Devamını okuyun...>>
11 Kasım 2017 Cumartesi
11 Eylül 2017 Pazartesi
3 Ağustos 2017 Perşembe
10 Mayıs 2017 Çarşamba
5 Mart 2017 Pazar
Alacakaranlık Dergi Geliyor!
Ülkemizde konsept bir içeriğe
sahip olan ve belirlediği ilkelere bağlı kalarak çizgisini koruyan dergilerin
sayısı çok az. Özellikle sinema söz konusu olunca da neredeyse imkânsız. Yıllar
önce bu açığı, hatta açlığı bastıran bir dergi vardı. Kaya Özkaracalar
önderliğinde 1998 yılında çıkmaya başlayan ve 19 sayı yayın hayatına devam eden
“Geceyarısı Sineması” dergisi…
Devamını okuyun...>>
9 Kasım 2016 Çarşamba
Çarpık Modernleşmenin Ehlileştirilmesi, Kinbaku ve Çatalı Terkediş: Dan Oniroku: Nawa-geshô aka. Rope Cosmetology (1978)
Kapıların açılıp,
Batı'nın parlak kırmızı kutulu içeceğinin sofralarda görünmeye başlaması aynı
zamanda; "ekonomik mucize" diye tabir edilen yirmi yılın
başlamasıydı. 1950'lerden sonraki bu dönem Japon günlük hayatında tüketim
malzemelerindeki artış, rock'n'roll, motosiklet, sinema ve boş vakitlerin çoğalmasına
delaletti. Bu değişim, beraberinde eski/geleneksel ile yeni/modern olanın
çarpışmasını yarattı. Ama bozulan, yıkılan her şey günün sonunda doğal akışa
karışacak ya da terbiye edilecekti. Günlük hayatta Amerikan aleyhtarları bunu
tamamen gerçekleştiremeseler de, toplum terbiye teşebbüsleri; yükselişteki
cinsel istismar sineması ile birlikte bütün fantezi ve sapkınlığıyla beyaz
perdeye yansıyacaktı.
Devamını okuyun...>>
14 Nisan 2016 Perşembe
Cinsel Hayatın Özgürlüğüne Kavuşması: Pussy Talk (1975)
1960’lı yılların ortalarından başlayarak tüm dünyaya yayılan özgürlük
hareketiyle birlikte sinemada pornografi de yükselişe geçmiştir. Ataerkil
düzene başkaldıran gençler, siyahiler, kadınlar, eşcinseller ya da kısaca
ötekiler, seslerini yükselttikçe tüm uluslarda çeşitli sosyo-siyasal hareketlilikler
gözlemlenmiştir. 1968 gençlik hareketlerinin dünyanın dört bir yanında farklı
etkileri olurken, özellikle Avrupa kıtasında ve Amerika Birleşik Devletleri’nde
yeni Fransız düşüncesi ile birlikte parçalı düşünce yapısı yaygınlaşmaya
başlamış ve öteki, daha gün yüzüne çıkar hale gelmiştir. Bu dönemki en çok ses
getiren eylemliliklerden biri de özgür cinsel yaşam istencidir. Kadınları
sadece üreme aracı olarak algılayan ahlak koruyucusu kilise ve kadınları alt
varlıklar olarak gören devlet erkânları, kadınların hak savunusu karşısında
falluslarını koruma isteğine gitmişlerdir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Film analizleri,
Le Sexe Qui Parle,
Pussy Talk (1975),
Sex,
sex scenes,
Sexploitation
9 Nisan 2016 Cumartesi
Heavy Metal’in Korku Sinemasıyla Buluşması: Deathgasm (2015)
Yaşadığımız çağın insanlara en büyük hediyesi korku filmleri ve Heavy Metal. Gündelik hayat
içinde maruz kaldığım diğer müzik türlerini duydukça İyi ki METAL dinliyorum diye haykırdığım çok
oldu. Eğer olmadık bir yerde iyi ki metalciyim diye bağıran birini
işitiyorsanız bilin ki o benim.
Devamını okuyun...>>
30 Mart 2016 Çarşamba
Oily Maniac (1976)
Bir süper canavar, süper kahraman ya da anti- kahraman. Oily Maniac belki de Shaw Brothers arşivlerinde yer alan en sıra dışı yapımlardan biri. Büyük gücün, büyük sorumluluk getirdiği, ailesinin kötü adamlarca gözlerinin önünde katledildiği ya da uzayın keşfedilmemiş bir köşesinden kopup gelen batılı kahramanlardan yıllar önce, İngilizlerin tabiriyle uzak doğudan günümüz Holywood sinemasının dinamosu haline gelen süper kahraman filminin nasıl olması gerektiğini 1976 yılında seyirciyle buluşturan Shaw Brothers, hem çekim yöntemleri hem de alt metiniyle adı gibi MANYAKÇA bir film.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
Film analizleri,
Hong- Kong,
Korku Filmleri,
Oily Maniac (1976),
Shaw Brothers
12 Şubat 2016 Cuma
Death Laid an Egg (1968)
İtalyan
sinemasında korku türü diğer ülkelere göre özel bir durum içermektedir. Çocuksu
hayalleri, kan ve gizemle süsleyen senaristler aynı zamanda dönemin
sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel problemlerine değinmektedir. 1960’lardaki
karanlık gotik akımından hemen sonra ‘‘SARI‘‘olarak nitelendirilen Giallo,
fruedyen alt metinleri ve Avrupa Burjuvazi eleştirisiyle tür sineması içinde
spagetti westernler kadar özgün işlerdir.1968 yapımı Death Laid an Egg ise
‘‘Sarı’’lar arasında işlediği konu itibariyle en sıra dışı yapımlardan biri
olarak dikkat çekmektedir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1968,
death laid an egg,
Film analizleri,
freudien,
Giallo,
Korku Filmleri,
post endüstriyel,
slow food
6 Şubat 2016 Cumartesi
Blind Dead Serisi ya da Kendi Gerçekliğinden Soyutlanmış Bir Toplumun Hesaplaşması
Blind Dead serisi
kuşkusuz seri korku filmleri arasında bütünlük açısından en etkili yapımların
başında gelmektedir. Orta çağın göreceli karanlığını, modernitenin yozlaşmış
aydınlığı önünde gözler önüne seren kör ölüler, Amando de Ossorio imzasıyla
1972-1975 yılları arasında Night of the Living Dead‘ın ardından patlayan
İspanyol zombi filmlerinin dünya çapında dikkat çekmesine neden olmuştur.
Devamını okuyun...>>
5 Şubat 2016 Cuma
DAS CABINET DES DR. CALIGARI (1920) - SAVAŞTAN GERİYE KALANLAR
‘Büyük savaş’tan sonraki
fiziksel ve psikolojik zedelenmeler, ekonominin çöküşü, manevi değerlerin
altüst oluşu ve tutkuların bilenmesi hem güçlü hem de umutsuzluk taşan
eserlerle dışa vurulmuştu. Bu dönem Alman sessiz sinemasının bütün gücünü
büyüleyici bir şiirselliğe verdiği en parlak dönemiydi. Alman dışavurumcu
sineması için bir manifesto anlamına gelen bu film hem tasarımı hem de
mesajlarıyla dönemine damgasını vurmuştur.
Devamını okuyun...>>
21 Ocak 2016 Perşembe
Bireysel sınırlar üzerine bir deneme American Psycho
2000 yılında gösterime giren American Psycho; yeni bir yüzyılın başlangıcında, 1900’lü yılların Amerikan seri katillerini yeni bir vücutta birleştirmesi bir yana, toplumsal ve sosyo-ekonomik eleştirisiyle değişen dünyanın habercisi niteliğinde bir korku eseri olarak değerlendirilebilir. Film üzerine yazılmış sosyolojik, psikanalitik ve Marksist okumaları detaylı olarak bulabilirsiniz. Yazı kapsamında sizlere Christian Bale’ın canlandırdığı Patrick Bateman karakteri üzerinden gerçeklik ve insanın sınırları üzerine bir bakış açısı sunacağım.
Devamını okuyun...>>
28 Aralık 2015 Pazartesi
NOSFERATU, BİR KORKU SENFONİSİ ( 1922 ) – VAMPİR ve GÖLGESİ
İnsanlığın gördüğü ilk ‘büyük savaş’ biteli çok olmamıştı. Bu ilk büyük kitlesel savaşın sonrasında savaşın diğer tarafları gibi Almanya da korkunç kayıplar yaşadı. Toplumsal bunalımları açık ve örtülü şekilde uzun süre devam etti. Alman dışavurumculuğunun en çarpıcı ürünlerinden biri olan NOSFERATU da bu bunalıma karşı güçlü bir başkaldırı filmi olarak düşünülebilir.
Devamını okuyun...>>
Etiketler:
1922,
dışavurumculuk,
Film analizleri,
Horror,
Korku Filmleri,
nosferatu,
Sessiz film,
silent movie,
vampir
14 Aralık 2015 Pazartesi
Blood Beat (1983)
Etiketler:
1983,
Blood Beat (1983),
Film analizleri,
Korku Filmleri,
Slasher,
V.H.S,
Video
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)