Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rock etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2011 Perşembe

Blizaro-City of the Living Nightmare (2010)


Geçmişten günümüze korku filmlerinin yeri rock ve metal müzikte değişmez.Cadılar
,büyücüler,katiller,yaşayan ölüler,olağan dışı olaylar ve ırz düşmanlarını karanlığın
derinliklerinden çıkartıp insanlığa sunar.Geriye dönüp baktığımızda ürkütücü isimler,korkutucu bir müzik ve acımasız liriklerle donatılmış bir üçlemenin sonucu ortaya çıkan şeytani bir oluşumdur.

2005-2006 yılları arasında bir araya gelen grup,retro bir iş ortaya koymuşlar.Tam manasıyla söylemek gerekirse Blizarao adında ki grup Black Sabbath ve Goblin kırması.70'ler den fırlama bir klavye tonunun üzerine kurguladıkları parçaları daha çok enstrümantal.Böyle oluşu ise daha atmosferik ve saykodelik bir hava yakalamasına neden olmuş.



Daha önce Black metal ve old skoll doom icra eden farklı gruplardan toplanan elemanlar böyle farklı bir tarzı ortaya ortaya koyarak bu dönem için farklı bir işe ortaya koymuşlar.
John Gallo'nun önderliğinde ilerleyen grubun en şaşırtıcı yanı ise iki davulcu ile çalışmaları.

Mark Rapone-Bas
Mike Waske-Davul
Mike Puleo-Davul
John Gallo-Gitar/Klavye/Vokal

Razorback Record ile çalışan Blizarao bir saat süre gelen City of the Living Nightmare adlı albümlerinde 14 parça yer alıyor.Bu parçalardan biri de Unutulmaz Suspiria'nın tema müziği.

1.City of the Living Nightmare
2.In the Basement of St. Jerome's
3.Midnight Lurkers
4.Finale Incantata
5.Eyes in the Caskets
6.Island of the Dead
7.Castle of Darkness
8.Violet Cosmos
9.Ceremonial Bone Ritual
10.Catacomb Man
11.Portallucinations
12.Barbed Wire Room
13.Mental Disease Overture
14.Suspiria Theme (Goblin cover)


Parçaların hemen hemen tümünün ortak özelliği İtalyan korku filmlerinin ost'ları üzerine kurulmuş olmaları.Island of the Dead,Castle of Darkness,Catacomb Man,Midnight Lukers,Mental Disease Overture albümde ki dikkat çeken parçalar.Golbin cover'ı olan Suspiria Theme'i ise muhteşem yorumlamışlar.Karanlık ve atmosferik işlerden hoşlanan herkesin dinlemesi tavsiye ettiğim Blizaro progresif metal unsuru hariç gayet dinlenirliği yüksek bu albüm için konuşacak olursak albümün adını taşıyan parça City of the Living Nightmare dışında bu progresif yapı kendini pek ön plana çıkarmıyor.



Geçmişte ki örneklerine nazaran daha sert ve modern bir çerçeve de olan Blizaro,bu tarz yeni çıkışlı rock grupları arasında işini en iyi icra eden grup olduğu kesin.Özellikle Razarback'in kendini tekrarlayan grup profili arasında böyle bir işin yer alması firma açısından da avantaj olacağı kesin.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.




Devamını okuyun...>>

16 Mayıs 2011 Pazartesi

kramp


aynı şarkıyı söylerdik
aynı duvara işerdik

bu işler yalnız olmaz
bak bön bön bakar oldum
bu işler sensiz olmaz
her şeyi yakar oldum
Devamını okuyun...>>

7 Nisan 2010 Çarşamba

Slash - Slash (2010)



Lafı çok evirmenin çevirmenin manası yok, Guns n roses dan bildiğimiz ağzından sigarasını düşürmeyen buz gibi donuk bir suratla hard rock çalan gitarist Slash, artık neredeyse tarihin tozlu sayfalarına gömülmek üzereyken gene kendi adını taşıyan bir albüm ile sevenlerine yaşıyoruz, biyere gitmedik... demiş.

İyi de etmiş, albümün en belirgin ve göze batan özelliği ; Slash herifi ortamlarda siz sevin ya da nefret edin bir şekilde rüştünü ispat etmiş usta tipleri birer şarkıda konuk ederek hem muhitini kullanmış hem de ortaya değişik ama lezzetli olduğu su götürmez bir iş çıkarmış..

Kimler yokki:
Mareşal Lemmy hemen göze çarpan yegane rock tanrısı.
Bunun yanında bunalım triplerin insanı Chris Cornell, Ozzy paşamız, kalın bacaklı tıknaz kedi surat Fergy, Dave Grohl ve gene guns dan bildiğimiz bass gitarist kimi zaman vokalist Duff McKagan vs vs etc


Albümdeki tayfa:

Slash: gitar, solo gitar, düzenlemeler
Izzy Stradlin, gitar, solo gitar,
Duff McKagan, Bass, geri vokaller
Steven Adler, davul ve vurmalılar


Albümün dağıtım şekli şu şekilde örgütlenmiş:

EMI (ABD)
Universal Music (Japonya)
Roadrunner Records (Avrupa)
Sony Music (Avustralya)


Albümdeki şarkı ve her birindeki konuklar:

01.Ghost feat. Ian Astbury& Izzy Stradlin
02.Crucify the Dead feat. Ozzy Osbourne
03.Beautiful Dangerous feat. Fergie
04.Back from Cali feat. Myles Kennedy
05.Promise feat. Chris Cornell
06.By the Sword feat. Andrew Stockdale of Wolfmother
07.Gotten feat. Adam Levine
08.Doctor Alibi feat. Lemmy Kilmeister
09.Watch This feat. Dave Grohl/Duff McKagan
10.I Hold On feat. Kid Rock
11.Nothing to Say feat. M. Shadows of Avenged Sevenfold
12.Starlight feat. Myles Kennedy
13.Saint is a Sinner Too feat. Rocco DeLuca
14.We're All Gonna Die feat. Iggy Pop


Biz, bizden beklendiği üzere bu işe 8. şarkı ile
yani Doctor Alibi ile başladık.
Tüm zamanların en rock n roll adamı yaşayan efsane, mareşal Lemmy vokallerde bu parçada.
Muhteşem bişey, sanırım motosiklete tutkunların çok tutulacağı bir şarkıdır bu.
Adam, insan üstü bir seviyede, elini neye atsa zümrüt kıvamına getirebiliyor, daha önce Motörhead albümünde gitar çalarak saygılarını sunmuş malboro Slash e yapılan bu kıyak herkese nasip olmaz.


Ghost feat. Ian Astbury& Izzy Stradlin Guns gibi yavşak olmamakla beraber çok hard rock bir şarkı.
Bir dönemin dar buz mavisi kotun altına yaz kış cizmeyle gezen sacları fönlü glamci tayfa da dahil bu işleri sevenler kesin 10 tam puan verecektir buna.


Crucify The Dead, bu müziğin bir diğer efsane vokallerinden Ozzy dayının arzı endam eylediği bir şarkı olması açısından elbette göz ardı edilemezdi.
Konuşurken bile zırvalayan envayi çeşit hastalığın pençesinde ne yazık iki büklüm duran bir adamdan hala böyle bir performans elbette cok saygı duyulası.
Normal Ozzy şarkılarına benzer altyapısı ise süpriz olmamış.

Hadise denen zatın değişik versiyonu kalın Fergi Beautiful Dangerous adlı parçada tüm eteğindekileri dökmüş, elinden geleni ardına koymamış.
Sanılanın aksine abd gibi memleketlerde bu rüküş ve kokoşlar, klası cok belli rocker tiplerle takılmaya bi işler cevirmeye çok meraklıdır bu hatun da öyle bir tip.
Kendi zırvalarından çok daha klas ve kıyaslanmaz alt yapısı ile karının kariyerine zümrüt gibi bir referans olacaktır bizce.


Envayi çeşit işle gündem yaparak voleyi vuran müptezel Chris Cornell adlı şahıs da Promise adlı şarkıda mikrofonu kavramış yani kelimenin tam anlamıyla avuclamış.
Çıtasını da yükselttiğini daha çok ufak, bol alkolün tüketildiği kamyoncu barlarında okuyan kro sanatçılar gibi iş çıkardığını söyleyebiliriz.
Güzel gitarlar da cabası.


İlk bakışta kısmen kaslı maymun iskeletine benzer leş ötesi görünümü ile İggy pop denen şahıs We're All Gonna Die adlı parçada tam da kendinden beklenen bir iş cıkarmış. Kendi işleri göz önüne alınırsa çok nizami hiç şımarmadığı elinden geleni yaptığı performansı gözleri yaşartıyor.

Nirvana gibi bir rezaletin ardından bikac biseyle kendini temize cıkaran Dave Grohl bu kez bass gitarist Duff McKagan ile elele Watch This şarkısı ile Slash e desteğini vermiş.
Enstrümantal olması açısından dikkat cekici olan şarkı oldukca melodik ama güzel kurgulanmış alt yapısı ile cok cazip.


Elemanın MySpace adresi:
http://www.myspace.com/slash








Devamını okuyun...>>

12 Mart 2010 Cuma

Broken Teeth - Viva La Rock, Fantastico!(2010)



Literatürde hard rock olarak tanımlanmış halbuki pratikte
AC/DC
ve de MOTORHEAD worship bir tarza sahip olan BROKEN TEETH son bikaç gündür gerek pc başında gerek dışarda mp3 player da kendine süper bir yer bulmuş klas bir grup.
Çok enteresan hiç akla hayale gelmemiş işler kovalamak yerine enerji ve de sıkı gitarların güzel bir metronomun yardımı ile güne renk katmak isteyenlere şiddetle önerilir.

Austin, Texas menşeili BT Elemanları ve pozisyonları,

*Jason McMaster:vokal
*David Roy Beeson:Gitar
*Jared Tuten:Gitar
*Brett McCormick: Bass
*Bruce Rivers:Davul




Perris Records etiketli Albümdeki şarkılar ise,

01 Blackheart
02 Exploder
03 Spitting Nails
04 Dressin' Up In Flames
05 Break The Spell
06 Twister
07 Back On The Road
08 All Hail The Altar
09 Get Outta Here Alive
10 Bullet
11 Viva La Rock, Fantastico!
12 Big Spender
13 Ride Upon Glory









Ekseri elemanlar şarkılar da aynı mantığı kullanmış mareşal Lemmy nin rakınrol ve gaz gitarları nakaratlarda ise Ac/Dc tribünleri ile güzel bir lezzet yakalamışlar.

Aynen üstte bahsedilen gibi bir şarkı Blackheart ama aynı zamanda bu albümün açılışında dinleyiciyi selamlıyor.
Adamlar kesinlikle dinleyicinin rahatını düşünmüşler genel sounda bakınca herşey şıkır şıkır, çok net ve de nizami.
Tam kıvamında bir distorşın tam olması gereken gibi tonlanmış bir davul ile bir tad yakalamamak işten bile değil.

Spittting Nails tam barda içme fon müziği.
Buz gibi biraları dikip üstüne tekila shotlarını yuvarlar ve bir yerden sonra da saymayı unutabilirsiniz bu pekala mümkündür.

Break the Spell
en safkanından Ac/Dc worship bir iş olmuş.
Öyle zibidi giriş akabinde giren gitar riffi akabinde orta tempo vokalleri saydırmalar çirkef koro vokaller ile binlerce boş tüketilmiş şişe viskinin tek sorumlusu Avustralya lı Ac/Dc diye manifesto yayınlamışlar resmen.

All Hail The Altar
, hard rock ile southern rock un güzel bir sentezi.
Eğlenceli gitarlar, vokal altını basslarla beslemeler vs envayi çeşit grupta da gördüğümüz atraksiyonlar bu şarkıda da mevcut, bazı şeylerin modası hiç geçmiyor..

Albüme de adını veren Viva La Rock, Fantastico! biraz da panky tadlar bırakan bir şarkı, çıtırdan Ramones izlerine rastlamanız pekala mümkün.
Belki de bundan dolayı şu adrenalini hissedebiliyoruz dinlerken.







Lemmy worship ile start alan albüm gene aynı mesajla Ride Upon Glory şarkısı ile noktalanıyor.
Kuvvetle muhtemel daha şimdiden bir sonraki albüme de arşivlerimizde rezervasyon yapmayı amaçlamış şarkı için ben de on nomero diyor ve grubun MySpace adresini ekleyerek yazıyı bitiriyorum:

http://www.myspace.com/brokenteeth







Devamını okuyun...>>

19 Ocak 2010 Salı

Rob Zombie-Hellbilly Deluxe (2010)


4 sene gibi uzun bir aradan sonra muhteşem bir albümle geri dönen Rob Zombie,Hellbilly Deluxe 2 ile şu soğuk kış aylarında içimizi ısıttı.

Taaa bu Hellbilly Deluxe'u 1998 de dinlemiştik 2.side ilki ayarında olduğu kuşkusuz.Rob Zombie dayı tabi bu 4 senelik boşlukta boş durup ense yapacak bir adam değil.Bu esnada çektiği filmlerle görsel olarak keyfimizi yerine getirdi.



Her zaman ki oturmuş Rob Zombie tarzın da ki soundu ve en old skollcu korku işleri ile gene karşımıza çıkıyor.Howling'ten taaa lisa ss'lere kadar geniş bir yelpaze şeklinde karşımıza sunuyor.

Albüm kapağında kendi yüzü var Rob dayının makyajsız bu sefer.Klasik bir kapak olmuş.
Kadroda bi değişiklik yok aynı tayfa devam sırala ile şöyle:

Rob Zombie–vokal
John 5–gitar
Piggy D.–bas
Tommy Clufetos–davul

Roadrunner record etiketi ile piyasalara düşen albümde 11.parça yer alıyor.Bunun dışında i-tune zımbırtısı içinde 4 remix yapılmış.

Sırası ile albümde bizleri bekleyen parçalar böyle sıralanıyor:

1.Jesus Frankenstein
2.Sick Bubble-Gum
3.What?
4.Mars Needs Women
5.Werewolf, Baby
6.Virgin Witch
7.Death and Destiny Inside the Dream Factory
8.Burn
9.Cease to Exist
10.Werewolf Women of the SS
11.The Man Who Laughs

What ve Sick Bubble-Gum 2008'de singel olarak sunuldu.Onları belliydi bizi sağlam bir albümün beklediği Sick Bubble-Gum oldukça gaz bir parça.What'ın da ondan aşa kalır hali yok.

Bizi Kapıda karşılayan ise sisleri arkasına alıp gelen frankstien isa.

Jesus Frankenstein;karanlık ve gizemli bir girişi var.Konserleri düşünmüş herhalde Rob dayı bu parçayı bir nevi intro misali gayet güzel kullanır.Gitarlar efsane parçalarından olan Dragulayı andırmıyor değil hani.

Mars Needs Women;country tarzı girişi akustik uzun bir girişi var ancak bizi yumruk gibi bir parça bekliyor ardında.1.32 ile birlikte ağırdan alan Zombie fena patlatıyor.Böle güzel kalça sallayan hatun sahipleri bu parçadan fazlası ile yararlana bilirler.Bir de amortiden parçaya güzel bir sürtüğün inleme seslerini eklemiş çokta sağlam olmuş.

Werewolf,Baby;Howling işlerine bakmış bura da Zombie.Gitarlar böle ZZTOP ayar-ı inlemeler falan.Fena işlerden hiç taviz vermiyor Rob dayı,bir de ekliyor ben bir canavarım diye.


Burn;Albüm de ki en hoşuma giden parçalardan biri kesinlikle BURNNNNNNNNN.
Çok sağlam bir melodisi var.Yakın diyor kısaca Rob dayı ne varsa.Elektronik eklemeleri ve kendi uyarlamaları ile tarzında öncü.

Werewolf Women of the SS;gerçekten de kazımacı adamı etkileyen bir filmdir.Örnekleri çok ama bu albümde özellikle seçmiş sanırım kurtadam işlerini.

The Man Who Laughs;kapanış parçası yetmiyor insana açıkça.Böle güzel kemanlar döşemiş dayı parçanın başlangıçına sonra senfoni eşlik ediyor.Tam ona yakışır bir halde olmuş.

Yaptığı albümler ve filmleri ile Haribocu adamın gönlünde taht kuran Rob Zombie yeni albümü ile de tam not alıyor.Bu arada onun hayranları adına bir hatırlatma yapalım.50lerin en güzel yapıtlarından olan ''The Blob'' uyarlamasını yapacakmış Rob dayı.Eminim gene klas bir iş çıkartacaktır.

Haribo Puanı:I am the Monster....





Lord magius/Haribo extreme culture aittir.

Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails