Belphegor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belphegor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2011 Pazar

Belphegor - Blood Magick Necromance (2011)



Avusturya nın futboldan sonrali medar ı iftiharı herhalde death metal ile black metalin en tadında en orantılı karışımını biz fanlarına sunan BELPHEGOR dur.
2010 yazında cehennem sıcağında kan ter içinde canlı performansını da izleme şansını yakaladığımız abiler aslında kendilerinden beklenen çok da farklı şarkıları barındırmayan buna rağmen gayet karanlık ve leşş bir o kadar da kazımasyon albüme imza atarak senenin ilk skorunu gerçekleştirmiştir bunun en bariz ıspatı da koca bir haftayı gerek sokakda ofisde mp3playerda gerekse evde dinleme azmimizdir.

Grubun şuanda ideal kadrosu:

* Hel "Helmuth" Lennart - Vokal, Gitar, Bass
* Serpenth - Bass, vokal
* Martin "Marthyn" Jovanović - davul


Nuclear Blast Records etiketli 2011 çıkışlı albümdeki muhteşem şarkılar ise:

1.In Blood - Devour This Sanctity
2.Rise To Fall And Fall To Rise
3.Blood Magick Necromance
4.Discipline Thorugh Punishment
5.Angeli Mortis De Profundis
6.Impaled Upon The Tongue Of Sathan
7.Possessed Burning Eyes
8.Sado Messiah


In Blood - Devour This Sanctity, albümdeki ilk şarkı aynı zamanda da bombardımanın habercisi zannımca.
1995 den beri kayıt işlerine gire çıka adamlar bu sağlam temiz bir o kadar da vurucu kayıt yapma işinin orospusu oldular.
Hele de davul tonları ağar klas, gitar hızar gibi olunca In Blood .. Devour This Sanctity de bir o kadar lezzetli ve az pişmiş et kıvamında oluyor doğaldır ki.
Vokal altına hatta ve hatta iliklere kadar işlemiş gitar çift sesleri çok yerinde bir tercih, şarkının bazı partları ise Mısır işlerine gönül vermil NILE kokuyor.. Arak demiyorum ama var bi Karl Sanders havası var sadece.
Davulcu elemanı ne zaman kadroya alacaklar bilemiyorum, canlı performansı çok klas idi bu albümdeki yazdığı partlar da cukkk oturmuş, ayrıyetten tebrik ederim kendisini.

7 küsür dakkalık süresi ile albümün en uzun şarkısı olan Blood Magick Necromance ise efsane.
Ağar bir giriş akabinde gelen cift kros ve kazıma showu ölüleri diriltir mezarından kaldırır, o derece sağlam.
Vokallar çok çirkef olmuş,gene çöller develer gene arabik dekorlar aralara serpiştirilmişse de herşey fazlası ile saldırgan, karanlık ve fevri.

E hani eski albümlerde olduğu gibi bazır güzür giren ortalığı toz toprak ve kana bulayan Belphegor şarkıları? diyenlerin tepesinde patlayan gülle ise hiç şüphesiz Angeli Mortis De Profundis adlı çalışma.
Serpenth herifinin scream performansı çok klas çok iblissel Helmut ağanın işi ise ancak kendisinden beklendiği gibi gırtlak parçalarcasına haykırmalara denk geliyor.
Davulcunun ise uzun ve seri kazımaları deyme teknik dm davulcusunu tokatlamakla da kalmaz bakkala sigara bira aldırmaya yollar.

Albümdeki en eski toprak şarkı sanırım Impaled Upon The Tongue Of Sathan adlı parça.
Hafiften İsveç fyordlarından esintiler de taşıyan çalışma aslında tam bir prodüksüyon harikası, canlısı nası olur bilemiyorum ama şu anda fonda çalan şey oldukça başarılı.
Ağar aksak giden ama vokal performansı ile meydan okuyan şarkının trafiği kimi yerlerde speed işlere girince çok daha seksi olmuş..

Bu 2011 çıkışlı albümü bir kez daha döndürme sigortası olarak en güzel şarkılardan birisi albümün en sonuna kurnazca ve hince yerleştirilmiş bu tuzak şarkının adı da Sado Messiah.
Grubun beyni, omurilik soğanı ve asıl adamı Helmuth un bu şarkı ismi seçimlerine ezelden beri hastaydım da bu çok şık olmuş. Eminim Avrupanın pek çok dincisi bu işlerden aşırı rahatsızdır;)
Konser ya da festival ortamında seyirciyi birbirine sokma garantili şarkının bir diğer özelliği ise resmen kafaya kazınan çift sesleri. Böyle işlerin pek de meraklısı olmamama rağmen bu kez çok cezbetti beni açıkçası.


Grubun myspace adresi:

http://www.myspace.com/belphegor

Bazı parçalar:





Devamını okuyun...>>

10 Temmuz 2010 Cumartesi

2-3-4 Temmuz 2010 Unirock İstanbul Fest




İstanbul özellikle bu yaz canlı performans yatağı haline gelmiştir pek çok sene boyunca görmeyi hayal bile edemediğimiz grupları canlı ve kanlı izleme olanağımız oldu.
Unirock 2010 özelindeki bu yazı şahsi ilgilendiğim gruplar üzerine kurgulanmıştır.

Aynı zamanda Unirock 2010 fetiş bayan popülasyonundaki artışı da işaret etti bizlere.
Bu işlerin bir çözümü olmalı, aynen o Recep İvedik III de olduğu gibi ortalık naylon(fileli) çorap yanığı kokmuşsa o temmuz sıcağında yakıcı güneşin altında kapkara latexler kocaman / artık resmen diz kapağını da geçmiş../ postallar ve kalın tabanlarından çıkan gacırtılar manasız aksesuarlara kadar işlerin seviyesi düşmüşse vay Türk cocuğunun haline ..

Cannibal Corpse:

Kelimenin tam anlamıyla konser ortamlarındaki bikac yegane death metal kazıma makinesiymiş bizzat canlı izleyerek şahit oldum, bir nevi umreye gittim geldim sıcaktan bayıldım Paul dayı kazımaları rüzgarıyla serinledim.
Corpsegrinder bundan böyle nazarımda "Boyun Adam" olarak anımsanacak. Kafa direk gövdeye monte edilmiş bir canavar izledik konser boyunca apaçi helikopteri pervanesine kafa tutan tormentor hareketini heç eksik etmedi.

Make Them Suffer
Gutted
Sentenced to BurN
Hammer Smashed ..
oradaki ekserisi fetiş takılan hatunlara ithafen Priests of Sodom
Stripped Raped..
The Wretched Spawn
I Will Kill You

gibi şarkılarda gırtlağı zirve yaptı bikaç şarkıda mikrofonu gagaladıysa da ağamız paşamızdır kendisi.
Alex hacouyu benzeri video ya da dvd lere göre biraz kasılmış gördüm Pat O'Brien ise ayaklı karizmaydı. Sahneye çok yakışıyor böyle bir elemanın fanı olmak ise gurur veriyor bana.







Belphegor:

Cehennem başkonsolosları sahneye çıkış saati yüzünden kısmi bir cehennem maketi ile karşı karşıya iken bile enfes bir kazıma ziyafeti verdi bizlere.
Metal arşivinden öğrendiğimize göre ismi Martin "Marthyn" Jovanović olan davulcu ağar sikti attı ortamı herşeyden evvel.
Pek çok davul sevdalısına ayaküstü uzun ve tehditkar kazıma dersi veren elemana saygılarımızı sunmak boynumuzun borcu.
Helmut zannettiğimden çok daha şakacı ve sıcakkanlı bir eleman imiş bunu da gördük.
Sık sık futbol tezahuratına benzer işlere girdi milletin gönlüne iblis dölü bırakmasını da bildi.
Bu sayede seyirci katılımı da görülmeye değer bir şey oldu adamların performansı da cabası. Kısmette bu da varmış amk.
Setlistten akılda kalanlar,

Bleeding Salvation
Stigma Diabolicum
Soaked in Blood
Bondage Goat Zombie
Hell's Ambassador
Veneratio Diaboli - I Am Sin
Lucifer Incestus

oldu.



Entombed:

İlk 3 albümden sonra önce merak listemden çıkmış araya giren grupla hiç ilgilenmediğim senelere nispet yaparcasına adamlar enfes bir sahne koydu ortama.
Böylesi leş zor bulunur. Vokalist Adam olan insan benzeri organizma Lars tüm cinsel organlarını sergiledi kustu tükürdü sümkürdü kısaca toplum hayatında ne ayıplanırsa gerçekleştirdi. Kanımızca kafası kelimenin tam manasıyla taşak gibiydi..
Son çaldıkları efsane albüm LEFT HAND PATH ile aynı ismi taşıyan parça da festival ortamının zirve anlarından biriydi, gene sitenin üşengeç yazarlarından Mad Butcher in kan ter içindeki hali görülmeye değerdi.

Stranger Aeons
I For An Eye
When in Sodom
Damn Deal Done

gibi şarkıları da hakkıyla çaldılar. Sanırım aynı zamanda festivalin en yakışıklı sahne adamlarından birisi olan basscı da özellikle hanımlardan pek ilgi alaka gördü.



Heaven Shall Burn:

Festivalin en enerjik en şaşırtıcı süprizlerinden birisi de HSB oldu.
Vokalist Marcus un samimi sıfır göt kalkıklığı saygıda kusur etmeyen tavırları herkesin en azından sempatisini kazandırdı.
Feci moshpit denen hadiselerinden birisi gerçekleşti. İstanbul da böylesi herhalde bundan sonra da zor bulunur. İnsanlar şarkıları bilsin bilmesin enerjisine kapılıp azarken grubun sahnedeki ortaya koyduğu performans dudak ısırtacak kadardı.
Davulcu Matthias Voigt un çift kros ve zil showları ise eşsiz ne de olsa Alman grubu.
Son albüm Invictus introsu ile başlayan setlist yaklaşık 10 tane dinamit gibi şarkıdan ibaret oldu aklımda en kalanı ise Antigone dan The Weapon They Fear oldu.
Bunun yanında

Voice Of The Voiceless
The Omen
Endzeit
Awoken

gibi şarkılar grubun türü hakkında pek çok adama ibret i alemlik bir ders oldu.

Dark Funeral:

Gene birinci şarkıyı kaçırsak da 2. de girebildiğimiz bir konserdi
Daha doğrusu elemanların sahnede durgun hallerine tezat fazlasıyla bm manasında kazımalı bol satanik bir sahnesi vardı grubun en azından İstanbul da.
İmparator Magus Caligula iyice şişmiş maymunlar cehennemi gorili gibi faülleri ile iç gıcıklatıcıydı grubun beyni gitarist Lord Ahriman ise pek klas pek sakin takıldı aralarda azdıysa da gecenin tadını çıkarır gibiydi.
Cümle alem kolpanın ezbere bildiği My Funeral ı takiben klas parçalardan,

Stigmata
Attera Totus Sanctus
Atrum Regina
Goddess of Sodomy
The Birth of the Vampiir
Thus I Have Spoken
Bloodfrozen
An Apprentice of Satan

gibi şarkılar dinlenmeye değerdi.



Obituary:

Ve elbette death metal in efsane albümlerine imza atmış Obituary deki ağabeyler..
Daha soundcheck te bile davulcu Donald dayı için ne biçim bir özen göstermeleri sayesinde heyecanın zirvesini hissettik zira sahnenin uzak ara kahramanı gene kendisiydi. Soliste ezelden beri aslan yavrusu derdim yüzümü kara çıkarmadı tüm konser kükredi.
Gitarist Trevor Perez benzerine Fatih, Çarşamba semtinde rastlayabileceğimiz kocaman kaba sakalları ve yüz ekşitmeleri ile hafızalara kazındı.
Santolla için aynı hazzı alamadım emme o da klas bir abimiz, temiz temiz solosunu attı gitti o V yaka tişörtüne hasta oldum.
Bikaç ufak tefek ses sistemindeki arıza bile adamların gazını kesmedi.
Feci bir kasvet gösterdiler ağar aksak şarkılarla yaka paça yoldurttular buna rağmen bismillah girişteki:

Find the Arise
Threatening Skies
Chopped in Half / Turned Inside Out

potporisi ile azdırmayı bildiler.

Setlistten akılda kalan,

List of Dead
Blood to Give
On the Floor
Slow Death
Evil Ways
Dying
The End Complete
Slowly We Rot

adlı parçalardı.

Umarım devamı gelir, gene böyle envayi çeşit cihazla kafaları kırar parçalar bu canlı performansları bikaç kere daha izleriz.

Selametle..






Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails