Old School Death metal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Old School Death metal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Nisan 2014 Cumartesi
Autopsy -Tourniquets,Hacksaws and Graves (2014)
Eğer Autopsy'le tanışmadıysanız onların her albümü death metal dinleyenler için ya da yeni dinleyecekler için bir başlangıçtır. 1987'de başlayan kanlı şovlarına bir dönem ara verseler de Chris Reifert ve arkadaşları yaşlandıkça daha ürkütücü bir hale geliyorlar.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2014,
Albüm Analizleri,
Autopsy,
Chris Reifert,
Death,
Death metal,
Hacksaws and Graves,
Horror,
Old School Death metal,
Tourniquets
6 Mart 2014 Perşembe
Morfin-Inoculation (2014)
Birileri zaman mekan makinesini icat edip,death metalin ölüm kadar soğuk olduğu yıllardan bu çocukları toplayıp günümüze getirmiş.2010 yılından beri aktif olarak eski tarz death metal icra eden dörtlünün zaman kavramları tartışmasız 1989-1993 arası bir zaman diliminde takılı kalmış.Ne yalan söyleyeyim yaptıkları müzikle beni benden aldılar.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2014,
Albüm Analizleri,
Death metal,
Morfin,
Morfin-Inoculation,
Old School Death metal
17 Şubat 2013 Pazar
Tyrant Goatgaldrakona-Horns in the Dark (2013)
Tyrant Goatgaldrakona Macar metal müziğinin yeni isimlerinden.Şubat ayının ilk günlerinde yayımladıkları Horns in the dark adlı ilk albümleriyle oldukça şeytani bir death metal icra etmişler.
Devamını okuyun...>>
17 Aralık 2012 Pazartesi
Orloff-Apparitions Among the Graveyard Skies (2012)
Amerika'nın bir çok bölgesinde metal müziğin türlü halleri uzun yıllardır boy göstermekte. Güneyli tarzlarının da tamamiyle metal müziğin içine dahil olmasıyla Louisiana bölgesinden de bir çok grup karanlık diyarlara adım attı. Orloff da bu topraklar da yeni filizlenen bir bataklık bitkisi gibi.

Albümün genelinde aynı tarzda bir yapı hakim.Çok köklü sololar var James Murphy sololarının andırmakta.Hatta zaman zaman Death'ın giriş ve geçişlerini andıran rifler mevcut.Bunu en iyi temsil eden parça ise '' Paralyzed Entities '' .
Klavye çoğu zaman Organ tarzında.Bu da o Gotik/korku edebiyatının ve sinemasının müziğe yansımasında oldukça etki yaratıyor.Özellikle '' Nine Eternities in Doom '' adlı parça Vincent Price'ın meşhur filmi The Abominable Dr. Phibes (1971)aldıkları konuşmayla da korku izleyicilerinin gönlünde taht kuracak cinsten.
Grubun kadrosu:
Waldemar De Marnac-Bas/Vokal
Coffin Fiend-Davul
Assassin-Gitar/Vokal
Alucarda Bellow-Vokal
Farklı vokal tarzları da grubun yaptığı müzikteki bir diğer öne çıkan yön.Old skoll death metal icra eden bir çok yeni çıkışlı gruba nazaran,bu tarz bir kaç farklı vokali ve bol çift kroslu kullanımıyla daha etkili bir hal almış.
1.Intro: Vampire Circus
2.Cobwebbed and Decayed
3.Crimson Deathshroud
4.House Where the Beast Dwells
5.Count Orloff Has Risen from the Grave
6.Thrall of the Death's Head
7.Nine Eternities in Doom
8.Paralyzed Entities
9.Apparitions Among the Graveyard Skies
10.The Needful Revenge of Arthur Grimsdyke
11.Chamber of Chills
12.Master of the Morbid
13.Outro: The Mummy's Tomb
Günümüz de old skoll death metali böle yozlaştırmadan farklı şekillerde ele alan gruplar olması gerçekten taktir edilecek bir durum.Özellikle de korku sinemasından beslenmesi daha gaddar işler ortaya çıkartıyor.Albümde diğer alıntı süslemeleri olan parçalar ise Master of the Morbid ve The Mummy's Tomb.1942 yapımı Lon Chaney J.'ın mumya'yı canladırdığı yapım Outro'a ismini vermiş aynı şekilde filmden bir kaç replik yer alıyor.Master of the Morbid ise unutulmaz Legend of Hell House filminden bir replik bizleri karşılıyor.
Bir süredir keyifle dinlediğim bu albüm hem korku filmi sevenlere hemde death metalin ölülerine tavsiye edebileceğim bir albüm.
Haribo Puani:I am already...DEAD !
Lord Magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
13 Ekim 2011 Perşembe
Broken Gravestones-Let Sleeping Corpses Lie (2011) Ep
Death Metal elçisi olan Kam Lee'ı çeşitli ülkelerin gruplarıyla dinlemeye alıştık.2008'de kurulan Broken Gravestones adlı grup ile bu kez İspanyadan korku ve vahşet salıyor.
2008'de bir araya gelen grup 2009 da grubun adını taşıyan Broken Gravestones adlı demonun ardından karşımıza Let Sleeping Corpses Lie Ep'si ile geldiler.Bende cadılar bayramına günler kala bu kayıtı sizlere tanıtmayı uygun gördüm.
Old skoll Death Metali beklenen gibi tüm karanlığıyla icra eden grup Sevared Records etiketiyle altında Ep'lerini yayımlamışlar bonus olarak da demo'u altına eklemeyi ihmal etmemişler.
Intro: Sounds from the Manchester Morgue
Let Sleeping Corpses Lie
The Rising Dead
Zombies Don't Run
Kam Lee'nın önderliğinde ki grup da tanıdık isimler yer almakta.Gruesome Stuff Relish elemanları olan Santiago Argento ve Noel Kemper yer almaktalar bunun dışında David Arias adlı davulcunun ilk grup çalışması.
David Arias-Davul
Santiago Argento-Gitar
Noel Kemper-Gitar/Bas
Kam Lee-Vokal
Ep ismini unutulmaz zombi filmerinden Breakfast at Mancester morgue aka Let's sleeping corpse lie'dan almış.Kapakta bir o kadar korku çizgi romanlarından fırlama.Durum böyle olunca müzikte de o küf ve çürümüşlük hissediliyor.David Arias'ı ilk defa dinliyor olmama rağmen davul başında çıkardığı işleri beğendim.Özellikle The Rising Dead parçasında çok güzel bir giriş yapmış.
Ep'nin atmosferi Celtic Frost-Morbid Tales'ı andırıyor.Tabi ki daha tempolu ve tok bir kayıt.Kam Lee underground tavrını her zaman ki gibi burada da sürdürmüş.Bu Ep'den anlaşılan yakın zamanda bizleri bir Broken Gravestones albümünün beklediği.
Son olarak kesinlikle Old Skoll Death Metal dinleyicisine hitap eden bu kayıt,kesinlikle uzun süre sıkmadan dinlenebilecek bir iş.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
11 Ağustos 2011 Perşembe
Persecutor-Bestial Overkill (2011)
2005 yılında bir araya gelen üç kazımacı gencin ürünü olan Persecutor,ilk albümleri olan Bestial Overkill ile güzel bir başlangıca imza attı.
Polonyalı grubun tam manasıyla old skoll thrash/speed/death/crust etkilerini birini bir arada bulundurması,83-86 dönemine zaman mekan yolcuğu yapmamıza neden oluyor.Bariz bir Sodom,Venom ve Motörhead etkilenmesinin yanında Vomitor vari riffleri de kulak arkası edilecek cinsten değil.
Üç kişilik grup kurulduğu günden beri aynı kadro işlerini yapmaya devam etmeleri istikrar göstergesi dışında işlerin rayında olduğununda göstergesi.
Wilku - Bas
Rachu - Davul
Noctural Persecuter - Vokal/Gitar
Grup elemanları hakkında net olarak konuşmak gerekirse hepsi üstüne düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiş.Nizami çalmışlar.
Time before time records etiketiyle yayımladıkları albümlerin de 9 parça bulunmakta.Post-apokaliptik kapak ve Mad Max'ın en harbici düşmanı Night Raider worship introsuyla süsledikleri albümde yer alan parçalar sırasıyla,
1. Battlerape
2. Possessed by Speed
3. Mental Wars
4. Liars
5. Ironfist Dictatorship
6. Darkened Call
7. Bestial Overkill
8. Venom of Deceit
9. Ancient Conjuration
Destruction'nun ilk dönem ki havasına yakın bir hali olduğunu da eklemek lazım.Tabi vokaller hariç.Karanlık,savaş,ölüm ve günahkarlık hakkında söylemleri olan grup,lirikleri melodilere tam oturtmuşlar.
Battlerape ve Possessed by Speed parçaları oldukça gaddar hele ki giriş introsunu ilk duyduğum an grup hakkında duyduğum tüm şüphe ortadan kalktı.Mental wars,gayet oturaklı bir thrash/death parçası gırtlaktan yaptığı vokaller ve balyoz davullar ile etkili bir parça.Lairs girişiyle dahi klasik bir alman thrash metal parçası.Girişin ardından gelen old skol death riffleriyle rengini belli ediyor.Bütünüyle aynı çizgi de ilerleyen albüm old skoll tarz seven herkes hitap etmesi bir yana kayıt kalitesiyle de tatmin edici.Ironfist Dictatorship,tam bir Possessed parçası.İlk albümleri olmasına rağmen başarılı bir iş çıkaran grubun kanımca tek eksik yönü fazla tek düze olmaları.Thrash tabanlı müzikte fark ettiriyor.
Son olarak kesinlikle geçmişin barından kopup gelmiş edalarıyla Persecutor uzun süre adlarından söz ettirecek gruplardan biri olarak gözükmekte.
Haribo Puanı: OLD SCHOLL
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
25 Mayıs 2011 Çarşamba
Autopsy-Macabre Eternal (2011)
On altı yıl sonra ölüm,karanlık ve gore en saf haliyle karşımızda.
Bunca yıl aradan sonra tekrar Autopsy'den yeni bir albüm dinlemek mutluluk verici.Abcess'ın son albümü ve ard arda gelen 2009 single ve 2010'da ki Ep bu albümün habercisiydi.Macabre Eternal,Autopsy'nın dağılmadan önce ki Shitfun albümünün bir nevi devamı niteliğinde olmuş.Gerçi Shitfun Abcess'e ön hazırlık gibi olsa da benzerlik gösteriyor.
31 mayısta raflarda yerini alacak olan albüm Peaceville record'un internet sitesinde satışa sunulmaya başlandı.
The Tomb of the Within (2010) ep'sinde Danny Liker'ın yer alması sevindirici bir mevzu olmuştu ancak Macabre Eternal 'da Reifert ile birlikte daha önce Abcess'de çalışmış olan Joe Allen yer alıyor.
On iki parçanın yer aldığı albüm toplam bir saat beş dakika süre geliyor.
1.Hand of Darkness
2.Dirty Gore Whore
3.Always About to Die
4.Macabre Eternal
5.Deliver Me from Sanity
6.Seeds of the Doomed
7.Bridge of Bones
8.Born Undead
9.Sewn into One
10.Bludgeoned and Brained
11.Sadistic Gratification
12.Spill My Blood
Uzun bir albüm gibi gözükse de su gibi akıp geçiyor.Autopsy'nin gaddarlığıyla zaman kavramı kayboluyor.Chris Reifert bu albümün kaydı için yeni bir davul seti kullanmış.Dile getirdiğine göre eski tama setinin yerini dolduramaz diyor.Albümün kapak tasarımı ise büyük ihtimal Reifert ait.
Albümün giriş parçası adı gibi insanı karanlığın derinliklerine itiyor.Alçalıp yükselen vokalleriyle çok ilkel bir death metal parçası.Dinsiz imansız hırıltılar ve yüksek tempolu old skoll kazıma albüm kapağında ki havayı fazlasıyla hissettiriyor.Dirty Gore Whore,Autopsy'de duymaya pek alışkın olmadığımız bir riffle açılıyor.Oldukça eğlenceli bir parça.Konser de coşturacağı kesin.Always about to Die,Autopsy'nin adına yakışan bir parça ismi.Başka bir grupta olsa belki sırıta bilirdi.Senelerdir ölümün karanlığını beyinlerimizde işkence edercesine kazıyan Autopsy,All about to Die adlı parçada da bunu gene tekrarlıyor.Klasik bir Autopsy baş yapıtı.
Albümün adını taşıyan parça Macabre Eternal alışık olduğumuz bir Autopsy parçası.İkinci dakikadan sonra muhteşem bir havaya bürünüyor.Deliver Me From Sanity'de devamı niteliğinde birine bağlı parçalar.Seed of Doom,Brige of Bones ve Born Undead albümün taşıyıcı parçaları.
Bu üç parça da ilerleyen zamanlarda in the grip of winter,Service for a Vacant Coffin gibi uzun yıllar unutulmayacak parçalardan.
Son bölümde yer alan parçalar ise tabi ki de karanlık ve şiddet dolu.Özellikle Swen Into One adlı parçanın giriş bölümünden sonra ki kısmı ve harika solosu süper.Sadistic Gratification oldukça uzun bir parça.on bir dakikalık bu parça tam anlamıyla kasvet tohumu.Son bölümüne doğru giren çığlıklar daha da ölümcül bir hale sokmuş.Spill my Blood albümün kapanış parçası.Tempolu ve gaddar olan bu parça ilerleyen yıllar için yeni albümlerin geleceğini gösteriyor.
İşin bir diğer yanı Autopsy bir çok tekrar toplanan gruplar gibi bir kaç bin dolar daha kazanmak için yeniden toplanan furyanın grubu olmaması.Death metal'ı en çiğ ve ölümcül haliyle yeniden kulaklarımıza taşıyan Reifert ve arkadaşları biz dinleyenleri gene derin çukurlara atıp karanlığa gömdü.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2011,
Albüm Analizleri,
Autopsy,
Chris Reifert,
Macabre Eternal,
Old School Death metal
24 Mart 2011 Perşembe
20 Mart 2011 Pazar
Repuked - Pervertopia (2011)

İsveçli yeni gruplar dan biri olan Repuked çokta farklı olmasa da işini nizami yapan ve son dönem old skoll death metal gruplarından ayrı bir işe imza atmışlar.
2007'de kurulan grubun ilk stüdyo albümü Pervertopia geçtiğimiz günler de raflar da yerini alırken son da olmayacağını gösteriyor.
Autopsy,Entombed,Dismember ve Repulsion'un ilk zamanlarına götürüyor ancak D-beat ve punkla birlikte.Old skoll death metalin içine D-beat ve punk etkileri katarak yeni olmasa da son dönemin gruplarından bir adamın farklı bir şey yapmayı başarmışlar.
En başta bu tarz işlere yol açan Chris Reifert'ın bir diğer grubu olan Abcess'ı fazla fazla andırdığı kaçınılmaz.Hatta ilk kuruldukları dönem de Davul/Vokal olmuş olması da kaçılmaz Autopsy etkilenmesinin sonucudur.
Pervertopia albümü itibariyle grup'un kadrosu:
Rob West-Bas/Vokal
Richie Rimjob-Gitar/Vokal
Nicke Shit-Gitar/Vokal
Kinky Stieg-Davul

45 dakika süren albümün Soulseller Record etiketiyle yayımlanmış.
1.Chemically Wasted
2.Gag!
3.Mental Vomit
4.Pervertopia
5.I Wanna Puke On You
6.Brainboiler
7.Standing By The Roadside...
8....Fucking Something Dead
9.Morgue Of Whores
10.Orgasmic Death Deliverer
11.Toxic Constipation
Albümün kapağı oldukça karışık ve silik.En eski vintage çekimleri andırmakta.Şarkı sözlerinde ise her türlü sapkınlık ve ahlaksızlığa yol veren grup özellikle kusma mevzusunu takıntı haline getirmişler.
Kirli soundlarını kusmukları ile bulayan elemanlar,riffleriyle de bunu hissettiriyorlar.Özellikle Gag! adlı parçada vokal yapan 3 eleman okurken bir yandan da kusmaya çalışıyorlarmış havası var.Bu parça da bulunan solo da gayet şık.Hatta böyle bir gruptan beklenmeyecek kadar şık.Mental Vomit,Pervertopia,I wanna puke on you ve Brainboiler birbirini takip eden parçalar gibi.Mide mevzularıyla alakalı ne kadar olay varsa bahsederken araya kendi hayalleri olan Pervertopia'ı da sıkıştırmayı unutmuyor.Tüm sapkınların serbest olduğu bu ütopya da kazımayı da eksik etmiyorlar.

Stand By the Roadside,kusmuk seslerinden oluşan bir intro.Nattefrost'un kini hatırlamak elde değil dinlerken.Albümün diğer kısmı kanımca bu intro dan sonra başlıyor.Kustuk artık gore işlere bakabiliriz.Diyerek Fucking Something Dead,Morgue of Whores,Orgasmic Death Deliverer,Toxic Constipation adlı parçalar ile sapkın olduğumuz kadar da gaddarız diyorlar.Son parça olan Toxic Constipation,alışa geldiğimiz Death/sluge tarzında bir kapanışla bizleri vedalıyor.8 dakika süren bu parça pekte öyle matem havasında değil.
Old skoll death metal'ı D-Beat ve Punk'a kendince yorumlayan Repuked kanımca 2011'ın yer altından gelen en güzel kayıtlarından biri olmaya daha baştan aday.
Mypace
Resmi Web Adresi
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2011,
Albüm Analizleri,
D-beat,
Death metal,
Old School Death metal,
Pervertopia,
Punk,
Repuked
12 Mart 2011 Cumartesi
Baphomet (US,Utah) - Children of Doom (2010) [comp]
Karşımızda bu ismi ilk kullanan Utah, Salt Lake Sea menşili Baphomet duruyor. 87”de kaydedilen tek demoluk grup, kendilerini satanizme adamış ve geçtiğimiz sene compilation şeklinde aynı parçaları outro ve bir tane interlude eklenmiş halde saldılar bu vahşeti üzerimize. Bu toplama çıkmadan evvel 4 gözle arıyordum yarı yıl kadar bir süredir, lakin hiç izine rastlamıyordum net alemlerinde. Dersimize iyi çalışırız. Bizim işimiz böyle göz nurları nete sızdığı vakit, hiç zaman kaybetmeden tüketmektir. Doğrusu burada tüketmekten daha fazla yapılacak bir materyaller olduğundan… Bir tur döndürdükten sonra bir de siz bakın… Buradaki işler sizi tıpkı köprü altlarında yaşam mücadelesi veren tinerciler gibi aç hissetmenize neden olur.
Grup proto-death/thrash yapmış olduğunu daha ilk parçadan belli ediyor. Death metal kadara kazımalı bir iş var karşımızda. Ben parçaları playliste attığım an, ilk evvel alışılmamış parça uzunlukları dikkatimi çekti. Ve ister istemez acaba kazımaya az mı yer ayırmışlar diye geçirdim içimden. Tam aksine burada verilen her dakikanın emeği fazlasıyla verilmiş olduğuna şahit oluyorsunuz ! Baştan sona bir kıyım şeklinde ilerleyen katliyam makinası var karşınızda. Nefesinizi bir soluk alıp tutarsanız, inanın bırakacak an gözlemeye kalkışmanız çok yersiz olur. Gitar yapılarında kazımanın önüne geçilmeyecek derecede progresif bir yapı mevcut. “Hoppalaa” demeyin hemen ! Gitarlar genellikle hızlı çalındığından ve bayma noktasında bir abukluk denenmeye kalkışılmadığı için çok da olgun durmuş. Yani öyle teknik yapacam, bir riffte 10 adet nota basacam gibi sidik yarıştırmalara girişilmediği için takdire şayan bir iş çıkmış.
Orj kadro bozulmamış;
Mark Earl - Vokal, Gitar (Death Cry)
Mike Mulholland - Bas (Slaughterchrist)
Paul Gilbert - Davul (Death Cry)
Bu zalimlerin parçaları da;
1. Children of Doom
2. Evil Witchery
3. Death Cry (The Ultimate Downfall)
4. Satanic Feast
5. Necromancy
6. Untitled/Track 6 (Screaming)
Gitar riffleri akılda kalıcı, ve kompozisyonlar sağlam biçimde biçimlendirilmiş. Yalnız sololar biraz gömülü olduğu için dikkatinizden kaçabilir, oysa ki gerçekten iyi sololar atılmış. Solo attım mı attım koy gerisine şeklinde bir tutum yok, özenildiği belli. Ses olarak davulun altında gömülü kalmıyor, ve tüm riffleri takip edebileceğiniz kadar net bir kayıt olmuş. Riffler birbiri ardına riff bombardımanına tutuyor sizi, sürekli olarak uyarılıyorsunuz yani. Organik mi organik, karanlık mı karanlık. Leadler uzun tutulmuş, ve iyi olduklarından çok da iyi etmişler. Bazı riffler gerçekten karanlık havayı çok vurucu bir biçimde yansıtmış. Konseptin hakkını vermiş diyebilirim gönül rahatlığıyla. Artık böyle müzik yapmıyorlar ne yazıkki…
Davulları ilk parçada duyar duymaz, ortalamadan iyi bir davulcu olduğunu anlıyorsunuz. Hele ki “Necromancy” parçası baştan sona gitar olarak da davul olarak da ejekülatif bir parça. Durmak bilmeyen, ucu bucağı belli olmayan ölümüne kazımadan ibaret. İlk dinlediğimde yere yapıştırmıştı, ve hala da etkisini kaybetmiş değil. Hayet saymaları, ve sıkça kullanılan blastbeatler, çift kros kazımaları klasik kazımaların vazgeçilmezi olduğundan, sadelikten vazgeçmemişler.
Bası derinden olsa da rahat algılayabliyorsunuz. Gitar tek olduğundan gitarın ardı hiç boş kalmıyor, devamlı olarak güçlü bir ses sirkülasyonu var grupta. Old skool işlerin olmazsa olmazı bas enstrumanı ön planda olmasa da yerini şeklini almış.
Vokal ise yarı death metal vokal hali, yırtık ama öyle yüksek sesle naralar atan gibi değil. Mille’nin birazcık daha brutal halini düşünün, sanırım yakın olmuş olur.
Sözler alabildiğine satanizmin dibine vurmuş, bu kapaktan da çok belli. “Death cry (The ultimate downfall)” parçası satanik ritüel alemlerini hatırlatırcasına yarı halde fısıldayarak münfirit sözler söyleyen bir şahıs var. Outro da acı dolu yakarış ve gazaba uğramışların feryatları birbirine geçmiş olarak duyuyoruz.
Kapakta ayakta duran tek elinde uzun bir sopa tutan Lucifer, hemen önünde düşmüş 2 meleğe bir şeyleri şart koşarcasına bir kompozisyon görüyorum.
Grubu old skool işler peşinde koşturanlar, keçicilikte çok varım, varımı yokumu alın diyorsanız, bu grup tam sizlik. 666% gerçek underground işi.
Devamını okuyun...>>
2 Mart 2011 Çarşamba
Karanlık Çöktüğünde

Merhaba sevgili Extreme Haribo oyucuları.
Karanlık çöktüğünde adındaki listemizde,boba ile sizler için seçtiğimiz;bizce en karanlık olan Death metal albümlerinden bahsedeceğiz.
Lord Magius'un seçtikleri
Autopsy-Mental Funeral (1991)
Obituary-Cause of Death (1990)
Grave-Soulless (1994)
Morbid Angel-Covenant (1993)
Necrophagia-Holocaust de la Morte (1998)
Boba'nın seçtikleri
Incantation - Upon the Throne of Apocalypse (1995)
Winter - Into Darkness (1990)
Fleshcrawl - Descend Into The Absurd (1992)
Cianide - The Dying Truth (1992)
Infester - To The Depths, In Degradation (1994)
Bu yapmış olduğumuz liste asla en iyiler olarak algılanmamalıdır.Sadece kişisel seçimlerden ibarettir.
Autopsy-Mental Funeral (1991)
Chris Reifert'ın yaptığı tüm işlerin karanlık olması bir yana,Autopsy-Mental Funeral gerçekten adı gibi albümdür.Zihinsel olarak dinleyeni diri diri gömer.Albüm kapağıyla da anlamsız kabusları anımsatmaktadır bana.Albümün ilk saniyesinden son saniyesine kadar o ölüm karanlığı ve soğuklu fazlası ile hissedilmekte.12 parçanın yer aldığı albüm kesinlikle Death metal tarihindeki zihinsel olarak en ızdıraplı albümdür.

Incantation - Upon the Throne of Apocalypse (1995)
Büyük üstat Craig Pillard'ın ve takım arkadaşı Jim Roe'nun ayrılmadan önce çıkarttığı eser... Kanımca Incantation'da gerçekleştirdiği en karanlık albümüdür. Gerek vokali, gerek mezar taşı öptüren gitarıyla ölülere adeta bayram niteliği taşıyan gerektiğinde kazımaları eksik etmeyen bir albüm sonuçta, değerini cenazelerde çokçana anımsamamız gereklidir diye düşünüyorum

Obituary-Cause of Death (1990)
Müzik piyasasında bir çok kardeş ya da ikiz olmasına rağmen Tardy kardeşler kadar ruh hastası olan zor bulunur.Daha sübyan yaşta Death Metal'in en karanlık işlerine imza atmaları nasıl bir çocukluk dönemi geçirdiklerine dair çeşitli teoriler üretmemize neden olsa da Cause of Death albümü her şeyin açıkça kanıtıdır.Atmosferik intro-outro ile gerçekten ölüm nedeni olacak bir albümdür.Başta Chopped in Half olmak üzere,Body Bag,Find the arise,Turned inside out,Dying... kısaca albümdeki tüm parçalar tek başlarına bir ölüm nedenidir.Tardy kardeşlerin eşi benzeri olmayan performanslarının yanı sıra James Murphy'nın de soloları da ayrı dikkat çekmektedir.
Dip not:Bu albümü bana özel kıldığı için BARBARELLA'a sonsuz sevgi ve teşekkürlerimi sunarım.
Winter - Into Darkness (1990)
Autopsy'den sonra türünde sayacağım ağzımdan çıkacak 2. grup: Winter'ın "Into Darkness" efsanesi... Bu albümün havası bana her zaman nükleer kıyamet sonrası yaşamın hissini vermiştir. Çaresizlik, umut arayışları, bencillik ve tükenmenin ardından gelen derin bir uykuya dalış... Müzik boyunca sanki soluk almıyorsunuz ve zaman akmıyor, hipnotik etki altına alınıyorsunuz. Derin uykuya yatmadan tadılması gereken "bir"
Grave-Soulless (1994)
İsveç Death metal'ı adına benim için değişmez bir numara olan Grave,Soulless adında ki albümüyle tempo olarak liste de yer alan diğer albümlerden bir derece yüksek olsa da karanlığı eş değerdedir.Sürükleyici krosları ve karanlık vokali ile şahsımın değişmez albümleri arasında yer alır.Albümün adını taşıyan parça ne kadar tempolu ve gaz olsa da sözleri bir o kadar karanlık ve şeytanidir.

Fleshcrawl - Descend Into The Absurd (1992)
Almanyadan çıkmış "en iyi" death metal albümüdür kesinlikle. Esrarlı sololarda Autopsy etkisi olduğu kendini gösteriyor sere serpe... Düşük hızlı tempo arası kanın damarda durmaması için elinden geleni ardına koymayan bir albüm baştan sonra. Bakır nefesli leş vokali durumla çok iyi örtüşüyor. Bu albümden sonra ucuz bir Bolt Thrower kopyası oldular sonra da Dismember... Ama bu "Descend Into The Absurd" dinlediğinizde travmalara yol açarak, kafanızda saç arıyor hale getirebilecek bir potansiyeli vardır

Morbid Angel-Covenant (1993)
Death Metal'in en büyüklerinden biri olan Morbid Angel'ın tüm albümleri arasında beni en çok karanlığa sürükleyen kesinlikle Covenant.Her zaman yaptıkları işin en iyisine imza atan Morbid Angel,Covenant albümüyle de bunu sürdürmüştür.David Vicent'ın bu albüme özel çaldığı 5 telli bas ve Azagtoth ile Sandoval'ın şeytani besteleri albümü benim için ayrı bir yere koymakta.World of shit,Sworm to the Black ve The Lions Den albümde ki en dikkat çekici parçaların başını tutmakla birlikte grubun en meşhur parçalarından biri olan God of Emptiness'te bu albümde yer almaktadır.
Cianide - The Dying Truth (1992)
Diğer bir Death/Doom ustaları... Birinci sınıf olmalarına ramak kalan bir albüm, basların yetersizliğinden çeken bir albüm. Lakin müziğiyle bu durumu oldukça kotarmış diyebilirim. Baştan sonra akıcı biçimde dinleten, derin, ızdıraplı brutal vokaliyle ölümle kıyasıya mücadelenin içinde olduğunu size veriyor albüm. Kesinlikle türün klişelerinden uzak bir yapıt.

Necrophagia-Holocaust de la Morte (1998)
Death metal'ın kanımca karanlık olduğu kadar bir o kadar da korkunç olan albümlerindendir Holocaust de la Morte.Necrophagia'nın ilk albümünden uzun yıllar sonra Killjoy'un kara mesih Anselmo ile irtibata geçmesinin ardından dünyamıza cehennemin derinliklerinden gelen albüm,korkunun her yüzünü old skoll Death metal'ın karanlığıyla en güzel harmanlanmış albümlerinden biridir.Eşi benzeri olmayan albüm listenin en dikkat çekici kayıtlarından biri olmakla birlikte hayatımı karanlığa gömen albümlerin arasında da yer almaktadır.
Infester - To The Depths, In Degradation (1994)
Bu albümü dinlediğimde bulunduğum yerin kesinlikle yeryüzü olamayacağına inandırabilmiştim kendimi, etkisi hiçbir zaman kaybolmadı. Guttural vokal çeşitliliği bol karanlık havayı bozmayacak raddelerde brutal vokaliyle de sadistik, gaddar parçalara eşlik eden becerikli bir vokale sahip. Kesinlikle daha önce böyle birşey duymadığınıza garanti verebilirim, bu çok net !
Bu listeye sizlerde eklemelerde bulana bilirsiniz.xtrm4haribo@gmail.com adresinden bize mail atarak bu ve benzeri listelere katkıda bulunabilirsiniz.
Lord Magius ve Boba tarafından hazırlanmıştır.
Haribo Extreme Culture aittir.
Devamını okuyun...>>
30 Ocak 2011 Pazar
Offal Röportajı

Brezilya'dan Splatterfest. Offal ile yeni röportajımız.
Öncelikle merhabalar!!!Röportajı kabul ettiğiniz için teşekür ederiz.
Old skoll death metal adına daha temiz kayıtlı bir albüm yapmışsınız avrupa da ya da amerika da olan yeni çıkışlı türdaşlarınıza göre.Tepkiler nasıl albüm adına?
André: Wohhh, insanlar yeni albümümüzle oldukça eğleniyorlar ! Yorumları almaya başladık ve gerçekten iyi oluyor ! Yeni malzeme eskisinden biraz daha farklı ve çoğu kişi bir gelişme veya onun gibi birşey olarak görüyor fakat diğerleri evvelki işlerle de devam etmekte... Sonuçta işlerin gidişatından oldukça tatmin olduk !
Kayıdı nerde yaptınız ve Ne kadar süre aldı? Kayıt aşamasında herhangi bir zorluk yaşadınız mı ?
Tersis: Kayıt süreci 2009 martından kasımına AvantGarde Studio'da yer aldı. (Curitiba/PR - Brazil) Sanırım zaman bize bazı güçlükler getirdi: o sırada, herkes özel ve profesyonel yaşamıyla meşguldü.. Web sayfamızdan da görebileceğiniz üzere, davulları kaydettikten sonra tellileri kaydedene değin birkaç ay aldı. Bildiğiniz üzere davul saatlerce ince,zahmetli ayarlar gerktirir. (temizleme, dengeleme, metrenomla beatleri kuvvetlendirmek) Tüm kayıt sürecinin 10 vidyosunu kaydettik. Hepsini “The Slasher (Ob)sessions”da sitemizde (http://www.offalgore.com/the-slasher-obsessions/) ya da YouTube kanalından (http://www.youtube.com/offalgore) izleyebilirsiniz.
Albüm kapağı ve lirikleri gayet başarılı buldum ve hatta albüm içi fotografıda yüzümü güldürdü(vhs kasetleri ve patlamış mısırlar).Korku filmlerinden esinlendiğiniz şarkılarda nelere dikkat ediyorsunuz?
Tersis: Yorumunuz için teşekkürler.. Bu bira bağımlısı splatstick gore film delisinin yaşamı işte, hehe. Bu senaryoyu kafamızda uzun zaman önce yarattık ve albüm içeriğiyle mükemmel uyum sağlıyor. Sanırım biz her zaman bu eski atmosferi, Death Metal köklerinden ve birşekil bu konseptleri korku estetiğini almaya çalışıyoruz.Kompozisyon süreci esasında zihinlerimizin sunulacak konseptte yoğunlaştığı tutulma sürecidir.
Sanırım albümde yer alan bir parçanın sözlerini Elektrokutioner tarafından yazılmış. Nasıl irtibat geçtiniz?
André: İrtibata geçtiğim ilk an neredeyse 2 yıl önceydi, onun birkaç grubundan malzeme aldığımda, fakat sözleri bizim için yazmamızı öneren arkadaşımız Billy Nocera idi (RAZORBACK RECORDS/SCAREMAKER). Bize harika korku sözleri hakkında kimin yardım edebileceğini sorduğumda Wayne ile irtibata geçmemi söyledi, ben de öyle yaptım. Ne istediğimiz hakkında ona anlattım, ve o iki müthiş söz buldu Feast for the Dead ve Onslaught of Dismemberment parçalarında kullanmamız için. Gelecek çıkışlarda umarım ki onunla tekrar çalışırız ! tüm gruplarına bakmaya çalışın fakat özellikle the wizard of gore Stevo do Caixão ile olan TOMBSTONES'a, ARGHHH !

Geçtiğimiz günlerde Elektrokutioner'ın grubularından biri olan decrepitaph ile split yayımladınız. Daha dinleme fırsatım olmadı.Sound olarak 2.albümünüzle aynı seviyedemi?
André: Tabii, Bu çıkışdaki parçalar, ANATOMIA ile olan 7 inçlik splitimiz gibi Macabre Rampages And Splatter Savages'dakilerle aynı zamandan. Daha ürpertici, korkunç ve rahatsız edici, mezardan Old-skull Death Metal, bakın ! Siparişler: www.grindblockrecords.com
Yakın zamanda herhangi bir konser ya da turne planı var mı ?
Tersis: Sonraki aylarda planladığımız birkaç konser var. Bu konserler kendi memleketimizde ve diğerleri de yakın eyaletlerde yer alacak. Özellikle daha önce çalmadığımız yerlerde daha çok "canlı" konserlere çıkmaya bakıyoruz bu sene !
Trailer of dead klibi gerçekten çok iyi.Bence kısa film olarak bir festivale girse derece alabilir. Klip'ın oluşumu nasıl gerçekleşti?
Tersis: Teşekkürler. Çalışma takımı sadece bir haftası vardı organize etmeye ve vidyo klip kaydına gerekli malzemeleri üretmek için. Çok yoğundu, başladığından beri. Vidyo klip oldukça yüksek sayıda zombi filmlerinden ilham alındı, özellikle Fulci'nin kültü olan "Zombie", sözler ana ilham olan. Birinci yasal vidyo klibimiz hakkında çok özel bir cevap aldık, yayınlandığında 500 izlenme ya da yıl içerisinde biraz daha fazla olmasını istemiştik ve sadece 9 ay sonra 3.300 den fazla izlenme oldu, yayınlandığından beri, harika! Özel kımıl kımıl bir site yaptık tüm Trial of the Undead vidyo üretimiyla ilgili, tüm detaylar,resimler ve genel bilgi için:
http://www.trialoftheundead.com
Yaptığınız Medleyler oldukça başarılı ben özellikle Autopsy medleysini çok beğendim. Hail Autopsy Hail Chris Reifert. Bu fikir nasıl oluştu?
André: Eski provalarda birkaç gruptan cover yapmaya alıştık, bunlar: IRON MAIDEN,DEATH, DESTRUCTION, SODOM, MERCYFUL FATE, SARCÓFAGO, NAPALM DEATH ve tabiiki AUTOPSY! O zaman, AUTOPSY'nin 3-4 parçasını baştan sona çaldık, aynı zamanda orj grup kurucusu Daniel Azevedo (bugünlerde IMPERIOUS MALEVOLENCE ve AXECUTER'da) çaldığımız tüm AUTOPSY parçalarının sadece bir bölümüne medley yapma fikri vardı... Sonuç daha iyi olamazdı ve bizim en büyük ilham kaynağımıza saygı sunmanın en iyi yoluydu ! Bu medley canlı set listimizde sabit bir ismi var, biz çalarken moshcular delirdi ! Efendilere Selamlar !
Son albümde bir çok enstürmantal parça yer alıyor.Fakat bir parça var ki albümdeki en sevdiklerimden biri Deep Red - The Blood Is Running Cold.Gayet güzel bir fikir.Nasıl hayat geçirdiniz?
André: Bazı kült korku filmlerinden soundtracklerini almaya her zaman çalışırım, hepsinibulmak o kadar kolay olmuyor zira... Deep Red'in soundtrackini dinlediğimde sanırım yüce Goblin'in soundtrackini Death Metal versiyonunu yapmak çok hoş olur... Tersis'e bu plan hakkında bahsettim fikri beğendi ve biz de parçayı seçtik ! Tüm işi o yaptı, orjinal olan versiyonu. Ve biz de çıkan sonuca gerçekten şaşırdık, enfesti ! Birçok kişi bunun hakkında soruyor bir başka soundtrack parça yapacak mıyız diye, fakat biz hala bilmiyoruz ney çıkacağını, 3. albüm için 2012'de ya da daha sonraları çalışmaya başladığımızda düşünüp karara varacağız!Grubun ilk günlerine döndüğümüzde gelişim ve değişiminiz olumlu yönde gözüküyor.
Bize biraz da o günlerden bahsedebilirmisiniz?
André: İyi arkadaşlar arasında proje olarak başladıydık sadece, büyük planlarımız ya da iddialarımız yoktu o sıra: sadece birkaç parça yaptık (çoğu debut albümümüzde)) ve zamanımızın çoğunu cover çalarak geçirdik ! Ve yaptık... Sadece neredeyse 1 sene sonra bazı arkadaşlara göndermeye başladık ve bu yolda iyi arkadaşımız Renzo'dan davet aldık, kendi şirketi The Hole Productions!'a . Daha yeni başlamıştı şirketinde o sırada ve ilk albümümüz onun ilk çıkışıydı !
Size ilham kaynağı olan grupları hangileri?
André: Wohhh, gerçekten cevaplayamam bunu, tonlarca grup var ilham kaynağı olan, fakat AUTOPSY ve IMPETIGO en büyükleridir tabii !
Son dönemde takip ettiğiniz gruplar hangileri?
André: Şuanda oldukça Hooded Menace, Undergang, Grave Ritual, Burial Invocation,Stench of Decay, Vacant Coffin, Decrepitaph, Krypts, Skeletal Spectre, Revolting, Scaremaker, Coffins, Acid Witch, Grave Desecrator, Catacumba... dinliyorum.
Tersis: Günümüzün sözde Brutal Death Metal grupları hakkında, hoşuma gidiyor fakat gerçekten sevmiyorum. Daha çok eski Death Metal ruhunu alan gruplarda varım. Ayrıca diğer metal türlerini de severim; Black, Thrash ve NWOBHM gibi.

Birazda korku filmleri hakkında laflıyalım. Favori korku filmleriniz hangileri?
André: Wohhh adamım, gerçekten belirtmek için çok fazlalar !
-Brezilyada korku sektörü gayet iyi.Özellikle son dönemde çekilen bazı zombi filmleri ve José Mojica Marins'ın muhteşem klasikleri yer alıyor.Bence Coffin Joe başlıça korku karakterlerinden beri dünya çapında.Siz ne düşünüyorsunuz?
André: Ohhh evet, Coffin Joe (Zé do Caixão) yaşayan efsanedir ve biz Brezilya'ya gelmesinden gurur duyuyoruz. Yaptığı herşeyi kesinlikle bayıldık, ve bazı klasik prodüksiyonları; A MEIA NOITE LEVAREI SUA ALMA, ESTA NOITE ENCARNAREI NO TEU CADÁVER, O ESTRANHO MUNDO DE ZÉ DO CAIXÃO, O DESPERTAR DA BESTA – RITUAL DOS SÁDICOS gibi ve tonlarca fazlası dünya çapında gerçekten kültler !
Bakın: http://www2.uol.com.br/zedocaixao/index.html. Ona saygılarımızı gelecek çıkışlarımızda sunmamız için ciddi planlarımız var, tabii ! Ayrıca diğer çılgın kült Brezilyalı yönetmenler;Cardoso, Petter Baiestorf, Rodrigo Aragão, Fernando Rick and Gurcius Gewdner !
Lucio Fulci'nin gore adına dünyada sineması adına yeri ayrı aynı zamanda death metal içinde böyle olduğunu düşünüyorum. Sizce fulci'nin en iyi yapımı hangisi?
André: Genious !
Favori korku filmi yönetmenlerin hangileri?
André: Belirtmek için çok fazlalar !
Sikiş kadar hızlı kısım;
Horror: Flix
Death Metal: Sonsuz tutku
Gore: Kazıma !
Zombiler: Beyinlerrr !
Brezilya: 3.dünya !
Amazon: Biyo-kutsallık
Yamyamlık: Ekstrem
Sadizm: CREAMPIE tarafından yakında mümkün !
Haribo: Pelte beyinler
Offal: Deri parçalayan Death Metal
Son olarak röportaj için tekrardan teşekür ederim.Fanlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı ?
André: Desteğiniz için çok sağolun ! SADECE orjinal malzeme almaya çalışın ve süzme MP3 indirmecilerini heryerden def edin !
Tersis: Bizi desteklediğiniz için çok teşekkürler. Offal hakkında daha fazla bilgi için, yasal web sayfamızdan ulaşabilirsiniz: http://www.offalgore.com/ ya da MySpace'den:http://www.myspace.com/offalgore. Bizi izlemeye bu kanallarda devam edin çünkü her zaman haberlerleri ve grup hakkında bilgiyi güncelliyoruz. Kan soğuk akar...
Çeviri:Boba
Extreme Haribo Culture'ye aittir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Death metal,
Elektrokutioner,
Offal,
Old School Death metal,
Röportajlar,
Splatterfest
27 Ocak 2011 Perşembe
Zombie Attack no:1 Rise From Graves Complation

Entombed-Living Dead
Death-Zombie Ritual
Impetigo-Breakfast at the Manchester Morgue
Cannibal Corpse-The Undead will Feast
Terrorizer-Dead Shall Rise
Necrophagia-Season of the Dead
Tankard-Zombie Attack

Devamını okuyun...>>
21 Ocak 2011 Cuma
Offal Interview

Splatterfest from Brazil.Our new interview with Offal.
Firstly hi to everyone! Thanks for accepting our interview request.
1.You did a cleaner recorded album in the name of old skull death metal compared to the new congeneric comers from us or europe. How were the reactions off the album?
André: Wohhh, people are really enjoying the newest full-length album! We’re starting to get the reviews about it and it’s being great! New stuff is a bit different from the previous one and most people comment about it as an evolution or something else but others keep enjoying the early stuff too, so… at all we’re very satisfied that how the things are going!
2.Where did the recording take place and how long did it take ? Did you had any difficulties during record session ?
Tersis: The recording process take place on AvantGarde Studio (Curitiba/PR - Brazil) from March to November/2009. I think time was something that has brought some difficulties to us: at that time, everyone was so busy with personal and professional life... as you can see in our website, after we recorded the drums, it took some months ‘till we could record the strings. As always, drums requires hours of laborious adjustments (cleaning up, equalizing, snapping beats with metronome). We recorded 10 videos of the whole recording process. You can watch them all on “The Slasher (Ob)sessions” in our web site (http://www.offalgore.com/the-slasher-obsessions/) or in our YouTube channel (http://www.youtube.com/offalgore).
3.I found the lyrics and cover art quite successful and even more lp inlay photo made me pleased (VHS tapes and pop corns). What at most do you give value on your horror movie influenced songs ? Whom belongs the cover art ?
Tersis: Thank you for the comment... that’s the life of a beer addicted splatstick gore movie lover, hehe. We created this scenario in our minds a long time ago and it fits perfectly with the album context. I think we’re always trying to get this old atmosphere, from Death Metal roots and somehow to connect these concepts with the horror aesthetics. The composition process is actually an immersion process where our minds are focused in the concept to be represented.
4.I think lyrics on one of the song on your album has written by Elektrokutioner. How did you contact with him ?
André: First time I get in touch with him was almost two years ago when I purchase some stuff of his several bands but who recommended him to do that lyrics for us was our friend Billy Nocera of RAZORBACK RECORDS/SCAREMAKER. When I asked him about who could help us with some great horror lyrics he said to get in touch with Wayne, so I did. I told him about what we want and he did two awesome lyrics for us for Feast for the Dead and Onslaught of Dismemberment songs. We hope to work with him again for some future releases, sure! Try to check all his bands but especially TOMBSTONES with the wizard of gore Stevo do Caixão, ARGHHH!
5.Not so long time ago, you released a split with Decrepitaph, which is a band of many bands of Elektrokutioner. I haven’t yet listen to it. As for sound is it close to your second album ?
André: Sure, the tracks on this release as our split 7”ep with ANATOMIA are from the same studio sessions of Macabre Rampages And Splatter Savages, more creepy, horrific and disturbing Old-skull Death Metal from the grave, check it! Orders: www.grindblockrecords.com
6.Will there ever be any gig or a tour plan in near future?
Tersis: We have some gigs planned on the next months. These gigs will take place in our hometown and some other cities at some nearly states. We are looking forward to play more “live” gigs this year especially at some places where we haven’t played before!
7.Trial of the Undead clip is indeed greatly done. I think if it ever participates in a festival, it could get a good degree.
Tersis: Thank you. The work-team had only a week to organize and to produce all the stuff needed for the video clip recordings. It was very intense, since the beginning. The video clip was higly inspired on a huge amount of zombie’s flix, especially on Fulci’s cult one Zombie, where the lyrics got the main inspiration. We got a very special response about our 1st official video-clip, when it was published we would like to do 500 views or few more in a year and after only nine months we did more than 3.300 views since it was published, great! We made a special hot-site about the whole Trial of the Undead video production with all the details, pictures and general info: http://www.trialoftheundead.com

8.The Medleys you did are quite well done, I especially loved the Autopsy one. Hail Autopsy Hail Chris Reifert. How did this idea get a life ?
André: On our early rehearsals we used to play several covers for several bands including IRON MAIDEN, DEATH, DESTRUCTION, SODOM, MERCYFUL FATE, SARCÓFAGO, NAPALM DEATH and of course AUTOPSY! That time we have played three or four AUTOPSY’s full songs, so the original band founder Daniel Azevedo (nowadays on IMPERIOUS MALEVOLENCE and AXECUTER) had the idea to do a medley featuring just a part of the whole AUTOPSY’s trax we played, so… the result couldn’t be better and it was the best way to homage our greatest influence ever! This medley is a constant name on our live set list, moshers got insane when we play it! HAIL MASTERS!
9.There are many instrumental songs taking place on your last album. But there is a special one form e Deep Red - The Blood Is Running Cold. Quite a nice idea. How did this happen to come out ?
André: Well, I’m always trying to get the sound tracks of some cult horror flix I’ve enjoyed, it’s not easy to find at all but… when I got to listen that Deep Red’s sound track I think that would be great to do a Death Metal version of some track of that mighty Goblin’s soundtrack, so… I said to Tersis about this plan, he enjoyed the idea and so we choose the track! He did the whole work on it, making the version for the original one and we got really surprised with the final result, awesome! Many people comment about it and ask us if we’ll do another soundtrack song but we still didn’t know what will be, we’ll choose it only when we start to work on some new stuff for a possible 3rd full-length CD, 2012 or later!
10.On early days of the band, I see improvements and changes in a good way. Can you tell us about those early days a bit ?
André: We started just as a project between some good friends, we hadn’t any big plans or pretensions that time: we just did some songs (most are on our 1st full-length CD) and we spent most time playing covers! So, when we got the chance to record that trax, we’ve asked for ourselves, why not? So we did and… only after almost a year we started to send it to some friends and on this way we got the invite of our great friend Renzo to put it out thru his label The Hole Productions! He was just starting the label that time and our 1st s/t CD was his 001 release, just great!
11.From which bands do you take inspiration ?
Andre: Wohhh, I really couldn’t answer to it, tons of bands could be considered an inspiration for us but AUTOPSY and IMPETIGO are the greatest ones for sure!
12.Recent bands you actually are interested of ?
Andre: Well, I’m currently listening a lot to Hooded Menace, Undergang, Grave Ritual, Burial Invocation, Stench of Decay, Vacant Coffin, Decrepitaph, Krypts, Skeletal Spectre, Revolting, Scaremaker, Coffins, Acid Witch, Grave Desecrator, Catacumba…
Tersis: About these so called Brutal Death Metal nowadays, I like it but I don’t really love it. I’m more into bands that take that old Death Metal spirit. I also like many other metal genres, like Black, Thrash and NWOBHM.

13.Lets move into horror movies, whats your favourite ones in genre ?
André: Wohhh man, really too many names to mention!
14.In Brasil horror sector is already great. Especially some zombie flicks that recorded recently and the awesome classics of José Mojica Marins. Coffin Joe is one of the major horror character in world wide in my opinion. What do you think ?
André: Ohhh yeah, Coffin Joe (Zé do Caixão) is a live legend and we’re proud that he comes from Brazil. We absolutely loved all that he did and some classic productions as A MEIA NOITE LEVAREI SUA ALMA, ESTA NOITE ENCARNAREI NO TEU CADÁVER, O ESTRANHO MUNDO DE ZÉ DO CAIXÃO, O DESPERTAR DA BESTA – RITUAL DOS SÁDICOS and tons of more are really cult ones worldwide! Check it: http://www2.uol.com.br/zedocaixao/index.htm. We have some real plans to homage him on some of our future releases, sure! Also try to know about other demented Brazilian cult directors as Ivan Cardoso, Petter Baiestorf, Rodrigo Aragão, Fernando Rick and Gurcius Gewdner!
15.Lucio Fulci is extraordinary and unique in the name of gore in worldwide scene, at the same time I think it’s the same about Death Metal too. What’s the best to name for about Fulci ?
Andre: Genious!
16.What’s your favourite horror movie directors?
André: Too many to mention!
Fast as fuck section:
Andre:
Horror: Flix
Death Metal: An endless passion!
Gore: Grind!
Zombies: Brainsss!
Brazil: 3rd world!
Amazon: I don’t care!
Cannibalism: Everybody needs to eat!
Sadism: Fun
Haribo: ???
Offal: Butchered organs, entrails, viscera, giblets...
Tersis: Tough question
Horror: Real
Death Metal: Macabre
Gore: Violence
Zombies: Coming soon, from a graveyard near you...
Brazil: Landscapes
Amazon: Bio-diversity
Cannibalism: Extreme
Sadism: Available soon by CREAMPIE!
Haribo: Jelly Brains
Offal: Flesh ripping Death Metal!
17.Lastly thanks again for the interview. Is there anything you wanted to say to your fans ?
André: Thankxxx a lot for your support and for the great intie! Try to get ONLY original stuff and fuck-off all wimp MP3 downloaders everywhere!
Tersis: Thank you very much for supporting us. If you wan’t more information about Offal, just access our official website http://www.offalgore.com/ or our MySpace http://www.myspace.com/offalgore. Stay tuned on these channels, because we’re always updating with news and information about the band. The Blood is Running Cold...
Belongs to Extreme Haribo Culture
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Death metal,
İnterview,
Offal,
Old School Death metal,
Splatter
20 Ocak 2011 Perşembe
18 Ocak 2011 Salı
Ignivomous - Death Transmutation (2009)
Avustralya'nın yanlış yaptığı sık görülmez, hele bir de NWN etiketliyse....
Carnage, Grave, Dismember gibi grupların, yani İsveç death metal soundunun oluştuğu dönemlere (87 - 89) bir worship söz konusu durum var Ignivomous'da. Grup 2006 yılının yarısında kurulmuştu, ve 2009'da death metal türünde şüphesiz yılın en gaddar albümünü piyasaya sürdüler: "Death Transmutation".
Grup İsveç'in old skool krallarına gitarların ilk saniyesinden saygılarını sunduğunu kemiklerinizin içine nüfus eden sonik patlamalarla bunu "fazlaca" anlatarak ambale ediyor sizi. Bu sound "Into the Grave" i düşünün, ve en az x2 daha sertini gaddarını düşleyebiliyorsanız düşleyebiliyorsunuzdur. Gitarlara devam etmeden kadroya bakalım;
Jael Edwards - Vokal/Bass (Accursed (Aus), Exercitus)
Sean Hinds - Gitar (Earth (Aus), Cryptal Darkness, Exercitus, Urgrund, Zero)
Chris Broadway aka Chris Volcano - Davul, Vokal (Abominator, Deströyer 666, Destruktor, Denouncement Pyre, Urgrund)
Gitar yapısı karanlık riffler içeriyor tıpkı Inkan ve Immo'da olduğu gibi, bunun dışında Immo'nun kaotikliği abartıya kaçmadan kullanılmış diyebilirim, yani öyle bayık bir tekniklik söz konusu değil. Böyle olduğu için hızar oğlu hızar gitarları takip etmek yer yer güç olabiliyor, özellikle son sürat koşturulan yerlerde eğitimsiz kulaklara bulanık gelmesi olağan. Tonlar savaş satırlarını andırıyor adeta, Dismember'daki gibi ince ve keskin değiller. Bunun durdurak bilmeyen ardı arkası kesilmeyen izole şeklinde fırtına estiren gitarlar gayet kalın ve beyin amcıklaması geçirmenizde davul ile yarışır.
Yüksek tempo giden gitarlar beklenmedik anlarda kesilip, bir başka hastalıklı rifflerle bağlanıyor. Uzun parçalar bu durumda vaktin nasıl geçtiğini hissettirmiyor bile dinleyiciye. Kimi yerler ise doom metal yavaşlığında atmosferi güçlendirmede büyük rol oynamış, bu yerlere sık rastlamıyoruz ve tadında kullanıldığı aşikar.
Parçaları görelim;
1. Hedonistic Pain Ritual
2. Death Transmutation
3. Noneuclidean Maelstrom
4. The World Upon Nihil
5. Beckoned to a Global Tomb
6. Bereft of the Intelligible Realm
7. Alchemy of Suffering
Evet gitarlar old skool kovalayanların takdir edeceği gibi lağıyıyla icra edilmiş zincirlemelerden oluşmakta, lakin sololara biraz özenilebilirdi, şimdi davula gelelim;
Davulcu "Volcano" lakabıyla gerçekten bir kaos havası estirmekte albümün başından sonuna tavizsiz trampet dövmeleriyle, insan hiçmi yorulmaz eh dedirtiyor. Acayyip saldırgan tarzının altında farklı farklı partlar döşemiş, bu hızını kesmeye engel olmamış. Dur durak bilmeyen twinlerleriyle çeşitli zil atraksiyonları, senkoplarıyla beraber bu güçlü sounda çok iyi uyan bir ton da elde edilmiş. Kısa kısa blast koşturmaları parçalara hararet katmış ve uzun parçalarda kullanıldığında ise dikkatleri koparmamak adına başarılı olunmuş diyebilirim.
Basları çalan kişi vokalci aynı zamanda, Cronos Dayı'nın "bulldozer" bas dediği bu olsa gerek. Neredeyse tıpkı "Into the Grave" deki gibi, geçtiği toprakları talan edip, bitki örtüsü ne var ne yok kökünden kaç kat altını kazayan cinsde süregelmiş. Basa bu albümde doyacaksınız.
Vokalci müziğe iyi bir hava katmış. Derin, karanlık bir okuyuşu var amcanın. Ses olarak Craig Pillard'a biraz benzetilebilir. Okuyuşu hızlı denemez, yer yer uzatmalar, cümle sonlarında da brutal tünellemeler gibi bağrışlar yakalayabilirsiniz. Okuyuş anlaşılır biçimde gayet.
Grup sözleri okkültizmden almakta ve bunu bir şekil ayin vari dizilişiyle kapaklarına yansıtmış. Kapakta bir ayinin başlayışından önce kıdemli birinin beklendiği, zamanın durduğu, kasvetli birt ortam betimlenmeye çalışılmış gibi.
Sevenler, sevmeyenler; bu işi nydm ciler sever. Bu işi karanlık takipçiler sever. Modernciler uzak dursun yeter.
Devamını okuyun...>>
7 Ocak 2011 Cuma
Winterwolf - Cycle of the Werewolf (2009)
Demilich elemanlarından 2 tanesi İsveç Death Metaline sararsa nasıl olur? Bence güzel ve sıradışı olur.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
2009,
Albüm Analizleri,
Cycle of the Werewolf,
Death metal,
Demilich,
Old School Death metal,
Winterwolf
13 Aralık 2010 Pazartesi
Death-Scream bloody Gore (1987)

Death metalin şuan bulunduğu konumdan yıllar öncesinde fitili ateşliyen isimlerden biri olan Death-Scream bloody gore.Nasıl kazırım?,Bir kazımacı nasıl müzik yapmalıdır? v.b. gibi soruların cevabını en baştan vermiştir.87 de yazılan kullanma kulavuzuna şuan deathcore bile etklenmiş.Gelişimi siz düşünün.
Mutilation demosunun kaydindan bir sene sonra Chris Reifter ile bir lise dj niin anonsu ile irtibata geçen Chuck Schuldiner aradığı davulcuyu ve kader arkdaşını bulmuştu.Öyle ki bu iki isimin death metalin temel taşlarından olduğu tartışılacak bir konu değildir.
Bir itirazı olan iki paket haribo alsın gelsin konuşalım.

Kazımacı için vakit nakittir diyen paşalarımız.Hiç vakit kaybetmeden stüdyonun yolunu tutmuşlardır.Reifter daha önceden death dinlediği için zombie rutial,mutilation aklına kazınmıştı.
Genç yaşlarında yüksek rütpelere ulaşan bu ikili ilerliyen yıllarda biri ilkeliğin diğeri ise tekniğin sembolu olucaklarini o zamanlardan sinyalerini vermekteydiler.Genel olarak albüme şöyle bir göz attiğimizda kapağın ne kadar muhteşem olduğunu gözden kaçırmamak lazım.Undeadler toplaşmış kadehlerinden kan içiyor.Ünlü ispanyol zombileri blind dead serisindeki zombileri andırıyor.Ayrıca kim çizdiyse çok acayip bir gölgeleme ve ışıklandırma yapmış.
Müziğe gelince burda reifterı'ın etkisinden bahsetmenden olmaz.Çaldığı davullarla bugün hala dinlediğimizde yüzümüzü ekşiltiyor,dişlerimizi kenetlendiriyor.Chuck in yazdığı rifflere denicek yok adam ozamandan ışık tutmuş bu iş böle olur demiş.Şimdikilerden çiğ tek fark o.
Daha fazla lafı uzatmadan şöyle bir parça sıralamasına bakalım.

1.Infernal Death
2.Zombie Ritual
3.Denial of Life
4.Sacrificial
5.Mutilation
6.Regurgitated Guts
7.Baptized in Blood
8.Torn to Pieces
9.Evil Dead
10.Scream Bloody Gore
Baştan sona vurucu bir albüm.Ne yapılması gerekiyorsa yapılmış.Korku filmlerine göz kırpmaca death metalin temelinde var.Possessed ve Necrophagia Exorcist derken,Death'te ise ''Evil dead'' görüyoruz.Burdan anlaşılan felsefe koşturanda korku filmlerinden korkar.Korku öle lafla açıklanamaz.Bir varlıktan ya da herhangi bir şeyden korkuyorsak,bunu yenmenin en kolay yolu kazımaktır.Benim favori parçam Baptized In Blood.
Infernal Death,fırtına öncesi sesizliği andıran girişi ile albümün genel bir özeti diye bilirim.Burda abi solo koysak mı? koymasak mı? mücadelesine girdiklerine eminim.Kısa bi solo atmış Evil .
Baslarıda kendisinin çaldığını göz ardi etmiyelim.Çok belirgin olmasada ton olarak davul ile muhteşem uyumlu baslar yazmış.Sözleri kimlerini tatmin etmesede başlangıç için gayet güzel ki chuck ın gelecekte yapıcağı işlere bakıcak olursak burnuma buram buram reifter kokan işlerler geliyor.
Zombie Ritual,arabik ve durgun girişi ile böle bişeylerde yaparsanız yanlış olmaz.Bununda gideri var diyor.Herşeyi ile muhteşem.Temposu yüksek.Reifterın çaldığı davulları çok dikkatli dinlemenizi tavsiye ederim.Yok böle bişey.Yıllar geçse bile tekniği nekadar düşük olsada.Rahmetlinin sahnede en çok çalmayı sevdiği parçaların başında geliyor.Kendisi bu parça için kısaca şöyle diyor.''Çünkü diğerlerinden oldukça RUHLU.''
Denial of Life,chuckın vokaları ozamanlar daha öfke doluymuş.Son yıllarda iyice çığlıklara dökmüştü.Çok karanlık,acı dolu liriklere sahip olan parçanın yapısıda bir okadar karanlık.Girişi o zamanın slayerını andırıyor.
Mutilation,işin aslı albümde buram buram Autopsy kokan bir parça.Demeki demoda cok sevmiş Riefter bu parçayı.
Regurgitated Guts,Parçanın liriklerinden ve isminden bana meşhur City of the living dead filmındeki kusma sahnesini hatırlatıyor.Oldukça thrash var-i bir parça.Son kısmındaki spa spalı atak ve solo insanın keyfini yerine getiren cinsten.
Baptized in Blood,Albümde yer alan favori parçam,Özellikle girişi beni benden alıyor.Günümüz de bile bu derece de bir parça zor yapılır.Chuck ve Chris'ın Death metal için doğuduğunu gösteren parçadır kanımca.
Torn to Pieces,tüm parçaları birbirine bağlayan parçalardan biri,hemen ardından gelecek olan Evil Dead gibi özel bir parçaya yol açmış.Evil dead'ın gaddar girişi ve ölümcül soloları kanımca death metale en yakışan sololar.İlerleyen albümlerde gelecek olan daha teknik soloları sevemedim gitti.Sonra ki günlerde de gördük ki yıllar sonra bile Chuk konserlerde en içten olarak bu albümde yer alanları çaldı.
Veda parçası olan Scream Bloody Gore aynı zamanda albümün adını taşımakta olan bir parça.Bu parçada en çok dikkatimi çeken Chuck'ın vokalleri ile parça isminin muhteşem uyumu.

Son kısmındaki dalgalanma fazlası ile renk katmış.
İlerleyen yıllarda çıkan cd versiyonunda yer alan 2 parça,Beyond the unholy grave ve land of no return death metal adına ne kadar ihtişamlı bir albüm olduğunun bonus'ta bile bile kanıtıdır.
Üzerinden yıllar geçse de dinlemekten hiç bıkmadığımız bu albüm bence Death'ın en iyi albümü.Death ile alakalı asıl en önemli mevzu ise bu grupta yer alam 3 kişiden 2 si death metal adına önemli isimler oluşu.
Daha önceden yazmış olduğum bu albüm analizini Chuck'ın ölüm yıl dönümünde yayımlakmak benim için manidar oldu.
Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
16 Kasım 2010 Salı
Savage Death - Crucified After the Genocide (2010) [comp]

Tarihsel değeri olan New Jersey’de ikamet eden Savage Death...
...zamanın diğer baba grupları; Possessed, Death kadar karanlık, etkileyici ya da orijinal değildi ama üvey evlat muamelesi görecek kadar da diplerde olmayan bir cevher olduğunu bu 2 demoluk toplamasını dinleyerek şahit oluyoruz.
Death Metal’in öncülerinden biri sayılan grup 1985 senesinde çıkarttıkları “Mass Genocide” demosunda bu grup Possessed kadar death metal değil yani daha çok thrash lik dominant yalnız oldukça vahşi bir yapıları var; boşuna ismi vahşi ölüm değil. Vokal de bu yapıya gerek growl larıyla gerek scream leriyle (“Ultra Violence” albümündeki bağrışlar, ya da Araya’nın ilk halleri buna en iyi örnek) çok iyi uymakta. 1986 “Crucified In Hell” demosunda death metal denebilecek sertlik ve aşırılıkta icra etmişler parçalarını. tam death metalin fidan verdiği seneye cuk oturmuş dedirtiyor. Aynı zamanda “Crucified In Hell” demosu sanırsam dijital remaster görmüş olsa gerek ya da master teypden CD’ye çekilmiş olsa gerek ki parçalar çok daha net ve anlaşılır; sesden oluşan bir duvar yok yani.
“AreaDeath” tarafından CD versiyonunda bonus olarak live parçalar da ekli;
1. Evil Dead
2. Legions of Doom
3. Bring me the Guts of the Priest
4. Satan's Throne
5. Savage Death
6. Crucified in Hell
7. Cancer
8. Sentence Beyond the Grave
9. I Impaled Your Mother
10. Spit on the Cross
11. Mass Genocide
12. The Adversary
13. Kill the Posers
Grup “Seven Churches” ı almış Slayer’ın ilk halinin sertliğiyle birleştirmiş, ve haliyle ortaya çok gaz ve yüksek tempolu; zamanın en ekstremi olmasa da bazur güzür işler çıkartabilmiş amcanlar.
Sadece davulcuları değişen kadro;
Joe Barrows - Vokal, Gitar
Tom Stevens - Gitar (Nokturnel, Morpheus Descends, Incantation, Exile (USA)/Brimstone)
Tony Labosco - Bas
Dave Marks - Davul

İlk demo “Mass Genocide”de dikkatleri çeken parça Evil Dead; acayip derecede Death’in Infernal Death’ini hatırlatan bir giriş riffine sahip. Aynı zamanda hemen 2. parça “Legion of Doom” kanımca demonun en vurucu parçası; girişi, Exorcist’i gene andırıyor dikkatli dinlendiğinde.
İkinci demo “Crucified In Hell” artık thrash yapıyı 2. plana atmış ve death metallik ağır basmış. Demişler bu bize yetmiyor dahası lazım deyip death metal yapıda parçalar icra etmişler. Bu demoda 2 tane thrash/xover parça var: “I Impaled Your Mother” ve “Kill the Posers” sürelerinin kısa olmalarıyla da dikkat çeken kısa, gaz fişeklemeler.
Çift gitar grupta uzun leadlere yer verilmiş, en baş örnek “Legion of Doom”; Possessed’in parça yapılarına benzer gitar pasajları bulunmakta ve bunlar öyle klişe de değiller. İlk dinlediğimden beri “Legion of Doom” solosuyla beni etkilemeyi başarmıştır. Slayer’ın etkilediği gruplar arasında yer alma söz konusu, Kerry King rifflemeleri oldukça hatırlatıcı görev görmekte. Kerry King rifflemeleri olunca gitarlar bir güzel kaotik olmaz mı, enfes olmuş. Sololar; birçok grupta laf olsun diye atılanlar gibi olmadığı aşikar, kesinlikle parçayı güçlendirip, derinlik vermiş. Uzun ve derin bir solukla kulak orgazmı yaşatabilir.
Davullar çift krosları, spa spalarıyla 1985-1986 yıllarından ne bekliyorsanız çok uzaklara gitmenize gerek yok; sololar girdiğinde tabanı ve tempoyu düşürmeden uzun süreli; çok sık değişmeyen, gitarlara eşlik eden yapıda izliyor.
Toplamaya yapılan kapak kullanılan renkleri ve karakteristiği ile gruba oldukça yakışmış diyebilirim. Soğuk, komplemanter renkler kullanılmış; zaten işi ne sıcak renklerin bu grupla. İnanan kendini masum sanan bir zat arkadan Şeytan tarafından boynunun iki yanından hançerlenmiş ve inananın elinde din kitabı. Toplamanın adıyla iyi uyuşmakta; Katliyam sonrası eziyet; tek tük kalan kişiler böyle böyle hayatlarına son veriliyor.
İlkel death metal seven ya da genel olarak death metal, thrash metal severseniz, kayıda bakmam besteler kaliteli olsun çamurdan olsun diyorsanız bu toplama tam size göre. “Metal”de olması gerektiği kadar kaliteli bir sese sahip; eğer ki modern işleri baş tacı yapıyorsanız en yakın kapıya doğru firar edin ki ruh sağlığınız bozulmasın.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Albüm Analizleri,
Old School Death metal,
Savage Death
29 Ekim 2010 Cuma
Phantasm (US,WS) - Lycanthropy (1990)[demo]
Amerika’nın Wisconsin eyaletinden 88 yılının sonunda “Phantasm” adında bir death metal grubu kurulmuştur . Kayıt ettikleri ilk parçaları “Keeper of The Dead” olmuştur, “Lycanthropy” adlı ilk demoda yer alır. Dr. Shrinker grubundan iki elemanı barındırmıştır; davul-vokal ve gitarist tarafından daha sert, ürkütücü ve aynı zamanda orijinal bir şeyler yapma isteğiyle kurmuşlardır grubu.
Genel irtibarı ile grup bana binlerce demo arasından sıradan diyemeyeceğim bir tatta gelmiştir ilk dinlediğimden beri. Parça uzunlukları ortalama death metal parçalarını fazlasıyla aşar; 7 dakikalık, 9 dakikalık işler yapmışlardır. Yapmışlar; diyebiliyorum çünkü bu kadar uzun süre aynı parça üzerinde bir insanın dikkatini kaybetmesi çok kolay ve böyle bir kaygı güdeceğinizi grupla tanıştıktan sonra bir kez daha düşünün derim.
Son kadrodaki hal;
Tony Brandt – Davul, Vokal (Dr. Shrinker, Human Evil, Mad Laughter)
Lee Groth - Bas (Mad Laughter, Mortal Dread (USA))
Scott McKillop - Gitar (Dr. Shrinker, Human Evil)
Doug Schoeneck – Gitar

Genelde grup bu uzun soluklu parçalarda orta tempo gitse de odağın kaybolmaması amacıyla kısa atmosferik iniş çıkışlar koymuş, böylece tekrar hissi en aza indirgenmiş. Misal, ortalama uzunlukta bir death metal parçasına nazaran ne zaman bitecek diye parçanın bitmesine yas tutmuyorsunuz ilginç bir şekilde çoğu zaman. Parçalar uzun olmasına rağmen kopukluk durumu katiyen yok, zaten bu grubun bana sıra dışı gelmesinin sebebi ise korku filmlerine çok rahat soundtrack olabilecek bir yol tutmuş olmaları. Parçalar kesinlikle günümüzün çoğu grubu gibi formulize, tek tip mantıkla gitmiyor; bir bütünlük elbet var lakin parçayı tükettiğim zaman beni hala aç bırakmayı başarıyor.
Korku efsaneleri Impetigo’dan etkilendiklerini söylememe gerek yok sanırım. Hızlandığı yerler olsun groove gidilen pasajlar olsun “ölümsüzü” hatırlatmaya oldukça iyi bir sebep. Kimi parçalarda synth kullanılmıştır. Bu durum tabi synth popçu Varg gibi bir kullanım söz konusu değil. Enstrumanların kesildiği atmosferik pasajların girdiği bölümlerde minimal olarak ya da introlarda; korku temasını vurgulama amaçlı kullanılmıştır. Gayet de mütevazidir kendisi.

Kurt hastalığı demosunda yer alan parçalar;
1.A Burning Sensation
2.Keeper of The Dead
3.The Dead Care Center
4.Palace of Blood
5.Lycanthropy
6.A Rotting Surprise
7.Put To Sleep
Vokal ve davul aynı kişi ve görevini çok da stabil yerine getirmiş. Vokaller old skool vokali, ve mezarlık kokusuna has, zift gibi çıkıyor amcanın ağzından. Acı dolu yakarışlar temayla iç içe çok iyi bir uyum içinde işlenmiş. Davullar sıkça gitarı destekleyerek gidiyor, tomlarla introlarda basit ama etkili girişler oluşturulmuş; çok fazla atraksiyonu yok. Çift kros yerler, spa spalar bilindik biçimde hızlı yerlerde çalınmış, yani genelde en çok kullanılan kalıpların dışına çok çıkıldığı söylenemez, ama bu parçaların değişkenlikleri doğrultusunda hiç can sıkıcı bir duruma dönüşmüyor iyi ki, ya da yorucu bir hale gelmiyor. Günümüzdeki gibi kimin dakkada bilmemkaç kez blast beat atabildiği sidik yarışındakinin aksine soğuk mezar taşlarını parselleyen bölümleri mevcut ve onun kadar çiğ ve leş kokan bir sound’a sahip.
Tema zaten grubun her adını koyduğu işten belli, biz bu işlerin onurlu bayrak taşıyıcılarıyız edalarında hakikaten, ki hak ediyorlar da; geçmişte değeri bilinmemiş olsalar da. “A Rotting Suprise” parçasının introsu ne kadar da leziz bir şey öyle bittikçe başa sarmak istediğim nadide introlardan biri; bir kereye doyamıyor insan.
Sıra gitarlarda, gitar tonu keskin ve cilasız gayet, beton kafa gitarı tam, vaziyet hızarın yetimi.
Bu grupta öyle dakkada bir değişen, tattan yoksun yavan rifler, progresif/teknik işler yoktur; arayan başka kapıya. Leadler genellikle uzun tutulmuş ve genelde tempo farkı boy göstermeleriyle aksatılmış, sonra tekrar aynı yapıya dönüşler ile primitif yapı izlenmiş.
Bas fazla hissedilebilir değil kayıtta genellikle davul ve gitara yoğunlaşıyorsunuz. Klasik şekilde genellikle gitarı takiben arkadan izlemekte, ve senkoplarda baş göstermekte.
Kapak eski basistleri Steve Somers tarafından çizilmiş. Böyle el çizimlerinin sadeliğine bayılıyorum. Kurtlarla ilgili sözler yazan bildiğim yegane grup 1995 senesinde fikir ayrılıklarından maalesef dağılmış. 2000 senesinde Death Trap tarafından CD formatında tekrar yayınlanmış, o seneye kadar bağımsız olarak ayakta kalarak bir.çok devlerle konser vermiş. Bağımsız gruplardan favorilerimdendir biridir.
Grup zamanın en yaratıcı işlerinden birini icra etmemiş olabilir ama kulak verilmesi gereken besteleri var, sırf ürkünç havalar için dinlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Albüm Analizleri,
demo,
Lycanthropy,
Old School Death metal,
Phantasm
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














