Vault -Tec etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vault -Tec etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2011 Salı

Şeytan Üçgeni:Bölüm 5 Yitik Umutlar




1.Gün

Evimden çok uzaktayım.Beklentilerim ve hayallerimin dışında gelişiyor gidişatım.Parlak ışık,kavuran,göz alıcı parlaklık.Bu güneş olamaz.Başımı döndürüyor.Çorak arazi koşulları aynı kabuslarımda gördüğüm gibi.Susadığımı hissediyorum.Kolumdaki Pipboy'dan haritayı bir daha kontrol ediyorum.Doğru yoldayım.Bedenim yanıyor.Bu hisse hiç alışkın değilim.Yolculuğa başlamadan önce okuduğum dış dünya makaleleri ve izcilik yazıtlarında anlatılan kadar kolay olmadığını idrak etmem güç olmadı.

Vahşi ve zalimce.

Öğle sularında daha önce hiç duymadığım sesler işittim.Güçlü ayak sesleri ve homurtular.Sesler yolumun üzerinden bana doğru seyretmekteydi.Silahıma sarılarak,dizlerimin üzerine atış pozisyonuna geçtim.İlk gerçek atışım olacaktı.

Kalp atışlarım savaş davulları gibiydi.


Nefesim kesilecek gibi oldu.Kolları açmış,beyaz normal insan ellerinin 3 katı büyüklükte pençeleri olan yeşil iri gözlü ve vücudunda radyasyon kesecikleri taşıyan bu gecko adındaki garip yaratıkla aramızda bir metreden az bir mesafe vardı.İlk kurşun boğazını sıyırdı.Korkutucu bir çığlık attı.İkinci kurşun ise gök yüzünden bana doğru gelen sol koluna isabet etti.Güçlü pençesi yüzüme ineceğine,kanlar yüzüme yağdı.

Şok içindeydim.

2.Gün


Daha dış dünyanın yaşam koşullarına ayak uyduramamıştım.Gece'yi bulduğum kamp noktasında geçirdim.Ancak uyuyamadım.Titreme nöbetleri ve kusma sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti.Radyasyon etkisini göstermeye başlamıştı.Rad-away ya da Rad-X işimi görebilirdi ancak bulunduğum yer de bulmam biraz zor gibi gözüküyordu.Halsizliğimin önüne geçmeliydim.Yolda ilerlerken yıkık dökük binalara denk geldim.Bir süre bu yıkıntıların arasında gezinerek işe yarayan bir şeyler aradım.Bir kaç broşür ve solmuş bir kaç kağıt parçası dışında çerçöp.

3.Gün

Tepelik bir arazinin yamacını da yoluma devam ediyordum.Evimden ayrıldığımdan beri yaşadığım hayal kırıklığını üstümden atmaya çalışmama rağmen,hüsrana uğramıştım.Buna rağmen görevime odaklanmalıydım.Tepe yamacının 200 metre doğusunda terk edilmiş başka evler yer alıyordu.Oraya doğru ilerledim.Etraf tekin gözüküyordu.Bir kaç kutu ve dolabı karıştırırken ensemde soğuk bir demir parçasız hissetim.Sonrası karanlık karanlık ve karanlık.


4. ve 5.Gün

Karnıma yediğim bir tekme ile uyandım.Bir grup kendini Khan olarak adlandıran kana susamış çetenin eline düşmüştüm.Üstümdeki eşyaları aldılar ve beni bir kafese tıktılar çaresizdim.Etrafıma bakındım ve yalnız olmadığımı gördüm.Bir kaç saat bekledikten sonra aralarından 2 tanesi beni kafesimden çıkarıp.Gözlerimi bağladılar.Ayaklarım ve ellerim bağlıydı.Nereye gittiğimi ve olacakları görmüyordum.Onların elinden kurtulup görevime doğru ilerlemeliydim başarısız olamazdım.Tüm hayallerim suya düşmüştü adeta.

Devam Edecek...

Bölüm 4
Bölüm 3
Bölüm 2
Bölüm 1



Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

25 Ocak 2011 Salı

Şeytan Üçgeni:Bölüm 4 S.S



Vegastan ayrılalı 6 saat olmuştu.Tehlikeli bölgeye yaklaşıyorduk.Raiderların bölgesine yarım günlük mesafedeydik.Elimizdekiler ilgilerini çekebilirdi;Ancak bizim onlara kaptıracak malımız yoktu.Sesiz ilerleyiş devam ederken Markus bir anda eğilmemizi söyledi.Yakınlarda ki kayalıkların yanında pusuya yattık.

Bir süre sonra korkunç bir uğultunun ardından bir kütle yanımızdan geçti.Dev çekirge sürüsüydü bu.Issız toprakların tehlikeli hayvanlarından.Sabah sökmek üzereydi.Kuzey doğu yönünde bir tepelikte ki mağara ağzında bir kaç saat dinlendikten sonra yola devam edecektik.Raiderların ayin sesleri ve sapkın çığlıkları nihai boşlukta yankılanıyordu.

Demir yumruk nöbet tutarken Markus ve ben dinlemeye başladık.Dört saat sonra beni uyandırdılar.Bu arada nöbet değiştirmişler ve son hazırlıkları tamamlamışlardı.Arkamızda ki izleri temizleyip yola devam ettik.Yolda bir kaç akrep ve Gecko ile kapışma dışında pek bir problem çıkmadı.Hava kararmasına yakın Vault-15 yakınların da bir alanda durduk.Terk edilmiş bir kasabayı andıran bu bölge de önderliği Demir yumruk devralmıştı.Büyük bir binanın arkasın da ki kuyudan aşağı ip sarkıttık.Aşağıya indiğimizde,yerin altında uzun geniş koridorlar uzanmaktaydı.Sessizliğini Bozan Demir yumruk''Bu tüneller güney N.C.R'e kadar uzanıyor.''dedi.

Bir çok suçlunun saklandığı bu bölgede emniyetteyiz.O zaman Shagy Sands'ın altından geçiyor değil mi?diye sordum.Olumlu manada kafasını salladı.

Aradığımız adama artık çok yaklaşmıştık.

Dar koridorlar da yaptığımız uzun yürüyüşün ardından geniş bir meydana varmıştık.Gerçekten de bahsedilen kadar varmış diye içimden geçirdim.Gizli Shaggy Sands aslı ile karşılaştırıldığın da bambaşka bir dünyaydı.Şansımız yaver gitmekteydi.

Markus ve Demir yumruk'a aradığımız adam hakkında bilgi verdikten 7 saat sonra Choked-Slut adlı mekanın önünde buluşmamızı emrettim.Eğer o ihtiyarı bulursak işler daha da kolaylaşacaktı.Üç kola ayrılmamız ilgi çekmemek adına da avantajlıydı.

Etrafta gezinirken pür dikkat kesilmiştim.Aradığımız adam yaşlı,zayıf,gaddar ve gücü elinde tutabilen biriydi.Söylentilere göre muhteşem savaş esnasında nükleer bombaları ateşleyen komutanlardan biriymiş.En belirgin özelliği ise gözlerinin altından elmacık kemiklerine kadar inen s harfine benzer yaralardı.Bu yüzden onu S.S. diye çağırıyorlardı.

Hiç gözden kaçacak bir tip değildi.Bir dönem Nero ve adamları ile çalışmış olan S.S,emekliye ayrıldıktan sonra yıllarca çalıştığı insanlara ihanet edip muhbirliğe başlamış,Vault city ve Brother hood of steel için bilgi sızdırmıştır.

Bu esnada Vault'ta

-3.katta arşiv odasının yanındaki odada form dolduruyorum.Benim dışımda 3 kişi daha var.Boşuna katıldıklarının farkındalar çünkü aralarındaki tek doktor benim.Formun ardından sıra ile küçük bir test dağıttılar.Gözüm kapalı yapacağımdan emindim.En son sıra benimdi.Sıranın bana gelmesini beklerken görevlileri izledim.Programlanmış Robotlar gibi çalışıyorlardı.Zihinlerinin bomboş olduğundan emindim.Sadece görevlerini yerine getiriyorlardı.Oysa ben kendimi dışarı atma umudu ile yanıp tutuşuyordum.Sıra bana gelince yaklaşık 9-10 dakika gibi bir süre içinde sınavı bitirdim ve heycanlı bekleyiş başladı.İşimin başına dönmek istemiyor,bir an önce sonucu öğrenmek istiyordum.Mesai saatinin sonlarına doğru sonuç açıklandı.


O an yaşadığım rahatlama tarif edilemezdi.-4'e gitmem söylendi.Burada Vault yöneticilerinin huzuruna çıkarak yeterlilik onayını almalıydım.Anlatıklarına göre dış dünyanın güvenlik kaderi ve Vault'ların güvenliği benim ellerimdeymiş.Marshall Von Lawless gibi bir kahramanın ameliyatını yapacağım için ileri de yöneticiliğe kadar yükselebileceğim hakkında uzun uzun konuştular.Artık -4'ten en yukarı doğru tırmanma vakti gelmişti.İlk baş -3'ten gerekli ekipmanları verdiler.

9mm pistol
1 adet yedek şörjör
14 adet matara
2 adet meşale
1 adet bıçak
1 stimpack
1 doktor çantası

ve Von Lawless için gerekli olan organ.Hepsini topladıktan sonra -2,-1 ve büromun bulunduğu 0.katta geldim.Uzun koridorun önündeki bekleyişim kısa sürdü.Görkemli dış dünya artık çok yakınımdaydı.

devam edecek...

1.Bölüm
2.Bölüm
3.Bölüm

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.




Devamını okuyun...>>

22 Ocak 2011 Cumartesi

18 Ocak 2011 Salı

Şeytan Üçgeni:Bölüm 3 Eski bir Dost




Kervan işi git gide sıkıcı bir hal almaya başlamıştı.Günler süren yolculuklar,ıssız topraklarda her türlü tehlike.Yeri geliyor Raider kardeşlerimle çatışmaya giriyordum.

Junktown'a gelmeden önce ilk durağımız Shady Sands'idi.Bir dönem N.C.R'e bağlı olan Shady Sands şuan isyancıların yatağı konumunda.Hala geleneksel çiftçilik ve hayvancılık ile geçimlerini sürdürmekteler.Kapı'da bulunan güvenlik timleri isyancı birliklerine aitti.Tüm silahlarımızı topladı.Bir nevi gümrük kapısını andıran yerde sıraya girdik.Kervan güvenli bölgeye çekildi.15-20 dakika süren araştırmadan sonra geçiş izni verdiler.

Shady Sands'e uyuşturucu sokmak yasaktı tüm bu güvenlik önlemleri o yüzdendi.Çünkü uyuşturucu neredeyse Riaders'da o bölgelere de boy gösterirlerdi.iki gün bu fazla düzenli ancak bir o kadar da kanun dışı şehir de bir çok aranan ismin saklandığını görebilirsiniz.Fazla sesiz ve huzur dolu olan bu şehir ıssız toprakların en nefret ettiğim yerleşim alanlarındandı.

Şehrin üst kısmında gümrük,eski N.C.R binası,bir kaç ev dışında sağlık ocağı ve iki-üç dönüm ekim alanı bulunmaktaydı.Yer altına indiğimiz de ise bambaşka bir yüzü bizi karşılıyordu.Doğu N.C.R'e kadar uzanan yer altı şehri tüm haydutların güvenle yaşadığı bir yerdi.Kuyu yolu ile inilen bu yer Shagy Sands'ın üst kısmından kat kat iyiydi.

Raiders kasabası buradan 2 gün uzaklıktaydı.Kervan burada 3 gün mola verecekti ve bu beklediğim fırsattı.İyi değerlendirmeliydim.İlk olarak çöl insanı olduğumu ortaya seren cübbe ve kumaş parçalarından kurtulmalıydım.Onları bir kenara bırakarak sessizce yola devam ettim.İnsan derilerinden yaptığım tişörtüm görenlerin fazla ilgisini çekmişti.Herkesin suç dünyasında olduğu bir ortamda bu gayet normaldi.

Choked-Slut adındaki mekana girdim.Eğlence gerçekten buradaydı.Bir köşede barbut yanlar,fahişeler bilek güreşine tutuşmuş yarmalar,keşler,evsizler,dilenciler,yan kesiciler..Tüm dostlar burada toplanmışlardı.Bara doğru ilerleyerek içecek bir şey ısmarladım.

-Bir şişe booze!!!

-Hay hay


Şuh ses tonu ve yılan gibi vücudu aklımı almıştı.Kendime gelebilmek için dikkatimi etrafa verdim.Şişenin bar da ki sesini duyunca sesin geldiği yöne doğru göz ucuyla baktım.Göğüslerini sergiliyordu.''Başka bir arzun var mı ?'' diye sordu.Kafamı sağ-sola sallayarak cevabımı verdim.Ufaktan demlenirken bir yandan da etrafı izliyordum.Barbut oynayanlardan biri dikkatimi çekti.Orta boylu kırmızı kazaklı zayıf bir tipti.Zar attığı elinin üstünde B harfi yer alıyordu.Bu dövme hiç yabancı değildi.Garson kızı yanıma çağırıp adamı göstererek yanıma çağırmasını söyledim.


Bir süre sonra yanıma geldi.Tahmin ettiğim gibi bu jimmy B'di.Beni görünce sevinçle:

Jimmy B:Hey adamım nasılsın ? Nerelerdeydin seni küçük karga yavrusu.

Jimmy B'yle dostluğumuz çok eskilere dayanırdı daha Bishop'un adamı olmadığım yıllardı.Aynı zaman da Raider çetesinin de bir mensubu da değildim.New Reno'nun parlak ışıkları altında torba tutar ve arada sırada sokak dövüşlerine katılırdım.Jimmy ile dostluğumuz buradandı.Beni sokak dövüşlerinde keşfetti.New Reno'da ki Boks turnuvalarına soktu.Bir çok şampiyonluk kazanmıştık birlikte.O kadar yükseldik ki Bishop'un bile dikkatini çektik.Bize öyle bir teklifle geldi ki bunu kabul etmemek saçmalık olurdu.Hem Bishop'un özel boksörü olacaktım.Issız topraklar da kavga etmediğim insan kalmamıştı ve hatta Süper Mutantlar,Geckolar ve Death Clawlar ile daha dövüşüyordum.

Kuzgun:İyidir babalık hiç değişmemişsin hala kumara devam.

Jimmy B:Eski dostum,Şampiyon!! Hiç unutmamışsın beni ancak sen çok değişmişsin Bishop'la aran nasıl?

Kuzgun:Sürgün yedim.Uzun hikaye sonra anlatırım.Hala Raider'ım ancak kardeşlerimden uzak kaldım.Eve geri dönmek istiyorum.

Jimmy B:Olacağı buydu sonunda şampiyon.Bishop hep bizim gibileri oyuncağı olarak görür ve sıkılınca da bir kenara fırlatır.Sana yardım edebileceğim bir şey var mı? Bakıyorum da hiç silahın da yok üzerinde.


Kuzgun:Bishop ile aramızda geçen uzun mevzu bir gün elbet yüzleşeceğiz.Buraya bir kervan koruyucusu olarak geldim.Evin yolunu kaybettim anlayacağın.Fena vurgun yedim.Postumu zor kurtardım.

Jimmy B:Anlıyorum Dostum sana yardımcı olacağım ancak şuan tamamlamam gereken bir oyun var birazdan tekrar yanına geleceğim.

Diyerek barbut oynadığı yere geri döndü.Jimmy B,Bishop'un değnekçisi ve şarlatanıydı.Bishop'a her türlü bilgiyi sızdırırdı.Onu beklerken Bozze'yu yudumlamaya devam ettim.Barda ki kızı çağırıp;

-Boş odan var mı ? diye sordum Mekana geldiğimden andan beri beni süzen Choked adındaki kız bir süre sessiz kaldıktan sonra göğüslerinin arasından çıkardığı anahtarı bana uzattı ve ses etmeden arkasını döndü.Şişe bitmek üzereydi o esnada Jimmy B yanıma geldi.Garson kıza 2 bira siparişi verdi.Biralarımızı yudumlarken laflamayı sürdürdük.Laf arasında yarın ki turnuvaya katılmak isteyip istemediğimi sordu ve devam etti:

''Beş maç adamım sadece beş maçı kazanan galip geliyor,Ödül büyük.Tam 2500 kapak ve maç başına da 100 kapak veriyorlar.Şimdiden senin şampiyon olacağından eminim ve o yüzden bahisleri bile hazırladım.''

Gerçekten iyi miktar dedikten sonra planımı gözden geçirdim.Burada kalıp biraz para kazansam ve ekipman topladıktan sonra jimmy B ile yolumu tekrar çizsem hiç fena olmazdı.Yarın ki turnuvaya bu gece iyi hazırlanacağım kesindi.Jimmy B ile vedalaştık.Yarın burada buluşmak için sözleştikten sonra anahtarı kıza doğru sallayıp 4 numaralı odaya yöneldim.Pek geçmeden kız kapıdan içeri girdi....

Devam edecek...

Önceki bölümler için:

Bölüm:1

Bölüm:2

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

11 Ocak 2011 Salı

Şeytan Üçgeni:Bölüm 2 Fırsat


Sabah suları N.L.V......

Yorucu bir gecenin ardından Markus ve Demir Yumrukla buluştum.

Tahsilat yapacağım 250 jet ve holodiski yerine ulaştırmamda yardım edeceklerdi. Avans aldığım 700'likapaktan 300'ünü 150'şer olarak eşit dağıttım.400 kapak iyi miktardı.

Tabi harcayacak yerin varsa.

Havanın kararmasını bekledik.Bu süre zarfında Cat Paw'da ki bir kaç arkadaşımla görüştüm ancak görevi Markus ve Demir Yumruktan başka kimseye söylememiştim.Cat Paw'ların en ünlü maması olan Miss Kitty'ın torunu olduğunu iddia eden Mae,bu günde oldukça yoğun gözüküyordu.Bazı toplayıcıların 10 Cat Paw dergisi karşılı özel sayı elde ettiklerini duymuştum ne kadar doğru bilmem.Burası hakkındaki en büyük söylenti ise Büyük savaş öncesinde bile var olduğu.


Hava kararıncaya kadar dinç kalmalıydık önümüzde uzun ve tehlikeli bir yolculuk bizi beklemekteydi.


Bu esna da Vault 23'te....

Güneş ışığını hep merak ettim.

Okuduğum kitaplarda ne kadar da güzel anlatılmıştı.Eski dünyadaki o güzelliklerin fazla fazla oluşu ne kadar da cezbedici.Mukaddes Fallout kitabında da yer almaktaydı bu güzellikler.Biraz olsun kalmamış mıdır acaba ? Dış dünyaya dair hiç bir şey bilmiyoruz.Neler oluyor orada ? Özel görev verilmedikçe kimse çıkamıyor,görevle çıkan ise sırra kadem basıyor.Dış dünya nasıl bir yerdi acaba?

Kavruk tenliler,Dev Fareler,karıncalar,akrepler,pençeliler ve bilimum mutasyona uğramış hayvan olduğu söylenir.İnsanların yüksek radyasyon değerleri olan bölgeler de dahi yaşadığını ve Ghoul adındaki Mutantlara evrimleştiğini duymuştum.

Aniden sirenlerin çalmasıyla irkildim.

''-1.kattaki havalandırma panellerinde ki problem yüzünden.420-465 oda numaralı şahıslar -2. kattaki odalara geçici olarak yerleştirilecek ve arıza boyunca görev ve yaşamına burada devam edecektir.'' Anons Tekrarlandı.


0'da bulunan çalışma odama gitmek için asansöre bindim.Asansör yukarı doğru tırmanırken bir an gözlerimi kapayıp hayal kurmaya başladım.Kapı açıldığında sanki huzur dolu çimler karşımda olacaktı.Kapı açıldı ve durum aynıydı.Sağlı-sollu 2 güvenlik ile selamlaştıktan sonra koridorun sonundaki odaya doğru ilerledim.


Dr.Stim !!! Dr.Stim !!! diye seslendi biri.Güzel Hemşire Heally'di bu.Sesi kadar kendi de oldukça cezbediciydi.Gri Duvarların arasında ışık süzmesi gibi hareket ederek bana doğru geliyordu.Her adımında tahrik olduğumdan olsa gerek yüzüm kızarıyordu.Bu bana bahsedilen güneşin ısıtıcı özelliğini anımsatmıştı.Güneşte kesinlikle Heally'ın sıcaklığı gibidir diye düşündüm.

Elindeki raporları bana uzatarak:

-İki hafta önce kusma şikayetinden size gelen hastaların test sonuçları efendim.

-Bende bugün için senden onları isteyecektim.Teşekkür ederim.

-Doktor eğer müsaitseniz bu akşam mesai sonunda beni de muayene etmenizi rica edeceğim.

Heyecandan sadece kafamla onaylayabildim ve odaya girdim.

Bilgisayardan yenilenen dataları ve günlük bildirileri okurken aralarından biri dikkatimi çekti.

Marshall Von Lawless için uygun böbrek ve ameliyatı gerçekleştirebilecek doktor.

Ben yapabilirdim ve istediğim fırsat ayağıma kadar gelmişti.

Devam edecek....

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.

Önceki bölümler

Bölüm 1


Devamını okuyun...>>

4 Ocak 2011 Salı

Şeytan Üçgeni:Bölüm 1 Yeni Tohum



Yemyeşil bir doğa,mutlu insanlar,paylaşmak ve eşitlik.Eski dünya hakkında bildiğim bazı şeyler bunlar.O film makaraları ve vault incilleri olmasa dış dünya ve geçmişle ilgili pek bir şey bilemeyeceğiz biz vault-insanları.

Çocukluk günlerime dalıp gittim bir anda.O,bizlere su transformatör çipini getirmiş olmasaydı,olacakları düşünmek bile çok korkutucu.Peki neredeydi''O'' seçilmiş kişi? Hala vahşi dış dünyada hayatta mıydı acaba?Ya da Kendi Vault'unumu kurdu?Derken kapının açıldığını duydum.Cevapsız olan soruları savuşturup gelen hastayla ilgilenmeye koyuldum.

-Dr.Stim siz misiniz?

-Evet.Nasıl yardımcı olabilirim ?

-Test sonuçlarını incelemenizi rica edeceğim mümkünse.

Bayanın uzattığı kağıtları raporları alarak şöyle bir göz attım.Gördüklerim mutluluk vericiydi.3 yılın ardından hamile kalmayı başaran tek bayandı.

Sevinçle ''Hamilesiniz değerler pozitif'' dedim.Genç bayan ne diyeceğini şaşırdı ve şaşkın tavırla''Şimdi ne yapmam gerek?''diyebildi.İnsan oğlu yeraltında yaşamaya başladığından beri tutulan verilerden anlaşıldığı gibi genlerinde fazlası ile değişim olduğu gözükmekte ve bu değişim ile birlikte doğurganlık özelliği de git gide azalmakta.Güler bir yüzle''Merak etmeyin ben bu sonuçları yönetime bildireceğim ve sizi büyük ihtimal ödüllendireceklerdir.''dedim.Şaşkınlığın yerini gururlu bir sevinç almıştı genç ve alımlı bayanda.Ödülün ne olduğundan habersizdi tabi ki.Rahminden bir çok örnek ve D.N.A kopyaları alacaklardı.Teşekkür ederek odadan ayrıldı.Tekrar durağan günün içinde yalnızdım.Sessizliği Radyo yayını bozmaktaydı.Sakin ve güvenli Vault hayatımda küçük umutlar besliyordum neşeli melodiler eşliğinde.Raporu bilgisayara girdim.Mesai arasına az kalmıştı.Bu günkü yemekte aynı şeyleri yiyecektik.

Kuru köfte ve Püre.


Bu esnada ıssız toprakların başka bir bölgesinde....

Kum fırtınası diye bağırdı gözcü.Death Clawların bile mağaralara kaçıştığını ilk defa şahit oluyordum.Genelde bizim gibi doğudan-güney batıya giden kervanlara saldırırlar ancak fırtına onları bile korkutuyor anlaşılan.Rüzgarın estiği yönün aksine ilerleyip bir yamacın altında kamp yapmaya karar verdik.Kervanda benim dışımda 7 koruyucu,5 şoför,2 lider ve 13 yolcunun yanı sıra yükleri taşıyan 20 brahmin öküzü yer almakta.

Benim bu kervana katılmam Rock'n'Rolla tanrısının bana bir lütfüdür.

Bu kervana katılmadan önce Raider'dım.Baskıncılık,Köle tacirliği,uyuşturucu satıcılığı,infazcılık aklınıza gelen ne varsa,ancak şimdi geçmiş bu sefilleri koruyorum,kardeşlerimi öldürüyorum.2 hafta önce N.C.R yakınlarında bulunan çöp şişçiden tahsilatı parasını almaya giderken yolda yediğim çift taraflı vurgun sonucu bu kervanın bir parçası oldum.Ucuz kurtulmuştum.Enclave askerlerinin benimle işi neydi bilmiyorum ama şanslıydım.


Gerçek adım olan Kuzgunu kullanıyordum ve şüphe duymuyorlardı benden.İyi para kazanıyor ve iyi silahlar kullanıyordum.Liderleriyle aramızdan su sızmazdı.Yasak olmasına rağmen ben ona jet sağlardım oda bana daha fazla para.Eğer böyle devam edersem benimde onlar gibi bir kervan lideri olabileceğimden söz ediyorlardı kendi aralarında.Hakkımda heyecanla konuşmalarına aldırış etmiyordum.Benim planlarım farklıydı.Broken Hills'ten yola çıkacak olan kervan Junktown'a yol alacaktı.Junktown'a 2 gün uzaklıktaki Raider kasabasına ulaşmalıydım.

Ancak Buna vakit vardı.

Junktown'dan 7 gün doğu Mesafesi:N.L.V



Vault 21 sanırım Vault teknolojisinin son noktasıydı.Eski Vegas alt kısımın yer almaktaydı ve Vault insanları hem sıkılmıyor hemde dış dünyadan uzakta kalmıyorlardı.Yukarıda ayakta kalan yapılarda hala ışıl ışıldı.Bu görkemini hala sürdüren mekanlardan birisi ise Gommarah'idi.Bense Gommarah'da kurpiyer olarak çalışmaktayım.Burada çalışmak zordur.N.L.V'nın sex yatağı ve pis işlerin döndüğü yerdir.Benim adım Kitty.Burada bana şans şeytanı derler,bana ait masada kime istiyorsam ona kazandırır,kimle istiyorsam onla yatarım.İyi bahşiş almıştım dün gece ve kıçım acıyor olmasına rağmen yüzüm gülüyordu.Bu işin kurallarından biriydi güler yüzlü olmak.Kasa değişim vaktine 20 dakika kalmıştı.Bu günlük vardiyamın bir kısmıydı.Bir kaç el daha black jack oynattıktan sonra masayı kapatıp pulları iade ettim.Kasiyer çocuk bir kağıt uzattı.Kağıtta oda numarası yazıyordu.Makjayımı tazeleyip gittim.Kapıyı açtığımda Nero karşımdaydı.Beni kucağına oturtup viski ikram etti.Görevimden bahsetmeye başladı ve avans parayı verdi.

Ertesi sabah tahsilat yapacağım malları alacak ve gece sularında yola koyulacaktım.Şimdi ise görevim Büyük Nero'u mutlu etmekti.


Devam edecek...

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

3 Ocak 2011 Pazartesi

Vault-Tec Gururla sunar

Merhaba ExtremeHaribo Okuyucuları



Yeni yılda,yeni bir etiket ile karşınızdayız.Vault-Tec adlı başlıkta,Nükleer savaş sonrası yaşama dair,Fallout'un kurgusundan yola çıkarak tarafımızca yazılan hikayeleri yayımlayacağız.

Haftalık ya da 15 günde bir olarak yayımlanacak olan hikayeler mini diziler halinde olacaktır.2077'de meydana gelen büyük savaşın ardında kalan ıssız toprakları bu hikayelerle hep birlikte yaşayacağız.


Haftalık Hikayeler salı günleri,15 günlükler ise perşembe günleri Extremeharibo sayfalarında yer alacak.




Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails