.

İnferno of Bloody Revenge ile açılış yapılıyor.Parçanın ilk yarısına kadar paldır küldür girişiyorlar ardından öle bir solo geliyorki evlere şenlik.Yıl 2009 falan değil kardeşim.Solonun ardından yüzler ekşiyor.


Debasement Ritual,karanlık bir hava sahip.Burda kullandıkları bir gitar tonu var çok dikkat ettim sadece bu razorback gruplarında o ton.Acid witch'te de benzer ton kullanılmakta.

Albümün adını taşıyan parça Flesh Perversion ise,oldukça possessed worship bir girişe sahip.Zombileri mezarlarından kaldırmışlar.Kendi sapkın işlerine yol vermek için kullanmışlar başka açıklaması yok bu işin.Tebrik ediyorum.

Festering Embodiment,Blob saygılar sunuluş.Onların nedeni var her önüne geleni yok ederler kızdırmaya gelmez denilmiş.Çok derinden gelen çığlıklar koymuşlar parçanın içine etkilyci olmuş.Hunharca kazımışlar geçmişler.

Cruciflesh,8 dakikalık bir old skoll belgeseli dinliyoruz resmen.Possessed'ten slayer'a,slayer'dan otopsi'ye ve ardından death diye süre gelen süreçleri bizlere kendilerinin nasıl etkilendiklerini gayet iyi gösteriyorlar.


Unutmadan grup'un ismi addams family' de ki çocukların amcası olan ''uncle fester''esinlenilmiş.

Old skoll seven adam için her türlü gideri var.Dinlettiriyor kendini ancak çokta bir beklentiniz olmasın.Ancak şu durgun zamanlar için şifa niyetine edinebileceğiniz bir albüm.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...++++

24 Aralık 2009 Perşembe

Billy Joel - The Ballad of Billy the Kid -1976





Devamını okuyun...++++

Kreator - Live@Denmark - 91




Some Pain Will Last



People of the Lie



Toxic Trace



Betrayer



Riot of Violence



When the Sun Burns Red



Terrible Certainty



Extreme Aggression



Pestilence



Flag of Hate / Agents of Brutality



Devamını okuyun...++++

Babun Maymunu



Babun, iriyarı, yerde yaşayan bir Eski Dünya maymunu cinsi. Köpek gibi uzun bir burnu ve iri dişleri vardır. Babun, yakın akrabaları olan dril ve mandrilden sonra büyük insansı maymunlar ailesine dahil olmayan en iri primattır.

Boyları 50 / 120 cm kilosu ise 14 ila 40 kg arasında değişebilir ot veya etle de beslenebilir.
Sürü halinde yaşar beraber avlanırlar ancak kendi aralarında hiç bitmeyecek bir rekabet vardır.
Özellikle çiftleşme ve eş konularında çirkefliğe varacak yöntemlerle egemenliklerini kurmak ve kendi nesillerini devam ettirme arayışları vardır.

Leopar kaplan gibi yırtıcıların bile temkinli davrandığı bu maymunlar insanların yoğun olarak yaşadığı şehir veya kasaba merkezlerinde de görülebilirler.













Devamını okuyun...++++

Murder in the Rue Morgue (1932)


Poe hikayelerinden en dehşet verici ve karanlık olanlarından biri kesinlikle Rue Morg’u sokağı cinayetidir.

1932 yılında yapılan uyarlama korku tarihinin en güzel örneklerinden biri. Bela Lugosi paşada başrolde boy göstermekte. Robert Florey tarafından yönetilen film kendisinin de ilk korku filmi yönetmenliği. İlerli yen yıllar da ise ‘’The Beast with five finger ‘’ filmi ile korku tarihinde adı geçer bir yer almış.

Poe uyarlamaları korku tarihinde en çok yer eden uyarlamalardan biri.1908’den günümüze kadar 200 aşkın örneği yer almakta. Rue Morg’u da bunlardan biri. Hikayeyi okuyanlar bilirler oldukça kasvetli, karmaşık ve korkutucu havaya sahiptir; ancak o dönemler de yönetmen Robert Florey, karmaşık bir dönemde filmi çektiği için kanımca hikayeyi epeyi bir yumuşatarak ve kurgusunu değiştirerek ele almış. O da yetmediği gibi komedi ve aşk öğeleri katmış. Normaldir.1932 şartlarını ve koşullarını ele aldığımızda fazla korkutucu bir film.


Aynı zamanda Rue morg’u Bela Lugosi’nin Amerikan sinemasındaki ilk filmlerinden.Poe’nun bu klasikleşmiş hikayesi 1841 ’de Graham adlı dergi de yayımlamıştır;Ayrıca polisiye türünde ki ilk edebiyat örneğidir.

Filmin konusu kısaca şu şekilde gelişir.

Bela Lugosi’nin canlandırdığı Dr.Mirakle bir panayırda yer erik adlı maymunu ile yer almaktadır.Bu gizemli,deli ve gaddar bilim adamı evrimde ki kayıp halkayı aramaktadır ve ihtiyacı olan saf,kirletilmemiş ve sağlıklı bir kadının kanıdır.Ve bunu bulana dek hunharca cinayetler işler.

Lugosi paşa’nın muhteşem bir oyunculuğu var hikaye oldukça kırpılmış olsa da Poe’nun verdiği karanlığı Lugosi’nin yüzünden rahatlıkla okuyabilirsiniz.

Hikayeyi okumamış olanlar için ilk önce filmi izleyip bir fikir edinmelerini tavsiye edebilirim.Böylece Poe’nun akıl almaz kurgusunu ve Lugosi’nin muhteşem oyunculuğunu daha net göre bilirsiniz.Sakın yanlış anlamayın ben bunun kitabını okudum daha güzeldi demeye getirmiyorum.Kesinlikle muhteşem bir korku yapıtı.



Unutmamak gerekir ki bu film ve hikayenin death metal ortamlarında yeri bambaşkadır.Necrophagia-Rue Morgue Disciple adlı parçasında bu cinayetlerin işlerine bakmış ve Poe paşaya saygılarını sunmuştur.



Son olarak: O bilindik karnaval hokus/pokuslarından birini bekliyorsanız.Gişeye gidin ve paranızı geri alın.Burada bir ucube ya da hilkat garibesini değil yaşamın kilometre taşına ait bir gerçeği sergiliyorum……

-Sapkınlık bu SAPKINLIK.

-Sapkınlık mı?

-Hala sapkınlık yüzünden insanlar yakılıyor mu?

-Öyleyse beni yakın bayım.Ateşi yakın bayım.



Lord magius/Haribo extreme culture aittir.

Devamını okuyun...++++

23 Aralık 2009 Çarşamba

Mortician-Necrocannibal





Devamını okuyun...++++

22 Aralık 2009 Salı

Breath of Chaos: Blasphemous Dream Landscape (Kısa Film)





Devamını okuyun...++++

Phil Anselmo ve AIC Nutshell





Devamını okuyun...++++

Yılmaz Özdil: Süperlig


Süperlig’de ilk yarı bitti.

En flaş takım hangisi?

Atletico Lorke.

*


Takunya United lider, bunlar ikinci... Aslında, Olimpic Lorke’ydi kulübün adı... Kandil İdmanyurdu’ndan santrfor transfer edip, sezon açılışını Habur’da kurulan seyyar statta yaptılar; sanki UEFA Kupası kazanmış gibi üstü açık otobüsle tur attılar.

*

Bismillah, daha ilk deplasmanda olaylar çıktı; milli takıma kombine bileti olan İzmir seyircisi sahaya indi, maç tatil edildi... Taraf’tar isimli spor gazetesi, “İzmirspor küme düşürülsün, Olimpic Lorke’ye 9 puan verilsin” manşeti attı.

*

FIFA’nın talimatı üzerine fikstürde değişiklik yapıldı, Olimpic Lorke’nin bundan böyle deplasmana gitmemesi, bütün maçlarını evinde oynaması, üç kornerinin bir penaltı sayılması kararlaştırıldı. Fikstür avantajını kullanan Olimpic Lorke, kiralık futbolculardan kurulu Club Liboj’u 21-0 yenerek, averajını düzeltti. Gollerin 18’ini Club Liboj kendi kalesine attı.

*

(Club Liboj’un maçı sattığı iddia edildi... “Bunlar para almış” diye rapor tutan hakem, çete iddiasıyla içeri alındı. Taraf’tar gazetesine demeç veren Club Liboj yöneticileri, “Biz namusumuzla top oynuyoruz, Takunya United’a da 42-0 yenilmiştik, ne var bunda?” dedi.)

*

Dinamo Altıok, her zamanki gibi şampiyonluk parolasıyla başladı. Ancak, bitirici vuruşlarda pek beceriksiz... En son Dersim derbisinde, sol açık Kemal, muz ortaya rövaşata çakayım derken, takım arkadaşı stoper Onur’un burnunu kırdı. Çok kritik üç puan kaybedildi.

*

Sporting Hareket desen, sağ açık Oktay’ın fuleli deparlarına rağmen, sıra takımı görüntüsünde...
Maç öncesindeki ısınma hareketlerinde ip atlayarak tribünleri coşturuyorlar ama, kontratak yerine, kapalı defansla, beraberliğe razı bir görüntü çiziyorlar.

*

Bu karambolden faydalanan Olimpic Lorke, taktiği maktiği boşverdi, bol faullü, dan dun futbola başladı... Sahalarımızda görmek istemediğimiz sahneler yaşandı; rakip futbolcuları vurdu, stadı yaktı, soyunma odasının koridoruna mayın döşedi, tribünleri taradı... Neticede, Merkez Hakem Komitesi tarafından ligden atıldı... Buna rağmen, Federasyon Başkanı tarafından “fair play ödülü”ne layık görüldü!

*

E baktılar ki, Federasyon arkalarında... Olimpic Lorke tabelasını indirip, Atletico Lorke tabelasını astılar... Ama bir sorun vardı. Kaleci Ahmet’e yeşil sahalardan men cezası verildiği için, ilk 11 eksik kalmıştı... Aurelio’nun Türk yapılması taktiğiyle, Roberto Carlos’un Kürt yapılıp, kadroya alınması gündeme geldi. Ancak, İmralı’daki teknik direktör, “Ben Fener’den topçu almam, alacaksanız Keita’yı alın” dedi. Uzun pazarlıklar sonucunda, bonservisi elinde olan ve forma giyecek takım arayan amatör Ufuk’un sezon sonuna kadar kiralık oynamasına karar verildi.

*

Folluk bile olsa, küme düşürülmeyeceği kesinleşen Atletico Lorke’nin, ligi kaçıncı bitirirse bitirsin, Şampiyonlar Ligi’ne katılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu sene, olmadı öbür sene, lisansı iptal edilen teknik direktörlerinin affedilmesi ve takımın başına geçmesi bekleniyor. Maçları Biji Türk’ten şifreli, yalaka televizyonlardan şifresiz yayınlanıyor.

yozdil@hurriyet.com.tr


Devamını okuyun...++++