Yeşilçam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeşilçam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Eylül 2011 Perşembe
Demir Pençe (1969)
Çizgi romanlarla büyümüş bir yönetmenin süper kahraman filmi çekmesinden daha normal başka ne olabilir ki.
Çetin İnanç imzalı,1969 yapımı Demir Pençe Yeşilçamın en fantastik filmlerinden. Demir Karahan, Nebahat Çehre,Yildirim Gencer,Ahmet Danyal Topatan ve Feri Cansel'ın yer aldığı benzersiz bir yapım.Avrupa da ki süper kahraman filmlerinden aşağı kalmayan Demir Pençe,ne kadar yanındaki mine adında ki sevgilisiyle Batman ve Batgirl'u andırsalar da kesinlikle bize özgü karakterler.
Polis teşkilatının özel timi olan Demir pençe yardımcı mine ve yılmaz ile tüm kötü güçlere karşı savaş açmıştır.
Motosikleti,kamçısı,pelerini,maskesi,silahı ve güçlü yumruklarıyla şeytani suç kartelinin lideri Fantoma'ya karşı savaşmaktadır.
Filmin başlangıcı bizi nelerin karşıladığı anlatmaktadır aslında.Garip bir jazz grubu ve onların müziğini renklendiren yarı çıplak dansçının eşliğinde kast akmaya başlar.
Dünyanın tüm ajanları İstanbul da toplanmaktadır.Fantoma'nın en iyi adamı olan demir elli James Bond'un düşmanı Jaws'ı andıran karakter,Fantoma'nın istediği mikro filmleri aramaktadır.Mikro filmler ile profesörü takas etmek isteyen mafya ajanlar ile takas yoluna giderler ancak bu çabaları boşuna çıkar tabi ki Demir Pençe tam zamanında mekanı basacaktır.
Bunun üzerine Fantoma operasyonu bizzat yönetmek için İstanbul'a kartelin başına gelir.
Filmde Fantoma ile alakalı ilginç detaylar vardır.Fantoma'nın İstanbul'a olan nefretinin nedeni belirsiz olmasının yanı sıra,ajanların çoğunun kadın olması görsel olarak hoş gözükse de devamlı Fantoma'nın etrafında olmaları manasızdır.
Bu esna da Yılmazın hayatını kaybetmesiyle yerine abisi Yıldırım gelir.İntikam ateşiyle de tutuşmaya başlayan Demir Pençe,Fantoma'ya bunu ödetecektir.
Filmin akışı tam olarak bir çizgi roman havasındadır.Tabi ki Demi Pençe,Fantoma'yı alt eder ve Türk adaletine teslim eder.
Bir süper kahraman filmi adına ne gerekiyorsa var olan film sadece yeşilçam meraklılarının değil tüm sinema severler in izlemesi gereken bir yapım.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
27 Eylül 2011 Salı
Zagor kara korsan'in hazineleri (1971)
1961 yılından beri çizgi roman severlerin en sevdiği kahramanlardan biri olan Zagor,can dostu ve kader ortağı Çiko ile birlikte yarım asırdır maceradan maceraya koşmaktadırlar.Kahramansız yapamayan beyaz perdenin Zagor gibi bükülmez bir bileği es geçmesi ve Yeşilçam tarafından uyarlanması bir şanstır.
Zagor kara bela'da olduğu gibi Zagor kara korsan'ın hazineleri de aynı tarihte Nisan Hançer tarafından çekilmiş.Baş rollerde ise Levent Çakır,Kazım Kartal ve Ece Cansel yer almaktadır.Kazım Kartal burada da kötülüğü temsil etmektedir.Ece Cansel ise her zaman ki gibi seksiliğini sergilemekten kaçınmamıştır.
Filmin senaryosu ise Zagor'un ülkemizde de Tay yayınlarından yayınlanan Zagor-Ölüm Feneri adlı macerasıyla Jules Verne'nin dünyanın ucundaki fener romanın bir karışımı olduğunu rahatlıkla görmekteyiz.Bu senaryo ise Nuri Seybi tarafından beyaz perdeye uygun hale getirilmiş.
Jeff Nicolas adında ki bir subayın Teğmen olan kardeşi cinayet suçuyla itham edilmektedir.Bunun üzerine Jeff,Zagor'dan yardım ister.Oysa ki katil bir başkasıdır.O gece kasabadaki salondaki kumar masasında 3 kişi daha bulunmaktadır.Ancak bunlardan biri ölü diğeri ise kayıplara karışmıştır.Bu kayıplara karışan ve aynı zamanda cinayetin tek görgü tanığı olan ise; Kazma kürek Bill adlı garip bir hazine avcıdır.Zagor dostu Jeff'e bu şahidi bulacağına dair söz verir ve Çiko'nun sızlanmalarına rağmen yola koyulurlar.
Çizgi romandaki olayları neredeyse bir bir aktarmaları daha güzel olmuş.Hatta şöyle söyleyebilirim ki bir çok replik bile konuşma balonlarından bire bir alınmış.Tahminimce bir ya da iki günde çekilmiş olan Zagor kara korsan'ın Hazineleri tüm yeşilçam meraklıların izlemesi gereken önemli yapım.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
25 Şubat 2011 Cuma
Zagor Kara Bela (1971)

Spagetti çizgi romanların arasında en meşhuru olan Baltalı ilah Zagor ile arası en iyi olan sanki içimizden biri yaklaşımında bulunan tek toplum biziz.Bundan sonuna kadar eminim.
Hatta günümüzün en gözde gırgır konularından biri olan apaçi stilinin en eski atası olan Zagorların yatağında(Erdek)yaşayan biri olarak bu durumu daha net söyleyebiliyorum.
1961 yılından beri çizgi roman severlerin en başlıca sevdiği kahramanlardan biridir Zagor.En yakın dostu ve kader ortağı çiko ile birlikte yarım asırdır maceradan maceraya koşarlar.

Durum böyle olmasına rağmen ilginçtir ki İtalyan sineması ya da Amerikan sineması tarafınca beyaz perdeye uyarlanmamıştır.Buna rağmen 1970 ve 1971 yılları arasında Yeşilçam'dan üç adet zagor uyarlaması yayımlanmış.
Ele aldığımız film ise serinin ikincisi olan Zagor Kara Bela.
Klink serisinin hemen ardından gelen Zagor Baltalı ilah başarılı bir yeşilçam yapımıdır.Nisan Hançer tarafından yönetilen filmde ise bence tek baş rol olan Zagor'u ise Levent Çakır canlandırmış.
Çizgi romanda ki orjinal hikaylerden birinden uyarlanan film'ın konusu ise kısaca şöyle:

Kızılderili ve Beyazların başına bela olan Kara Bela adındaki hayalet haydut altın madeninin başına bela olmuştur.Darkwood ormanında gezinirken olaydan haberi olan Zagor,sağ kolu Çiko ile bu gizemin peşine koyulur.
Filmde en çok göze çarpan olay Zagor baltasını hiç kullanmıyor ve Çiko daha ön planda.Bunun dışında diğer rollerde ki oyuncular gerekeni yapmışlar.Çekildiği dönemin gerisinde bir iş olsa da spagetti western furyasına yetişmiş filmerden biri.
Son olarak B-movie ve yeşilçam meraklılarını mutlaka izlemesini tavsiye ederim.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
5 Ağustos 2010 Perşembe
Kayıp Kızlar

Yeşilçam denen alemin resmen can cekiştiği çakma porno çekmedikleri takdirde tüm set ekiplerinin aç bilac gezdiği yılların akabinde 1984 yılının bombalarından birisidir bu sinema filmi.

Biraz da vicdan azabına girmiş adamı oynayan tipler biaraya geldiklerinde ite kaka zorla yapmacık yapmacık " toplumsal mesaj " sahneleri çekerler, başınıza bunlar gelebilir evladınıza sahip çıkmassanız kötü yola düşer tandanslı senaryoları fabrikasyon olarak sinema salonlarına yollarlardı.
Ancak bu KAYIP KIZLAR efsanesi tamamıyla bambaşka bir hayal gücünü beyaz perdeye taşıyor.
Filmin künyesi:
#Sene: 1984
#Yönetmen: Orhan Elmas
#Senaryo: Erdoğan Tünaş
#Yapımcı: Türker İnanoğlu

Oyuncular,

*Tarık Akan
*Nuri Alço
*Ahu Tuğba
*Coşkun Göğen
*Eray Erbal
*Çiğdem Tunç

Uploaded with ImageShack.us
Temel itibarıyla bu film de millete kötü yola düşme mesajı vermekle beraber konsept çok farklı ..
Bambaşka bir ortam, saçmalığın dibine vurmuş diyaloglar uçuşuyor ortalıkda ancak bu sadece komik olarak algılana bilir.
Kadroyu da gördünüz kimin başına ne gelecek kim ne yapacak seyretmeden belli.
Ama işin gizemi de burada, yani kurgusunda.

İstanbul' un hızlı ve acımasız eğlence dolu gibi gözüken ancak tuzaklarla dolu gece alemlerine düşen bir adet zengin evladı bayan bir adet alaman gurbetci aileden gelme bayan birkaç tane de köy kasabalardan gelme kızlar tepetakla düşmüşlerdir.
Uyuşturucu ve fuhuşla dolu leş ortamlarda her türlü entrika dönmekte kızlar bazır güzür taciz ve tecavüze uğramaktadır ayrıca efsane oyuncu Nuri Alço mafya işlerini tüm hızla yürütmektedir.
Adamda beyaz kadın ticaretinden beyaz ölüm tacirliğine gaddarlıktan kurnazlığa rüşvetten tehdite her yol var vardır, işleri tıkırındadır.

İstediği kadınları elde etmek için ickisine hap atıp uyutup tecavüz eden ve de bunu kamerayla kayıt altına alan şeytanın karşısına emniyet amiri karakteriyle Tarık Akan çıkar..
Gözüpek memur çok dürüsttür asla rüşvet yememekte teklif edeni oracıkta tekmelemektedir.
Kararlı ekibi ile gece alemlerine baskınlar yapar nice kötü yola düşmüş fuhuş bataklığına kapılmış kol gibi sarma sigaralarla zehirlenen gençleri gördükçe adeta kamçılanmaktadır görev aşkıyla yanıp tutuşuyor gibi hissediyordur..

Mafya babası Reşat aganın son bıldırcını karakterindeki dişi Tuğba ise fabrikatör ve sorumsuz ailenin biricik kızıdır para boktur ama zeka veya hayat bilgisi sıfırdır düşmüştür Reşatın kucağına kah mafyacıdan kah parasını bastırandan dipçiklenmektedir gene kendisi gibi ailesine isyan etmiş Modern Talking fanatiği karakteri canlandıran Tunç gibi evden eve yataktan yatağa sekmektedir.
Komiser velhasılı Ahu ile konuşur, ikna eder, bi geceyi beraber geçirdiklerinde kızı camın önünde imana gelmiş sabah ezanını dinler halde bulur.
Ancak görev de önemlidir, var gücüyle eroin ticaretiyle kafayı bozmuş Reşat ın karşısına cıkar catışmalarda ise cok kan akar.
Her ne kadar millet filmle veya ekibindekilerle makara yapsa da ben beyaz perdenin memleketimizdeki gelişimi açısından egzantrik disko sahneleriyle 80 ler pop müziklerinden ibaret soundtrackleri ile ve genel manasıyla bakarsak kurgusu ile bu yapıtı çok önemli buluyorum. Bu ülkenin nerelerden nereye geldiğini görmemiz açısından manalı olabilir :p

Filmden kimi sahneler
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
çiğdem tunç,
çoşkun göğen,
eray erbal,
Film analizleri,
kayıp kızlar,
Nostaljagia,
nuri alço,
orhan elmas,
tarık akan,
Yeşilçam
10 Mart 2010 Çarşamba
İntikam Kadını(1979) ''Turkish I spit on your GRAVE

Türk sinemasın da sayısız uyarlama ya da aslından esinlenilen filmler yapılmıştır.Şeytan,Dünyayı kurtaran adam,Rambo uyarlamaları gibi ancak İntikam kadını eşi benzeri olmayan bir film.
Zamanında I spit on your grave adlı muhteşem istismar filminin olay yaratmasının ardından uyarlanan filmin tek bir ortak yanı var.O da kadına tecavüz edilmesi.Yeşilçam yönetmenlerinden Naki Yurter tarafından çekilen film;aynı zaman da film de rol alan Recep filiz senaryosu yazımını üstlenmiştir.
Dönemin en tehlikeli kadın ve erkek oyuncusu olan Zerrin Doğan ve Kazım Kartal baş rolu paylaşmaktalar.Zerrin Doğan tahminimce en çok tecavüze uğrayan kadın,Kazım Kartal ise:En KÖTÜ ADAMDIR.
Türk sinemasında yıllarca süre gelen ve hala örnekleri gözüken tecavüzcülük olayları sanırım 50'li yılların sonuna doğru yer almaya başlamıştır.En bomba tecavüz malzemesi olan kadınların başını çeker Zerrin Doğan.
Konuyu tamamen yeniden ele alınmış.Aslında şehirli kadına,köylü çocuklar tecavüz etmekteydi;Ancak burada işler değişmiş.
Araba plakasından çakozladığıma göre izmir yakınlarında ki bir köye yolu düşen 4 kötü adam sığınacak bir yer aralar.Karşılarına çıkan ilk yer Zerrin Doğanın yaşlı babası ile yaşadığı küçük evdir.Kazım Kartıl'ın daha bahçeye girmeden gözüne kestirmiştir.Ertesi sabah samanlıkta o işlere bakar.Ardından arkadaşları da işe dahil olur.Sıra ile Zerrin Doğanı düzdükten sonra babayı da arada öldürüp çeker giderler.
Hem para hem de skor vurgunun yapan bu azılı kötü adamlar şehre döndüklerin de şekilleri yoluna koşmuş olurlar.Araların dan üçü emlak işene girerken,baş kötü Kazım Kartal otel sahibi olmuştur.İntikam ateşi ile yanıp tutuşan Zerrin Doğan şehre iner ve tama miyle kasayı yeniler.
Artık çekici,güzel ve seksi bir şehir kadınıdır.
Dişiliğini kullanarak dört adamı da öldürür ve kanuna teslim olur.
Samanlıkta başlayan mevzu gene samanlıkta son bulur.
Film de en dikkat çekici yön türk filmlerinin geneline göre tatmin edici açık sahne olması 1 saatlik filmde epeyi uzun skor görüntüleri yer almakta.Özellikle Kazım Kartal dayı götüreceğini götürüyor.
Bu unutulmaya yüz tutmuş film belki aslından farklı kategoriye koyarsak kesinlikle muhteşem bir yapıt.
İşin aslı film de yer alan mevzu erkek egemen toplumumuzun cinselliğe bakış açısını, kadının cinsellikte sadece bir seks figürü olarak algılandığının sinemaya bir yansımasıdır.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Film analizleri,
intikam kadını,
Kazım Kartal,
recep filiz,
Sex,
tecavüz-istismar filmleri,
Yeşilçam,
zerrin doğan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



