Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2014 Pazartesi

La Nave de los Monstruos (1960) aka Ship of Monsters


Meksika Fantastik sinemasının en absürt filmlerine imza atmış olan Rogelio A. González'den akıl almaz bir yapım.



Devamını okuyun...>>

18 Mart 2014 Salı

Conquistador de la Luna (1960)



İnsanlık tarihindeki en görkemli olay kuşkusuz Ay'a yolculuk serüveniydi.Uzay savaşlarının en sıcak yıllarında soğuk savaş bilim-kurgu ve fantastik yapımları edebiyat ve sinemada sıra dışı örnekler sergilemekteydi.Bu dönem aslında bilim-kurgu sineması adına en saf eserlerin verildiği yıllardı.Saf,akıl almaz,sınırsız bilim-kurgu.
Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği arasında geçen uzay mücadelesi bir çok Üçüncü dünya ülkesi sinemasına yansımıştı.Mısırdan sinemasından tutunda tüm Latin Amerika ülkelerindeki sinemalara kadar bu konu çeşitli versiyonlarda işlenmişti.


Devamını okuyun...>>

29 Eylül 2011 Perşembe

Demir Pençe (1969)




Çizgi romanlarla büyümüş bir yönetmenin süper kahraman filmi çekmesinden daha normal başka ne olabilir ki.

Çetin İnanç imzalı,1969 yapımı Demir Pençe Yeşilçamın en fantastik filmlerinden. Demir Karahan, Nebahat Çehre,Yildirim Gencer,Ahmet Danyal Topatan ve Feri Cansel'ın yer aldığı benzersiz bir yapım.Avrupa da ki süper kahraman filmlerinden aşağı kalmayan Demir Pençe,ne kadar yanındaki mine adında ki sevgilisiyle Batman ve Batgirl'u andırsalar da kesinlikle bize özgü karakterler.

Polis teşkilatının özel timi olan Demir pençe yardımcı mine ve yılmaz ile tüm kötü güçlere karşı savaş açmıştır.

Motosikleti,kamçısı,pelerini,maskesi,silahı ve güçlü yumruklarıyla şeytani suç kartelinin lideri Fantoma'ya karşı savaşmaktadır.


Filmin başlangıcı bizi nelerin karşıladığı anlatmaktadır aslında.Garip bir jazz grubu ve onların müziğini renklendiren yarı çıplak dansçının eşliğinde kast akmaya başlar.


Dünyanın tüm ajanları İstanbul da toplanmaktadır.Fantoma'nın en iyi adamı olan demir elli James Bond'un düşmanı Jaws'ı andıran karakter,Fantoma'nın istediği mikro filmleri aramaktadır.Mikro filmler ile profesörü takas etmek isteyen mafya ajanlar ile takas yoluna giderler ancak bu çabaları boşuna çıkar tabi ki Demir Pençe tam zamanında mekanı basacaktır.

Bunun üzerine Fantoma operasyonu bizzat yönetmek için İstanbul'a kartelin başına gelir.

Filmde Fantoma ile alakalı ilginç detaylar vardır.Fantoma'nın İstanbul'a olan nefretinin nedeni belirsiz olmasının yanı sıra,ajanların çoğunun kadın olması görsel olarak hoş gözükse de devamlı Fantoma'nın etrafında olmaları manasızdır.

Bu esna da Yılmazın hayatını kaybetmesiyle yerine abisi Yıldırım gelir.İntikam ateşiyle de tutuşmaya başlayan Demir Pençe,Fantoma'ya bunu ödetecektir.

Filmin akışı tam olarak bir çizgi roman havasındadır.Tabi ki Demi Pençe,Fantoma'yı alt eder ve Türk adaletine teslim eder.

Bir süper kahraman filmi adına ne gerekiyorsa var olan film sadece yeşilçam meraklılarının değil tüm sinema severler in izlemesi gereken bir yapım.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

27 Eylül 2011 Salı

Zagor kara korsan'in hazineleri (1971)


1961 yılından beri çizgi roman severlerin en sevdiği kahramanlardan biri olan Zagor,can dostu ve kader ortağı Çiko ile birlikte yarım asırdır maceradan maceraya koşmaktadırlar.Kahramansız yapamayan beyaz perdenin Zagor gibi bükülmez bir bileği es geçmesi ve Yeşilçam tarafından uyarlanması bir şanstır.


Zagor kara bela'da olduğu gibi Zagor kara korsan'ın hazineleri de aynı tarihte Nisan Hançer tarafından çekilmiş.Baş rollerde ise Levent Çakır,Kazım Kartal ve Ece Cansel yer almaktadır.Kazım Kartal burada da kötülüğü temsil etmektedir.Ece Cansel ise her zaman ki gibi seksiliğini sergilemekten kaçınmamıştır.



Filmin senaryosu ise Zagor'un ülkemizde de Tay yayınlarından yayınlanan Zagor-Ölüm Feneri adlı macerasıyla Jules Verne'nin dünyanın ucundaki fener romanın bir karışımı olduğunu rahatlıkla görmekteyiz.Bu senaryo ise Nuri Seybi tarafından beyaz perdeye uygun hale getirilmiş.

Jeff Nicolas adında ki bir subayın Teğmen olan kardeşi cinayet suçuyla itham edilmektedir.Bunun üzerine Jeff,Zagor'dan yardım ister.Oysa ki katil bir başkasıdır.O gece kasabadaki salondaki kumar masasında 3 kişi daha bulunmaktadır.Ancak bunlardan biri ölü diğeri ise kayıplara karışmıştır.Bu kayıplara karışan ve aynı zamanda cinayetin tek görgü tanığı olan ise; Kazma kürek Bill adlı garip bir hazine avcıdır.Zagor dostu Jeff'e bu şahidi bulacağına dair söz verir ve Çiko'nun sızlanmalarına rağmen yola koyulurlar.



Zagor'un bu bölümü aslında oldukça önemli bir bölümdür.Bu bölümde tanıştığı Kazma kürek Bill ile maceranın ardından ebediyen dost olacakları gibi ileri ki maceralarda da okuyucuların karşısına çıkacaktır.Hatta Kazma kürek Bill'ın maceralarını anlatan özel bir sayı bile Zagor kitaplığında yer almaktadır.


Çizgi romandaki olayları neredeyse bir bir aktarmaları daha güzel olmuş.Hatta şöyle söyleyebilirim ki bir çok replik bile konuşma balonlarından bire bir alınmış.Tahminimce bir ya da iki günde çekilmiş olan Zagor kara korsan'ın Hazineleri tüm yeşilçam meraklıların izlemesi gereken önemli yapım.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

8 Mayıs 2011 Pazar

Conquest(1983)


Fantastik dünyanın beyaz perdeye aktarılması ile bu zaman-mekan kavramı yitik hayaller dünyası sinema izleyicisine roman sayfalarından görsele geçiş yaptırmıştır.Bu furyanın ilk yıllarında Lucio Fulci'de payına düşeni almayı bilmiş.

The Sword and the Sorcerer(1982)'ın bir nevi İtalyan uyarlaması olan Conquest (1983),Fulci gözünden fantastik dünyayı bize izletiyor.Her zaman ki ekibiyle çalışan Lucio Fulci kendi kanlı ve karanlık tarzını Conquest'de hiç çekinmeden sergilemiş.

Baş rolünde Jorge Rivero,Andrea Occhipinti ve Sabrina Siani'nın yer aldığı film ,barbarlar diyarında geçen Herkül var-i bir öyküye sahip.

Kılıç ve Büyü'nün babası olarak kabul edilen Robert E.Howard'ın Conan ve Solomon Kane gibi hikayelerini ucundan da olsa anımsatan Conquest daha çok Heros III adlı  oyundaki barbar ırkının mevzularını anımsattı.

Tanrılar tarafından sınanan genç Ilias'ın tanrıların armağan ettiği büyülü bir yayla barbarlar diyarından geçen kendini ispatlama çabası Mace adındaki savaşçı bir barbarla,Ocron adındaki kötülüğün kraliçesine açtıkları savaş kaderlerini çizerler.

Şehvetli Ocron yaratık askerleriyle çevrede yaşayan insanlara zulüm ederek kendini tanrıça ilan ettirmiştir.Onun için kurban veren ilkel insanları bu illeten tabi ki Ilias ve Mace kurtaracaktır.Gelen tehlikenin farkında olan Ocron,kendisi gibi kafası metal bir maskeyle kaplı olan Fado'dan yardım ister ancak Fado'nun güçü Ilias ve Mace'e engel olamaz.

Bir çok fantastik film ve hikaye'e nazaran daha çok şiddet içermesi ve altında insanlık namına bir mesaj olmaması açıkça beğenimi arttırdı.Fulci bu filminde de zombilere yer vermesi gayet güzel.Bunun dışında Kötü Kraliçe Ocron'un yılanlar ile yaptığı seksi ritualler ise göz alıcı.


Türünün popüler örneklerinin yanında sönük kalsa da Fulci'den dolayı daha farklı bir tatta sahip olması izlenebilirliğini arttırmıış.Ortanda ki kalkmaz bilmek sis ve alaca karanlıkta atmosferik bir fantezi dünyasına geçiş sağlıyor.

Filmin en meşhur sahnesi ise.Ocron'un yaratık askerleri tarafından bacaklarından çekiştirilerek ortadan iki yarılan kadının yer aldığı sahne.Fulci'e yakışır bir iş.

Fulci filmleri arasında gölgede kalan Conquest 80'lerin barbar furyasından payını alan güzel bir film.





Lord magius/Haribo extreme culture aittir.


Devamını okuyun...>>

25 Şubat 2011 Cuma

Zagor Kara Bela (1971)



Spagetti çizgi romanların arasında en meşhuru olan Baltalı ilah Zagor ile arası en iyi olan sanki içimizden biri yaklaşımında bulunan tek toplum biziz.Bundan sonuna kadar eminim.

Hatta günümüzün en gözde gırgır konularından biri olan apaçi stilinin en eski atası olan Zagorların yatağında(Erdek)yaşayan biri olarak bu durumu daha net söyleyebiliyorum.

1961 yılından beri çizgi roman severlerin en başlıca sevdiği kahramanlardan biridir Zagor.En yakın dostu ve kader ortağı çiko ile birlikte yarım asırdır maceradan maceraya koşarlar.


Durum böyle olmasına rağmen ilginçtir ki İtalyan sineması ya da Amerikan sineması tarafınca beyaz perdeye uyarlanmamıştır.Buna rağmen 1970 ve 1971 yılları arasında Yeşilçam'dan üç adet zagor uyarlaması yayımlanmış.

Ele aldığımız film ise serinin ikincisi olan Zagor Kara Bela.

Klink serisinin hemen ardından gelen Zagor Baltalı ilah başarılı bir yeşilçam yapımıdır.Nisan Hançer tarafından yönetilen filmde ise bence tek baş rol olan Zagor'u ise Levent Çakır canlandırmış.

Çizgi romanda ki orjinal hikaylerden birinden uyarlanan film'ın konusu ise kısaca şöyle:


Kızılderili ve Beyazların başına bela olan Kara Bela adındaki hayalet haydut altın madeninin başına bela olmuştur.Darkwood ormanında gezinirken olaydan haberi olan Zagor,sağ kolu Çiko ile bu gizemin peşine koyulur.

Filmde en çok göze çarpan olay Zagor baltasını hiç kullanmıyor ve Çiko daha ön planda.Bunun dışında diğer rollerde ki oyuncular gerekeni yapmışlar.Çekildiği dönemin gerisinde bir iş olsa da spagetti western furyasına yetişmiş filmerden biri.

Son olarak B-movie ve yeşilçam meraklılarını mutlaka izlemesini tavsiye ederim.


Lord magius/Haribo extreme culture aittir.




Devamını okuyun...>>

12 Ekim 2009 Pazartesi

Predator (1987)

Arnold Schwarzenegger adlı insan irisinin en iyi en fantastik / kuntastik ve de kuşkusuz 1987 gibi bir tarihe göre en iyi görsel efektlere sahip bilim kurguya örnek sinema filmidir PREDATOR.
Hem ortamları hem düşmeyen temposu hem de o cok pompalanan amerikan bilmemne bereli özel eğitilmiş komando tiplerin atraksiyonları filmi cok cazip ve adrenalini yüksek kılıyor.

John McTiernan adlı şahıs tarafından cekilen filmin asıl kadrosu:

Arnold Schwarzenegger ...Dutch
Carl Weathers...Dillon
Elpidia Carrillo...Anna
Bill Duke...Mac
Jesse Ventura...Blain
Sonny Landham...Billy
Richard Chaves...Poncho
R.G. Armstrong...General Phillips
Shane Black ..Hawkins


Filmin kısaca konusuna gelince,
Arnold ekibi ile beraber eski ortağı ve ordudan kankası Dillon tarafından cok gizli ve de tehlikeli bir görev icin komuta merkezine cağrılır.
Ekipten bazı görevli diplomat ve askerler Kolombiya da ormana düşmüş, oradaki ayrılıkcı teröristlerin eline düşmeden kurtarılması lazım vs vs.
Arnold ve kankileri kabul eder ve mekana giderler.
Ancak bu sık ve tehlikeli ormanda işler umdukları gibi gitmez ..

Uzaydaki bir gezegenden gelmiş ve resmen insan safarisine cıkmış, cok tehlikeli ve güdüsel bir savaşcı ile karşı karşıya kalırlar.
İnsanların sahip olamadığı " görünmezlik " yanında lazer silahları, keskin ve yüksek tahrip güclü bombalar,tuhaf rasta saclar ve kösegen parcalardan olusan kaskı, kaskın icindeki cirkin leşş surat, ayrıca kıvrak bir zeka ekibin tek Arnold un sağ kalmasına kadar ki kıyıma neden olur.
Karşılarındaki yaratık cok extra taktikler ile mücadele etmektedir, üzeri ise kısmen cephanelik kısmen de ilk yardım seti ihtiva eder.

Darbelendiği zaman bir karısım ile yarasını tedavi edebilmekte hatta üstüne üstlük doping bile basabilmektedir. Kan rengi ise yeşildir ..
Kurbanlarını acımasızca öldürtükten sonra arka kısımdaki kaburga ve ortasındaki omuriliği sökmekte bazen de kafatasını gövdeden ayırarak üzerindeki fazlalıkları temizleyerek kolleksiyonuna katmaktadır böyle de gaddar ve gözüpek bir yaratıktır.

Komuta merkezi ile teması kesilmiş ve yağmur ormanında az bir alet edevatla bu yaratıkla başbaşa kalan Dutch bazı kurnazlıklarla hayatta kalma konusundaki istek ve becerisini sergiler ve olaylar gelişir.

Kah tuzaklar kurarak kah vücut ısısını düşmana belli etmemek icin camurlara bulanarak dişe diş bir mücade sergiler.
En sonda ise tahmin edildiği gibi esasen pek de adil gözükmeyen bir düello sahnesi var. Arnold burada bikac kere yeri öper hatırı sayılır miktarda sopalanır ama gene de kaybeden yokedici uzaylı olur, şiddetli bir patlama ile ölmeye yakın kendini ve etrafını havaya uçurur ..














Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails