Ey sen, dünyada mevcut her şeyi yarattığı söylenen: hakkında en ufak bir fikrim olmayan sen; ancak lafta tanıdığım ve her gün yanılan insanların bana söyledikleri kadar bildiğim sen; tanrı denen acaip ve hayal mahsulü varlık, kesinlikle, gerçekten ve herkesin önünde ilan ediyorum ki sana en ufak bir inancım yok. Ve bunun da nedeni gayet mükemmel: dünyadaki hiçbir şeyin akla yatkınlığına kanıt olmadığı saçma bir varoluşa beni ikna edecek hiçbir şey bulamıyorum.
Ey yanlışın ve fanatizmin kör ettiği zayıf ve saçma faniler, tepesi tıraşlı rahiplerin batıl inancının sizi gömdüğü tehlikeli yanılsamalardan vazgeçin! Onların size bir Tanrı sunmalarındaki müthiş çıkarı ve bu tür yalanların sizin mallarınız ve ruhlarınız üzerinde onlara sağladığı itibarı düşünün! Yüreğinizde bir ibadet ihtiyacı duyuyorsanız, tutkularınızın somut nesnelerine yönelin: gerçek bir şey sizi en azından bu doğal saygı içinde tatmin edecektir.
Ama tanrıya yönelik iki, üç saatlik sofuluğun ardından ne hissediyorsunuz? Sizin duyularınıza hiçbir şey sağlamayan soğuk bir hiçlik, tiksinti verici bir boşluk. Düşlere ve gölgelere tapmış olsaydınız da duyularınız aynı durumda olurdu! İndirin batıl inanç ağacına son darbeyi; dalları budamakla yetinmeyin: Etkileri bu kadar bulaşıcı olan bir bitkiyi tamamen kökünden söküp atın!
Tanrıları devirerek, aşıralım gök gürültülerini onların ve yıkalım bu ışıltılı şimşekle ürkütücü bir dünyada hoşumuza gitmeyen her şeyi!
Vakti zamanında Tümer Metin, Beşiktaşlı’nın hala Nouma diye bağırmasına bir anlam veremediğini söylemişti televizyonda. 4 hafta önce Bilica’nın sondajına yaptığımız göndermeler de ise FB’li dostlarımız “duruş duruş dersiniz, Nouma diye bağırırsınız ama” diyerek tombalaya gönderme yapmışlardı. En son Serdar Özkan ağzını Nouma’dan açınca, artık bu konu hakkında iki kelam etmek farz oldu.
Beşiktaşlı Nouma diye bağırır, Çünkü Nouma isyandır. Sarı Fırtına’yı ceza sahasında biçen Göteborglu oyuncuya hakemin tepkisiz kalmasından sonra Metin’in kalkıp indirmediği tokadın Danny Mills’ın suratında patlamasıdır Nouma. Terbiyesizliğin en zirvesindeki küfürleri yemesine rağmen efendiliğinden taviz vermeyip futbolunu oynayan Atom Karınca’nın, rakibine dönüp “bu golü hazmettiniz mi” diye yedirmesidir Nouma. Frikiği smaçla kesilen Sergen’in “o el oraya değil ama buraya gider” demesidir, evet, tombala yapmasıdır Nouma.
Her sene ruhsuzluktan yakınıp tonla parayla ve tehditle “Ben Beşiktaşlıyım” diyenleri satın alıp ruh arayanlara, “Beni İnönü’ye gömün” demektir Nouma.
Milyon avrolarla transfer olan gol kaçırma rekortmenin ve şampiyonluğu kaçıran şovenist seyircisinin gözyaşlarına, “Burası İnönü, benim evim” diye kalpyaşı akıtmaktır Nouma.
Ben Beşiktaşlıyım diyip de ezeli rakibinin fiyakalı teklifine koşa koşa gitmek değil, “Ben o takımın formasını giyersem o zaman ölürüm” demektir Nouma.
Elinde purosuyla görülüp sahada yürümek değil, hepimizi diskoya götürüp sahada yüreğini koymaktır Nouma.
Omzu çıkmak değil, sete çıkmaktır Nouma.
Nouma tüm Beşiktaşlılığın, efendiliğin, vakurluğun, şerefli ikinciliklerin, saygının, terbiyenin, en yaramaz çocuğudur.
Ve O’nun agresifliği oyunadır, skoradır, sahayadır. Bu yüzden rakipler de sevmiştir Nouma’yı.
Asla rakibinin ekmek parasına kastedip onun futbol hayatını bitirmeye kalkışmamış, korkudan tavuk gibi sağı solu eşelememiş ve asla çirkeflikle anılmamıştır Nouma
Zombi filmlerinin en pırıltılı günlerini yaşadığı yıllardır 80'ler.Dawn of the Dead ve Zombie 2'nin yaratığı patlama tüm sinema dünyasını kasıp kavurmaktadır.İtalyan yönetmen Umberto Lenzi'nin aynı yılda çektiği ikinci film olan Nightmare City'de bu furyanın içinde yer alan filmlerden biridir.
Yönetmen gene 1980 tarihinde çektiği Eaten alive(Mangiati vivi!) ile yamyamcılık işlerine bakmış ve 1981 de ise Cannibal Holocaust devamı niteliğin de ki Cannibal Ferox'a imzasını atmıştır.
Umberto Lenzi aynı zamanda yamyam furyasının da ilk filmlerini çeken yönetmenlerden biri 1972 yılında The man from the deep river ile ileri de çekeceği bu tür de ki filmlerin temelini atmıştır. Bu muhteşem zombi yapıtının senaryosunu ise Antonio Cesare Corti,Luis María Delgado ve Piero Regnoli üstlenmiştir.
Nightmare City aynı zaman şu günler de oldukça popüler bir yere sahip olan İnfected diye adlandırılan virüs ile zombiye dönüşme mevzularının ilk örneklerinden.Tabi 1970 çıkışlı I Drink Your Blood ve 1974 yapımı Garden of the Dead tarzın ilk örneklerinden.
Filmin senaryosuna gelince öle çok can alıcı olmasa da zombici adamın dişine göre bir iş.
Dean Miller adında ki spiker hava limanına gelecek olan uçak ta ki bilim adamları ile röportaj yapmak için gider ancak işler de bir sorun vardır.İniş sırasında pilot cevap vermez.Uçak güçlükle piste iniş yapar.Hava sahası çalışanları kaçırıldığını göz önüne alarak alarm durumuna geçerler.Bir sura sonra uçaktan bir grup zombi iner.
Olay üzerine karışlıklar doğar ordu gidişata çözüm üretmeye çalışsa da zombiler her yeri istila etmektedir.
92 dakika boyunca Umberto Lenzi bizlere hiç durmaksızın bir şölen izletmekte adeta.Makyajlar pek ileri olamasa da kan gövdeyi götürüyor.Kendine has bir zombi makyajı yapmış.Kanımca eski zombi filmlerin de en hoşuma giden olaylardan biri de bu.Her yönetmenin zombisi kendine has.
Akşam yemeğinden sonra Nightmare City ile gecenin kanlı ya da cadoloz saatlerine güzel bir ısınma turu yapabilirsiniz.
2005 ten bu yana Kanada ortamlarında Black/Death icra eden Begrime Exemious geçtiğimiz nisan ayın da ilk albümleri olan ''Impending Funeral of Man'' piyasa ya sürdüler.
Savaş,satanizm ve korku işleri üzerine oynayan Begrime Exemious,extreme metal söylemine uyan bir iş çıkarmış.Az pişmiş kanlı bir sounda sahip olan müzik yapılarını testere gibi gitarlar ve hoyrat keçici vokaller üstüne kurmuşlar.
Kuruldukları günden bu yana kadroların da bir çok eleman değişikliği olan grubun şuan ki kadrosu ise;
Parça sürelerini uzun tutmasına rağmen gayet kendini dinleten bir iş çıkarmışlar.Tek anlam veremediğim Incipit adlı akustik parça.Pek yakışmamış.2005-2007 yılları arası bas çalmış olan O gitarını testere gibi kullanmış.
Avrupalı türdaşlarına nazaran daha gitar üstüne kurulu bir temelleri var.Kanımca bu da Thrash etkisinden dolayı.Sololar ve tempolu spa spalar gayet klas.
Orta kalite kayıta rağmen dinlenebilirlik gayet güzel.
Morbid Invocation adlı parça ile başlayan albüm hiç tempo düşürmeden bu kıvam da ilerliyor.Elemanların yaptıkları işe gayet hakim oldukları ortada.Parça içinde ki kısa sololar da başarılı.
Psalmody of Sacrificial Blaze,albüm de ki 8 küsur dakikalık bir parça bitmek bilmemesine rağmen hiçte sıkıçı bir parça değil.Konser performansları nasıldır bilemem ancak bir çok Major grubun altında çıkmışlar.
Bu parçayı konser de çalıyorlarsa seyirciyi helak ettikleri kesin.Bu parça da olduğu gibi davulcu eleman N diğer parçalarda da ziller üzerinde gayet iyi oynuyor.
Sanctum Sanctorum,albüm de benim baş tutulduğum parça diğerlerinden daha hayvani.1.dakikaya doğru gelen düşür ile oldukça karanlık bir hal alıyor.Death Metal girişi daha sonra Black Metal havasına bürünüyor.
Archfiend,gayet oldskoll bir parça.Davulcu almış götürmüş.
Filthy Sodomite Of Christ,albüm de ki bir diğer favori parçam ise;Filthy Sodomite Of Christ.Adı gibi günahkar.Konser de epiyi toz duman kaldırır kanımca.
Grand Deceiver ve I, Iconoclast bir birini takip eden çok gaddar parçalar.I, Iconoclast daha black metal havasında ilerliyor.
Bu çizgi de devam edeceklerini düşünürsek oldukça iyi yerlere gelicekleri kanatindeyim.Tam olarak şuna benziyor diyemem ama bir çok grubu andırdığı kesin.
O yüzden bir göz atmak ta fayda var diye düşünüyorum.
Son olarak şu kısır geçen mayıs ayında bizlere şeytandan bir armağan olduklarını düşünerek satanik işler de varım diyenlere israrla tavsiye ediyorum.
CODE INJECTION Infected by will saliva will secrete DNA strands complete Living cells evolve and mutate Brain neurons regenerate A war of consciousness A war of our minds
Accounts of the elders Guards of forbidden knowledge An ancient race will rise Reality is only what we perceive
Operation majority directs all technology Collected to advance through the stars Code Injection The Jason Society 32 strong Designate lies and deception of truth and control Code inject - Code inject - Code inject - Code inject
Sigma is responsible with communications With the beyond...
Infected by will control is complete DNA strands - Maji Dead cells evolve and mutate Brain experiment delete A war of consciousness A war on our minds