3 Mayıs 2010 Pazartesi

The Brain That Wouldn't Die (1962)




Soğuk savaş dönemin de yer alan filmler kadar uçuk yapıtlar bir daha gelmedi.1950 ile başlayan furya 60'lı yılların ilk yarısına kadar süre geldi.Bu acayip yapıtları ayrıca sevmemin başka bir nedeni de 2.sınıf filmlere yol vermesidir.

Bu B-Movie diye adlandırılan yapıtların ilk örneklerinden biri de 1962 yapımlı
''The Brain That Wouldn't Die''.Korku/Bilim-Kurgu'nun karanlık sinemayı istila ettiği yılların son dönemine denk gelmesine rağmen tartışılmaz derece de vurucu.

B-Movie ortamlarının temellerini atan isimlerden olan Joseph Green yönetenliğini üstlendiği filmin senaryosu ise;iler ki dönem de gelecek olan motosiklet çeteleri filmlerinin ünlü prodüktörü Rex Carlton tarafından yazılmış.

Baş rol de ise A-takımın da bile yer almış olan bu sektörün önde isimlerinden Jason Evers yer alıyor.

Filmin konusu aslında günümüz filmlerine bakıldığı zaman bir unutulmuş bir başlığa sahip.


DELİ BİLİM ADAMI

Dr.Frakenstien ve Dr.Caligari ile sinema dünyasına yerine giren ve türlü örnekleri sahip olan Deli bilim adamlarının uğraşları ve kaderleri ne yazık ki ortak.The Brain That Wouldn't Die ise;Jason Evers'ın canlandırdığı Dr.Bill Cortner hazin dramını görmekteyiz.

Genç ve idealist bir bilim adamı olan Dr.Bill Cortner ölümü yenmeyi kafasına koymuştur.Kendi gibi babası da ünlü bir bilim adamıdır.Baba-Oğul girdikleri bir ameliyat öldü diye morg yollanacak olan bir bedeni yeniden canlandırarak herkesi şaşırtan genç bilim adamı işi ileri götürmenin peşindedir.

Ameliyatın ardından sevgilisi ile geçirmeyi planladığı hafta sonu ansızın gelen telefonla bozulur.Kır evinde ki laboratuvar dan arayan yardımcısı Kurt işlerin ters gittiğinden bahseder.


Acele ile hastaneden çıkan çift,kır evinin yakınlarında kaza yapar ve Dr.Bill Cortner'ın sevgilisi Jan hayatını kaybeder.Kafası kopan genç bayanın kellesini kaptığı gibi kır evine koşan Dr.Cortner kendi yöntemleri ile genç bayanın beynini hayatta tutar.

BIRAK TA ÖLEYİM...

Genç bayan gözlerini açtığın da ilk azından dökülen kelimedir.Dr.Contner güzel bir beden bulmak için yolla çıkar.Bir kaç dans klubu gezer ve zaman git gide azalmaktadır.


Ucube yardımcı ve gizli kapının ardında tutulan deney sonucu mutasyona uğramış kobay ve sevgilisinin şeytanice konuşan kafası muhteşem replikler dökmektedir.

Burada yer alan replikler ''Raven'' ve ''Bride of Monster'' andırmaktadır.

Dönemin filmlerine göre açıklıkta içeren bu film de toplumun bulunduğu durumda el atılmıştır.Ayrıca gene Dönemin bir çok erkek dergisi tarafından görülmeye değer filmler listesinde yer almaktadır.


The Brain That Wouldn't Die kesinlikle hastalıklı ve ucube sel işleri koşturan herkesin beğenisini kazanacak bir yapıt.İzlemenizi tavsiye ederim.

Haribo puanı:Alkoliklerin şişeleri,keşlerin iğneler var.Oysa ki benim düzgün bir elim bile yok.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Related Posts with Thumbnails