2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 Kasım 2011 Perşembe
Blizaro-City of the Living Nightmare (2010)
Geçmişten günümüze korku filmlerinin yeri rock ve metal müzikte değişmez.Cadılar
,büyücüler,katiller,yaşayan ölüler,olağan dışı olaylar ve ırz düşmanlarını karanlığın
derinliklerinden çıkartıp insanlığa sunar.Geriye dönüp baktığımızda ürkütücü isimler,korkutucu bir müzik ve acımasız liriklerle donatılmış bir üçlemenin sonucu ortaya çıkan şeytani bir oluşumdur.
2005-2006 yılları arasında bir araya gelen grup,retro bir iş ortaya koymuşlar.Tam manasıyla söylemek gerekirse Blizarao adında ki grup Black Sabbath ve Goblin kırması.70'ler den fırlama bir klavye tonunun üzerine kurguladıkları parçaları daha çok enstrümantal.Böyle oluşu ise daha atmosferik ve saykodelik bir hava yakalamasına neden olmuş.
Daha önce Black metal ve old skoll doom icra eden farklı gruplardan toplanan elemanlar böyle farklı bir tarzı ortaya ortaya koyarak bu dönem için farklı bir işe ortaya koymuşlar.
John Gallo'nun önderliğinde ilerleyen grubun en şaşırtıcı yanı ise iki davulcu ile çalışmaları.
Mark Rapone-Bas
Mike Waske-Davul
Mike Puleo-Davul
John Gallo-Gitar/Klavye/Vokal
Razorback Record ile çalışan Blizarao bir saat süre gelen City of the Living Nightmare adlı albümlerinde 14 parça yer alıyor.Bu parçalardan biri de Unutulmaz Suspiria'nın tema müziği.
1.City of the Living Nightmare
2.In the Basement of St. Jerome's
3.Midnight Lurkers
4.Finale Incantata
5.Eyes in the Caskets
6.Island of the Dead
7.Castle of Darkness
8.Violet Cosmos
9.Ceremonial Bone Ritual
10.Catacomb Man
11.Portallucinations
12.Barbed Wire Room
13.Mental Disease Overture
14.Suspiria Theme (Goblin cover)
Parçaların hemen hemen tümünün ortak özelliği İtalyan korku filmlerinin ost'ları üzerine kurulmuş olmaları.Island of the Dead,Castle of Darkness,Catacomb Man,Midnight Lukers,Mental Disease Overture albümde ki dikkat çeken parçalar.Golbin cover'ı olan Suspiria Theme'i ise muhteşem yorumlamışlar.Karanlık ve atmosferik işlerden hoşlanan herkesin dinlemesi tavsiye ettiğim Blizaro progresif metal unsuru hariç gayet dinlenirliği yüksek bu albüm için konuşacak olursak albümün adını taşıyan parça City of the Living Nightmare dışında bu progresif yapı kendini pek ön plana çıkarmıyor.
Geçmişte ki örneklerine nazaran daha sert ve modern bir çerçeve de olan Blizaro,bu tarz yeni çıkışlı rock grupları arasında işini en iyi icra eden grup olduğu kesin.Özellikle Razarback'in kendini tekrarlayan grup profili arasında böyle bir işin yer alması firma açısından da avantaj olacağı kesin.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Blizaro-City of the Living Nightmare,
Metal,
Rock
12 Mart 2011 Cumartesi
Baphomet (US,Utah) - Children of Doom (2010) [comp]
Karşımızda bu ismi ilk kullanan Utah, Salt Lake Sea menşili Baphomet duruyor. 87”de kaydedilen tek demoluk grup, kendilerini satanizme adamış ve geçtiğimiz sene compilation şeklinde aynı parçaları outro ve bir tane interlude eklenmiş halde saldılar bu vahşeti üzerimize. Bu toplama çıkmadan evvel 4 gözle arıyordum yarı yıl kadar bir süredir, lakin hiç izine rastlamıyordum net alemlerinde. Dersimize iyi çalışırız. Bizim işimiz böyle göz nurları nete sızdığı vakit, hiç zaman kaybetmeden tüketmektir. Doğrusu burada tüketmekten daha fazla yapılacak bir materyaller olduğundan… Bir tur döndürdükten sonra bir de siz bakın… Buradaki işler sizi tıpkı köprü altlarında yaşam mücadelesi veren tinerciler gibi aç hissetmenize neden olur.
Grup proto-death/thrash yapmış olduğunu daha ilk parçadan belli ediyor. Death metal kadara kazımalı bir iş var karşımızda. Ben parçaları playliste attığım an, ilk evvel alışılmamış parça uzunlukları dikkatimi çekti. Ve ister istemez acaba kazımaya az mı yer ayırmışlar diye geçirdim içimden. Tam aksine burada verilen her dakikanın emeği fazlasıyla verilmiş olduğuna şahit oluyorsunuz ! Baştan sona bir kıyım şeklinde ilerleyen katliyam makinası var karşınızda. Nefesinizi bir soluk alıp tutarsanız, inanın bırakacak an gözlemeye kalkışmanız çok yersiz olur. Gitar yapılarında kazımanın önüne geçilmeyecek derecede progresif bir yapı mevcut. “Hoppalaa” demeyin hemen ! Gitarlar genellikle hızlı çalındığından ve bayma noktasında bir abukluk denenmeye kalkışılmadığı için çok da olgun durmuş. Yani öyle teknik yapacam, bir riffte 10 adet nota basacam gibi sidik yarıştırmalara girişilmediği için takdire şayan bir iş çıkmış.
Orj kadro bozulmamış;
Mark Earl - Vokal, Gitar (Death Cry)
Mike Mulholland - Bas (Slaughterchrist)
Paul Gilbert - Davul (Death Cry)
Bu zalimlerin parçaları da;
1. Children of Doom
2. Evil Witchery
3. Death Cry (The Ultimate Downfall)
4. Satanic Feast
5. Necromancy
6. Untitled/Track 6 (Screaming)
Gitar riffleri akılda kalıcı, ve kompozisyonlar sağlam biçimde biçimlendirilmiş. Yalnız sololar biraz gömülü olduğu için dikkatinizden kaçabilir, oysa ki gerçekten iyi sololar atılmış. Solo attım mı attım koy gerisine şeklinde bir tutum yok, özenildiği belli. Ses olarak davulun altında gömülü kalmıyor, ve tüm riffleri takip edebileceğiniz kadar net bir kayıt olmuş. Riffler birbiri ardına riff bombardımanına tutuyor sizi, sürekli olarak uyarılıyorsunuz yani. Organik mi organik, karanlık mı karanlık. Leadler uzun tutulmuş, ve iyi olduklarından çok da iyi etmişler. Bazı riffler gerçekten karanlık havayı çok vurucu bir biçimde yansıtmış. Konseptin hakkını vermiş diyebilirim gönül rahatlığıyla. Artık böyle müzik yapmıyorlar ne yazıkki…
Davulları ilk parçada duyar duymaz, ortalamadan iyi bir davulcu olduğunu anlıyorsunuz. Hele ki “Necromancy” parçası baştan sona gitar olarak da davul olarak da ejekülatif bir parça. Durmak bilmeyen, ucu bucağı belli olmayan ölümüne kazımadan ibaret. İlk dinlediğimde yere yapıştırmıştı, ve hala da etkisini kaybetmiş değil. Hayet saymaları, ve sıkça kullanılan blastbeatler, çift kros kazımaları klasik kazımaların vazgeçilmezi olduğundan, sadelikten vazgeçmemişler.
Bası derinden olsa da rahat algılayabliyorsunuz. Gitar tek olduğundan gitarın ardı hiç boş kalmıyor, devamlı olarak güçlü bir ses sirkülasyonu var grupta. Old skool işlerin olmazsa olmazı bas enstrumanı ön planda olmasa da yerini şeklini almış.
Vokal ise yarı death metal vokal hali, yırtık ama öyle yüksek sesle naralar atan gibi değil. Mille’nin birazcık daha brutal halini düşünün, sanırım yakın olmuş olur.
Sözler alabildiğine satanizmin dibine vurmuş, bu kapaktan da çok belli. “Death cry (The ultimate downfall)” parçası satanik ritüel alemlerini hatırlatırcasına yarı halde fısıldayarak münfirit sözler söyleyen bir şahıs var. Outro da acı dolu yakarış ve gazaba uğramışların feryatları birbirine geçmiş olarak duyuyoruz.
Kapakta ayakta duran tek elinde uzun bir sopa tutan Lucifer, hemen önünde düşmüş 2 meleğe bir şeyleri şart koşarcasına bir kompozisyon görüyorum.
Grubu old skool işler peşinde koşturanlar, keçicilikte çok varım, varımı yokumu alın diyorsanız, bu grup tam sizlik. 666% gerçek underground işi.
Devamını okuyun...>>
3 Mart 2011 Perşembe
Devourment - Official DVD 2.5 (2010)
Devourment'in 2.5'uncu Dvd'si oldukça güzel. Şimdi niye 2.5 diyeceksiniz. Herşeyin bir sebebi var.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Brutal Death Metal,
Death metal,
Devourment,
DVD Analizleri,
Eric Park,
Mike Majewski,
Official DVD 2.5
29 Ocak 2011 Cumartesi
Fetid Zombie-Vomiting in the Baptismal Pool (2010)

Tek kişilik proje işlerini her zaman taktir ettiğimi daha önce dile getirmiştim.Fetid Zombie'de Virjinya ortamlarından Mark Riddick dayının tek kişilik kazıma ayinidir.
Kendisini T-shirt tasarımları ve çizimlerinden tanıdığım Mark Riddick bundan önce yer aldığı bir çok grubu ayrı tutarsak Fetid Zombie ile benden onayı aldı.
Disco de la Muerta/Metal hit etiketi ile piyasaya sürdüğü 2.Albümü olan Vomiting in the Baptismal Pool,projenin tuttuğunun işareti.
İlk albümünden farklı olarak davulcu bir kankası Brain Forman'ı çağıran Riddick diğer tüm enstrümanları kendi üstlenmiş.

Yaklaşık 31 dakika süre gelen albümde 10 parça yer almakta.
1.Bible Camp Massacre
2.Erotic Autopsy
3.Fetal Delicacy
4.Graced by Gore
5.Tapeworm Diet
6.The Saccharine Taste of Christian Flesh
7.Throne of Bone, Fortress of Flesh
8.Underground
9.Vomiting in the Baptismal Pool
10.Wrath of the Heretic
Albüm kapağının çizimini de üstlenen Mark Riddick,albümünde bir de konuk isimlere yer vermiş.Kam Lee(Massacre,Death),Don Crostley(Nunslaugther),Mike Majewski(Devorument) ve Steve Miller (Loculus).Birbirinden farklı 4 ismi,işin aslı deneysel bir proje de bir araya getirmiş.
Death Metal'ın üstüne Grindcore,black ve thrash öğeleri ekleyen Fetred zombie oldukça agresif ve saldırgan bir proje olmuş.Hep en gaddar'a oynamışlar.Şarkı sözlerinde ise zombi,satanik,seksüel istismar ve gore yer almakta.

Albüm de en çok ilgimi çeken parçalar ise hiç kuşkusuz giriş parçası olan Bible camp Massacre ve Graced by Gore.Bu iki parçanın girişi fazla tanıdık gelmekte.Bible Camp Massacre,Cannibal Corpse-Hammer Smacked Face'ı andırırken Graced by gore ise Sodom-Agent Orange andırmakta.Albümün adını taşıyan Vomiting in the Baptismal Pool ise 10 numara parça.Bir bütünlük oluşturan parça gayet dinlenilebilir.Kayıt kalitesi de gayet iyi.Tüm enstürmanlar net bir şekilde duyuluyor.Erotic Autopsy,Warth of the Heretic ve Tapeworm Diet konser ortamlarında tozu dumana katıcak parçalar.
Özetle Old skoll sound'u kendince yorumlayıp farklı bir işe imza atan Mark Riddick Fetid Zombie ile nice yıllar iş yapacak gibi gözüküyor.Son olarak death metali ve satanik temayı seviyorsanız mutlaka edinmeniz gerektiğini düşünüyorum.
Myspace
DevianArt
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
22 Ocak 2011 Cumartesi
Exile (Jor) - Dead Thrashers Rising (2010)
Ürdünlü Thrash Metalciler iş başında. 4 şarkılık demolarıyla güzel bir başlangıç yapmışlar diyebilirim.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Dead Thrashers Rising,
demo,
Exile,
Thrash Metal
20 Ocak 2011 Perşembe
15 Ocak 2011 Cumartesi
Adrenicide-War Begs No Mercy (2010)

Punk ile metal müziğin özellikle Thrash Metal'ın birleşiminden gebe olan bir türdür Crossover 80'lerin son dönemine doğru ortaya çıkmış olan akımın günümüzde türlü türlü varyasyonları var.
Günümüzde en eski zamanlarda ki gibi yapanları bulmak biraz zor oluyor Adrenicide ise o nadir gruplardan biri.Hele ki bu işi iyi icra eden bir grup arıyorsanız Adrenicide aradığınıza uygun.2002'den bu yana Thrash/Punk/Crossover işerini koşturan ingiliz elemanlar.Ülkelerinin göz bebeği olan punk ile A.B.D'ın Thrash'ını birbirine güzel uydurmuşlar.
Şuan üç kişi olan elemanlar War Begs No Mercy albümün kaydında ise dört kişlermiş.
Kayıda göre elemanlar ve görev dağılımı;
Neil Armstrong-Vokal
Nuno Evaristo-Gitar
Rod Holdstock-Bas
Blake MacReady-Davul

Thrash bir yere gitmedi ki geri dönsün sloganı ile işlerini icra eden Adrencide liriklerinde şiddet,alkol ve öfke gibi konulara yer veriyor.İlk kayıtlarını kendileri yayımlayan elemalar daha sonra anlaştıkları Thrashard record ile yayımladıkları 2 albümden sonra War Begs No Mercy adlı albümlerini ise Slaney Record etiketi ile yayımlamışlar.
2010 çıkışlı olan albüm dinleyeni Crossover'ın en güzel dönemlerine D.R.İ ,S.O.D , Sudical Tendencies' günlerine götürüyor.Albüm kapaklarında yer alan iskelet karakteri de fazlası ile o günlere ait.Kapakları kimin tasarladığına dair bir bilgi bulamasamda sanırım kendi tasırımları gibi gözüküyor.

N.Evaristo tarafından purodükte edilen albümün mix ve kayıt işlemleri de aynı şahısa ait.14 parçanın yer aldığı 41 dakikalık War Begs No Mercy adlı albümün parça sıralaması ise;
1.W.B.N.W.
2.Is The Truth True?
3.Two Minute Warning
4.The Last Experiment
5.Planet Of The Dumb
6.Find A New Addiction
7.Zombie Nation
8.100 Years Of Radiation
9.No Toilets On A Battle Field
10.Cold God
11.Tortured And Broken
12.Answer My Question
13.Mothers Die...Fathers Kill...
14.The Hunter
Saldırgan ve çiğ soundları ile bu tarzın bol cilalı yeni yetmelere göre oldukça vahşi ve saldırgan.Sabit tempolu parçalar sahip olsalarda gayet dinlenebilir bir işe imza atmışlar.Özellikle Cold God,Planet of the Dumb ve Two minute warning mosh pistlerinde çok ter döktürecek parçalardan.Zombie nation,Mothers Die...Fathers Kill,100 years of radiation ise albümde benim en çok beğendiğim parçalar.Bu türü sevenin oldukça hoşuna gidecek bir iş olduğunu düşünüyorum.Akıcı vokalleri ve old skoll Thrash'ı için ne gerekliyse barındıran Adrenicide Thrash ile Punk'ın nizami birleşimlerinden biridir.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Adrenicide,
Albüm Analizleri,
Crossover,
Punk,
Thrash Metal
13 Ocak 2011 Perşembe
Diminished - Rectal Torment (2010)

Geride bıraktığımız yılın son günlerinde yayımlanan en gaddar kayıtı kanımca Rectal Torment.Huston/Teksaslı bir grup kazımacı gençın grubu olan Diminished,2010 yılın da yayımladıkları 2 albümle seslerini duyurdular.
Brutal Death/Grind işlerini koşturan bu gençler kendi bölgelerinin müziğine uygun bir iş çıkartıyorlar.Elemanların fotoğraflarından da anlaşıldığı gibi gayet toy olmalarına rağmen oturmuş bir müzik anlayışına sahipler.
Vahşet,ölüm,gore,seks,işkence ve toplum gibi lirik temalarına sahip olan Diminished,kapaklarıyla da bunu ortaya koyuyor.Ünlü dövmeci ve kapak tasarımcısı olan Jon Zig ile çalışan Diminished gerçekten havalı kapaklara sahip.Teksaslı bir çok grubun kapakları yapan Jon Zig bu elemanları da çizdiğiyle ihya etmiş diye bilirim.
Kuruldukları 2005'ten bu yana bir çok eleman değişikliği yaşayan grubun şuan ki son kadrosu şöyle;
Michael Pinkard - Vokal
Daniel Andrew Balle - Gitar/Vokal
Marcus Gonzalez - Bas
Aaron Romo - Davul

Çaldıkları Enstrümanlara gayet hakim olmaları yaptıkları müziğin kalitesini de yükseltmiş.Ne kadar alıştığımız Brutal Death/Grind'ın dışında bir iş yapmasalar da ne gerekiyorsa onu yapmışlar.
8 parçanın yer aldığı Rectal Torment adındaki albüm ise Sevared Record etiketi ile raflarda yerini aldı.17 dakika gibi bir süren alan albümde yer alan parçalar ise;
1.The Descent of Man
2.Rectal Torment
3.Oppressed by Tyranny
4.Impurity
5.Vaginal Maggot Infestation
6.Penetrate to Desecrate
7.Vanity's Illusion
8.Consuming Vaginal Discharge
Gayet güzel gitarlar var parçalarda tek gitar olan grup çeşitli yerlerde 2 gitar kaydetmişler bunun içinde ona göre konser önlemini almışlardır kanımca yoksa çok cılız kalır parçalar.Davullar çok yaratıcı olmasa da nizami çok temiz bir kayıtla kaydedilmiş ve dinlenebilirliği arttırmış.Parçalar yer yer çift vokal oluyor.
Guttural ve scream vokaller.Vokallerinde tam kıvamında olduğunu sölemek mümkün.
8 parçanında bir bütün olduğu albümde gerçekten hayvanı ve hastalıklı bir albüm icra etmişler.Lust od Decay,Guttural Engorgement... gibi grupları seviyorsanız ileriki yıllarda adından çok söz ettirecek gibi gözüken Diminished'ı mutlaka tavsiye ederim.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Brutal Death Metal,
Diminished,
Grindcore,
Jon zig,
Rectal Torment
6 Ocak 2011 Perşembe
Die Knappen - Auf Kohle Geboren (2010)
Tom Angelripper her zaman değişik işlere koşturur. Bizleride hep sevindirir. Die Knappen'de işte böyle ilginç bir projesi.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Auf Kohle Geboren,
Die Knappen,
Metal,
Tom Angel Ripper
27 Aralık 2010 Pazartesi
Nekromantheon - Divinity of Death (2010)
Nekromantheon, Norveç'in Darkthrone'nin kurulduğu şehir, Kolbotn'da 2006 yılı içerisinde kurulmuş bir grup. Grup alman etkili treş metal yapıyor, hem alışılagelindik hem de olmayan biçimde hele ki günümüz ürününe göre...
İlla kıyaslamak gerekiyorsa Sacrifice'ın ilk hali gitarlarda hissediliyor sadece, bunu Destruction/Kreator ile harmanlarsak, ve x2-3 hem daha serti hem de daha hızlısını düşünün, "Divinity of Death"i elde etmiş oluruz. Sonucunda günümüzün "Darkness Descends", "Reign In Blood" yoğunluğundaki kıvama gelmiş bir durumla karşılaşırız. Teutenic thrash'in en ihtişamlı, ve en sahici yolla günümüzde yapılabileceğine bir numaralı örneğidir benim için. Şahsen ben günümüzde böylesi sıkı ve hiç taviz vermeyen treş grubu gördüğüm hiç yok gibidir, ödün vermeksizin.
Bu kondüsyonu albüm boyunca sürdürülmüş, zira duyacağınız riffler old skool treş fanatiklerine tanıdık geleceği kaçınılmaz olsa da akıcı bir albüm olmuş. Her geçen gün türeyen retro gruplardan farkı ne demeniz çok normal, çünkü dur durak bilmeyen bir trend halini aldı bu durum, bu yüzden dinlemeniz gerekli diyebiliyorum ancak.
Şu genç tayfayı tanıyalım;
Arild "Arse" Myren Torp - Gitar, Vokal (Obliteration (Nor))
Christian "Kick" Holm - Davul (Audiopain)
Sindre Solem - Bas, Vokal (Obliteration (Nor))
Albüm "High Roller Records" şirketinden çıkmış, High Roller Records old skool sound'u bünyesinde barındıran birçok yeni/eski gruba kapılarını açan şirket olarak bilinir.
Sözler genelde antik yunan mitolojisinden ve Yunanistan/Roma tarihinden yola çıkılarak yazılmış, tabi bu sözlerin müziği bozacak bir etkisi yok, ilaveten sosyal konular ve ölüm takip ediyor.
Gitarların ince ve keskin sound'u, virajsal riffleriyle direkt 80 ortası treşe götürüyor beyinleri, aynı zamanda modernlikden bir o kadar uzak olmaları gitarların ve diğer tüm enstrumanların organikliğini ortaya çıkarmakta büyük rol üstleniyor. Kimi parçalar Güney Amerikan gruplarını hatırlatmıyor değil; "Gringo Death", "Cry Havoc" gibi. Sololar için çok düşünülmüş diyemeyeceğim, yani müziğe artı birşey katmamış, bazı yerlerde sadece atılmış olmak için atılmış demekten alamıyorum kendimi maalesef. Ama tabi bu açık genel bakıldığında büyük bir oranda etkilemiyor, albüm yontuyor mu yontuyor bu da zaten istenilen birşey. Katıksız, teknikden uzak 80'lerin hızarları kontrolden çıkmışcasına insan avına çıkmasından fark göremiyorum ben. Riffler hiç karışık bir yapısı yok, gayet sade bir o kadar da sıkça duyduğunuzda baymayan türde, tipik 80 ler teutenic thrashi, hızlı tremelolar ile adamı açıyor, yarıyor derim. Diğer enstrumanlara geçmeden parçalara gelirsek;
1. Gringo Death
2. The Point of No Return
3. Cry Havoc
4. Divinity of Death
5. Lex Talionis
6. Devolutionary Storms
7. Tortured in Tartaros
8. Further Beyond
9. Acid Visions
10. Psyanide
11. Alcoholy Terror
Albümün genel miksinde olumlu yönü etkileyecek birkaç "keşke" ler yatıyor, bunların ilki vokal ve bas miksleri, miksler yapılırken bu 2 kanala biraz daha özenilebilirmiş. Örneğin bas çok geride kalmış, gitar eritmiş resmen, algılanmıyor. Vokale gelirsek vokal sonradan kayıt edildiği biraz fazla belli müzikle iyi entegre olmamış, bu durum biraz sırıtıyor, oysaki treşte duymak istediğim vokal tipi tam budur diyebildiğim şekilde vahşi ve saldırgan okunmuş. 2 vokal duyuyoruz albüm boyu, bir tanesi daha haykırışdan yana olan, diğer olan daha çok sevdiğim ise bestiyal yapıda ağzı köpürerek, çılgına dönmüş şekilde okuyan amcan.
Davul albümün gaddarlığında büyük rol oynayan esas enstruman olmuş, yani thrash albümüyse bu, davul sayesinde bunu katlamış ve hep yüksek tempoda, tetikleyici, kafaları düşürmeyen modda istikrarlı biçimde döşüyor amcan. Sürekli çift kros koşturmacalarıyla bize engin yollar açmayı başarıyor, ha çok mu yaratıcı partlar yazmış, hiç de değil elbet ! Trampet dövmecelerin coştuğu yerler death metal sertliğine dönüşebiliyor gayet, ama bunu death metale girmeden, sınırdan zırnık kala dönerek thrash metal içerisinde gerçekleştiriyor. Demekki böyle hayvanatlar gibi thrash metal günümüzde yapmak mümkünmüş, bize bunu tekrar hatırlatan iyi bir örnek.Bu albüm tekrar söylüyorum, yeni birşeylerin, alışılmamışlığın 180 derece tersidir ! Burada eski kalemleri onurlandırıyoruz, hatırlıyoruz ne eskimeyen yüzler olduklarını tekrar ve tekrar.
Kapak için Yunanistan, Parga'da antik Yunan'ın mitolojide ölülerle iletişime geçtiği ölülerin tapınağı "Temple Of Dead" adıyla tapınakları olduğu bir gerçek. Buradan yola çıkılarak Albüm ismi çıktığı söyleniyor "Divinity of Death". Kapakda da iletişime geçmeye çalışan 2 figür betimlenmiş.
Albümü ilk parçası "Gringo Death" i duyduğumda tır çarpmışa döndüm, kazımacıların günümüzde thrash metal'i tek sevme nedeni anasının karnından böyle çıkanlar olsa gerek. Tavizsiz barbarik enstruman zulmü diye ben buna derim. Old skool fanatiğiseniz seveceğiniz zaten garanti, ama diğer türleri dinleyen insanların da bu hızda ve kondüsyonu düşürmeden, yüksek tempoyla gittiklerinden en azından bir saygıyı hakettiklerini söylemem gerek. Umarım sonraki işlerinde de çıtayı düşürmezler ve yeni thrash gruplar arasında saygıyla anılan bir isim olabilmeyi başarabilirler. Çünkü böyle grup çok görmüyoruz.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Divinity of Death,
Nekromantheon,
Thrash Metal
17 Aralık 2010 Cuma
Offal-Macabre Rampages And Splatter Savages (2010)

Dünya ahiret kollarım korku işleri koşturan adamı.Farklıdır korku işlerine bakanlar.Yaptıkları iş ne tarzda olursa olsun bir yerinden utturup dinletirler kendilerini.Lirikleri ile olsun,introları ile olsun bir şekilde işi kulpuna uydururlar.İşte Offal'da bu tarz gruplarda olan gruplardan biri.
Offal her ne kadar Brezilyanın refah seviyesi en yüksek yeri olan Curitiba eyaletinden çıkma olsa da kendi içlerini karanlığa gömmüş oldukları belli.2002 yılından bu yana zombilerin ayak sesleri eşliğinde kazımalarını sürdüren 2.stüdyo albümlerini bir kaç ay önce ilk albümlerinde olduğu gibi gene Blackhole prodüksiyon'dan piyasaya sürdü.
Grubun kadrosu:
André Luiz - Vokal
Tersis Zonato - Vokal/gitar
João Ongaro - Bas
Eduardo Tobe - Davul

Önceki kayıtlarına göre daha temiz bir kayıda sahip olan albüm korku işlerini koşturan adama öncelikli hitap ediyor.Albüm kapağından da içinde ne olduğu fazlası ile belli.The Beyond,Evil Dead 2,Dead Red,City of the living Dead ve 13th Friday daha kapağı açmadan bizi karşılıyor.Kapak bana biraz da Necrophagia'nın Holocaust de la Morte kapağını andırmadı değil hani.
Albümün içinde yer alan parçalar:
1.Offal
2.Feast For The Dead
3.Trial Of The Undead
4.Putr-essence
5.The Eye-gouging
6.The Cold Grips Of Death
7.Flesh Freak
8.Mortuary Waste
9.Onslaught Of Dismemberment
10.Deep Red - The Blood Is Running Cold
11.Death´s Curse
12.Terrore In Giallo
38 dakika süren bu kanlı kayıtta,12 old skoll Death/gore parça yer almakta.
Autopsy'e tapındıklarını dile getiren grup bu albümünde her hangi bir cover ya da medley'e yer vermemiş.İlk albümlerinde yer alan Charred Remains / Gasping For Air / Twisted Mass Of Burnt Decay / In The Grip Of Winter (Autopsy cover medley) gayet başarılı ve ölümcüldü.
Müzik açısından kanımca davulcuyu yetersiz buldum.1 kalibre yukarda olsa çok şık olucağını düşünmekteyim.Çok akılıca introlar ve outlar yer almakta.
Offal,grubun adını taşıyan parça enstrumantal.Arından gelen Feast For The Dead,pek amortisi olmayan bir parça ancak sözleri ve 2.kısmı gayet iyi.
A boat adrift at sea
With only one on board
The first undead creature
Of this creepy zombie horde
Sözleri ise meşhur Razorback record'un kadrolu davulcusu Elektrokutioner tarafından yazılmış.
Trailer of Undead,Zombie 2'den aldıkları muhteşem intro ile hem parçanın adına hem de parçaya yakışır bir intro olmuş.Parçayı beklerken insanı havaya soktuğu kesin.Resmi klibide bulunan parça kesinlikle albümdeki en vurucu parça.Anlaşılan gitarist eleman Ralph Santolla'ya fena tutulmuş ki attığı sololar andırmakta.Tempolu başlayan parça oldukça karanlık bir son ile bitmekte.

Putr-essence,dolu dolu bir parça.Ancak ikinci vokalin çığlıkları pek tatmin edici değil.Davulcudan güzel korslar dinliyoruz bir de üstten çalışsa tadından yenmez hale geliceği kesin.Ardından gelen The Eye-gouging ise tam bir old skoll grind parçası.İntro da yer alan çığlıkları tam olarak çıkartamadım ama sanırsam The Beyond'dan.
The Cold Grips Of Death,Meşhur İspanyol Blind Dead serisinin 2.filmi olan Return of the Evil Dead'ın fragmanı almışlar intro olarak.Seri olarak izlemekten oldukça zevk aldığım bu seriye elemanlarda fazlası ile tutulmuşlar ki direk Blind Dead'lere ağıt niteliğinde bir parça yapmışlar.
Flesh Freaks,Geçiş niteliğindeki bir enstürmantal bir parça.Mortuary Waste,Gene albüm de yer alan kurtarıcı parçalardan biri.Gore işlerin olmazsa olmazı morg işlerine el atan elemanlar ara konuşmalar ile parçayı süslemişler.Dalgalı temposu da gayet klas durmuş.
Onslaught Of Dismemberment,Riff olarak albümde yer alan en güzel parçalardan biri ancak gene davulcu işi bozmuş diyebilirim.
Deep Red-The Blood is Running Cold,Argento'ya bir worship daha görüyoruz.Bu hafta yazdığım diğer bir grup olan Acid Witch'te gene Argento klasiklerine saygınlarını sunmuş ve Goblin worship yapmıştı.Offal'dan da benzer bir yaklaşım yer alıyor.Deep Red'ın fragmanı ile giren parça soundtrack'ın güzel bir yorumu ile devam ediyor.Güzel çalmışlar.İştah kabartıyor.
Death's Curse,13.cuma'nın son konuşması ile başlıyor.Oh be dedirten bir parça.Elemanlar 12 yerine daha uzun tutup 18 parça yapsalarmış daha iyi olur 9.parçada anca havaya girmişler anlaşılan.
Terrore In Giallo,gene enstürmantal bir parça aralara filmlerden alınan çığlıkları eklemişler atmosferik ve tatlı bir elvada olduğunu söyleyebilirim.
Bir kaç eklemeyle daha iyi bir hal alacağı rahatca gözükebilen Offal'ın bu albümü çok iç açıcı olmasada korku temalı old skoll Death metal adına Avrupa ve Amerika'da ki türdaşlarına nazaran daha farklı bir tonda içra ettikleri işin hakkını vermişler.
Haribo Puanı:Splatstick gore cult
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Death metal,
Macabre rampages and splatter savages,
Offal
7 Aralık 2010 Salı
Profesor Lefebvre-70% Lefebrin (2010)

Orta avrupanın grindcore'unun tadı bir başka oluyor.Neden dolayı böyle olduğu bilenmez ama o bölgede yaşayan kazımacılar bu işin dozajını gayet iyi biliyorlar.
Profesor Lefebre'de Çek Cumhuriyetinin bağrından yetişme bir grup ve kanımca yeni albümleri olan ''70% Lefebrin'' ülke sınırlarını aşacak gibi görünüyor.
2002 yılında bir araya gelen grup o gün bugündür Grindcore adına tam gaz kazımaktalar.Her grindcore grubu gibi onlarda Napalm death,Extreme Noise Terror,Doom gibi gruplardan fazlası ile etkiledikleri ortada.
Grubun 2.stüdyo albümü olan 70% Lefebrin grubun yolunun açacak gibi geliyor.Saf kan katıksız Grindcore içra eden bu arkadaşlar şarkı sözlerinide kendi dillerinde yazıyor.Resmi sitelerinde kullandıkları dili Azbukjach diye adlandırmışlar.Kanımca Çek Cumhuriyetinin bir bölgesinde konuşulan bir dil.Grubun bu tavrından da ne kadar yerel olduklarını anlayabiliyoruz.
5 kişinin yer aldığı grupta görev dağımı şu şekilde:
Vladimír Ben Beneš-Vokal
Jan Kořen Křenek-Vokal
Lukáš Lukša Bartík-Gitar
Tomáš Op Zabloudil-Bas
Petr Kozel Sarközi-Davul
Çift vokal işini fazlası ile kotarmış olduklarını söyleye bilirim.Gitar-bas uyumunun dışında,davulcu eleman Vladimir'ı tebrik etmek lazım.Oldukça leziz iş çıkarmış.Çift krosların dolgunluğu ve tam kıvamındaki D-beatleri ile yaptıkları işi kaplan gücüne çıkartmış.
Albüm kapaklarını kim çizdiyse eline sağlık.
Son dönemde underground gruplardan güzel kapaklar görmek beni gayet mutlu ediyor.
27 dakika süre gelen albüm Lecter Music Angency etiketi ile yayımlanmış.16 parçanın sıralaması ise;
1.Intro
2.Symetrala
3.Sereme na Vas!
4.Zmrd smrt
5.Skryta zvrhlost
6.Smejd
7.Pokrok zpet (Repulsion)
8.Nenazrany prasata
9.Ridka strava
10.Povolani: syn
11.Sekretarka
12.Sedivi hadi
13.Prichazi boure
14.Extreme Napalm (Napalm Death)
15.70% Lefebrin
16.Outro
Liriklerinde gene resmi sitelerinde yazana göre politikadan bahsetmek yerine savaştan bahseden gençler kanımca vakti zamanından dedelerinden panzer seslerinin nasıl olduğunu gayet iyi idrak etmişler ki müzikleri de o denli olmuş.Kısa soluklu parçalar ile grindcore'un doğasına uygun ne varsa yapmışlar.Sereme na Vas,Skryta zvrhlost,Sekretarka en beğendiğim parçalar olduğunu söleyebilirim.Extreme Napalm ve
Ridka strava kuşkusuz albümdeki m-16 kurşunu hissiyatındaki parçalar.
Kısaca başta dile getirdiğim gibi katıksız bir grindcore ortaya koymuş.Hutt,Audio Kollaps,Utopium..vb underground grindcore gruplarını dinlemekten zevk alıyorsanız,
Profesor Lefebvre-70% Lefebrin arşivinize katmanız gereken bir albüm olduğunu dile getirebilirim.
Resmi site
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
70% Lefebrin,
Albüm Analizleri,
Grindcore,
Profesor Lefebvre
22 Kasım 2010 Pazartesi
Sodom - In War And Pieces (2010)
Alman Thrash Metal Tankı Sodom yeni albümüyle karşımızda. Tom Angelripper bu sefer çok farklı bir işle geldi diyebilirim.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
In War and Pieces,
Sodom,
Thrash Metal,
Tom Angel Ripper
11 Kasım 2010 Perşembe
Disentomb (Aus) - Sunken Chambers of Nephilim (2010)
Uzak diyarların, Avusturalyanın Brutal Death Metalcilerini ele alıyoruz. Avusturalyanın sahillerinde artık kafayı nasıl bozdularsa, sarmışlar Brutal Death Metal işlerine. Hemde öle sıradan bir brutal death metal değil. Çok extreme bir anlayışa sahipler. Internal Suffering, Amputated Genitals, Litugy, Brodequin, Enmity, Purulent vb işleri kovalayan adamlar bunlar. Öyle ortalama Brutal Death Metal değil.
Devamını okuyun...>>
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Brutal Death Metal,
Disentomb,
Sunken Chambers of Nephilim
10 Kasım 2010 Çarşamba
Arson Anthem-Insecurity Notoriety(2010)

Anselmo hangi işin için de bulunduysa hepsinin ayrı bir havası ve tadı oldu ancak Arson Athem adını taşıyan son projesi gençlik yıllarına selam ediyor.
2006 da gerçekleşen Katharina kasırgasının ardından evsiz barksız kalan Mike Williams'ın Anselmo'nun evinde konaklamaya başladığı dönem,Anselmonun arşivinde gördüğü Hardcore,Crust/Punk gruplarından yola çıkarak oluşan projede,New Orleans, Louisiana ortamlarından Hank Williams III ve Collin Edgar Yeo adında bir genç çocuğu görüyoruz.
En Old Skoll Crust/Punk'ı Hardcore ve Güney'in riffleri ile karıştıran Anselmo ve arkadaşları,2008'de piyasa sürdükleri Ep'leriyle tadını damağımızda bıraktıklarınıdan olsa gerek Insecurity Notoriety daha da lezzetli geliyor.
Philip Anselmo,Hank ve Mike Williams'ın buluğunduğu bu muhteşem kadro da görev dağılımı ise;
Philip H. Anselmo-Gitar
Mike IX Williams-Vokal
Hank Williams III-Davul
Collin Edgar Yeo-Bas
Anselmo'nun Necrophagia,Viking Crown,Christ İnversion'dan gitar rifflerini gayet iyi biliyoruz ancak Hank Williams III'un hiç bu kadar klas davul çaldığını tahmin etmezdim.Mike Williams her zaman ki yırtık vokalleri gayet oturaklı olmuş.Yeo adlı bascı eleman ise D-beat ve spa spa'lara oldukça iyi eşlik eden boşlukları dolduran bir performans seyretmiş.

Anselmo'nun Firması olan Housecore Record etiketi ile piyasaya sürülen albümün dağıtımını da Sony müzik üstlenmiş.Yarım saat süren kayıtta 17 en old skollundan parça yer almakta.
1.Naught
2.Foul Pride
3.Isolation Militia
4.More Than One War
5.Insecurity Notoriety
6.Pretty Like That
7.Initial Prick
8.Crippled Life
9.Polite Society Blacklist
10.If You Heard This You Would Hit Me
11.Hands Off Approach
12.Has Been/Has Been
13.Primate Envy
14.Death Of An Idiot
15.Codependent And Busted
16.Kleptomania
17.Teach The Gun To Love The Bullet
Albüm kapağında da görüldüğü gibi taaa en eski Discharge dönemi bir kapağa sahip,albümünde ne kadar saldırgan olabileceğinin en güzel göstergesi.
Kuşkusuz bu üçlünün yaptığı her grupta olduğu gibi burada da yaptıkları müzik kesinlikle yüksek kafalara hitap ediyor.Kısa soluklu parçalarla dinleyini silkip silkip bırakıyorlar.Baştan sona tüm parçaların su gibi akıp geçtiği albüm,isyankar ve öfkeli lirikleriyle 2010'nun kanımca bayloz gibi albümlerinden biri.
Uzun lafın kısası bu tayfanın adamıysanız mutlaka kaçırmamanızı tavsiye ederim.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Arson Anthem,
Crust,
Hank Williams III,
Mark Williams,
Philp Anselmo,
Punk
5 Kasım 2010 Cuma
Anal Cunt - Fuckin' A (2010)
Uçuk kaçık, yerinde duramayan, baştan aşağıya geyik, makara yapmak için dünyaya gelmiş Seth Putnam kişisi yeni bir Anal Cunt albümüyle karşımızda.
Devamını okuyun...>>
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Anal Cunt,
Fuckin' A,
Grindcore,
Porngrind,
Seth Putnam,
Tim Morse
Undead Creep-S.T (2010)

Ülkesine göre ele aldığım ve samimiyetimi belirlediğim gruplar vardır.Kaçınılmazdır aslında bu.Pek bariz üstünde durmayız ama edindiğimiz grupların ülkelerine şöyle bir göz attığımızda bunun rahatlıkla farkına varırız.Benim için İspanyol Death Metal grupların da olduğu gibi ve hiç düşünmezdim bir İtalyan asılı Death Metal grubunu tek dinleyişte bu kadar benimseyeceğimi.
Palermo çıkışlı 4 genç 2009 da kurdukları Undead Creep adlı grubun ilk tomurcuğu olan S.T adlı demo ile karşımıza çıkıyorlar.Kendi yayımladıkları demoları da sahip kalmıyor ve Morbider'ı de bünyesinde bulunduran Dark Blasphemies Records etiketi ile 100 adet satışa sunuluyor.Kısa zamanda iyi yol kat eden Undead Creep'ın yolu açık gibi gözüküyor.

Dört kişiden oluşan Undead Creep'ın kadrsosu ise;
Giorgio-Gitar
David-Davul
Sandro-Vokal
Maso-Bass
Genç kazımacılar kanımca doğru adımla başlamışlar.İtalyan olduklarını bilmesek safkan isveç death metal diye değerlendirmek içten bile değil.Lahit'ten gelen antik Death Metal olarak yaptıkları işi özetleyen Undead Creep,demo kapağıyla da bunu onaylıyor.İtalyan spagetti çizgi romanlarını andıran çizim kapak gayet şık durmuş.
5 parçanın yer aldığı demo 14 dakika süre geliyor sırası ile;
1.Darkest Slumber
2.Final Demise
3.Summoning the Abyss Lord
4.Ritual Slaughter
5.Undead Creep
Sound olarak kuşkusuz Entombed,Dismember ve Autopsy'nın döllerini taşıyor.Grave'de yok değil hani.Hatta içine Autopsy katılmış İsveç Death Metal'i desek daha doğru olabilir.
Darkest Slumber adındaki akustik intro'dan sonra Final Dimese gayet açık ve net şekil de yaptıkları işi bizlerin kulaklarına tıkıyor.Yeraltından çıkma bir grup için pırıl pırıl bir yakıta imza atmış.Her şey çok net duyuluyor.
Summoning the Abyss Lord,Buram buram girişi ile buram buram Autopsy kokan bir parça,hatta Reifert'lı Death zamanlarında da buna benzer girişler görebiliriz.
Kullandıkları gitar tonu hemen hemen Dismember'ın kulladığına çok yakın.D-beat tarzında geçiş ve kararlı solalar da gayet zevkli olmuş.Tempolu bir parça olamasına rağmen kapanıştaki ızdırap dolu karanlık kısmı ve vokalin ekolu haykırışları ile olması gereken gibi bir old skoll death metal parçası.
Ritual Slaugther,Matti Karki tarzında vokallerin ön plan da olduğu parça grubun kanımca gelecekte yapacakları kayıtların da temel rifflerinin hepsini için de bulunduruyor.Kara büyü,vahşet ve şiddet öğelerini işleyen Undead Creep,yaptıkları müziğe de bu gaddarlığı vermiş.
Kayıtta yer alan son parça aynı zaman da grubun da ismini taşıyan Undead Creep,Tek solukta akıp giden çok tempolu bir iş.Konserler de iyi toz koparacağı kesin.
Testere tonlu gitarları,d-beat ağırlıklı davullar ve gaddar vokalli ile İtalyanın Palermosundan,kuzeyin Death Metaline selam çakan bu gençlerin ileri ki kayıtları umarım bu tatta olur.
Morbider edinip dinlediyseniz Undead Creep'ı de beğeniceğinizden eminim.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
dark blasphemies,
Death metal,
S.T,
Undead Creep
8 Ekim 2010 Cuma
Uncion - Via Tenebrae... Gloria in Excelsi(2010)
Meksika gibi bir memlekette zannımca 10 yıl üzeri DEICIDE kovalayıp acılı Taco ları kalitesiz biralarla mideye indirdikten sonra 3 kafadar bir araya toplaşırsa tutup bir de grup kurup adını UNCION koyarsa na mümkün ortaya Via Tenebrae... Gloria in Excelsi den başka bir şey çıkamazdı.
Şimdi bu blogda yazılarımı okuyanlar, dedenin bu grupla ne alakası var ki? diye de düşünebilir, yerinde bir soru ama buna en medyatik cevap: istisnalar kaideyi bozmaz, olurdu hiç şüphesiz.
Bu gençler güney Amerika ortamlarında sıkça görebileceğiniz tür ve zihniyetteki satanistlerdenmiş, işi biraz taşak ortamına da vurup kazımaya niyetlenmişler besbelli.
Şu kayda çok para harcadıklarını trilyon dolarlık tesisatla kaydetmediklerini farketmemeniz için ya takoz ya da duyma özürlü olmanız lazım ama tam da kıvamında ve ilerideki yıllar için umud veren bir iş çıkartmışlar bu yüzden tebrik etmek lazım arkadaşları.
Yeri gelmişken grubun kadrosu:
Marko Velazquez - Vokal
Xiuhtzin - Gitar
Youamitl - Bass
Alejandro Franco - Davul
Bu tiplerle yazışan bir arkadaşımızın referans göstermesi ile grubun bizzat dağıtımını da üstlendiği Via Tenebrae... Gloria in Excelsi ep si maalesef 4 şarkıdan ibaret. Belki bikaç tane daha şarkı eklenseymiş çok daha klas olacakmış ama misafir umduğu ile değil bulduğu ile kazır deyip listeyi yazıyoruz:
1.Nemesis 666
2.Praefectvs Sexagin Tasex Onis Bael!!
3.Via Tenebrae... Gloriam In Excelsi
4.In Amentia Cum Tetragramathon!
Toplam süresi yaklaşık 10 dakka süren ep de en baştaki intro, basit ama kendinden emin ve ruhlu bir atraksiyon.
Legion albümüne saygılarını sunan intro akabinde giren Praefectvs Sexagin Tasex Onis Bael!! ilk 1 dakika sonrasında hiç şaşırtmıyor ki Junior Deicide tadını bırakıyor ve tüm ep de de bu lezzet sürüyor.
Elbette hiç birisi DEICIDE elemanlarına kafa tutamaz ama işi worship gözüyle ele alınca hırs ve azimlerine hayran oluyor insan evladı.
Şarkıda klas davul performansı gözlerden ve kulaklardan kaçmıyor, ayrıca eleman güzel bir davul tonuyla işe gösterdiği önemi de vurguluyor.
Ep ye de adını veren Via Tenebrae... Gloriam In Excelsi hemen girişteki çift kros show ile çok yerli malı davulcuyu ağlatacak raddede iddalı olması ile dikkat çekiyor.
Solistin Once Upon the Cross fon müzikleri ile çok korkunç geceler geçirdim hep şeytanları ve iblis ruhlu kadınları düşledim tandanslı brutal çıkışları hakiki diyorum ki klas olmuş..
In Amentia Cum Tetragramathon da ep de bulunan klas bir çalışma.
Hatta diğer 2 işten daha farklı bir alt yapı anlayışı ile düzenlenmesi ve kimi yerlerde giren çift vokaller kanlı bir şarkı çıkarmış ortaya.
Grubun MySpace adresi:
http://www.myspace.com/uncion666
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Death metal,
EP,
Uncion,
Via Tenebrae... Gloria in Excelsi
4 Ekim 2010 Pazartesi
Semen - Disminucion De La Masturbacion Con Carne Putrefacta (2010)

Porngrind her daim varım bir de davullar makine değilse daha çok varım.Meksikalı Porn/Goregrind grubu Semen'de bunlardan biri.
2004'ten bu yana süre gelen grup aynı kadro kazımasını devam ettirmekte.
Saúl-Vokal
Koxxxynilla-Gitar
Micke-Davul

Şimdiye kadar 1 ep 1 de albüm yayımlayan Semen 2.ep lerini geride bıraktığımız aylarda yayımladı.
Dünden bugüne kendi çıtalarını biraz daha yükselten Semen Disminucion De La Masturbacion Con Carne Putrefacta adlı ep'leri ile bir adım ileri gitmişler diye bilirim.
Dünden bugüne kendi çıtalarını biraz daha yükselten Semen Disminucion De La Masturbacion Con Carne Putrefacta adlı ep'leri ile bir adım ileri gitmişler diye bilirim.

İlk ep'lerinin ardından American Line / Gore Cannibal'a geçen Semen albümün ardından 2.Ep'lerini de aynı label ile yayımladılar.Güzel bir kapağı olan ep'nin içinde ise 6 parça yer almata bunlardan biri de bu işlerin paşası olan İmpetigo'dan ''Staph Terrorist''.
1.Spasmos
2.Nekromantik
3.Le Petit Mort
4.Violación Masiva por Cadaveres en Descomposición
5.Copulación Amorfa entre Mongólicos
6.Staph Terrorist (Impetigo cover)
10 dakikalık kayıtta sapkın porn/grind severleri tatmin edecek parçalar yer almakta.
Spasmos ve Nekromantik gerçekte klas parçalar.Spasmos ağır,boğuk ve testere gibi gitarlara sahip bir parça.Parçanın son kısmında ki atak kusmayı çağrıştırıyor.
Nekromantik,Ağır bir aksak bir parça ve hatta karanlık.
Gitarlar Necrophagia-Holocasut de la morte albümün de yer alan gitarları oldukça andırıyor.La Petit Mort,Cici ölü klas parça 1 dakika'dan az süre gelmesine rağmen boş değil.
Violación Masiva por Cadaveres en Descomposición ve Copulación Amorfa entre Mongólicos,güç göstergesi gibi parçalar denilebilir.Gideri var.
Staph Terrorist,Bir çok grup tarafından yorumlanan İmpetigo parçalarını seçmeleri ile işi yokuşa sürmüşler.Kendi soundlara uygun güzel bir yorum.
Kanımca Extreme müzikteki en başı buyruk ve vurdum duymazca iş yapan tarz olan Porn/Goregrind'ın güzel bir örneği.Bu işleri koşturanların Semen'e bir göz atmalarında fayda var.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.1.Spasmos
2.Nekromantik
3.Le Petit Mort
4.Violación Masiva por Cadaveres en Descomposición
5.Copulación Amorfa entre Mongólicos
6.Staph Terrorist (Impetigo cover)
10 dakikalık kayıtta sapkın porn/grind severleri tatmin edecek parçalar yer almakta.
Spasmos ve Nekromantik gerçekte klas parçalar.Spasmos ağır,boğuk ve testere gibi gitarlara sahip bir parça.Parçanın son kısmında ki atak kusmayı çağrıştırıyor.
Nekromantik,Ağır bir aksak bir parça ve hatta karanlık.
Gitarlar Necrophagia-Holocasut de la morte albümün de yer alan gitarları oldukça andırıyor.La Petit Mort,Cici ölü klas parça 1 dakika'dan az süre gelmesine rağmen boş değil.
Violación Masiva por Cadaveres en Descomposición ve Copulación Amorfa entre Mongólicos,güç göstergesi gibi parçalar denilebilir.Gideri var.
Staph Terrorist,Bir çok grup tarafından yorumlanan İmpetigo parçalarını seçmeleri ile işi yokuşa sürmüşler.Kendi soundlara uygun güzel bir yorum.
Kanımca Extreme müzikteki en başı buyruk ve vurdum duymazca iş yapan tarz olan Porn/Goregrind'ın güzel bir örneği.Bu işleri koşturanların Semen'e bir göz atmalarında fayda var.
Devamını okuyun...>>
29 Eylül 2010 Çarşamba
Blasphemer (Ita) - Devouring Deception (2010)
Brodequin ve Gorgasm bizim düsturumuzdur. Bu adamların yolundan ölürüzde dönmeyiz diyen İtalyalı isyankar Teknik Brutal Death Metalciler yeni ep'leri ile bomba gibi geri döndü.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2010,
Albüm Analizleri,
Blasphemer,
Brutal Death Metal,
Devouring Deception,
EP
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









