Röportajlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Röportajlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2011 Pazar

Offal Röportajı



Brezilya'dan Splatterfest. Offal ile yeni röportajımız.

Öncelikle merhabalar!!!Röportajı kabul ettiğiniz için teşekür ederiz.

Old skoll death metal adına daha temiz kayıtlı bir albüm yapmışsınız avrupa da ya da amerika da olan yeni çıkışlı türdaşlarınıza göre.Tepkiler nasıl albüm adına?


André: Wohhh, insanlar yeni albümümüzle oldukça eğleniyorlar ! Yorumları almaya başladık ve gerçekten iyi oluyor ! Yeni malzeme eskisinden biraz daha farklı ve çoğu kişi bir gelişme veya onun gibi birşey olarak görüyor fakat diğerleri evvelki işlerle de devam etmekte... Sonuçta işlerin gidişatından oldukça tatmin olduk !

Kayıdı nerde yaptınız ve Ne kadar süre aldı? Kayıt aşamasında herhangi bir zorluk yaşadınız mı ?

Tersis: Kayıt süreci 2009 martından kasımına AvantGarde Studio'da yer aldı. (Curitiba/PR - Brazil) Sanırım zaman bize bazı güçlükler getirdi: o sırada, herkes özel ve profesyonel yaşamıyla meşguldü.. Web sayfamızdan da görebileceğiniz üzere, davulları kaydettikten sonra tellileri kaydedene değin birkaç ay aldı. Bildiğiniz üzere davul saatlerce ince,zahmetli ayarlar gerktirir. (temizleme, dengeleme, metrenomla beatleri kuvvetlendirmek) Tüm kayıt sürecinin 10 vidyosunu kaydettik. Hepsini “The Slasher (Ob)sessions”da sitemizde (http://www.offalgore.com/the-slasher-obsessions/) ya da YouTube kanalından (http://www.youtube.com/offalgore) izleyebilirsiniz.

Albüm kapağı ve lirikleri gayet başarılı buldum ve hatta albüm içi fotografıda yüzümü güldürdü(vhs kasetleri ve patlamış mısırlar).Korku filmlerinden esinlendiğiniz şarkılarda nelere dikkat ediyorsunuz?

Tersis: Yorumunuz için teşekkürler.. Bu bira bağımlısı splatstick gore film delisinin yaşamı işte, hehe. Bu senaryoyu kafamızda uzun zaman önce yarattık ve albüm içeriğiyle mükemmel uyum sağlıyor. Sanırım biz her zaman bu eski atmosferi, Death Metal köklerinden ve birşekil bu konseptleri korku estetiğini almaya çalışıyoruz.Kompozisyon süreci esasında zihinlerimizin sunulacak konseptte yoğunlaştığı tutulma sürecidir.

Sanırım albümde yer alan bir parçanın sözlerini Elektrokutioner tarafından yazılmış. Nasıl irtibat geçtiniz?

André: İrtibata geçtiğim ilk an neredeyse 2 yıl önceydi, onun birkaç grubundan malzeme aldığımda, fakat sözleri bizim için yazmamızı öneren arkadaşımız Billy Nocera idi (RAZORBACK RECORDS/SCAREMAKER). Bize harika korku sözleri hakkında kimin yardım edebileceğini sorduğumda Wayne ile irtibata geçmemi söyledi, ben de öyle yaptım. Ne istediğimiz hakkında ona anlattım, ve o iki müthiş söz buldu Feast for the Dead ve Onslaught of Dismemberment parçalarında kullanmamız için. Gelecek çıkışlarda umarım ki onunla tekrar çalışırız ! tüm gruplarına bakmaya çalışın fakat özellikle the wizard of gore Stevo do Caixão ile olan TOMBSTONES'a, ARGHHH !


Geçtiğimiz günlerde Elektrokutioner'ın grubularından biri olan decrepitaph ile split yayımladınız. Daha dinleme fırsatım olmadı.Sound olarak 2.albümünüzle aynı seviyedemi?

André: Tabii, Bu çıkışdaki parçalar, ANATOMIA ile olan 7 inçlik splitimiz gibi Macabre Rampages And Splatter Savages'dakilerle aynı zamandan. Daha ürpertici, korkunç ve rahatsız edici, mezardan Old-skull Death Metal, bakın ! Siparişler: www.grindblockrecords.com

Yakın zamanda herhangi bir konser ya da turne planı var mı ?

Tersis: Sonraki aylarda planladığımız birkaç konser var. Bu konserler kendi memleketimizde ve diğerleri de yakın eyaletlerde yer alacak. Özellikle daha önce çalmadığımız yerlerde daha çok "canlı" konserlere çıkmaya bakıyoruz bu sene !

Trailer of dead klibi gerçekten çok iyi.Bence kısa film olarak bir festivale girse derece alabilir. Klip'ın oluşumu nasıl gerçekleşti?

Tersis: Teşekkürler. Çalışma takımı sadece bir haftası vardı organize etmeye ve vidyo klip kaydına gerekli malzemeleri üretmek için. Çok yoğundu, başladığından beri. Vidyo klip oldukça yüksek sayıda zombi filmlerinden ilham alındı, özellikle Fulci'nin kültü olan "Zombie", sözler ana ilham olan. Birinci yasal vidyo klibimiz hakkında çok özel bir cevap aldık, yayınlandığında 500 izlenme ya da yıl içerisinde biraz daha fazla olmasını istemiştik ve sadece 9 ay sonra 3.300 den fazla izlenme oldu, yayınlandığından beri, harika! Özel kımıl kımıl bir site yaptık tüm Trial of the Undead vidyo üretimiyla ilgili, tüm detaylar,resimler ve genel bilgi için:

http://www.trialoftheundead.com

Yaptığınız Medleyler oldukça başarılı ben özellikle Autopsy medleysini çok beğendim. Hail Autopsy Hail Chris Reifert. Bu fikir nasıl oluştu?

André: Eski provalarda birkaç gruptan cover yapmaya alıştık, bunlar: IRON MAIDEN,DEATH, DESTRUCTION, SODOM, MERCYFUL FATE, SARCÓFAGO, NAPALM DEATH ve tabiiki AUTOPSY! O zaman, AUTOPSY'nin 3-4 parçasını baştan sona çaldık, aynı zamanda orj grup kurucusu Daniel Azevedo (bugünlerde IMPERIOUS MALEVOLENCE ve AXECUTER'da) çaldığımız tüm AUTOPSY parçalarının sadece bir bölümüne medley yapma fikri vardı... Sonuç daha iyi olamazdı ve bizim en büyük ilham kaynağımıza saygı sunmanın en iyi yoluydu ! Bu medley canlı set listimizde sabit bir ismi var, biz çalarken moshcular delirdi ! Efendilere Selamlar !
Son albümde bir çok enstürmantal parça yer alıyor.Fakat bir parça var ki albümdeki en sevdiklerimden biri Deep Red - The Blood Is Running Cold.Gayet güzel bir fikir.Nasıl hayat geçirdiniz?

André: Bazı kült korku filmlerinden soundtracklerini almaya her zaman çalışırım, hepsinibulmak o kadar kolay olmuyor zira... Deep Red'in soundtrackini dinlediğimde sanırım yüce Goblin'in soundtrackini Death Metal versiyonunu yapmak çok hoş olur... Tersis'e bu plan hakkında bahsettim fikri beğendi ve biz de parçayı seçtik ! Tüm işi o yaptı, orjinal olan versiyonu. Ve biz de çıkan sonuca gerçekten şaşırdık, enfesti ! Birçok kişi bunun hakkında soruyor bir başka soundtrack parça yapacak mıyız diye, fakat biz hala bilmiyoruz ney çıkacağını, 3. albüm için 2012'de ya da daha sonraları çalışmaya başladığımızda düşünüp karara varacağız!Grubun ilk günlerine döndüğümüzde gelişim ve değişiminiz olumlu yönde gözüküyor.

Bize biraz da o günlerden bahsedebilirmisiniz?

André: İyi arkadaşlar arasında proje olarak başladıydık sadece, büyük planlarımız ya da iddialarımız yoktu o sıra: sadece birkaç parça yaptık (çoğu debut albümümüzde)) ve zamanımızın çoğunu cover çalarak geçirdik ! Ve yaptık... Sadece neredeyse 1 sene sonra bazı arkadaşlara göndermeye başladık ve bu yolda iyi arkadaşımız Renzo'dan davet aldık, kendi şirketi The Hole Productions!'a . Daha yeni başlamıştı şirketinde o sırada ve ilk albümümüz onun ilk çıkışıydı !

Size ilham kaynağı olan grupları hangileri?

André: Wohhh, gerçekten cevaplayamam bunu, tonlarca grup var ilham kaynağı olan, fakat AUTOPSY ve IMPETIGO en büyükleridir tabii !

Son dönemde takip ettiğiniz gruplar hangileri?

André: Şuanda oldukça Hooded Menace, Undergang, Grave Ritual, Burial Invocation,Stench of Decay, Vacant Coffin, Decrepitaph, Krypts, Skeletal Spectre, Revolting, Scaremaker, Coffins, Acid Witch, Grave Desecrator, Catacumba... dinliyorum.

Tersis: Günümüzün sözde Brutal Death Metal grupları hakkında, hoşuma gidiyor fakat gerçekten sevmiyorum. Daha çok eski Death Metal ruhunu alan gruplarda varım. Ayrıca diğer metal türlerini de severim; Black, Thrash ve NWOBHM gibi.


Birazda korku filmleri hakkında laflıyalım. Favori korku filmleriniz hangileri?

André: Wohhh adamım, gerçekten belirtmek için çok fazlalar !

-Brezilyada korku sektörü gayet iyi.Özellikle son dönemde çekilen bazı zombi filmleri ve José Mojica Marins'ın muhteşem klasikleri yer alıyor.Bence Coffin Joe başlıça korku karakterlerinden beri dünya çapında.Siz ne düşünüyorsunuz?

André: Ohhh evet, Coffin Joe (Zé do Caixão) yaşayan efsanedir ve biz Brezilya'ya gelmesinden gurur duyuyoruz. Yaptığı herşeyi kesinlikle bayıldık, ve bazı klasik prodüksiyonları; A MEIA NOITE LEVAREI SUA ALMA, ESTA NOITE ENCARNAREI NO TEU CADÁVER, O ESTRANHO MUNDO DE ZÉ DO CAIXÃO, O DESPERTAR DA BESTA – RITUAL DOS SÁDICOS gibi ve tonlarca fazlası dünya çapında gerçekten kültler !
Bakın: http://www2.uol.com.br/zedocaixao/index.html. Ona saygılarımızı gelecek çıkışlarımızda sunmamız için ciddi planlarımız var, tabii ! Ayrıca diğer çılgın kült Brezilyalı yönetmenler;Cardoso, Petter Baiestorf, Rodrigo Aragão, Fernando Rick and Gurcius Gewdner !

Lucio Fulci'nin gore adına dünyada sineması adına yeri ayrı aynı zamanda death metal içinde böyle olduğunu düşünüyorum. Sizce fulci'nin en iyi yapımı hangisi?

André: Genious !

Favori korku filmi yönetmenlerin hangileri?

André: Belirtmek için çok fazlalar !

Sikiş kadar hızlı kısım;

Horror: Flix
Death Metal: Sonsuz tutku
Gore: Kazıma !
Zombiler: Beyinlerrr !
Brezilya: 3.dünya !
Amazon: Biyo-kutsallık
Yamyamlık: Ekstrem
Sadizm: CREAMPIE tarafından yakında mümkün !
Haribo: Pelte beyinler
Offal: Deri parçalayan Death Metal

Son olarak röportaj için tekrardan teşekür ederim.Fanlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı ?

André: Desteğiniz için çok sağolun ! SADECE orjinal malzeme almaya çalışın ve süzme MP3 indirmecilerini heryerden def edin !

Tersis: Bizi desteklediğiniz için çok teşekkürler. Offal hakkında daha fazla bilgi için, yasal web sayfamızdan ulaşabilirsiniz: http://www.offalgore.com/ ya da MySpace'den:http://www.myspace.com/offalgore. Bizi izlemeye bu kanallarda devam edin çünkü her zaman haberlerleri ve grup hakkında bilgiyi güncelliyoruz. Kan soğuk akar...

Çeviri:Boba

Extreme Haribo Culture'ye aittir.

Devamını okuyun...>>

3 Ekim 2010 Pazar

Sodomy Torture Röportajı



1.Öncelikle teşekkürler röportaj için. Nasıl gidiyor ? Sodomy Tortue’da haberler neler ?

Sana da teşekkürler. Aslında bazı konserler verdik ve diğer projelerde çalışıyorduk fakat çok geçmeden tekrar birleşip cinayete başlayacağız. Kurbanlarımıza ait çürük cesetlerin kalıntılarıyla dünyaya iyi bir sürpriz getirmeliyiz…

2.İlk albümünüz “Exterminamorgue”, bence güzel bir başlangıç. Tepkiler nasıldı ?

Toplumun genelinin tepkisi oldukça iyiydi. Sanırım insanların biraz vahşete ihtiyacı var bu günlerde.

3.Albüm Snakepite ürünü. Etiketinizden hoşnut musunuz ?

Evet. Anlaşma doğru. İyi bir iş yaptı ve ExterminaMorgue için gayet hızlı çalıştı. Çok fazla konuşan ve hiçbirşey yapmayan başka bir etiketle bazı problemlerimiz olmuştu.

4.Split ya da toplama için bir planınız var mı ?

Evet, lakin bir şey kesinleşmeden konuşmuyoruz. Söyleyebileceğim tek şey çok geçmeden 7”ep çıkacak.

5.Demo kapağınız albümünkinden daha iyi. Yapan kim ?

Demo tamamen kendi imalimiz. ExterminaMorgue’un kapağı kendi dövmecim tarafından birkaç saat içinde yapıldı.

6.Introlar çok güzel. Nasıl seçiyorsun ?

Sağol. Introların çoğu doğal geliyor. Bazı satanik ritüeller yaptığımız sıra, SadoMaso cinayetler yahut kana susamış zombi arkadaşlarımızla bira içerken partimizi kaydediyoruz ve sonra introlarda kullanıyoruz.


7.İki cover parça çaldınız. İlki Mortician, ikincisi Pungent Stench… Üçüncüsü için ne düşünüyorsunuz ?

Üçüncüsü sıradaki olayımızda çıkacak yakında. Söylediğim gibi tamamlanmamış projelerimizle ilgili çok konuşmayız fakat Death Metal’in saf ekstrem ve rahatsız edici çalındığı zamanın eski tanrılarına tribute olacak.
Sodomy Torture her zaman bizi olduğumuz yapanlara müteşşekir kalacaktır.

8.Sizin Mortician Tribute albümünden biliyorum. Tribute albümünde nasıl yer aldınız ?

Eventrator tribute’yi yayınlayan etiket tarafından iletişim kuruldu. Sodomy
Torture’ye başladığımızda, fikir Mortician stili çalmaktı. Bu grup her zaman için bize referans olmuştur. Etiket tarafından iletişime geçtiğimizde Mortician’a tribute için doğru yerde olmuş olduğumuzu düşündük.

9.Sizi böyle hastalıklı müzik yapmaya ne ilham veriyor, az ot ilhamı ?

Kişisel olarak uyuşturucları sevmem. Ot beni uykulu ve hasta yapar. Alkolü tercih ederim. İlhamımızın büyük kısmı Anaconda’dan gelir, diğer kısmı gündelik yaşamdan oluşur. Yoğun bir günün ardından eve geldiğimde bilirsin arkama yaslanıp bebeğin kafatasından az vodkayla taze kan içmeyi severim. Sonra beynimi rahatlatmaya başlar ve yaşam hakkında ve güzelliklerini düşünürüm. Bunlar liriklerime ilham verir.

10.Hangi gruplardan ilham alıyorsunuz ?

Sodomy Torture için ilham Mortician (tabiî ki), Pungent stench, Bolt Thrower, Nunslaughter, Grave, Repulsion, Master, Obituary, Asphyx, Abscess, Rotten Sound, Entombed, Ghoul, Exhumed, Impaled...
Gibi gruplardan gelir. Liste çok daha uzayabilir.

Aslında tüm bu gruplar, farklı da olsalar, Death Metal’i ekstrem müziği şahane büyüsü içinde çalıyorlar. Olması gerektiği gibi. Kişisel olarak death metalin dönüştüğü şeyi sevmiyorum. Teknik Brutal Death/Grind/Core sahnesi beni ilgilendirmez. Bana bu müzikte full teknik riflerin ve blastbeatlerin bir ruhu yoktur. Bolt Thrower, Obituary, Venom, Celtic Frost gibi gruplara bak… Teknik, blastbeat yoktur, fakat ne kadar atmosfer ve ruh vardır. Eski Coroner ve Sabbat (UK) dinlemeyi tercih ederim kompleks bir müzik dinlemeye ihtiyaç hissediyorsam.

11.Nasıl başladınız ?

Bizler çarpışmadaki kardeşleriz senelerdir. Hepimiz birçok grupta çaldık. Anaconda ve Eventrator Mortician’dan son derece etkilenip beraber prova yapmaya başladı. Başlangıçta ciddi bir proje değildi. Ciddi bir iş yapmayan ve gösteriş amacı taşıyan bir heavy metal grubundan koşarak uzaklaştım. İçimdeki karanlığı tatmin etmem için ekstrem bir şeye ihtyaç duyuyordum. Böylece Eventrator’u kurdum.
Cinayet ligi tamamdı ve delilik bu karanlık ve yağmurlu gecede geliverdi.

12.Sound’unuzu ve müziğinizi tarif eder misin ?

Sert, basık, agresif, hastalıklı, gaddar, deli ve leş.

13.Favori gruplarınız neler ve Türkiye’den tanıdığınız gruplar var mı ?

Sorunuzun ikinci kısmı evet tabi dinledim sizin ülkenizin gruplarını, fakat röportajın şu anı için belirli bir şey hatırlayamayacağım. Belki Pentagram’ınız.

Bayıldığım gruplar çok fazla sayıda ve farklı türlerde. Motörhead, Saxon’dan Nunslaughter,Nocturnal Graves, Twisted sister, Judas Priest, Altar, Officium Triste, Master, Sodom, Venom, Hellhammer, Repugnant, Alice Cooper, The Exploited, böhse Onkelz, Lacrimosa, Poison, Church Bizarre’ye kadar… ve daha bir çoğu.

14.Bizler de korku filmlerine bayılırız. Extreme Haribo’da çok fazla sayıda korku film yorumu yazdım. Sizin favori korku filminiz nedir ?

Freddy’ye bayılırım. Son zaman filmlerinden 28 days after, bu yeni bir zombi görüntü fakat benim tamamen kültüm gore un için her zaman kalacaktır… Braindead !!!!!

15.Hangi korku tipi favorin ?

Komedi gore.


16.İndirme hakkında ne düşünüyorsun ?

Müzik keşfetmek için güzel bir yöntem. Biri benim müziğimi indiriyorsa umrumda değil ve hoşlanırsa orijinalini alır. Ama NEFRET ETTİĞİM insanlar sadece müziğini MP3 olarak barındırıyor. MP3 müzik değildir. Bilirsin çocukken teypten teybe yahut vinilden teybe kopalardım ve param olup orijinalini alıncaya kadar dinlerdim. Bana kalırsa bilgisayarda müziği olmak orijinal CD’ye sahip olmakla aynı değil, teyp ya da vinil elerlinizde. Müzik sadece kulaklarınız için değildir. Bir albüm tüm duyularınızla hissedilmelidir.

Vinile dokunun, booklet’i koklayın, ve mürekkebi… Hell’s HeadBangers Records ya da Proselytism’in vinilleri ne kadar güzel bakın…

17.Boş zamanlarında neler yapıyorsun ?

Bisikletime biniyorum ve kertenkelelerime bakıyorum. Bazen güzel kadınlara işkence çektiriyorum ve kadavarlarına tecavüz ediyorum…

Sikiş kadar hızlı kısım

Ölü: Özgür
Gizem: Materyal yaşam
Mezar: Hepimizin sonu
Zombiler: Hoş çocuklar
Fulci: Deneyimsel
B-movie: Tutkum değil
Mortician: Dünyadaki en gaddar grup
Gore: eğlence
Kurtçuluk: sulu
Haribo: Enteresan

18.Son olarak fanlarınıza bir şey söylemek istiyor musunuz ?

Doğru kal, kendin düşün. Hak edenlere tamamiyle saygı göster, diğerlerini yok et. Güçlü kal. Zamanını harcama, yaşam kısa. Dünyaya nüfuz et ve mesajı yay, Gözlerinizi açın ve işlerin gerçekten nasıl gittiğini görün. Gerçek underground’ın alevini koruyun. Metali uzun yaşatın.

Röportaj için teşekkürler.

Ben teşekkür ederim.

Extreme Haribo Culture’ye aittir.

Çeviri:Boba

Devamını okuyun...>>

27 Eylül 2010 Pazartesi

Desecration (UK) Röportajı



Çok uzun zamandan beri beklenen Galli’li sapık old skoolcular sizlerle…

Selamlar Desecration !!

1. Öncelikle röportaj için teşekkürler. Nasıl gidiyor ? Desecration’da haberler neler ?
Ben rica ederim ! İşler iyi gidiyor sağol, bu yıl turlamayı bitirdik sayılır, şuan sıradaki albüm için beste yazmaya devam etmekteyiz.

2. Son albümünüz gene çok harika. Nasıl kayıt ettiniz ?
Alışılagelmiş yoldan ! Davulları alıp gitarları koymadan trigger edeceğiz, sonra da bas ve vokali kaydedeceğiz.

3. Fanların tepkileri nasıl oldu ? Biz bayıldık.
Teşekkürler. Albüm görünüşe göre çok iyi gidiyor. Bildirdiğim için memnunum !

4. Stüdyoya gittiniz mi ? Prodüksiyon çok tuttu mu ? Mümkünse bazı kayıt tekniklerinizi anlatır mısınız ? Kayıt sizin için zor mu yoksa kolay bir işlem süreci mi ?
Evet, İngiltere’de Henley’de Phillia Studios’da Nick Hemingway ile kayıt ettik. Sanırım prodüksiyon birkaç bin pound’u buldu. Kayıdı özellikle zor bulmuyoruz, genellikle çok iyi hazırlanmış oluyoruz !

5. Yakın gelecekte yeni split ya da ep planı var mı ?
Şuan yeni albüm için besteler yazıyoruz, fakat ilkin seneye yola tekrar koyulmadan birkaç parça kaydedip çıkacak EP’de kullanacağız gibi.

6. Müziğinizi ve sound’unuzu tarif eder misiniz ?
Biz old skool death metal çalıyoruz, hızlı ve riff tabanlı. Biz çok özeleştirelizdir, bir şeyi bırakmak istemeyiz ama en iyi riffleri ve aranjmanları kayıda geçiririz. Bu yüzden albümlerimiz arasında birkaç yıl farkı vardır.

7. Hangi gruplardan ilham alırsınız ?
Sanırım biz hala grubu başlattığımızda dinlediğimiz gruplardan ve albümlerden ilham almaya devam ediyoruz. Çok fazla eski, yeni ve çeşitli işler dinliyoruz, fakat stilimizi bir türe ya da bir şeye “uymak” için değiştirme niyetinde değiliz, biz sadece en iyi yaptığımızı yapıyoruz !

8. Desecration’ın ilk zamanlarına dönelim. Nasıl başladınız ?
- Ollie: ilk death metal işlerinin ve Slayer’ın cover larını ve kendi parçalarını çalan birkaç adamın arasına katıldım. Ben şuan tek orijinal üyeyim.

9. Debut albümünüz “Gore and Perversion” orijinalde banlanmıştı ve kapaktan ve sözlerden ötürü tüm master teypler yayınlanmadan yok edildi. 1995’de hangi problemlerle karşı karşıyaydınız ? Üstesinden nasıl geldiniz, o süreçten bahseder misiniz ?
Bunların hepsi ben gruba dahil olmadan oldu, fakat esasen albüme el konuldu ve otorite tarafından yok edildi, ve çocuklar içeri alındı. Bundan bir şey çıkmadı, böylece grup beste yazmaya ve albüm yayınlamaya devam etti, ve turlayabildiği kadar ülke turladı. Tek fark grup müstehcenlikle tonunu hafifletti gelecekte benzer bir vakayla karşılaşmaması için.



10. Banlanmış bir albümü olan grup olarak, nasıl hissediyorsunuz ?
Zaman zaman hepimize olan diğer şeyler gibi gerçekten. Kesinlikle bize bazen konuşacak şey veriyor, ve insanların kafasında Desecration isminin kazınmasında yardımcı oluyor. Kötü tanınma gibi bir şey yok..

11. Bu soru Ollie için: Ölü gömücü ve aynı zamanda grupta vokalist olmak heyecan verici olmalı, çok azın bu şansı var, sözlerinden bunu en iyi yönde kullandığını görebiliyoruz. Ölü gömücü olarak sıra dışı olaylarından birini bize bahseder misin ?
Ollie: Çoğu olan şey eski ve aynı şeyler, hergünün gore’u, fakat alışılagelmedik iş tren ve araba kazaları, ya da çifteli intiharları vs.

12. Orijinal debut albümünün kapağı gerçekten gördüğüm en sakat kapaklardan biri. Kim çizmişti ve sen ne düşünüyorsun hakkında ?
- Ollie: Biz de zamanın en sakatı olduğunu düşünmüştük ve biliyorduk, grubun eski üyelerinden biri çizmişti, korkarım ki ismini veremeyeceğim !

13. Favori grubun nedir ? Türkiye’den hiç grup tanıyor musun ?
Çok fazla sayıda favorim var isim verecek gerçekten, fakat tüm zamanların favori gruplarımdan biri muhtemelen Voivod’tur. Death Metal için sanırım Morbid Angel, Vader, Carcass ve Death gelir. Diğer türlerden Jamiroquai, ve The Police tüm zamanların favori gruplarımdan olur. Türkiye’den Cenotaph’ı biliyorum.

14. Sence death metal satanik mi olmak zorunda ?
Hayır. Günün sonunda elde kalan şey müziktir, ve bence artistler, gruplar istedikleri her şey hakkında yazabilirler. Zalim temalar müzik tarzımıza daha çok uyar, fakat bir artist kenidisini limitlemek zorunda olduğunu düşünmüyorum.

15. amerikan ve Avrupa death metal sahnesi hakkında ne düşünüyorsun ?
Avrupa sahnesi İngiltere’den çok daha sağlıklı görünüyor. Avrupa’da çalmaya bayılıyoruz !

16. Desecration’ın her zaman en verimli turlayan gruplardan biri olduğunu biliyorum. Bu durum hiç yeni materyal yazmanıza engel oldu mu ? Türkiye’ye gelmeyi hiç düşündünüz mü ?
Hayır, biz her zaman materyal yazarız, bu durum bazen yavaş ilerler (turladığımızda) fakat yazmaya her zaman vakit vardır ! Türkiye’de çalmak hiç kafalarımızda olmamıştı, fakat bizi görmek isteyen insanlar olursa orada, ve bu durumun olmasına yardım edecek promosyoncular olursa hay hay !
Eylül’ün ortasında Türkiye’ye Gümbet’e tatil yapmaya gidiyorum, yakınlarda metal klüpleri varsa beni haberdar et, haha !

17. Favori filmlerin neler ?
Büyük film fanı değilimdir, ama iyi bir film yeter. Bazı favorilerim Scum, Casino, Goodfellas, Ronin, Leon, the Saw serisi.

18. Ya korku filmleri ?
Ollie benden daha çok korku işlerinde, ve diyor ki: “Yamyam ve Zombi olanlar, artı gerçek yaşam gore filmleri ölümden izler gibi, dehşetcengiz olduklarından !

19. Boş zamanlarında neler yaparsın ?
Başka metal gruplarında çalıyorum (death metal değil), konsere çıkmazken gitar ve bas çalıyor, ve evde kayıt yapıyorum ! Ayrıca dışarı rock klüplerine gitmeyi ve konserlere katılmayı, poker oynamayı ve kız arkadaşımla vakit geçirmekten zevk alırım (ooovvvv!)

20. Türk fanlarına söylemek istediğiniz bir şey var mı ?
Evet, “metal kalın”, ve organizatörlerinize gidin ve yakın bir yerde Desecration’ı çalarken görmek istediğinizi söyleyin ! ;)

Röportaj, aksi belirtilmedikçe Mic ile yapılmıştır.

Extreme Haribo Culture’ye aittir.

Devamını okuyun...>>

29 Temmuz 2010 Perşembe

Machetazo röportajı


İspanyol zombisi Machetazo sorularımızı siz haribo severler için cevapladı.


Hayranlarınızın yeni albümünüz Mundo Cripta’ya tepkisi nasıl? Cehennem sıcağında bizde klima etkisi yarattı :) (röportaj ağustos sıcaklarında yapıldı , çevrilmesi 1 mevsim aldı havalar soğuk:)

-Tepkiler yavaş, bildiğiniz gibi ağustos zaten yavaş bir aydır.Albüm satışları bok gibi, sadece sanal dünyada iyi tepkiler lıyoruz ki bu da benim umrumda olmayan bişey.


1.Grup 1994’de kuruldu, o günden bu yana pek çok eleman değişikliği oldu; bu sizin için dezavantaj mı?

-Hayır, üye değişiklikleri her zaman daha iyi oldu.


2.Logonuzu Chris Reifert’ın çizdiğini biliyoruz, bu nasıl gerçekleşti?

-Onla 90 senesinden beri yakınız.Seneler önce bir split çıkarmıştık, hatta "Sinfonias del terror ciego" albümümüzde bir şarkıda vokalleri o yaptı.
Reifert/Abscess/Autopsy= Hürmet


3.Sizce en başarılı machetazo albümü hangisi? Yada sizi en çok memnun eden?

-"Trono de huesos" en başarılısıydı, ama yeni album "Mundo cripta" en iyi işimiz ve benim de şu ana kadarki favorim.


4.Plak şirketiniz albümünüze yada müziğe karışır mı?

-Tabi ki HAYIR.


6.Birçok firma değiştirdiniz, şu an mutlu musunuz?

-Çok değiştirmedik, 3 albüm boyunca Razorback’deydik, şimdi 4.sünde Throne’dayız,. Yıllardır aynı plak firması ile calıyoruz, degişen bişey yok dagıtıcı firmalar degişiyor



7.Türkiye’de biz İspanyol death metal işlerini baya koşturuyoruz İspanyolca falan bilmememize rağmen ama İspanyolca bize göre death metale çok yakışan bir dil. Son zamanlarda da Latin death metal grupları da kendi dillerini kullanmayı tercih ediyorlar. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Kendi dilinizle hırlamak yapılacak en mantıklı iş. Eğer normalde İngilizce konuşmuyorsak ne sikime inglizce’yi kullanmak zorundayız?!


8. Latin amerikan death-grind piyasası için fikirleriniz neler?

-Bugünlerde, herhangi bir yerdekinden farksız. Sadece birkaç iyi grup genel sıkıcı havadan kurtarıyor ama en musibet , en günahkar olduklarını söyleyebilirim.


9. Birçok Latin ülkesinde aynı türü çalan birçok metal grubu mafyavari bir halde bir araya gelip birbirlerini kolluyorlar, bunun hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Hiçbir fikrim yok.


10. Amerika piyasası hakkında neler diyebilirsiniz?

-80sonu 90başında sağlam gruplar, harikulade albümler vardı.


11.Şimdiye dek deathgrind arenasında neler değişti? Bugün hakkında ne diyorsunuz?


-Çok farklı, artık underground denen olay kalmadı, internet mahvetti.


12.Bugünlerde konser yada festivallerde yer almak daha kolay, sizde kesinleşen bir tarih var mı?

-Gelecek sene Polonya ve Almanya’da festivalde olacağımızı biliyorum.


13.Genelde hangi gruplarla turneye çıkarsınız?

-Genelde arkadaşlarla ve kontak halinde olduğumuz gruplarla.


14. Sizi Türkiye’de görme imkanımız olacak mı?

-Dürüstçe, sanmıyorum. Gerçekleşmesi zor ama tabi birgün oraya da gelmeyi umuyoruz.


15. Tanıdığınız Türk grubu var mı? Hiç dinlediniz mi?

-Cenopath’la yıllar önce temas halindeydik.


16. Sizce download özellikle ekstrem-harikulade gruplar için bir avantak mı?

-Berbat birşey ve Underground piyasayı öldürdü.Ancak baskısı bitmiş az rastlananları indirmeyi desteklerim.


17. Sizce myspace gibi sanal oluşumlar samimi mi?

-Myspace hızlı olması açısından iletişim için iyi bir yol ama her uzun mesafe iletişim araçları gibi bazen kafa karıştırıcı olabiliyor.


18. Paşaların gruplarından motörhead, venom, celtic frost’un sizde tesiri büyük. Onun dışında hangi grupları gösterebilirsiniz?

-Autopsy ve Repulsion her zaman için tektir, sker, koyar.KAN ALIR.


19. Impetigo-tribute albümünde bir şarkı çaldınız. Impetigo korku death-grind’inin büyük bir parçası kuşkusuz. Sizce?

-Onlar korku metalinin kılavuzuydu. Çığır açtılar.


20. Şu aralar bazı ‘trendy’ hayranlar VENOM, SODOM, MOTÖRHEAD, IMPETIGPO, AUTOPSY hakkında bile ileri geri konuşup ahkam kesebiliyorlar, album almayıp, konserlere katılmayıp. Revaçta ne varsa o grupları dinliyorlar.Bunlar hakkında neler düşünüyorsunuz?

-Birbirlerini sikip gebersinler. O solucanlarla hiç ilgilenmiyorum. Müzik temeli çok mühimdir, onsuz hiçsindir.


21. Şimdi korku kültürü hakkındaki düşüncelerinizi öğrenelim. Öncelikle bütün zombierden favoriniz hangisidir? (İspanyol, amerikan, İtalyan)

-Amerika.George Romero’nunkiler favorimdir. Zombicilik işleyen filmlerden ‘Day of the Dead’i tek geçerim.


22. En sevdiğiniz korku filmi?

-Birçok var, seçemem ama ‘day of the dead’ kesinlikle onlardan biri.


23. Jesus Franco’nun muhteşem ‘faceless’i hakkına ne dersiniz?

-Amanda De Osorio tercihimdir.


24. En son hangi film en çok tüylerinizi diken diken etti?

- ‘The Black Door’ son zamankilerden en çok hoşuma gideni. Şeytani cinnet hakkında çok klas bir film.


25. En başarılı bulduğunuz İspanyol korku filmi?

-‘’Let sleeping corpses lie’’, Blind Dead üçlemesi ve ‘’Walpurgis Night’’


26. Son olarak röportj için minnettarız, Türk hayranlarınıza söylemek istediğiniz bişey var mı?

-Bizim için zevkti, destek için sağolun, Umarız er yada geç ülkenizi ziyaret edebilirz. ‘Cihaz’ınızın tadına bakmak lazım, sağlam olduğuna eminim…

Çeviri: übergorewitch

Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

1 Temmuz 2010 Perşembe

Nashgul Röportajı





1. Öncelikle görüşmeyi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Nasıl gidiyor? Nashgul den yeni haberler var mı?

Santi – Selam, Pazar öğleden sonrasında Saturnalia Temple”UR”dinleyerek röportaj için hazırlanıyorum.. hala yeni LP mizin çıkışını bekliyoruz, ve bir sonraki splitlerimiz için şarkı hazırlıyoruz, aynı zamanda Gruesome Stuff Relish’le de yapacağımız bir canlı performans olacak. O adi herifleri yeniden canlı görmek için sabırsızlanıyorum.

2. Hayranlarınız yeni albumunuz El Dia Despues Al Fin De La Humanidad’ı nasıl buldular?

Hector- şimdiye dek aldığımız görüşler iyi, ama bilmek için çok erken. Hala Lp nin çıkışını bekliyoruz, 30 cmlik içinde tanıtım kitapçığı ve müthiş bir poteriyle (Torture Garden Pictures [USA] ve Trabuc Rcds. [ispanya])… ama uzun sürüyor..

3.Tüm bunların kaydı nasıldı? Stüdyoya gittiniz mi? Prodüksüyon maliyetli miydi? Mümkünse kayıt tekniklerinizden bazılarını anlatabilir misiniz? Kayıt sizin için zor mu yoksa kolay bir süreç mi çocuklar?

Hector –her şeyin kaydını şehrimizdeki Estudios Bonham’da yaparız. Bu son album her zamankinden daha uzun sürdü, çünkü daha iyi bir kalitede olsun istedik.. bu yüzden de evet, daha pahalıydı.

Genelde ilk başta tüm enstrumanları canlı kaydederiz.. ve sonra da vokalleri, böylelikle kayıt aynen çaldığımız gibi olur. Albumleri mükemmel olan canlı dinlediğinizdeyse hayal kırıklığı yaşatan bir çok grup biliyoruz, bu yüzden de hiçbirşeyi abartmıyoruz ki bizim başımıza da aynısı gelmesin. Nashgul karanlık ve kızgındır, teknik zırva yoktur.

4. son albumunuzdeki kıyamet sonrası konulu tema oldukça iyi. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz? Sonraki album temanız için hazırda bazı fikirleriniz var mı?
Santi –nashgulde hepimiz korku ve kıyamet sonrası filmleri severiz. Bu yüzden sözlerimizi biraz değiştirmeyi ve sosyal korkular üzerine şarkı sözleri yapmayı düşünüyoruz, mesela sizin de bildiğiniz sosyal altyapılı birçok korku filmi var (George A.Romero’nun Yaşayan Ölüler’i örneğin)… ve ne kadar da öfkeliysek topluma o derece severiz hepimiz korku ve gore (kanlı) tarz filmleri, yani bu sadece kendiliğinden olan bir şey..

5. Son turunuz Grind After Death nasıl gitmişti ve yeni tur planınız var mı?

Hector - her şey çok güzeldi. Tur tarihlerinin belirlenmesi ve organizasyonu işine Luc (DoomStar Bookings/Fubar) baktı. İspanya dan belçikaya uçtuk ve and Nicola (Bones Brigade Rcds.) orda bizi bir minibüsle bekliyordu, bizi Fransa, Almanya, Polonya, Slovenya, çek cumhuriyeti ve slovakya’ya götürdü. Dönüş yolculuğu tamamen aynıydı. Cehennem gibi bir 900km lik yolculuktan sonra ispanya’ya uçarak döndük ki orda da dönmeden önce bir 300 km daha minibüsle yolculuk etmek zorundaydık. Tek bir mola bile vermeden 22 saatlik yolculuk!!

Tur daha önce hiç görmediğimiz ülkelerde geçen 11 gündü, ve hepimizin iyi zamanları, anıları oldu en karmaşık gösterilerde bile olsa da! biz çalarken ses düzenleyicisini tetris oynayarak harcayan ses mühendisimiz gibi…

Şimdilik aklımızda bir tur yok, belki yaz için bazı Avrupa festivalleri olabilir. Sonraki turlarımız için daha farklı yerler düşünüyoruz, Amerika, İskandinavya, Japonya gibi… daha önce görmediğimiz yerler. Teklifler hoş karşılanıcaktır!


6. Yeni Split Ep gibi şeyleriniz var mı planladığınız yakın zamanda? Nashgul için ne geliyor şimdi?

Hector -Texas’lı arkadaşlarımız PLF (Pretty Little Flower; grind grubu) ile Fransız Bones Brigade Records’tan çıkacak 7li Split hazırlığındayız. Bundan ayrı olarak başka bir şey yok aklımızda, belki bir başka split ya da yeni bir LP olabilir. Bilmek için çok erken!

7. Kapak çiziminiz çok değişik olmuş. Kim yaptı bunları?
Hector –World Down Fall’la yaptığımız split in kapak tasarımı arkadaşımız Emma Rios (http: // steinerfrommars.blogspot.com/)’a ait… ama kalan diğer tüm grafik çalışmaları basçımız Luis’e ait. Çalışmalarını görmek isterseniz http://sendonluis.blogspot.com/’a bakabilirsiniz.

8. Hangi gruplardan esinlenirsiniz?

Santi –Asıl etkilendiklerimiz klasik Grindcore/Death Metal/Punk Crust grupları, mesela: Repulsion, Napalm Death’in ilk çalışmaları, Terrorizer’ın ilk hali, eski Carcass, Brutal Truth, Discharge, Extreme Noise Terror, Assuck, Autopsy, Wolfpack, Amebix, Nuclear Assault, DRI….uffff milyonlarca grup…..

Hector –Etkilendiğimiz bir çok grup var, Nausea(NY)’dan Iron Maiden’a, Assuck, Sacrilege, His Hero Is Gone ve yüzlerce Grindcore,Punk, Thrash, Heavy Metal, Crust grubu…

9. Sesinizi ve müziğinizi tarif edebilir misiniz?

Santi –belediye başkanının kıçındaki orta parmağı sunmak gibi çıkıyor ses..

10.En sevdiğiniz gruplar hangileri? Ve Türkiye’den bildiğiniz var mı hiç?

Hector – Favori gruplarımı sayamam, sonu olmazdı çünkü… 70, 80 ve 90’ların ve aynı zamanda da günümüzün bir sürü Punk, Grind, Thrash, NWOBHM, ve Death Metal grupları..
Türkiye’den sadece Sakatat’ı biliyorum, çok iyi bir Old School Grindcore’lar.

Santi –Santi- bence de öyle. Takıntılı olduğum bir sürü farklı çeşitte Punk/Hc /Grind /Death /Black /Heavy /Noise’dan tut da 60/70lerin Rock, ambient, soundtrackları, old electronic şeyler… Darkthrone, Repulsion ya da Autopsy’ i dehşet severim, aynı şekilde Black Sabbath, Blue Oyster Cult ve tonlarca 70lerin az bilinen rock gruplarını da dinlerim……

11.Sahnede çalmayı seviğiniz parçalar hangileri?

Hector –çoğunlukla son albumumuzdeki parçalar, sanırım hala yeni oldukları için…
Santi –eskilerden çalmayı sevdiklerim de var aynı zamanda, özellikle seyirci onlarla coşuyorsa, bu bana şarkıyı milyonlarca defa çaldığımı unutturuyor.. eheh…



12. Avrupa ve Amerika death-grind’ıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Santi – Klasik klasiktir….Harbi sevdiğim diğer Amerikan Death klasikleri Massacre’nin ilk zamanları, Incantation, Master, Abomination ya da daha guncel gruplar mesela: Nunslaughter, Funebrarum....soyleyecek oyle cok grup var ki….Aynı şekilde Avrupa sahnesinde de: Bolt Thrower, Asphyx, eski Pestilence, Cancer, Benediction, Pungent Stench vs…en bitirici grupları: Funebre, Demigod, Demilich….Klasik İsveç: Merciless, Treblinka, Unleashed, Carnage vs….ve gunumuzdense: Verminous, Kaamos, Interment, Genocrush Ferox, Scurvy…diğer ülkelerden Obliteration, Anatomia, Coffins, Necros Christos ve liste işte böyle uzayıp gider!!
Grind’la alakalı olarak sadece son birkaç ayda sevdiğim yeni gruplardan bazılarını söyleyebilirim: Mass Grave, 50/50, In Disgust, Bloody Phoenix, Marrow, Parlamentarisk sodomi, Roskopp……

Hector - Amerikan Death Metal’ini asla gerçekte o kadar da sevmedim, sadece Autopsy/Abscess ve eski 80'ler - 90'ların başı, Tampa Bay, Florida grupları... ... Morbid Angel, Obituary, Death gibi... Amerikan Grindi mi? Repulsion, Assuck, Exhumed, Brutal Truth gibi klasikleri seçerim.. ya da bugunden PLF, Insect Warface,
Cretin, Massgrave, Phobia...
Avrupa Death Metalini Amerika’dan daha çok severim, özellikle eski İsveç Death Metal’ini… Entombed, Dismember, Nihilist, Cemetary, God Macabre, Grotesque, Repugnant... ve günümüzdeki Tormented, Tribulation... ve kahrolası Death Breath! Ve 2 muhteşem İspanyol grubu, Teitanblood ve Graveyard...
Avrupa grind’ı mı? Yuzlerce grup sayabilirim. Ama bunları hepimiz biliyoruz zaten, bu yuzden gerek de yok!

13.En sevdiğiniz korku filleri hangileri ve İspanyol korku filmleriyle alakalı düşünceleriniz neler? Ben çok severim İspanyol korku filmlerini:D

Santi –bir korku filmi manyağıyım ama sevdiklerimden bazıları: The Wicker Man (1973)(Lanetli Ada-1973), The Beyond( İtalyan 1981 yapımı), Suspiria, Let the sleeping corpses lie, George A.Romero’nun Yaşayan Ölüler üçlemesi, ,eski John Carpenter, Jorg Buttgereit, Hammer filmleri, Amicus, Universal, 70ler/80lerin korku filmleri, eski İspanyol/İtalyan korku filmleri, Exploitation, Sexploitation, …uff anlatacak o kadar çok var ki……İspanyol filmlerindense favorilerim: The Blind Dead Tretalogy, Horror Express, The day of the beast, Who Can Kill a Child?, biraz Jess Franco, biraz Paul Naschy……

14. Böylesine dehşet müzik yapmanıza etki olan başka şeyler var mı, içecek gibi mesela?

Santi – İspanya iyi becerir!!! En azından İspanyol zırvalarını çekmek zorunda olmadığımız kuzeybatı bölgesindeki Galicia’da yaşıyoruz. Hala politikacılarca haksızlığa uğratılan , toplumda tutunma adına aptal işler yapmakla yükümlü, ve bu siktiğimin gezegenindeki herkes gibi benzeri şeylere mahsur kalıyoruz. Ama en azından yaşadığımız yerden zevk alarak kaçabiliyoruz her şeyden, ve milyonlarca turist tarafından istila edilmiyoruz. Kahrolası nefret dolu grind’ ı çalıyoruz çünkü söyleyecek şeylerimiz var, sadece eğlenmek için değil. Tangalarıyla karı dansı yapan siktiğimin pornogrind’çileri değiliz. Sokayım böyle şeye. Burada demek istediğim, bazı Grincore’lar var grindgore ve horrorgrind ya da her nasıl demek istiyorsan öyle işte –işini ciddiye alıp çalan adamlar, kendilerini adayarak, bu muziğin temellerini bilerek ve gerçek grindcore vasfına sahip olan….. şimdi Napalm Death “From Enslavement To Obliteration” dinleme zamanı işte…Ughh!!!

Hector –ot? Ot çekip bu boku çalabilmemin yolu yok. Biz hayattan ve etrafımızdaki şeylerden esinleniriz. Bize sürekli neden İspanyol Grind’ının çok uçlarda olduğunu souyorlar.. peki.. hergün bokla çevriliyiz, zengin ülkelerdekiler anlamayacak bizi belki, ama biz burada politik yozlaşma, polis tacizi, orta ve alt sınıfa karşı ayrıcılık yapan kanunlar, yüksek işsizlik oranları, kendini yöneten sosyal merkezlere karşı süren savaşlarla yüzleşiyoruz… neyse İspanya siker! Ve ben bu sirkin biteceğine de ihtimal vermiyorum. Bu yüzden de sanırım nefret dolu grincore çalmamız için yeterli sebebimiz var.

15.Bir metal grubu olmasaydınız ne yapıyor olurdunuz?

Hector –2 şey olabilirdi: okuldaki çoğu sınıf arkadaşım gibi bir sonum olabilirdi: bir despot, ya da mahallemdeki insanların çoğu gibi bir sonum olabilirdi: 90lar boyunca kullandıkları tüm o boklar yüzünden psikiyatri hastanelerine düşen uyuşturucu bağımlıları gibi.

Santi – bu soruyu düşünürken korktum.. ahahah


16. Peki şimdi bir zaman kapsülüne atlayalım ne Nashgul’ün ilk günlerine dönelim. Nasıl başladınız?

Hector –2001’di, sesyalıtımı özelliğinden mahrum bazı eski küçük prova odaları vardı şehir dışında.. polis sürekli ses yüksekliğini ölçmeye gelir ve mekanımızı alacağını söylerdi. Ama asla gerçekten yapmadılar bunu! İyi zamanlardı… tüm öğleden sonralarımızı orada geçirirdik, 4ten akşam 10a kadar… yanımızda bir süpermarket vardı ve sürekli bira stoklarını bitirirdik… müzikte bir yerlere geliceğimizi düşünmedik hiç, ve bugun buradayız, gerçekten bir şey yaptık… ve waaaww… bu garip ve beklenmedik bir duygu düşündüğümüzde…

17. Machetazo’da çaldınız mı ? dopi’yle çalışıyor musunuz hala?

Santi – geçen yıl boyunca Machetazo’yla canlı çaldım, ama şimdi onlarla çalmıyorum….ama evet, bu dünyayı daha beter bir hala getirmek için Rober and Dopi’yle çalışıyorum hala ….yakında göreceksiniz! Çok yaşa Machetazo!!!

18. Cover çalmayı düşündünüz mü hiç?

Santi - bazı slow parçaları coverlamayı isterim aslında…. Eyehategod, Grief, Corrupted ya da eski Godflesh gibi grupları coverlamak ilgimi çekiyor çünkü slow parçalar hızlı parçalar kadar ilgimi çekiyor…aynı zamanda ilk Defecation albumunden de bazı parçaları coverlamak isterim çünkü Terrorizer ya da Carcass grupları gibi aynı seviyede ve grind fanlarından daha fazla ilgiyi hakediyor, 2. albumleri bok gibi olsa da hahah…

Hector –Repulsion’nun official tribute’u için Slaughter of the Innocent’ı çalıyoruz su aralar. Bazı Punk ya da Heavy Metal parçalarını çalmayı ya da sadece cover parçalardan oluşan bir Ep yapmayı hep istedik… bir gün…

19. Download la ilgili düşünceleriniz neler?

Hector –İnternetten indirmek bana adil geliyor, özellikle ekonomik nedenlerden ötürü, ve aynı zamanda da günümüz müziği, grupları, mayspaces, marka ve diğer zırvalıklarla doldurulduğumuz için. Bugun 2 gunde evde herkes bir album yapabilir ve onu yayınlayacak bir etiket de bulur.
Problem insanların büyük müzik markaları (sokim onlara) ve şimdi zorluklar yaşayan küçük underground markalar arasındaki farkı göremedikleri zaman olur…bunlar benim ve senin gibi insanlar, extrem müzik sevenler ve sadece hissettikleri ve ona inandıkları için album yapmaya paralarını harcayanlar ki şimdi ellerindeki stoktan kurtulamıyorlar, dolayısıyla da bir başka kaydı kolayca düşünemiyorlar ve bu kötü bir çıkmaz. Çoğu kimse 2000 euro’yu riske edemez Grind / Punk / Death Metal’i icra etmek için. Bu yüzden de bu yola baş koyan ve bu işlerin devamını sağlayan herkesi de buradan selamlıyorum.
İnternet benim için bir süzgeç işlevi görüyor, indiriyorum, dinliyorum, ve sadece değerse alıyorum, Amerikan markası şeylere örneğin, posta ve diğer masraflara da çok para harcamak zorunda olmayı önemsemiyorum. Cunku bunu hak eden grup ve albumler var.

Santi - underground u destekliyorsanız ve biraz da paranız varsa kayıtlarını alın ve konserlerine gidin… yapmıyorsanız numaracısınızdır ve bi halt etmezsiniz.

20. Türk sevenlerinize söylemek istediğiniz şeyler var mı?

Görüşme için teşekkürler ve Nashgul dinlemeye devam.

Hector –zaman ayırdığınız ve ilginiz için teşekkürler. Daha fazla bilgi için www.myspace.com/nashgul’a bakabilir ya da nashgulcore@yahoo.es’e yazabilirsiniz. Gelenekler ölmeli.

Santi – dağıtmak istiyorum ortalığı !!!!!



Çeviri: Mad Butcher

Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

3 Haziran 2010 Perşembe

Utopium Röportaj‏ı



  1. Öncelikle röportaj için teşekkürler. Nasıl gidiyor ? Gelişmeler neler Utopium’da ?

İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler, gerçekten takdir ediyoruz. Şuan sonraki ay içinde kaydedeceğimiz albüme hazırlanıyoruz.


  1. İlk EP’niz Conceptive Prescience umut verici, hoşuma gitti. Fanların tepkisi ne oldu Conceptive Prescience’ye ?

Şuana kadar iyi. EP de birtakım hatalar oldu ve ilk stüdyo deneyimimizdi böyle olunca şuan düşünüyoruz da daha iyisini yapabilirmişiz. Fakat genel olarak, insanlar müziğimize alışabiliyor ve şuana kadar kötü bir inceleme görmedik (dürüst olmak gerekirse çok yok). Çok umursadığımızdan değil, fakat işiniz onaylandığında iyi hissettiriyor. Kötü inceleme verilse de en azından birinden bir tepki alıyoruz, onun bunun sevmesi ya da nefret etmesi sorun değil.

  1. Utopium için canlı şov var mı hiç ?

Birkaç konser orada burada. Şimdi stüdyoya giriyoruz öyle olunca konserlere biraz ara vereceğiz. Albüm çıktığında çok geçmeden kıçlarımızı sahneye atacağız. Canlı çalmaya bayılıyoruz ve insanlar bunu şovlarımızda hissediyor.

  1. Yeni kayıt için elde malzeme var mı ?

Tabii. Parça yazmakta hiç sorunumuz olmadı. Bazen parça yazmayı durdurmamız gerekebiliyor, çünkü çok fazla sayıya varıyor ve sonra nereye koyacağımızı bilemiyoruz hehehe.

  1. Grindcore grubusunuz fakat sludge riffleri kullanıyorsunuz. Bu oldukça hoş. Bu fikri nasıl buldunuz ?

Bu grubu grindcore grubu olarak başladık, fakat hepimiz diğer türdeki müzikleri sevdiğimizden düşündükki diğer işleri harmanlayarak kendi grindcore stililimizi yapabiliriz. Crust, Sludge, Thrash ve Death Metal rifflerini bu yüzden parçalarımızda duyabilirsiniz. Sevdiğimiz müziği yapıyoruz en çok ve biz öncelikle kendimizin fanlarıyız.

  1. Grind işine nasıl başladın ?

Hummm, biz hepimiz farklı gruplarda başladık… Sanırım Napalm Death esas olanı. Kişisel olarak beni müziğe sokan Rotten Sounds’dan “Murderworks” idi.

  1. Sound’unuzu ve müziğinizi tarif eder misin ?

“Grind” demekten hoşlanıyorum. Biz her zaman türlerin sadece rehber amacı taşımasını ve grubu tanımlayacak sıfat olmaması gerektiğini düşünürüz. Hızlıdan yavaşa, eskiden yeniye ekstrem müzik yapıyoruz.

  1. Sanırım sözleriniz sosyete, yaşam ve politikayla ilgili. Sözlerinizde nelerden bahsediyorsun ?

Çoğunlukla Rizzo’nun bildiği işler ve ne demek istediğini anlamakta zor zaman geçiriyoruz. Kafamızı bok etmekten hoşlanıyor ve bizi düşündürmek istiyor. Mesajları her zaman kelimeler içine gizli ve eğer dikkat etmezsen alamazsın.

Genel grind konularından uzaklaşmak istedi ve kendi söz konseptini yapıyor. Birçok yoruma açık.

  1. Nasum Tribute albümünde çaldınız. Çok güzel cover. Nasıl yer aldınız ?

O zamanda Power-it up katılacak gruplara bakıyordu ve biz cover ı sunduk. Nasum bize ilham kaynağı olduğu için hoş bir şeydi, ve Mieszko vefat ettikten sonra, tribute’ümüzle ona ödeyeceğimiz şansımız olmasından çok mutluyduk.

  1. Favori grubun ne ? Türkiye’den hiç grup biliyor musun ?

Söylemesi güç, çok çeşitli müziklerden hoşlanırız, çok sayıda grup, albüm… Türkiye’den Sakatat’ı biliyorum.





  1. Favori film ve kitaplarınız neler ?

Her çeşit işi severiz. Son Blockbusters’dan tut B seviye eski filmlere kadar. Belki post apokaliptik filmlere özel sevgimiz var.

Fazla okumuyorum. Son okuduğum şey Kafka’nın “Metamorphosis” idi.

  1. Grubun üyeleri günbegün nasıllar ? Para kazanmak için neler yapıyorsunuz ? Portekiz’de yaşam mücadelesi vermek güç mü ?

Kimimiz okuyor kimimiz çalışıyor. Sanırım bugünlerde yaşamak herangi bir yerde zor… Birşekil öyle ya da böyle yolunu bulmanız gerekiyor.

  1. her şeyi nasıl kaydettiniz ? Stüdyoya gittiniz mi ? Üretim çok tuttu mu ? Mümkünse bazı kayıt tekniklerinizden bahseder misin ? Kayıt sizin için kolay mı yoksa zor bir süreç mi çocuklar ?

Provaları yaptığımız garajda kaydettik her şeyi. Davullar ve bas 1 günde kayıt edildi ( davul işinde daha çok üzerinde durmalıydık ama durmadık) sonra gitarlar başka gün ve vokal başka bir gün aldı. Sonra sesten anlayan arkadaşımız Neto(Replica’dan) işin geri kalan kısmını halletti ve master işine baktı. Sonra biz tekrardan gitarları kaydettik çünkü yeterince tatmin olmamıştık ilkinde. Özel bir teknik kullanmıyoruz. Sadece çaldığımız gibi kaydediyoruz.

  1. Avrupa death-grind sahnesi hakkında ne düşünüyorsun ?

İyi ve kötü gruplar var. Sanırım en iyileri kendine özgü sound’uyla bir yere gelmeye çalışanlar. Bazı en başından beri hala sıkı çalışmayı sürdüren eski grupları önemsememekten değil. Fakat sahne o kadar büyüdü ki artık göze çarpmak için yeni bişeyler yapmak ister hale geldi.

Sanırım İsveç kanun hehehe. İsveç’ten sevmediğim bir grup keşfetmedim… Amerika’nın Avrupa grupları, özellikle İsveç’den olanları kopya etmesi komik.

  1. Daha fazla cover çalmayı düşünüyor musunuz ?

Evet. Çok fazla sayıda cover fikri var kafalarda henüz geliştirmediğimiz hehehe.

  1. İndirme hakkında ne düşünüyorsunuz ?

Fazla müzik indiriyorum ve alabilirsem CD ler alıyorum fakat gruplar için şörtünü almak ya da konserlerine gitmek daha bir ödüllendirici(maddi yönden) olduğuna inanıyorum. En azından ben bu yönden destekliyorum daha çok.

  1. Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz ?

En çok bira içiyorum hehehe.



Sikiş kadar hızlı kısım


Hayat: berbattır ve sonra geberir gidersin… (Cerebral Fix worship)


Zombiler: Beyinler !


Ölüm: Napalm


İnsan: Atık


Savaş: Ney uğruna ?


Kaos: Bazen iyi oluyor.


Haribo: Tatlı !


Gore: Eğlenceli değil.


Grindcore: yaşam

  1. Son olarak Türk fanlarınıza bir şey demek istiyor musunuz ?

Desteğiniz için teşekkürler ve Utopium kampına bağlı kalın. Gelecek daha fazla şeyimiz var !


JR @ Utopium


Röportaj için teşekkürler.


Extreme Haribo Culture’ye aittir.


Çeviri:Boba




Devamını okuyun...>>

2 Mayıs 2010 Pazar

Funeral Rape Röportajı



Öncelikle röportaj için teşekkürler. Nasıl gidiyor ? Funeral Rape’de işler ne alemde ?

LF: Selam ! Haberler iyi haberler değil.. Assmasher, Funeral Rape’in diğer kurucusu grubu 2 hafta önce bıraktı. Şuan yeni bir basist arayışı içindeyiz… Yeni albüme bakarsak, çok kişinin hoşlandığını duydum, ve böyle olmasından memnunum.

Son albümünüz iyiydi. Nasıl kaydettiniz ?

LF: 2009 baharın birkaç ayında Monza’nın yakınında Brainstorm Studio’da kaydettik. Davul kaydına ve sound’una daha çok önem verdik, kanımca sonuçlar diğer albümlere nazaran daha agresif ve kasvetli oldu.


Dahası, 2008’de Madcock’ın gelişiyle parçaların rifflerine daha bir gaddarlık eklemiş olduk.

Fanların tepkisi nasıl oldu ? Biz bayıldık.

LF: Şimdilik, çok fazla fan bu yeni albümün iyi olduğunu söylüyor, ve ben de onların hollanmalarını takdir ediyorum.

Funeral Rape için hiç canlı şov var mı ?

LF: 29 Mart’ta Bologna yakınlarında diğer İtalyan grind grubuyla canlı şovumuz olacak. Assmasher ile son şovumuz olacak bu. Bundan sonra, grubu terk edecek çünkü çok fazla müzikal tercih farkları var.

Albüm kapağınız çok seksüel. Tabutta sikiş ÇOK azdırıcı… Yapan kim ?

LF: Porn Afterlife albüm kapağı arkadaşımız ve İtalyan grup 2 Minuta Dreka’daki iyi vokal Jack Off tarafından yapıldı. Tanıyor muydun ?

Kaydı nasıl gerçekleştirdiniz ? Stüdyoya mı gittiniz ? Prodüksiyon çok tuttu mu ? Mümkünse bazı kayıt tekniklerinizden bahseder misin ? Kayıt sizin için zor mu yoksa kolay bir süreç mi ?

LF: Prodüksiyon toplamda yaklaşık 500 euro aldı. CD’nin prodüksiyonu ve kapak Will Rahmer tarafından halledildi ve ne kadar harcadığından bir haberim. Kayıt teknikleri hakkında şunu söyleyebilirim, ayrı parçalar üzerinde çalışıyoruz, önce davullar, sonra gitar ve bas (2 kanalda) ve daha sonra 2 vokal Ondan sonra stüdyoda 2 gün miks işleriyle uğraşıyoruz. Zor bir süre. Değil, genellikle en kötü gün davulu kaydederken oluyor… daha çok hassasiyet gerekiyor !


Yakın zamanda yeni split ep gibi malzeme var mı ?

LF: Hayır, ama niyeti ciddi olan bir grup bizle split yapmak isterse memnun oluruz. Geçmişte, birisi split EP ler için bize çok mangır harcattı, ugulanmayan. Şimdi biz sadece ciddi insanlarla çalışmak istiyoruz, sömürücülerle değil.

Müziğinizi ve sound’unuzu tarif eder misin ?

LF:Sound’umuzu kelimelerle tarif etmek benim için güç. Beygirlerle ve meşhur pornoyıldızlarıyla geçen bir sefehat alemine soundtrack gibi bence.

Hangi gruplardan ilham alıyorsun ?

LF: Birsürü gruptan etkileniyoruz, böylece müziğimizde farklı referansları bulabilirsin. Mortician, CBT, Anal Cunt, The Berzerker, Macabre, Brujeria gibi gruplardan genelde ilham alıyoruz.

Redrum Record ile çalışıyorsun. Fantastik. Will ile veya Roger’la nasıl iletişime geçtin ?

LF: Will Rahmer ile irtibattayız ve 2004’den beri çalışıyoruz, “A Chainsaw in the Cunt” ile beraber. Underground müziğin sağlam destekçisi olduğu kadar dürüst ve sadık bir kişi.





Funeral Rape’in ilk zamanlarına dönelim. Nasıl başladınız ?

LF: 2003’de porno ve grind’e deli gibi tutkun 3 kişiydik, hürmetsiz ve şok edici grup yaratmaya karar verene dek çok hardcore film izledik. Şuan 2 kurucu üye gitti, fakat Funeral Rape’in ruhu değişmedi.

Favori grubun ne ? Türkiye’den hiç grup tanıyor musun ?

LF: tek bir grup söylemem imkansız. Mortician, Macabre ve CBT çok severim aynı zamanda Death, Deicide ve Obituary.

Sözleriniz çoğunlukla gore ve hastalık dolu ve sence death metal satanik olmak zorunda mı ?

LF: Sözlerimiz tecavüz, gore, alem ve sapık dünyanın verebileceği her şeyi içeriyor. Gerçek bir ateist olduğumu düşünmüyorum. Öldüğümüzde, hiçbir yere gitmeyeceğiz. Şeytandan çok tanrıya inanmıyorum, yani dinlerden hoşlanmam. Dine her referans sözlerimizde mevcut, inananları salt küçük düşürmek.

Amerikan ve Avrupa death-grind i hakkında düşüncen ne yönde ?

LF: Bence her iki sahnede de iyi gruplar var, lakin ben Avrupa sahnesini tercih ediyorum.

Favori filmlerin neler?

LG: Çok zor bir soru. Çocukluğumdan beri korku filmi ve zata film koleksiyoncusuyum. Evimde binlerce film mevcut. Tüm Carpenter’in filmlerini, Texas Chainsaw, Cronenberg'in filmlerini, Romero’nun filmlerini, Lorenzo Lamas’ınkileri, Steven Seagal’lı filmleri, zombili filmleri, the Saw efsanesi, the Phantasm efsanesi, Violent Shit efsanesi, German ultra gore ve diğer birçoklarını severim, hepsini sayamam. Kişisel myspace’imde favori listemi görebilirsin !


Favori porno artistin kim ?

LF: Bu da zor. Kobe Tai, Sasha Grey, Eva Thurman, Sandy Sweet, Sophie Moone, Kelsey Michaels, Leah Luv… severim, ve daha birçoğunu.

Joe D'Amato filmlerini izlemeyi sever misin ?

LF: Joe D'Amato’ya bayılırım. Favori filmim “Antrophogous”, ve “Rosso Sangue”. Emanuella efsanesini de severim.

Korku filmlerinden ne haber ?

LF: ben eski kafa fanım ve korku filmleri koleksiyoncusuyum, önceki cevapta söylediğim gibi.

Kadınlar şehvetli olmak zorundalar mı ?

LF: Sanırım evet, eheh.

Metal grubunda çalıyor olmasaydın ne yapıyor olurdun ?

LF: Sanırım amatör gore filmleri yönetmeni olabilirdim. Kısa metrajlar benim tutkularımdır, ve gelecekte kendi splatter filmimi yapacağım !

Seks sömürüsü olan filmleri izlemeyi sever misin ?

LF: Tabiî ki de, herkes gibi sanırım !

Boş zamanlarında neler yapıyorsun ?

LF: Arkadaşlarımla oluyorum, bira içmece, zeta filmleri ve gore filmleri seyretmece, porno izlemece, goregrind dinlemece, mizah okumaca, etnik restoranları denemece, playstation 3’de bolca zaman geçirmece, ve daha bir çoğu…







Sikiş kadar hızlı kısım:

Kaçık anal fanatikleri: Er geç Shane Diesel’le karşılaşacaklar.

Assterix vs Belluci: o kaltak ölmeli

Gore: Andreas Schnaas

Genç için yaşlı: kaltaklığın iyi bir kanıdı

Bakire: Er geç Shane Diesel’le karşılaşacaklar

Assgrind: Funeral Rape müziği

Altın Duş: boku tercih ederim !

Derin sert yumruk sokmaca: Favori tekniğim

Zombiler: Etrafımdaki insanlar

Hargore: Amerikan başkan yardımcısı

Nekromantik: Çok iyi film

Death-fuck: Yeryüzünü terk etmek için iyi bir yol

Keçi: Yemesi güzel

Şeytan: Üzgünüm, tanrı gibi yok.


Türk fanlarına bir şey söylemek istiyor musun ?
Desteğiniz için teşekkürler, Konsere o güzel ülkenize bi dahaki sefere gelmeyi ümit ediyoruz.

Röportaj için teşekkürler ve biz de Funeral Rape ile işlerimize bakalım.

Size de çok teşekkürler.

Extreme Haribo’ya aittir.

Çeviri:Boba

Devamını okuyun...>>

30 Nisan 2010 Cuma

Inzest Röportajı



Öncelikle röportaj için teşekkürler. Nasıl gidiyor ? Inzest’de haberler ne ?

Maggo: Merhaba !! Ben iyiyim, sağol ! İkinci gitaristimiz Stefan’a hoş geldin demeliyiz !

Gerçekten iyi iş çıkartıyor ve gelecekte onla çalışmaktan memnunuz.
Sonunda bizim orijinal kazımacımız kısa bir aranın ardından döndü, öyleyse tekrardan gaddar müzik çalmaya başlayalım haydi !! ha ha ha…

Son albümünüz harikaydı. Fanların tepkisi ne oldu ?

Maggo: Çok sağolun !! O Albümden gurur duyuyoruz çünkü zahmetli bir işti ! Fanlarımızdan çok fazla iyi tepkiler aldık ve her konserde insanlar cinnet geçiriyor !!

İnsanların Avustralyalı deathmetal tankının yuvarlandığını görmesi gerçekten çok hoş !


Yeni albüm üzerine çalışmaya başladınız mı ?

Maggo: İki yeni albüm üzerinde çalışıyoruz, sonraki günlerde Fear Factory’nin yapmış olduğu daha taşaklı içinde gaddarlığın daha çok yükseldiği eski parçaları “tekrar mikslenmiş albüm” olarak kayıt edeceğiz ha ha ha…

Biz daha fazla endüstriyel sound kullanacağız bu re-mix cd’de fakat saf tekno bokluğu olmayacak, gaddar tarzımızı koruyup, eski parçalara daha ekstrem noise etkisi vermeye çalışacağız !
Sabırlı olun, çok geçmeden duyacaksınız !!

Aynı sırada “gerçekten” yeni albümümüz için yeni parçalar yazıyoruz. Prodüksiyon öncesi yeni parçaları kayıt edeceğiz ve 2011’in başına kadar bitirmeye çalışacağız ve dilerim ki tekrar mikslenmiş albüm 2010 sonbaharında çıkar.

Hiç canlı şov var mı ?

Maggo: Şu ara sadece single şovlarda çalıyoruz çünkü biran evvel iki albümü bitirme derdindeyiz ! Sonrasında yola çıkıp 2011’de tura çıkacağız.

Albümü nasıl kaydettiniz ?

Maggo: "Grotesque New World" albümünü Avustura(Tirol)’da Volcano stüdyosunda kaydettik ve miks ve master işleri Andy Classen (belphegor, disbelif, legion of the dammed....)’in stüdyo sahnesinde gerçekleşti. Profesyonel insanlarla çalışmak son derece enfes bir zamandı !!

Yeni albüm yeni gitaristimiz Safan’ın Mirror stüyosunda olacak ve miks ve master için bakacağız… Belki tekrar Andy Classen’e gideriz.

Inzest’in ilk günlerine dönelim. Her şey nasıl başladı ?

Maggo: 2004’de başladık, o zaman kimse deathcore’u ve bugün anladığımız aldatmacayı bilmiyor.

İsmi kendi tarzımıza verdik çünkü brutal deathmetal’i biraz oldschool hardcore etkileriyle harmanlamaya çalışıyoruz. O sıralar Despiced Icon gibi gruplardan bir haberim.

İsminiz gerçektençok HASTALIKLI :D hahaha Nasıl buldunuz ?

Maggo: Delik "fritzl" hikayesinin dünyayı şok etmesinden çok daha önceydi, eminim bu mahluku daha önceden duydun !? Hepimiz Tirol’de yaşıyoruz ve “trins” ve “axams” gibi bazı ufak kasabalar var ve devam eder ha ha ha… ve çok fazla sayıda bu ensest insanlar yaşar biz de grubumuzun adını orada yaşayan insanların hobileri gibi koyduk :-D sadece şakaydı !!

Herkesin ilk kez duyduğunda hatırlayacağı bir isim araştırdık ve insanlara “aha, bu gerçekten var” diye göstererek provoke edecek bi isim olmasını istedik.

Biz tamamen bu çocuk taciz saçmalığına karşıyız !!!




Hangi gruplardan ilham alıyorsunuz ?

Maggo: Benim için “Pantera” veya biraz oldschool hardcore grupları “blood for blood” gibi fakat “fear factory” gibi modern gruplarda var o başka.
Sound’unuzu ve müziğinizi tarif eder misiniz ?

Maggo: Brutal deathmetal ve ekstrem hardcore müzik harmanı diyebilirim. Fakat biz amerikan deathcore gruplarına benzemeye çalışmıyoruz. Biz kendi Avusturya orijinli deathcore şeyine sahibiz :-)

Sahnede en çok hangi parçalardan haz alıyorsunuz ?

Maggo: “Skinstripped” sanırım, şuana kadar yazdığımız en iyi parça. Vidyomuzu youtube’dan izleyebilirsiniz !!!


Favori grubunuz ne ? Türkiye’den hiç grup biliyor musunuz ?

En iyi ve en ekstrem canlı performanslardan biri hatebreed’di. Çok gaddardı ve moşpit inanılmazdı.

Evet bazı gruplar biliyorum Türkiye’den;

Eski hardcore grubu “Radical Noise” ve “Uçk Grind” Uçk Grind’daki elemanlarla geçen sene İstanbul’da diğer grubum “Mastic Scum” ile çaldıydım. İstanbul’da çalmak muhteşemdi ve insanlar delirdi.

İstanbul’a sonraki zamanda Inzest ile dönmeyi dilerim !!! Bu arada Uçk Grind’dan Tanju’ya: serefeeeeee!!!!

Etkilendiğin hiç thrash grubu var mı ?

Maggo: Pek thrash grubu dinlemem ama hatesphere gibi grupları severim.

Fikrince, deathcore’da gelecek var mı hiç ?

Maggo: Bence bu aldatmaca hızlı geldiği gibi sönecek. Beni yanlış anlama, Despiced Icon gibi grupları severim yada bana The Horizon’u getir ama sırf herkes dinleyecek diye bugün Thrash Metal yapıp yarın Deathcore yapan gruplara feci halde uyuzum ve şuanki aldatmaca bu. Kendine samimi kal ve kendi şeyini yap !!

Sence Death Metal satanik mi olmak zorunda ?

Maggo: Satanik deathmetal gruplarını severim fakat bu death metal satanik olmak zorunda demek değildir. Çok fazla satanik imaj kullanmayan iyi gruplar var.

Favori filminiz nedir?

Maggo: Sadece ve tek: "guest house paradiso"!!!!!!!!!! ha ha ha... git ve izle bu filmi !!!!

Haribo yemeyi sever misin ?

Maggo: Evet, ama sadece kötü siyah olanlarını !! :-P

Sikiş kadar hızlı kısım

heaven shell burn: muhteşem grup ve Marduk’un en iyi CD’lerinden biri !

Death Metal: blastbeat’ler, seks ve kok !!!

Mortician: Zombie Apocalypse !

Gore: Braindead !

Hastalıklı Fanteziler: Bunu söyleyemem sana ! hayatta ha ha ha…



Altın Banyo: hmmmm....neden olmasın ?

Gut: Gore ve Porn Grind severim !

Alman thrash metal efsanesi: kreeeeatorrr!!!!

Haribo:-) evil!!!


Türk fanlarına bir şey söylemek istiyor musun ?

Maggo: Türkiye’ye Inzest ile oradaki sahneleri dağıtmaya gelmeyi umuyorum !! Konserde görülen en iyi kalabalıklardan birisiniz !! Çok geçmeden görüşmeyi umarım

!! Gaddar kal !!!

Röportaj için teşekkürler ve biz de Inzest işlerine bakalım

Maggo: Desteğiniz için çok teşekkür ederim !!!
Kendine samimi ol !!!
Avusturya’dan kazımacı selamlar !

Extreme Haribo Culture’e aittir

Devamını okuyun...>>

31 Mart 2010 Çarşamba

Gore Obsessed Röportajı



-Selam Justin!!! Öncelikle röportaj için teşekkürler. Nasıl gidiyor, Gore Obsessed’de gelişmeler neler ?

Hey !

Sevared Records’dan Şubat 2010’da yayınlanan 5’li splitte yer aldım. Şuan yeni indirme EP’si ve 2.split albüm için parçaları kaydediyorum.

-Son EP’niz Satanic Ritual iyi. Bence bu EP’niz diğer demolarınızdan daha iyi olmuş. Satanic Ritual’e tepkiler ne yönde oldu ?
Albümler gittikçe daha iyi olduğu sürece ve insanlar hoşlandığı zaman mutlu oluyorum. Tepkiler olumlu oldu.

-Tüm kayıtlarınız sizden çıkışlı mı ? Son EP’nizi nasıl ve nerede kaydettiniz ?

Evet, şimdiye kadar 5’li split dahil tüm kendinden çıkışlı Gore Obsessed kayıtlarında yer aldım ve indirilebilirler.

Sınırlı sayıda toplama CD-R yapmayı düşünüyorum tüm kaydedilen Gore Obsessed parçalarını kapsayan (şuan üzerinde çalıştığım iş dahilinde)
Son EP kendi ufak kayıt stüdyomda kaydedildi ve mikslendi ve master edildi kendi tecrübelerimle.

Gore Obsessed’in tek kişilik proje olma fikri hoşuma gidiyor. (kayıt ve miksleme işlerini yapmam dahil)

-Kapaklarınız korkutucu. Onları yapan artist kim ?

Kapak işlerini ben hallediyorum. Photoshop ya da Illustrator’a horror posteri yapıştırıyorum ve mutlu olana dek üzerinde oynuyorum, böylece kapak oluşmuş oluyor.

-Gore Obsessed tek kişilik bir proje. Aranjmanlık ve kayıt zamanları zor geçiyor mu ?

Evet zaman bulmak güç olabiliyor, lakin ne zaman boş vaktim olursa yeni parçalar yazmaya uğraşıyorum. Aslında farklı kategorilerde birkaç parçam var, bazısı hala kaydedilecek, diğerleri liriklere ihtiyacı var, ötekiler de kaydedildi fakat mikslenmedi gibi gibi…

-Böyle hastalıklı müzik yapmanda ilham veren şey nedir, az ot ilhamı ?

Kutsal olmayan karışım dinlemeleri, çok fazla Impetigo ve Nunslaughter ve çok sayıda kötü Horror filmleri :)

-İki parça coverladınız Impetigo’dan Boneyard ve Judas Priest’den Breaking the Law.
Düşündüğünüz başka cover parçalar var mı ?

Kesinlikle birkaç daha cover parça kaydedeceğiz, şimdiye değin Nunslaughter, Blood Duster ve Mortician’dan cover yapmayı planladım.

-İşe nasıl başladınız ?

Gaddar gürültü yapma ihtiyacıyla başlandı ve adına da “müzik” dendi. Impetigo’nun 'Horror of the Zombie'si ruhani rehberim ve gitarımla bu yolculuğa koyuldum :) Hakikaten, kayıt programını kurcalamaya başladım ve bazı müzikal fikirler ( Hiç iyi değildim cover parçaları çalmakta ve lanet olsun deyip kendi kafamdakini yazdım). Gore Obsessed çalmış olduğum ilk ve tek grup ve gelecekte değişeceğinden şüphem var.

-Müziğinizi ve sound unuzu tarif eder misin ?

Sanırım sound u tarif edeceğim en iyi yol tak-yap Grinding Death Metal. Veya B sınıfı Horror’dan ilham alınmış B sınıfı Goregrind haha.

-Favori grupların neler ?

Impetigo favori Death grubum fakat Iron Maiden değişmez favori grubumdur. Diğer birkaçı; Haemorrhage, NunSlaughter, Obituary, Extreme Noise Terror, Misery Index, Dead, Death, Napalm Death, Brutal Truth, Jungle Rot, Rompeprop, Dead Infection, Judas Priest, Altar of Giallo, Blood Freak, Machetazo, Gruesome Stuff Relish, Venom...Sonsuza kadar gidebilirim :)


-Amerikan ve Avrupa Death-Grind i hakkında ne düşünüyorsun ?

Müthiş gruplar var ve myspace sağolsun duyulmamış grupları duymakta işi kolaylaştırıyor (kendim gibi).

Melodik veya Gothenburg sound’unda olmadıkça Amerika ve Avrupa’dan çok sayıda iyi iş çıkıyor, Ingiliz Death sahnesi harika yeni gruplara sahip (Amputated, Infected Disarray, Pork Farm, Fleshrot, Putrefy and a few others) fakat 'Trigger the Bloodshed' ve 'Annotations of an Autopsy' gibi grupları hiç hazzetmem hem tavır hem müzik olarak. Sağlam Grind ve Death grupları olan Asya veya Güney Amerika’yı unutmuyorum. (Bathtub Shitter, Butcher ABC, Flagitious Idiosyncrasy in the Dilapidation (adamım bu ciciler GRIND leyebiliyor !) Malta’dan Abysmal Torment’a doyamıyorum son CD) .

Fakat bazı değişik nedenden dolayı sevdiğim birçok grup İspanya’dan geliyor. Çek Cumhuriyeti’ndeki The Obscene Extreme festivali harika bi festival bilinmemiş yahut grind gruplarını tespit etmek için.

-Türkiye’den hiç grup biliyor musun ?

Türk efsanesi Cenotaph !

Kesinlikle Decaying Purity’nin 'Phases of Dimensional Torture' albümünü seviyorum, dahasını duymak için sabırsızlanıyorum.

Brutalcore (harika Zombie Ritual cover) ve birkaç duyduklarım; Consume, Carnophage (enfes cd!), UCK Grind, Death Oath, Despised (dağılmaları üzücü). Eğer başka Türk Death/Grind grubu varsa söyleyin !

-Hangi gruplardan ilham alıyorsun ?

Impetigo, NunSlaughter and Haemorrhage (tabii bir parça Napalm Death, Brutal Truth & Jungle Rot ilham vermiştir).

-Sözleriniz yamyamcılık, satanik ve korkutculuk hakkında… Salt horror filmlerinden veya bazı hastalıklı görüşlerden ya da her ikisinden ilham aldığın oluyor mu ?

Her ikisinden de ibraz olduğunu söyleyebilirim. Sözler direkt filmlerden ilham alınmış , kısa horror, gore ve cinayet hikayeleri, filmlerden kendi yorumum veya benim hikayem (müzikden aklıma getirdiğim fikirleri kitap yazmak ya da film yapmaya çalışmak için bi ilgim olmasa da).

-Çok gaddar introlar seçiyorsun. Seçerken nasıl seçiyorsun ?

Not defterim var ve ne zaman hoş gaddar bi cümle duysam filmden sonra kayıt yapmak için not alıyorum. Normalde parçanın sözlerine uyan film örneği kullanmaya çalışıyorum (veya parçaya ilham vermiş filmden bir örnek ).


-Biz de horror filmlerine bayılıyoruz. Çok sayıda horror filmi kritği yazdım Extreme Haribo’ya. Senin favori horror filmin ne ?

Bu cevap vermesi zor bir soru. Tıpkı favori grup listem gibi hiç bitmez. Favorilerim şunlar olurdu: Texas Chainsaw Massacre (original), Dawn of the Dead (original), Cannibal Holocaust, Cannibal Ferox, Eaten Alive, Zombi 2 (Zombie Flesh Eaters), Toxic Avenger, Shaun of the Dead, Evil Dead, Re-animator, Dead Beat at Dawn, Ilsa: She-wolf of the SS...liste devam eder. Ayrıca İtalyan Giallo filmlerine bayılırım.

-Yeni korku filmleri hakkında ne düşünüyorsun ?

Bana kalırsa yeni horror filmleri klasiklerdeki duygu ve his bakımından noksanlar. Yeni Horrorlar kabül gördüğümüz rahat bölgeye artık bişey getirmiyor., tabi aşırı gore var fakat bundan ibaret her şey. Görünüşe göre bir kişi öldürülürken daha ne kadar çok gösterilebilir (çuval dolusu gore da yanlış giden bişey yok fakat SAW gibi filmler sahip oldukları tek şey). Yeni filmlerdeki bazı “iyi” moral fikirleri aslında filmden daha korkutucu ve film yapımcısının filmden etkilenmekten çok ney düşünüyor olduğunu merak ediyor kalıyorsun. Tabi gerçekten güzel olanlar var (Switchblade Romance, Shaun of the Dead, Wolf Creek, Devil's Rejects, Storm Warning, REC ve birçok gerçekten düşük bütçeli zombi filmleri kalıma gelenler)

-Christopher Lee mi Bela Lugosi mi hangisi senin en iyi vampirin ?

Lugosi kadar iyi olan Christopher Lee’yi seçmeliyim (benim favori aktörlerimden biridir ve ben büyük Hammer Horror fanıyımdır) Dracula tasviri muazzam.

-50’lerin filmlerini sever misin ? Gill man, blob or 50 feet gaint women gibi..

50’ler en iyi yaratıklı filmlere sahipler (büyük CGI fanı değilim, kuklalı ve stop-motion filmlerini severim, özellikle Ray Harryhausen filmlerini). 50’lerin sonu da bazı iyi Hammer Horror filmlerini gördü (bfanı olduğumu belirttiğim üzere).

-Favori zombi filmlerin neler ?

Fulci’nin zombi filmleri tabiî ki ve orijinal Romero zombi filmleri (sevdiğim tek sonradan yapım Tom Savini’nin 1990 'Night of the Living Dead'iydi). 'Children Shouldn't play with Dead things' ve 'Shaun of the Dead'in komedi yanından zevk aldım ayrıca. Ve sayısız B sınıfı zombi filmleri aralarından gerçekten iyiler var ve bazıları o kadar kötü ki hoşlanman için elden bir şey gelmez.

-horror sahnesinde sayısız yamyam filmleri var. Cannibal Holocaust,Antropophagus gibi. Düşüncelerin neler ?

Yamyam filmlerine BAYILIRIM ( özellikle eski İtalyan filmleri ormanda geçen) Cannibal Holocaust tüm zamanların değişmez favori filmlerimden biridir, bazıları gerçekten rezalet olsa da, Cannibal Holocaust 2 ve Cannibal Ferox 2 akla gelenlerden, gerçek yamyamcılık veya orijinal his kalmamış. Orjinaller ahlakı uçlara ittiler ve kabul edilenlerdi.

-Favori horror filmi yönetmenlerin neler ?
Lucio Fulci and Dario Argento


-İndirme hakkında ne düşünüyorsun ?

Bazı insanların karşı olmalarını anlıyorum fakat aynı zamanda olmulu yönden görmelisin. Sadece benim için tanıtımını yapmak ve insanların müziğimi sıralaması için harika bir yol değil aynı zamanda iyi grupları keşfetmemde yardım etti (ilgilendiğim bir cd görürsem fakat grubu duymamışsam, satın almadan önce parçalarını dinliyorum, veya sevdiğim parçaları duymuşsam cd yi sipariş veriyorum). Hala müziğin fiziksel bir kopyasını edinmeyi tercih ederim (Online indirmek için ödeyeceğime cd’ye öderim). CDler veya viniller üretilmeyeceği zaman gerçekten benim için üzücü bir gün olacak.

-Boş zamanlarında nelerle meşgulsün ?

Paraları tamamlamaya çalışmaktan ve horror filmi izlemenin dışında, birkaç konsere katılmaya çalışıyorum. Death/Grind albümlerine düştüğüm kadar müzik koleksiyoncu fuarlarına katılmaya çalışıyorum mümkün olduğunca ve Almanya’da yılda iki kez gerçekleşen büyük Horror toplantısına katılıyorum. Bunun dışında, sıkıcı rutin işler.

-Haribo yemeyi sever misin ?
Tabiî ki ! Kim sevmez ki ;)

Haribo: Blog için müthiş bir isim ;p

Nekromantik: Göz yuvarlağı emmek… Bayılıyorum buna !

Zombiler: BRAAAIINNNNSS

Yamyamcılık: YEMEK

Horror filmleri: ikinci en iyi şey

Gore: Her filmde ve sözlerde olması gereken.

Death Metal: EN iyi şey (ya da memecikler miydi)

Alister Crowley:Mr Crowley neler var kafanda ( Ayrıca The Great Beast)

Lucio Fulci: TANRI

Bela Lugosi: DRACULA


-Türk fanlarına bir şey söylemek ister misin ?

Türkiye’den fanlar olması onur verici bir şey gerçekten. Gore Obsessed’i başlattığımda kendim ve birkaç arkadaşım içindi, ve ne zaman ebesinden bi yerden mesaj alsam müthiş bir duygu hissettiriyor benim bokumun oralarda dinleniyor olması. Umarım kanlıazmanlar, iz Türkiye’de benim hastalıklı müziğimle keyiflenirsiniz ve ben de sizden duymak isterim !

Extreme Haribo elemanlarına röportaj için teşekkürler !!!

Röportaj içi teşekkürler ve biz de Gore Obsessed ile işlere devam edelim

Çeviri:Boba

Haribo extreme culture aittir.

Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails