Konser izlenimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konser izlenimleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010 Pazartesi

27 Haziran 2010 - Sonisphere





Bazı maddi tersliklerden kelli sadece 3. güne hatta sırf SLAYER için bilet alabildik öğle belli bir saatte stad kenarındaki kuyrukta haşlandık ve içeri girdik.
Oldukça azgın ve de enerjik bir ortam olduğu kuşkusuz.
Memleketin çeşitli yerlerinden gelmiş çok açık ara yaş farkıyla insanlar çıkan gruplar için hazır ve de nazırdı

* Anthrax:
Biz henüz Anthrax sahneye çıkmak üzereyken içeri girdik..

Joey Belladonna solistliğindeki kadro ile pek de hesapta olmayan Anthrax ı görmek büyük bir zevkti.
Scott dayıyı gayet formunda gördüm oldukça geniş ve büyük sahnede adım atmadık yer bırakmadı, hala skor adamıyım diyor adeta.
Frank Bello için ne desek az iyi ama hiç kadri kıymeti bilinmemiş pek de akıllıca oynamamış bir amerikan thrash emekçisi olarak saygılarımızı sunduk kendisine.

Grup orta karar bir ses düzeni ile hiç şüphesiz oldukça neşeli ve de enerjik bir performans ortaya koyan gruba seyirci katılımı oldukça başarılıydı.
Öyle şarkılara eşlik etmeler nakaratları peşpeşe tezahurat gibi söylemeler vb atraksiyonlar şık oldu.

Akılda kalan konser parçaları ise:

* Madhouse
* I Am The Law
* Got the Time
* Antisocial
* Metal Thrashing Mad
* Be All, End All

gibi özellikle grubun takipçilerini pek memnun edecek bir listeden ibaretti.






* Slayer:

Şüphesiz günün anlam ve önemi Dave Lombardo nun baget salladığı kadrosu ile SLAYER idi.
İlk 5 albümü birbirinden çok da ayırmaksızın hala dinleyen ben için klas bir performanstı herşeyden evvel o gün çıkan gruplar arasında en fevri en temiz ve de başarılı genel sound gene SLAYER sayesinde ortama yayıldı.
Hızar gibi gitarlar, orta karar bir bass ve de vokal üstüne eşsiz benzersiz Lombardo işin içine girince ortaya güzel bir amerikan thrash metal performansı çıktı.
Şarkıları çoğu kere ezbere bile bilen kişiye, heriflerin neredeyse kusursuza yakın performansları alenen dudak ısırttı. Seneler geçse de Slayer ve Lombardo hakatten şu alemlere iz bırakmış tipler.

Slayer in birbirinden klas setlisti:

1.World Painted Blood
2.Jihad
3.War Ensemble
4.Hate Worldwide
5.Angel of Death
6.Seasons in the Abyss
7.Beauty Through Order
8.Disciple
9.Chemical Warfare
10.Mandatory Suicide
11.South of Heaven
12.Raining Blood





* Metallica

Ülkemizde 4. kere arzı endam eyleyen sahnelerin show N.W.O.B.H.M. grubu gene kocaman dev ekranları güze ve yüksek volümlü ses düzeni envayi çeşit havai fişekli alevli yanar dönerli ekipmanları ile göz doldurdu
Adamlar mealen " show business " işini iyi biliyor senede 300 küsür gece dünyanın envayi çeşit yerinde bu işi yapmak hiç kolay değil hatta pek sık rastlanır da değil.
Henüz bir evvelki konserin üstünden 2 sene geçtiği için ısınma faslı haddinden hızlı oldu millet fena halde şarkılara hep bir ağızdan eşlik filan etti velhasılı bilindik Yerli malı metalci ortamıydı. Eğlenceli olduğu hiç şüphesiz.

Setlist ise mealen:

1. Creeping Death
2. For Whom The Bell Tolls
3. Fuel
4. The Four Horsemen
5. Fade To Black Play
6. That Was Just Your Life
7. The End Of The Line
8. Sad But True
9. Welcome Home
10. All Nightmare Long
11. One
12. Master Of Puppets
13. Blackened
14. Nothing Else Matters
15. Enter Sandman
16. Breadfan
17. Trapped Under Ice
18. Seek & Destroy











Devamını okuyun...>>

10 Temmuz 2010 Cumartesi

2-3-4 Temmuz 2010 Unirock İstanbul Fest




İstanbul özellikle bu yaz canlı performans yatağı haline gelmiştir pek çok sene boyunca görmeyi hayal bile edemediğimiz grupları canlı ve kanlı izleme olanağımız oldu.
Unirock 2010 özelindeki bu yazı şahsi ilgilendiğim gruplar üzerine kurgulanmıştır.

Aynı zamanda Unirock 2010 fetiş bayan popülasyonundaki artışı da işaret etti bizlere.
Bu işlerin bir çözümü olmalı, aynen o Recep İvedik III de olduğu gibi ortalık naylon(fileli) çorap yanığı kokmuşsa o temmuz sıcağında yakıcı güneşin altında kapkara latexler kocaman / artık resmen diz kapağını da geçmiş../ postallar ve kalın tabanlarından çıkan gacırtılar manasız aksesuarlara kadar işlerin seviyesi düşmüşse vay Türk cocuğunun haline ..

Cannibal Corpse:

Kelimenin tam anlamıyla konser ortamlarındaki bikac yegane death metal kazıma makinesiymiş bizzat canlı izleyerek şahit oldum, bir nevi umreye gittim geldim sıcaktan bayıldım Paul dayı kazımaları rüzgarıyla serinledim.
Corpsegrinder bundan böyle nazarımda "Boyun Adam" olarak anımsanacak. Kafa direk gövdeye monte edilmiş bir canavar izledik konser boyunca apaçi helikopteri pervanesine kafa tutan tormentor hareketini heç eksik etmedi.

Make Them Suffer
Gutted
Sentenced to BurN
Hammer Smashed ..
oradaki ekserisi fetiş takılan hatunlara ithafen Priests of Sodom
Stripped Raped..
The Wretched Spawn
I Will Kill You

gibi şarkılarda gırtlağı zirve yaptı bikaç şarkıda mikrofonu gagaladıysa da ağamız paşamızdır kendisi.
Alex hacouyu benzeri video ya da dvd lere göre biraz kasılmış gördüm Pat O'Brien ise ayaklı karizmaydı. Sahneye çok yakışıyor böyle bir elemanın fanı olmak ise gurur veriyor bana.







Belphegor:

Cehennem başkonsolosları sahneye çıkış saati yüzünden kısmi bir cehennem maketi ile karşı karşıya iken bile enfes bir kazıma ziyafeti verdi bizlere.
Metal arşivinden öğrendiğimize göre ismi Martin "Marthyn" Jovanović olan davulcu ağar sikti attı ortamı herşeyden evvel.
Pek çok davul sevdalısına ayaküstü uzun ve tehditkar kazıma dersi veren elemana saygılarımızı sunmak boynumuzun borcu.
Helmut zannettiğimden çok daha şakacı ve sıcakkanlı bir eleman imiş bunu da gördük.
Sık sık futbol tezahuratına benzer işlere girdi milletin gönlüne iblis dölü bırakmasını da bildi.
Bu sayede seyirci katılımı da görülmeye değer bir şey oldu adamların performansı da cabası. Kısmette bu da varmış amk.
Setlistten akılda kalanlar,

Bleeding Salvation
Stigma Diabolicum
Soaked in Blood
Bondage Goat Zombie
Hell's Ambassador
Veneratio Diaboli - I Am Sin
Lucifer Incestus

oldu.



Entombed:

İlk 3 albümden sonra önce merak listemden çıkmış araya giren grupla hiç ilgilenmediğim senelere nispet yaparcasına adamlar enfes bir sahne koydu ortama.
Böylesi leş zor bulunur. Vokalist Adam olan insan benzeri organizma Lars tüm cinsel organlarını sergiledi kustu tükürdü sümkürdü kısaca toplum hayatında ne ayıplanırsa gerçekleştirdi. Kanımızca kafası kelimenin tam manasıyla taşak gibiydi..
Son çaldıkları efsane albüm LEFT HAND PATH ile aynı ismi taşıyan parça da festival ortamının zirve anlarından biriydi, gene sitenin üşengeç yazarlarından Mad Butcher in kan ter içindeki hali görülmeye değerdi.

Stranger Aeons
I For An Eye
When in Sodom
Damn Deal Done

gibi şarkıları da hakkıyla çaldılar. Sanırım aynı zamanda festivalin en yakışıklı sahne adamlarından birisi olan basscı da özellikle hanımlardan pek ilgi alaka gördü.



Heaven Shall Burn:

Festivalin en enerjik en şaşırtıcı süprizlerinden birisi de HSB oldu.
Vokalist Marcus un samimi sıfır göt kalkıklığı saygıda kusur etmeyen tavırları herkesin en azından sempatisini kazandırdı.
Feci moshpit denen hadiselerinden birisi gerçekleşti. İstanbul da böylesi herhalde bundan sonra da zor bulunur. İnsanlar şarkıları bilsin bilmesin enerjisine kapılıp azarken grubun sahnedeki ortaya koyduğu performans dudak ısırtacak kadardı.
Davulcu Matthias Voigt un çift kros ve zil showları ise eşsiz ne de olsa Alman grubu.
Son albüm Invictus introsu ile başlayan setlist yaklaşık 10 tane dinamit gibi şarkıdan ibaret oldu aklımda en kalanı ise Antigone dan The Weapon They Fear oldu.
Bunun yanında

Voice Of The Voiceless
The Omen
Endzeit
Awoken

gibi şarkılar grubun türü hakkında pek çok adama ibret i alemlik bir ders oldu.

Dark Funeral:

Gene birinci şarkıyı kaçırsak da 2. de girebildiğimiz bir konserdi
Daha doğrusu elemanların sahnede durgun hallerine tezat fazlasıyla bm manasında kazımalı bol satanik bir sahnesi vardı grubun en azından İstanbul da.
İmparator Magus Caligula iyice şişmiş maymunlar cehennemi gorili gibi faülleri ile iç gıcıklatıcıydı grubun beyni gitarist Lord Ahriman ise pek klas pek sakin takıldı aralarda azdıysa da gecenin tadını çıkarır gibiydi.
Cümle alem kolpanın ezbere bildiği My Funeral ı takiben klas parçalardan,

Stigmata
Attera Totus Sanctus
Atrum Regina
Goddess of Sodomy
The Birth of the Vampiir
Thus I Have Spoken
Bloodfrozen
An Apprentice of Satan

gibi şarkılar dinlenmeye değerdi.



Obituary:

Ve elbette death metal in efsane albümlerine imza atmış Obituary deki ağabeyler..
Daha soundcheck te bile davulcu Donald dayı için ne biçim bir özen göstermeleri sayesinde heyecanın zirvesini hissettik zira sahnenin uzak ara kahramanı gene kendisiydi. Soliste ezelden beri aslan yavrusu derdim yüzümü kara çıkarmadı tüm konser kükredi.
Gitarist Trevor Perez benzerine Fatih, Çarşamba semtinde rastlayabileceğimiz kocaman kaba sakalları ve yüz ekşitmeleri ile hafızalara kazındı.
Santolla için aynı hazzı alamadım emme o da klas bir abimiz, temiz temiz solosunu attı gitti o V yaka tişörtüne hasta oldum.
Bikaç ufak tefek ses sistemindeki arıza bile adamların gazını kesmedi.
Feci bir kasvet gösterdiler ağar aksak şarkılarla yaka paça yoldurttular buna rağmen bismillah girişteki:

Find the Arise
Threatening Skies
Chopped in Half / Turned Inside Out

potporisi ile azdırmayı bildiler.

Setlistten akılda kalan,

List of Dead
Blood to Give
On the Floor
Slow Death
Evil Ways
Dying
The End Complete
Slowly We Rot

adlı parçalardı.

Umarım devamı gelir, gene böyle envayi çeşit cihazla kafaları kırar parçalar bu canlı performansları bikaç kere daha izleriz.

Selametle..






Devamını okuyun...>>

30 Mayıs 2010 Pazar

25 Mayıs 2010 Deicide@Istanbol Kabusu



Okuyuculara herşeyden evvel şunu belirtmek gerekiyor
açıkcası son 24 saat kala gene bu blog yazarlarından MadButcher herifi ile konuşana değin bu organizasyonun gerçekleşmeyeceğini düşünmekteydim.
Aynen, nette forumda vs yerde haber ve yorumlarında yazanlar gibi
ha iptal oldu ha iptal olacak, son güne kadar beklemekte fayda var safsataları ile çok da gaza gelmeden olan biteni izledim.
Akabinde üstte yazdığım telefon görüşmesiyle çıkıp bir biletix gişesi buldum.
Hakatten de biletin üstünde DEICIDE yazıyordu.


Akıl sağlığı göz önüne alındı, derin bir de nefes alındı ve beklemeye koyulduk.
Organizasyondaki herkese eğrisi doğrusu neyse bu geceyi yaşattıkları için teşekkür etmemiz gerekiyor ve ediyoruz.


Güzel bir evde toplandık haribo çetesinden eksikler olmaasına çok da aldırış etmedik viski vs herşey genelde hızlı ve seri shotlar ile bünyeye depolandı.
Biraz problemli bir leptap ile gerek youtube klipleri gerek arşivdeki parça ve gruplar sırayla tekrar ve tekrar hatmedildi.
Babofet rümuzlu yazarın ACABA DEICIDE, INCANTATION COVERLAR MI gibi sorularına maruz kalsak da gene kafaları kırmaya azami gayreti sarfetmekten hiç geri kalmadık.
Evden çıkınca da gene problem bir taksi söförüyle kah didişerek kah gülüşerek mekana varabildik..


Maalesef ilk şarkı kaçmış, 2. parça ortasında ben direk davul makinesi
Steve Asheim dayının yan kısmında kendisini net görebileceğim bir pozisyona konuşlandım ve kabusun ta göbeğine dalmış oldum..

Şimdi çıtırlar tarafından bıkbık edilmesin deyyu gene en başta belirtiyorum tam sırasını anımsamamakla beraber grup,


Dead but dreaming
Death to jesus
Dead by dawn
Kill the christian
Serpents of the light
Trifixion
Sacrifical suicide
Homage for satan
Once upon the cross
Scars of the crucifix
Desecration
Not of this earth
They are the children of the underworld


vs vs gibi belki de adını şu an anımsayamadığım bombalarıyla İstanbul'da Taksim'de oradaki bir avuc death metal en azından DEICIDE seven sayanlarına muhteşem bir gece yaşattı.

Sses düzeni çok muhteşem olmamakla beraber güzeldi tam net görememekle beraber takribi 100 150 kişilik tayfa da mekanda katılımcıydı.
Pek cok şarkıda gruba eşlik edildi nakaratlar propagandavari bir gaz ile söylendi.


Elemanların içinde hepsine tek tek bakıp sahne performanslarıyla hasret giderirken itiraf etmem lazım en fazla Steve dayıdan etkilendim.
Yılların eskitemediği hatta zirvelere taşıdığı adam cümle aleme kondisyon tuşeli ve nizami death metal davulu çalmanın inceliklerini uygulamalı olarak gösterdi.
Öyle leyleği havada gören para sıçan tipler olmadığımız için ne yurt dışına cıkmışlığımız ne de falanca fest filanca feste gitmişliğimiz var böyle düşününce şu ana kadar canlı dinlediğim zirve death metal performansına şahit olmanın hem ürküntüsü hem de huzuru böyle karışık şeyler kaldı hafızada.


Adamlar safkan konser grubu, çok sempatik çok "cool" adamlar kimileri her ne kadar sahnede Glen abimizin bir taşkınlık yapacağından şüphelendiyse de cok babacan seyircisini kucaklayan bir Benton ile karşılaştık.
Ne cok satanik genc varmış,
Hail Sathan tezahuratlarına istinaden Benton'un sadistce bir kahkaha atması vardı o iş gecenin zirve gazlarından birisi oldu.
Adanalı dobralığı ile küfür kafir beddua en çirkefce küfürlerden hakaretlerden ibaret şarkı sözleri yazan Glen aynı zamanda da bir kez daha ne kadar iddialı ve başarılı bir bass / vokalist olduğunu milletin tepesine vura vura gösterdi.
Oturup pc başında şarkılara karaoke yapıp bana kafa tutamassınız akıllı olun.. mesajı bu tipler tarafından kanımca çok net alındı ve hazmedildi.

Fotoğraf işine gelince, şahsım o teknik donanımlardan yana eksik olduğundan şu an henüz bu konserden foto yok bunlarla idare edeceğiz artık..










Devamını okuyun...>>

18 Ocak 2009 Pazar

Napalm Death İstanbul konseri 10.01.2009





Başta böle bir duyum aldığımızda inanmamıştık ancak gerçekleşmiş olması bizi oldukça mutlu etti.O gün için en güzel haribolarımızı depoladık.Bin bir engele rağmen konser için uygun şartları kendi içimizde sağladıktan sonra geri sayım artık başlamıştı.Kemancı barda gerçekleşen bu muhteşem konsere sölenene göre 350 biletli izliyci varmış.Ancak ben öle bi kalabalık göremedim.Gargamelin birinci yaş günü dolayısıyla düzenlediği bu konser haribocular için unutulmaz bir gece oldu.


23:00 civarı sahne alan napalm death ezdi geçti.Kavurdu.Ses sistemi diğer izleiğim konserlere göre gayet iyidi.Tek solukta okuyup geçtiler diyebilirim.Parça sıralamasını tam olarak hatırlamıyorum nette bulamadım ancak aşağa yukarı şunları çaldılar.

weltschmerz
sink fast let go
instinct of survival
unchallenged hate
suffer the chıldren
fatalist
continuing war on stupidity
necessary evil
diktat
on the brink of extinction
its a mans world
form enslavement to obliteration
harmony
when all is said and done
scum
life
the kill
greed killing
you suffer
unfit earth
nazi punk fuck off
siege of power

Davulun son ayaları yapıldıktan sonra sahnede ilk yerini alan Danny herrera oldu.Şöyle bir krosları yokladı.O an kalp atışlarımın sesinin dışa vurumuydu adeta.Ardından Shane Embury,Mitch Harris ve Barney Greenway kanlı canlı kazımaya başladılar.
Ard arda bombaları 1:30 saat boyunca durmaksızın napalmleri üstümüze yağdırdılar.Barney arada bir konuşmak istesede konser alanındaki izliyicinin çoşkusundanmı desem,yaşadığı hazdanmı desem lafı kısa tutup.Alın O zaman dercesine kükremeye devam etti.
Mekanın küçüklüğünden olsa gerek fazla mosh,pogo olmadı yada ben öndeydim.O nedenle arkada olup biteni görmedim.Ben kitlenmişcesine büyülü gözlerle napalm death izliyordum sadece.
Kücüçük sahnede bukadar çoşkulu ve enerjik bir performans dahada etkiliciydi.Aklıma bir ara çok sevgili miezsko geldi.O esnada you ''suffer'' diye haykırdı barney.Etkilenmemek elde değildi.
Sıra ''nazi punk fuck off ''geldiğinde barney bizden bunu gurrurla haykırmamızı söledi.Ayaklarım yere basıyordu ama ben gök yüzündeydim.Rüya gibi bir konserdi.Artık veda vakti geldiğinde onlarda fazla istekli değildiler aslında.Kesmemiş gibi gözüküyordu yüzlerinden.Bir daha davet edilirlerse gelicekleri kesin gibi kanımca.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails