tecavüz-istismar filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tecavüz-istismar filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Nisan 2015 Cuma
Gun Woman (2014)
Uzak doğu sineması 1970'ler de inanılmaz İntikam kadını filmleri üretmişti. Gun Woman (2014)'de o dönem ki furyadan kopup günümüze gelmiş bir film. Baştan söylemek gerekirse bu film tamamıyla Exploitation tarzı filmleri sevenlerin hoşuna gidecek bir yapım.
Devamını okuyun...>>
13 Mayıs 2013 Pazartesi
Criminal Woman:Killing Melody (1973)
Criminal Woman:Killing Melody filmi Japon Pinky vahşet filmlerinden biri.Japon şiddet filmlerinin bir numaralı firması Toei yapımcılığa ait olan film,türünün tüm özelliklerini içinde barındırıyor.
Devamını okuyun...>>
21 Ekim 2011 Cuma
Lolita vib-zeme aka Lolita Vibrator Torture (1987)
Japonların pembe filmlerinde bir çok sıra dışı tecavüz sahnesinin acımasızca gerçekleştiğine defalarca şahit olduk.Roman Porno tarzında olan pembe filmlerin örnekleri artıkça şiddet ve sadistlik seviyesi de aynı seviyede artış gösterdi.
1987 yapımı Lolita vib-zeme aka Lolita Vibrator Torture Japonların pembe filmlerinin ilk gortesk örneklerinden.Filmlerinde cinsel şiddete fazlasıyla yer veren Hisayasu Sato,S'n'M ilişkileri ön plan da tutarak,İşkence eylemini çift taraflı ele almaktadır.
Yönetiği filmler de bakirelik tabusundan yola çıkarak kadının mazoşistliği ve erkeğin sadistliğini Sadizm çerçevesinde duygusuzca yorumlayan senaryoların ardında ise bir çok Roman Porno senaryosuna imza atmış olan Shirô Yumeno yer alıyor.
Filmin baş rollerinde ise Pink Grand Prix (Pembe film ödülleri) de ilk en iyi erkek oyuncu ödülünü alan Toshiya Ueno ve gene aynı yıl ilk en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Kiyomi Itō yer almakta.
Takeshi Itō bu ödülü Keep on Masturbating: Non-Stop Pleasure (1994) ile alırken,Kiyomi Ito'da Dirty Wife Getting Wet (1994) adlı yapımda ki oyunculuğu ile ödülünü kucaklamıştır.
Bir dönem başarılı bir dedektif olan Takeshi Itō,zamanla yaşadıkları karşısında problemli bir kişilik halini alarak sadist bir katile dönüşmüş.Dedektiflik görevine devam ederken okullu kızları kaçırarak vibratör ile çeşitli işkenceler yaptıktan sonra ölüm anlarını sanatsal bir çalışmaya çevirerek fotoğraflar.Bu Fotoğrafları ise cinayetleri işlediği kesimhanesinin duvarlarını süslemektedir.
Kan ve cinselliği,ölümle siyah-beyazın en siyahında yaşamaktadır.
The Teksas Chainsaw Massacre tarzında çekimleriyle de öne çıkan film,Tabuları ele alış ve sosyal kadın-erkek ilişkilerini en gaddar haliyle ele almaktadır.
Haribo Puanı:-Onlarca zor görevin üstesinden geldim.Bir çok başarıyı tattım ancak kadınlarla hep para karşılığı birlikte oldum.Şimdi ise bunun intikamını alıyorum.''Mr.Detective''
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
11 Ekim 2011 Salı
Reipu 25-ji: Bôkan aka Rape!13th Hour (1977)
1960'lar da sıkışan Japon sineması Samuray filmlerini bir kenara bırakıp bambaşka bir konuya tecavüz filmlerine yönelmiştir.Pinku eiga(Pembe Filmler) olarak adlandırılan bu yapımlar düşük bütçeli B-Filmler olmasına rağmen Batı ve Yeni kıta da ki benzerlerinden daha çok ilgi toplamışlardır.
Kariyerinde Pembe Filmlerin önemi tartışılmaz olan Yasuharu Hasebe imzalı film,Nikkatsu film şirketi'nin roman porno yapımlarından biri.Assault! Jack the Ripper ve Okasu!aka Rape! adlı yapımların ardından Hasebe,Reipu 25-ji: Bôkan aka Rape!13th Hour (1977) ile sıra dışı bir iş çıkarmış.
Baş rollerinde ise yönetmenin çektiği diğer roman porno yapımlarında da yer alan Yuri Yamashina yer alıyor.Senaryo ise tabi ki diğer iki filminde senaryosunda imzası olan Chiho Katsu yer alıyor.
Yönetmenin en başarılı filmi olarak ele alınan Assualt! Jack the Ripper (1976) bir yana Reipu 25-ji: Bôkan çok daha merak uyandırıcı ve şaşırtıcı bir sonla biten bir film.
Filmlerinde kan akıtmaktan çekinmeyen Yasuharu Hasebe bu konuda uyarı alsa da şiddetin dozajına göre kanı eksik etmemiş.
Filmin konusuna gelince,
Eş cinsel bir mafyanın peşinde olduğu seri tecavüzcünün yardımına koşan benzin istasyonu çalışanın hikayesi.Bastırılmış duyguları olan benzin istasyonu çalışanı genç adamın tecavüzcü ile olan arkadaşlığı sonucu hayatında radikal değişimler başlar.İlk karşılaştıkları gece evine girdikleri balerine ikisi de aşık olmuştur.Bu olayın ardından bir süre ortadan kaybolan tecavüzcü peşinde ki eş cinsel mafya üçlüsünden köşe bucak saklanmaktadır.Benzin istasyonun da çalışan genç adam bu yaşadıklarından oldukça sarsılmış ve bastırılmış vahşiliği ortaya çıkmıştır.İzin gününde çiftlerin sevişme alanına dönen bir korulukta pusuya yatan genç adam ilk avını burada avladıktan sonra kendi daha güçlü hisseder.Buna karşın kırmızı montlu adam olarak adlandıra bileceğimiz tecavüzcünün yanında çaylak kalmaktadır.Kendilerine bir kaç kurban daha seçtikten sonra mafyayla burun buruna gelen kırmızı montlu olayı çözmek için onlarla gitse de sonucu pek istediği gibi olmaz.
Kırmızı ceketli ve benzin istasyonunda çalışan çocuğun arasında ki dostluk oldukça nihilist olarak ele alınmış.Hatta kimi sahnelerde ki çocuğun gözünden olan yaklaşımlar da olmak istediği adam gibi gösterilmekte.Bunun dışında kapanış sahnesinde ki tecavüz sahnesi görülmeye değer.Eden ve edilenin bakış açısından da göstererek durumu ele alışı ise filmi farklı yapan en başlıca etken.
İstismar filmlerine meraklı olanların kesinlikle izlemesini tavsiye ettiğim Reipu 25-ji: Bôkan aka Rape!13th Hour (1977) özetle bir erkeğin bir kadına nasıl sahip olabileceğini farklı bir dile izleyenlere anlatmakta.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
4 Mart 2011 Cuma
En Rahatsız Edici Tecavüz Sahneleri

Deliverance (1972)

Yönetmenliğini John Boorman’ın yaptığı bir roman uyarlaması olan Deliverance dört şehirli arkadaşın bir hafta sonu, kano gezisi yapmak için gittikleri kasabada başlarından geçen macera dolu hikayelerini konu alıyor. Bu macera dolu kano yolculuğu sırasında iki gruba ayrılarak seyahat ederler. Grup bir an için birbirinden uzaklaşır. Öndeki grup diğerlerini beklemek için durduğu sırada iki redneck belirir ve diğer ikiliye saldırır. İçlerinden en zayıf halka olarak görünen Bobby (Ned Beatty)’e vahşice tecavüz ederler.
I Spit on your Grave (1978)

Tecavüz ve İntikam (Rape and Revenge) temalı filmler her zaman en favori istismar filmlerim olmuştur. Bu filmler içinde şüphesiz ki en iyi ve en çok ses getirenlerin başında I Spit on your Grave gelmekte. Film yayınlandığı dönemde oldukça ses getirdi ve yasaklandı. Şüphesiz bundaki en önemli sebep filmdeki tecavüz sahnesiydi. Öyle böyle değil neredeyse filmde 45 dk. gibi uzunca süren ve dönemine göre oldukça sert bir tecavüz sahnesi içermekteydi.
Death Wish 2 (1982)

1974 yapımı Death Wish filminin devamı olan film Charles Bronson’ın da en iyi filmlerinin başında geliyor. Death Wish serisi 4 filmden oluşmakta. Bu serinin ikinci filmi ise içerdiği sert tecavüz sahneleriyle listemize girmeyi hak ediyor. Bir grup sokak serserisi gözüne kestirdikleri bir eve gizlice girerler evde bulunan Rosaria (Silvana Gallardo)’ya vahşice tecavüz ederler ve sonra onu öldürürler.
Straw Dogs (1971)

Sam Peckinpah’ın bu filmi yayınlandığı dönemde özellikle feminist kesim tarafından oldukça sert bir şekilde eleştirilmiştir. Amerika’dan İngiltere’nin küçük bir kasabasına eşiyle birlikte yerleşen bir profesör olan David Sumner (Dustin Hoffman) bütün zamanını çalışmaya adamıştır. Bu durumdan rahatsız olan eşi Amy (Susan George)’e ise evin tadilatı için tuttukları kasabalı Charlie (Del Henney) musallat olmuştur. Ve filmin ilerleyen sahnelerinde Charlie, Amy’e tecavüz eder. Fakat tecavüz sırasında Amy’nin kaçamayacağını anlaması ve sanki bundan hoşnut bir tavır sergilemesi tecavüzün kadına yönelik olan kısmından çok eşi David için korku ve endişe hissetmenize neden oluyor.
Irréversible (2002)

Yakın dönem örneklerinden ve listedeki en bilindik filmlerden birisi de ters bir kronolojik sıralamaya sahip Irréversible filmidir. Filmde bir parti çıkışı alt geçitte vahşice tecavüze uğrayan Alex (monica Bellucci)’i izlerken birçok kişinin (özellikle kadınlar) sinema salonunu terk ettiğine şahit olmuşsunuzdur. Yaklaşık on dakika kadar süren bu şiddet gösterisi koltukta nefes almadan izlemeniz için yeterli.
Evil Dead (1981)

Amerikan korku sinemasından tüm dünyayı korkutmayı başaran ve insanların korku sinemasına bakış açısını tekrar şekillendiren Evil Dead, içinde her türlü kanlı şiddeti bulundurmasıyla birlikte bir de dillere destan bir tecavüz sahnesi barındırmaktadır. Necronomicon aracılığıyla tüm kötü ruhları açığa çıkartan gençler, alışıla gelmişin dışında olaylara tanıklık ederler. Evdeki kızlardan biri olan Shelly ise evden kaçıp ormana doğru ilerler ve ağaçlar tarafından tecavüze uğrar. Bu sahne hiç kuşkusuz kan dondurucudur.
Regoregitated Sacrifice (2006)

Son zamanların en sapkın filmlerinden olan Regoregitated Sacrifice, baştan sona gore ve istismar dolu. Filmin en vahşi sahnelerinden biri de filmde yer alan tecavüz sahnesidir. Kusturarak işkence yapılan bir kıza tecavüz edilir. Bu sahnede ki en dikkat çekici unsur ise tecavüz esnasında kızın sayıkladıklarıdır. Tecavüze uğrarken çocuğumu şeytan için doğuracağım diye sızlanması kanımca izlerken en tedirgin olduğum tecavüz sahnelerinden biri olmasına baş nedenidir.
Island of Death (1977)

Komşu Yunan adalarından geçen film modern bir Sodom ve Gomora öyküsünü ele almıştır.
Kız kardeşiyle aşk yaşayan Bob'un gitgide kontrolden çıkan sapkınlıklarından bahsetmektedir. Kendi ahlaksızlıklarını bir kenara bırakıp adada yaşayanların sapkınlıklarını cezalandırmaya başlar. Final sahnesinde ise adada yaşayan bir çoban tarafından tecavüze uğraması ve kireç çukurunda acı içinde taşlaşarak ölmesi gerçekten kan dondurucudur.
Entity (1982)

Paranormal filmlerde fazlasıyla şaşkınlık uyandıran sahneler yer almasına rağmen Entity'de yer alan kötücül ruhun tecavüz sahnesinin yeri ayrıdır. Gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilen film şeytani ruh tarafından tecavüze uğrayan Carla Moran'ın hikayesini anlatmaktadır.
Forced Entry (1974)

Film bir tecavüzcünün hikayesini anlatmaktadır. Çocukluğunda annesi tarafından şiddet gören Carl'ın olgunluğa ulaştığında kadınlara karşı büyüyen öfke ve intikam ateşinden söz eder. Çok başarılı bir Grindhouse filmi olan Forced Entry meşhur Frank Zito Maniac (1980) ile oldukça benzeşmektedir.Film'in can alıcı sahnesi ise kasabada yaşan Nancy'ın evinde geçenlerdir.
Thriller-Cruel Picture (1975)

İstismar filmlerinin en meşhurlarından olan Thriller-Cruel Picture, vahşi tecavüz sahnelerinden birine ev sahipliği yapmaktadır. Daha ilk kareler akarken solmuş yaprakların arasında çocuk yaşta tecavüze uğrayan Frigga'nın hikayesini anlatmaktadır. Başrolde İsveçli yıldız Christina Lindberg'ın yer aldığı film kadın istismarı üzerine en iyi yapımlardan biridir.
Tolga Demirtaş (tolga@iyikotufilm.com)
Lord magius (xtrm4haribo@gmail.com)
Haribo Extreme Culture ve İyi ''Kötü film'' tarafından hazırlanmıştır.
Devamını okuyun...>>
10 Mart 2010 Çarşamba
İntikam Kadını(1979) ''Turkish I spit on your GRAVE

Türk sinemasın da sayısız uyarlama ya da aslından esinlenilen filmler yapılmıştır.Şeytan,Dünyayı kurtaran adam,Rambo uyarlamaları gibi ancak İntikam kadını eşi benzeri olmayan bir film.
Zamanında I spit on your grave adlı muhteşem istismar filminin olay yaratmasının ardından uyarlanan filmin tek bir ortak yanı var.O da kadına tecavüz edilmesi.Yeşilçam yönetmenlerinden Naki Yurter tarafından çekilen film;aynı zaman da film de rol alan Recep filiz senaryosu yazımını üstlenmiştir.
Dönemin en tehlikeli kadın ve erkek oyuncusu olan Zerrin Doğan ve Kazım Kartal baş rolu paylaşmaktalar.Zerrin Doğan tahminimce en çok tecavüze uğrayan kadın,Kazım Kartal ise:En KÖTÜ ADAMDIR.
Türk sinemasında yıllarca süre gelen ve hala örnekleri gözüken tecavüzcülük olayları sanırım 50'li yılların sonuna doğru yer almaya başlamıştır.En bomba tecavüz malzemesi olan kadınların başını çeker Zerrin Doğan.
Konuyu tamamen yeniden ele alınmış.Aslında şehirli kadına,köylü çocuklar tecavüz etmekteydi;Ancak burada işler değişmiş.
Araba plakasından çakozladığıma göre izmir yakınlarında ki bir köye yolu düşen 4 kötü adam sığınacak bir yer aralar.Karşılarına çıkan ilk yer Zerrin Doğanın yaşlı babası ile yaşadığı küçük evdir.Kazım Kartıl'ın daha bahçeye girmeden gözüne kestirmiştir.Ertesi sabah samanlıkta o işlere bakar.Ardından arkadaşları da işe dahil olur.Sıra ile Zerrin Doğanı düzdükten sonra babayı da arada öldürüp çeker giderler.
Hem para hem de skor vurgunun yapan bu azılı kötü adamlar şehre döndüklerin de şekilleri yoluna koşmuş olurlar.Araların dan üçü emlak işene girerken,baş kötü Kazım Kartal otel sahibi olmuştur.İntikam ateşi ile yanıp tutuşan Zerrin Doğan şehre iner ve tama miyle kasayı yeniler.
Artık çekici,güzel ve seksi bir şehir kadınıdır.
Dişiliğini kullanarak dört adamı da öldürür ve kanuna teslim olur.
Samanlıkta başlayan mevzu gene samanlıkta son bulur.
Film de en dikkat çekici yön türk filmlerinin geneline göre tatmin edici açık sahne olması 1 saatlik filmde epeyi uzun skor görüntüleri yer almakta.Özellikle Kazım Kartal dayı götüreceğini götürüyor.
Bu unutulmaya yüz tutmuş film belki aslından farklı kategoriye koyarsak kesinlikle muhteşem bir yapıt.
İşin aslı film de yer alan mevzu erkek egemen toplumumuzun cinselliğe bakış açısını, kadının cinsellikte sadece bir seks figürü olarak algılandığının sinemaya bir yansımasıdır.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Film analizleri,
intikam kadını,
Kazım Kartal,
recep filiz,
Sex,
tecavüz-istismar filmleri,
Yeşilçam,
zerrin doğan
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





