21 Ekim 2008 Salı

En Kötü Korku Filmleri-1

Beni tanıyanlar korku işlerini ne kadar çok kovaladığımı bilirler. Tabi bizimde bir midemiz var. Günde en az 3 korku filmi izleyince insanın kötü filme tahammülü kalmıyor. Sizlere bu korku filmlerinden seçtiklerimi paylaşacağım. Şimdi şöyle bir düşünceye kanaat getire bilirsiniz evet gösterime giren çok fazla kötü korku filmi var hayır sizlere bahsedeceğim filmler onlar yanında başyapıt kalabilir. Gelelim film listemize.Killjoy1–2(2000–2002),Possessed(2000),Killer pussy(2004),Demons 2 (1986).


Killjoy 1–2 (2000–2002)


Ünlü yazar Stephen king romanında gecen katil palyaço killjoy. Bu filmde de yer alıyor ancak kahrolsun böle filme, lanet olsun bu filmi çekene.’it’’bir atmosferi, bir havası var gelgelelim bunda bir sik yok. Hadi diyelim efektler oda yok. Peki, oyunculuk hiç açmayalım onu. Filmin 1. ve 2. aynı hiç fark yok sabit konu. Ezik bir zenci mahalledeki zenci çetesinin kızlarından birine asılıyor. Bir güzel sopa yiyor ardından eve gidip killjoy un ruhu çağırıyor. Çocuğu vuruyor ve çocuk killjoy dönüşüp intikam peşinde koşmaya başlıyor.2. ise gene aynı bir sürü zenci kızlı erkekli kamp evine gidiyorlar ruh çağırma ayini düzenleniyor ve killjoy geliyor bunları beceriyor. Sonuç olarak papaz her zaman pilav yemez.


Genel not: 3/13



Possessed(2000)


Şeytan çıkarma, şeytan ayinleri ve şeytancılıkla ilgili birçok film izledim ancak bu kadar kötüsünü ne yazık ki izlemek nasip oldu. Gelmiş geçmiş en iyi korku filmlerinden biri olan ‘The Exorcist’ konusunu gerçek ele alan ‘Possessed’ rahipler üzerinden ilerliyor. Filmde hiçbir uçuk sahne yok tamam ille yatağın havada uçması gerekmiyor; ama kardeşim insan bir atmosfer yaratır. Yani anlayacağınız tam bir hallmark filmi zaten daha sonra araştırdım tahminimde doğru çıktı. Şiddetle öneriyorum uzak durun.


Genel not:1/13


Killer pussy(2004)


Almanların ünlü filmlerinden ‘Killer condom’ gerçekten gönlüm toprak satın almış; kâh güldürmüş, kâh ürkütmüş bir filmdir. Ancak gel gelim Japon sürümü berbat. Bir yaratık kadınların vajinası yerleşiyor. Kadına basan erkeğin erkekliği kalmıyor ve ölüyor. Bolca kan ve gore sahneler var ancak bir başında birde sonunda o yüzden fazla tatmin edici değil.


Genel not:4;5/13



Demons 2 (1986)


Senaryosu Dario argento, yönetmen koltuğunda ise Lamberto bava.2 usta ismi ancak bir ipte 2 cambaz oynamaz misali hiç olmamış. Yüksek atlama yapan zombiler sadece bunla kalmıyor; tazı gibi koşup, örümcek gibide tırmanıyorlar sadece bir kuş gibi uçmadıkları.80ler korku sinemasının en çok rağbet gören ucubesi olan zombiler bu filmde de yer alıyor ancak sadece rant uğruna; çünkü Lucio fulci ve George romero muhteşem zombi filmleri ile ortalığı ayağa kaldırırken onlarda anca bunu yapabilmiş. Hele ki spor salonu basma sahnesi var, gülmekte yarıldım. Zombie savaşlarından ağır bir yenilgi ile çıkan 2li uzun bir süre zombicilik taslamadılar. İlk film gene de iyi ancak 2.Filmin tahammül edilebilirliği yok.


Genel not:5/13


Evet arkadaşlar;

Karanlık mezarlıklardan geçerken arkanıza bakmayın.

Sisli yollara dalmayın. Ne zaman ki hava kararır.
Sakın evden cıkmayın. Tabi sizi ne kadar koruya bilecekse.

Nuhahaha-Nuhahahah


Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

8 Ekim 2008 Çarşamba

Flesh Consumed-Mutilate,Evisceate,Decapite


Amerikalı grup birkaç ay önce piyasa sürdüğü ‘mutilate,evisceate,decapite’ albümü ile usanin engin death metal denizinde yol alan küçük bir kalyon haline geldi.Bu santa cruz çocukları çok cannibal corpse kapaklarına tutulmuşlar ki albüm kapakları bariz bir CC albüm kapağı.

41 dakikalık bu albüm için ne death metal karnavalı nede çok parlak bir albüm diyebilirim.

Olcukça teknik dinlerken insana beyin amcıklaması yaşatacak kadar çok rif yer alıyor.


Grup elemanları:

Corey Athos - gitar, vokal

Julian Mondragon -gitar

José Palacios - vokal

Mathosimus Athonosopoleus II -bas

Ian Robinson -davul


Vokal’e gelince fena değil tam bir death/grind vokali ancak hiç susmuyor parçalar 2 ila 8 dakika arasında değiştiği için pek hoş karşılanacak bir durum değil zira davulcuya gelirsek o çocuk o gruba fazla harcanıyor daha iyi işler yapabilir zaten bende bu teknik, temiz ortamda bir tek ona tutuldum normal şartlarda hiç edinmeyeceğim bir grup.

Albümde yer alan parçalar ise şu şekilde:


1.Schizophrenic Slaughter Frenzy

2.Disinterment

3.Cast Into The Pit

4.Human Abattoir

5.Flesh Consumed

6.Lynched With Entrails

7.Sadistic Incineration

8.Locked In The Crosshairs

9.Harvesting Humans


Parçaların genel yapısı başı-sonu var olan tüm müzik oldukça Dying Fetus kopyası. Ben bir tek 6. parça olan Lynched with entrails beğendim. Gore/teknik sevenler için tavsiye edilir ancak düz,kanlı,gaddar kazıma arıyorsanız uzak durun.


Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

28 Eylül 2008 Pazar

Witchhunter Anısına



'O lanet olası frank(sodom’un ilk gitaristi. Frank Blackfire ile karışmasın.)Tom’u gruptan atmaya kalktığında

üstüne öfke ile yürüdüm. Bu grup tom ve benim siktir olup gitmesi gereken sensin dedim ve gitti.'Chirs witchhunter bu sözleri sarf etiğinde

daha demolar bile kaydedilmemişti ve Witching Metal parçasını yazdığında dünya artık hiç eskisi gibi olmadı.Bir tarzın temeli oldu.Alman panzeri gibi kazıdı.

Alman Thrashinin güçlü davularının ilk temsilcisiydi. Cronosun en sevgili,en gaddar çocuklarından biriydi.18 de in the sing of evil dedi,41de The final sing of the evil

ile yıllar süren hasretimizden sonra bize kim olduğumuzu hatırlatı. O hayata gözlerini yumsa da bize ölümsüz 11 eser sundu.

Şimdi senin için bizler haykırıyoruz.

WITCHING METAL!!!

Lord magius



Chris Witchhunter şahsım icin bir davul kahramanıydı coğu insanın kovaladığı teknik mevzuları hep göz ardı ettim, evet bir nevi adam kayırdım, şike yaptım ama bu en doğal hakkımız insan olarak.

Kimisi icin düz,sıradan ve özelliksiz olarak tanımlansa da hic süphesiz Chris dünyanın en iyi birkac thrash metal davulcusundan birisiydi ve kendi has tekniği ile bu işe farklı ve güclü bir tarz getirmesini yıllara yaydığı SODOM albümlerinde her bir şarkısında her bir vuruşunda sıfır hata ile gösterdi bizlere yani fanlarına hatta bugünün hali hazırdaki davulcularına.

Onlar bizim icin bir müzik grubundan cok daha öte su sefil hayatta karşılaştığımız sorunlarda güncel yaşamdaki olaylarda da yolumuzu aydınlatan insanlar oldular, saygımızı hic kusur etmedik gruba da Cadaloz Avcısı asabi davulcuya da ancak hep uhte gibi keşke gruptan hic ayrılmasaydı düsüncesi de kafalarımızda dolanmıştır.

Çok yakın bir zamanda giderayak bir tehdit daha savurup leşş ötesi cirkef bir performansla yani THE FINAL SIGN OF EVIL ile bizlere ne olduğumuzu, ne kadarlık insanlar olduğumuzu anımsatmıştır kendisi bunun icin anıları karşısında bir kez daha saygıyla eğiliyoruz tıpkı en tırt en ukala adamların bile caresizce Reincarnation performansına eğilmeleri secde etmeleri gibi.

Reincarnation

False Celebration ..


Haribo4grind



Söylenebilecek ekstradan fazla bir şey yok. sodom familyasının en sevdiğim azalarından, canla başla kazıyan; davulu oyup tarayan chris ,dünyada her thrash çalmaya hevesli gence rehberlik etti. çalarken tamamen davul ekipmanına dahil ettiği vücudu artık fizikten bu dünyada olmasa da onun davul çaldığı her saniye eminim ki bu dünyada içtiği her galon galon alkolden daha fazla memnun etmiştir. davulu canlı bir canavara dönüştüren davulculardandı.kimseye tek bir laf ettirmem, merhum bu dünyaya gelen en eğlenceli davulculardandı hala öyle. istediği kadar alkolik, agresif, geçinilmesi zor bir adam olsun, teknik,meknik bilmesin, son yıllarda aktif olmasın, evvela şeytanın izindeyle, sonra tapping the vein'le..en son da final sign of the evil'la. kimse onun gibi baştan sona o albümlerdeki gibi davulla yaşasın, yazsın/çalsın sanmıyorum. rahat uyu chris çünkü sen hala birçok için -ben- en favorimizsin,gelecek nesillere de tanıtılacaksın.

orda görüşürüz(dw'un bende)


Übergorewitch



Sodom'un Sodom olmasında şüphesiz en büyük katkıya sahip olan adamlardan biriydi. Şahsım adına İYİ MÜZİK nedir? kavramının oturmasında en büyük katkıya sahip olan albümlerin davulcusudur kendisi.

Chris Witchhunter'a minnettar olmam için TAPPING THE VEIN gibi başucumdan eksik olmayan bir albümü hayatıma kazandırması bile yeterlidir ki; baget salladığı her albüm her çalışma kutsaldır benim için.

huzur içinde uyu. sanki göçüp gitmemişsin gibi her zaman hatırlanıcaksın...

Mad Butcher

Devamını okuyun...>>

9 Eylül 2008 Salı

R.İ.P Chris Witchhunter

Her zaman bizimle yaşıyacaksın...Witch metal'de yazdığın gibi onları SODOM'da yakıcaz....
Devamını okuyun...>>

7 Eylül 2008 Pazar

Spanish zombies machetazo interview



Our zombiesh interview with spanish zombies MACHETAZO

-1.how did fans react to your new album Mundo Cripta ? ıt cooled us especially when weather is so hot:)
-By the way the reaction is slow, august is a slow month you know. The sales are shit, the album is getting a good response only in the virtual world and that's something I don't care.

-2.the band founded in 1994, a lot of members has changed to this day, is this a disadvantage for you?
-No, the member changes have been always for better.

-3. we know Chris Reifert drew your logo? how dis this happen?
-Machetazo and him are in close realation since the 90s. We released a split 7"/MCD years ago, and he even does lead vocals in one song of our album "Sinfonias del terror ciego".
Refiert/Abscess/Autopsy=RESPECT.

-4.which machetazo album do you think is the most succeful? or which one most pleased you?
-"Trono de huesos" was the most succesful, but the new one "Mundo cripta" is our best and my fave so far.

-5.does your record label interfere your album or your sound?
-Of course NO.

-6.you changed many labels.are you happy with yours now?
-We didn't changed many labels, we were in Razorback records for three albumes and now with this fourth we're in Throne records, anyway a label we work with since many years releasing the vinyl editions of every album.

-7.here in turkey, we follow spanish death metal in spite of we dont know spanish but we think spanish is very suitable for death metal. latin death metal bands prefer to use their own language too of late years. what do you think about that?
-To growl in your own lenguage is the most logical thing to do, why the fuck must we use english if that's not how we usually speak?

-8.what do you think about latin-americo death-grind metal bands?
-Nowadays it's just like any other country scene, only a few good bands save from the general wave of boring shit. But gotta say they're the most blasphemous and evil.

-9.ın plenty of latin country,a lot of bands -which play similar kind of metal- come together in a mafia way, what do you think about that?
-I don't know anything about that.

-10.what do you think about usa death-grind?
-Great bands and awesome albumes in the late 80s/early 90s.

-11.what do you think has changed hitherto in deathgrind scene?what do you think about present?
-It's a lot different, true underground doesn't exist anymore, internet killed it.

-12.nowadays its easier to be involved in concerts or festıvals.can you tell us is there any certain dates about the next organizations?
-Can't remember about exact dates now, but I know we have booked some festivals for next year, something in Poland and Germany.

-13.which bands do you usually go on tour with?
-Usually with friends and bands we're in contact with.

-14.ıs there any chance that we see you here in turkey live?
-Honestly, I don't think so. Hard thing to do by the way, but of course hope to fly over there someday.

-15.you know any turkish band? ıf there, did you listen any of them or liked it?
-I used to be in contact with Cenotaph years ago.

-16. do you think it's an advantage downloading album especially for extreme-great bands?
-Downloading new albums sucks and kills the underground.
Only support downloads of out of print material or rare stuff.

17. do you think it's sincere myspace etc.?
-Myspace is a good and fast way to communicate but as any way of long-distance anonimous communication can be confusing.

-18.your influences motörhead, venom, celtic frost.except that, which bands are you inspired by?
-Autopsy and Repulsion rules ALWAYS.

-19.you played one song in impetigo-tribute album. ımpetigo is a big part of death-grind-horror. what is your idea?
-They were the horror metal pioneers.

-20.currently, there are some trend fans who have doubts about Venom,Sodom,Motorhead,Impetigo,Autopsy etc, or dont have any respect for them -also never got to their shows or buy their albums- ususally listening to the popular bands. what do you think about them?
-Fuck off and die. Don't care about such maggots. Musical roots are very important, without them you're nothing.

-21.now, lets take your opinions about horror culture. first of all which zombies do you like best spanish, usa, ıtalian?
-USA George Romero's zombies are my faves, "Day of the Dead" is my fave zombie flick ever.

-22.whats your favourite horror movie?
-There's a lot, can't chose only one, but "Day of the Dead" is one of them, I'm sure of that.

-23.did you like jesus franco's spectacular 'faceless'?
-Sorry I'm not into Jesus Franco, I preffer Amando De Osorio.

-24.which movie made you shudder most?
-Lately I really enjoyed "The Black Door", a fuckin' great movie about demonic possession.

-25.which do you think is the most succesful spanish horror movie?
-"Let sleeping corpses lie", the Blind Dead tetralogy, and
"Walpurgis night".

-26.thanks for the interview, finally do you want to say anything to your turkisf fans?
-You're welcome bro, thanx for the support. Hope to visit your country sooner or later, gotta taste that good hash you have there...

belongs to Haribo Extreme Culture
Devamını okuyun...>>

21 Ağustos 2008 Perşembe

The Beyond (1981)


City of living dead,Zombie ve Beyond,Gore filmlerin efendisi Lucio Fulci bizlere sunduğu en güzel zombi üçlemesi...son film olan beyond çekildiği tarihte ancak makaslanarak sinema izleyicileri ile buluşmuştur. Fulci ninde en çok ilgi çeken filmleri arasında yer alır. Filmin senaryosu ünlü İtalyan senarist Dardona Sacchetti tarafından yazılmış bu muhteşem İtalyan korku filmde özel efektleri Germano Natali ait. Makyaj işlerini de Zombie de olduğu gibi gene Giannetto De Rossi üstlenmiş.

Filmin konusuna gelince üçlemenin son filimde artık dananın kuyruğu kopuyor ve insanoğlu cezalandırılıyor. Kısaca yaşayan ölülerin zaferi diye biliriz. Louisiana/1927 diye başlayan hikâye köylülerin otelde kalan satanik bir ressamı basmaları ile başlıyor. Adamı bir güzel zincirle kırbaçlayıp arından otelin mahzenine götürüp duvara çiviliyorlar ardından da üzerine yeni bir duvar örüyorlar. Film zaman olarak günümüze geliyor ve genç kadın liza merril kapalı, terkedilmiş durumdaki oteli satın alır. Otelde tamir başlar ve boyacı aniden kör bir kızın camda gözükmesi ile dengesi bozulur ve ölür ardından gelen ölüm ise su tamircisidir. Kısa süre sonrada sular içindeki mahzenden zombiler yavaşça dehşet saçmaya başlarlar. Filmin en vurucu sahnelerinden biri ise kütüphanede araştırma yapan bir adamın iri tarantulalar tarafından yendiği muhteşem bir sahnene var; ancak benim favori sahnem ise morg ta su tesisatçısının karısının zombi ile karşılaşması sonuç u yere düşüp bayılırken kafasını masaya çarpıp asit şişesini devirir. Asit yüzüne akar ve o şekilde ölür. Filmde birde köpekli kör kız var. Ara sıra çıkıp liza’yı ne kadar eibon hakkında uyarsa da bir işe yaramıyor. Gelelim eibon’a 4000 yıl önce yazılmış bir kara büyü kitabı. Ne işe yarıyor derseniz cehennemin kapılarını açmaya yarıyor başka ne olabilir ki. Filmde genel bir atmosfer var olsa da kurguda kopukluk var. Yani atmosfer 13 üzerinden 10 ise kurgu 13 üzerinden 7.Filmin artık son dakikalarında cehennemin 7 kapısında açılır. Dünyada zombiler kol gezmektedir. Otel sahibesi ve manitası bir süre direnseler de mutlak sondan kaçamazlar. Otelin mahzenine inerler yarık olan duvarın diğer tarafına geçerler ve cehenneme adım atarlar. Ve dehşet içinde ikisinin de gözleri kör olur. Burada tasvir edilen cehennem sahnesi sinema tarihindeki en etkileyici cehennem sahnelerinden biridir. Fulci nin en güzel filmlerinden biri olan beyond death metal’e fazlası ile etkisi olmuş bir filmdir.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

17 Ağustos 2008 Pazar

Gorefest Röportajı



Merhaba frank, öncelikle röportajı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz ve soruları geciktirdiğimiz için özür dileriz.

Benim için bir zevktir, dert etmeyin.


Gorefest’te durumlar nasıl? Yeni albüm çalışmalarına başladınız mı?


Şu anda pek bir şey yapmıyoruz. Sadece bikaç yerde konser veriyoruz o kadar.Yılın sonuna doğru riffleri toparlayıp, yeni albüm için yeterli malzeme olup olmadığına bakıcaz.

Erase en çok bilinen, webzine ve dergilerde en çok adı geçen albümünüz. Sizce en başarılı Goefest albümü hangisi?

Erase kesinlikle en çok satan albümümüz. Bence en kötüsü de. Albümdeki soundu hiç secmiyorum, ordaki logoyu da ve bence JC’nin en kötü vokali. Ayrıca içindeki kasıntı fotoğrafımızı da sevmiyorum. Tabi ki bazı şarkıları, riffleri seviyorum ama o kadar. Bütününde çok iyi bir CD değil bence. Yanlış bir fikirle, çok acelece yazılmıştı, yanlış stüdyoda yanlış inanlarla kaydedildi. Mix için de kendimizi suçluyorum.

Rise To Ruin’den beri 1 sene geçti. Hayranların tepkisi nasıl?

Dinleyicilerin tepkisi süper. Sonuç olarak yeni ne çıkarsa onu dinliyorlar ama sonuçta biz sadece kendimiz için müzik yapıyoruz. En önemlisi bizim beğenmemiz. Biz de çok beğeniyoruz.


Yeniden birleşmenizden beri gaddarlığınız son iki albümde oldukça arttı. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Evet, galiba öyle oldu. Bize en çok uyan sound’un bu olduğunu fark ettik. Grubu bu tarz bir müziğin üstüne kurduk. Benim fikrime göre gruplar en iyi oldukları şeyleri yapmalılar. Deneyim kazanmamız gereken süreci geçtik. Benim 3. en sevdiğim Gorefest albümü olan Chapter 13’de bence yapmamamız gereken bir müziği yaptık.

Sizce Avrupa ve ABD fanları arasında bir fark var mı?

Hiçbir fikrim yok, Amerka’ya 15 senedir gitmiyorum. O zamanlar belirgin bir fark yoktu. Hala da öyle olduğunu sanıyorum. Meal fanları dünyanın heryanında aynı ki benc bu güzel bir şey.

Türkiye’deki konseriniz nasıldı? Biz sizi burada görebilmekten çok mutlu olduk.



Biz de çok mutlu olduk. Rock The Nations’da çalmak çok güzeldi. Grup için mükemmel bir deneyimdi. En favori 5 performasımız arasında olduğunu söyleyebilirim.

Sahnede en çok hangi şarkıları çalmaktan zevk alıyorsunuz?

Hepsi eşit zevk veriyor ama yine de For The Masses, Babylons Whores and War On Stupity biraz daha öncelikli.



Her ülkede bazı grupların biraraya gelerek kendilerine ayrıcalık verip,mafia gibi davranmaları neredeyse her bölgede görülen bir durum haline geldi. Eski bir death metal grubu olarak bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

O kadar da eski değiliz. Obituary, Morbid Angel, Napalm Death ya da Entombed kadar eski değiiz. Ama sorunuzu cevaplamak gerekirse biz asla öyle bir olayın parçası olmadık. Öbür grupların bizim hakkımızda ne düşündüğünü önemsemeden, hep kendi işimize baktık.Soruda tarif ettiğiniz şeyi yapmak çok aptalca olurdu, özellikle müzik sahnelerinde genç grupların –ki genelde onlardan daha iyi fikirler çıkar ve sizin ve sizle aynı tür grupların oluşturduğu topluluktan daha çok büyüyeceklerdir- önünü kesmek…Dünya metalinin bazı grupların toplanarak kendilerine ayrıcalık vermesine ve ortamı bayat ve durgun tutmasına ihtiyaç yok bence.

Plak şirketinizden memnun musunuz?

Tabi ki memnunuz.

Download hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tabi ki satabileceğimiz CD’lerin yarısını download alıp götürüyor ki bu da iğrenç bir şey çünkü bir sonraki albüme harcayabileceğin bütçe daha kısıtlı olmuş oluyor. Fakat ayrıca size daha kalabalık bir dinleyici kitlesi vermiş oluyor, çünkü müziğiniz bütün dünyadan sadece bir tık uzak. Yani eksisi ve artısıyla beraber birbirini götürüyor sanırım.

Bugünlerde dinleyiciler yeni çıkacak bir albümü haftalar öncesinden dinleyebiliyor. Bu sizi rahatsız ediyor mu?

Evet, beni çok fazla rahatsız ediyor. Grup olarak en azından yeni şarkılarınızın ilk defa duyulmasını kontrol etmek istiyorsunuz. Çözüm hem internetteki hem de dergilerden edinilen kaynakları kesmek olurdu. Seve seve bunu her kim mahvediyorsa onun elinden gücünü almak isterdim.


Bu durumla ilgili plak şirketinizin düşüncesi nedir?

Bence Nuclear Blast yada başka şirketlerin bu konudaki tavrı oldukça bariz, değil mi?


En sevdiğiniz gruplar hangileri?



Anaal Nathrakh, Autopsy, Bad Religion, Ben Folds, Black Sabbath, Bob Mould, Carcass, Carnivore, Celtic Frost, Coffins, Deathspell Omega, Dresden Dolls, Devin Townsend, Enslaved, Fiona Apple, Foo Fighters, Free, Hope Sandoval, Jesse Sykes, Jesu, Johnny Cash, Joy Division, Kiss, Lush, Mastodon, Metallica, Motorpsycho, Muse, Necrovation, Neko Case, Nick Cave, Pine Box Boys, Portishead, Richard Hawley, Rollins Band, Ryan Adams, Rufus Wainwright, The Stranglers, Sugar, Thin Lizzy, Type O Negative, Witchmaster.ve bunun gibi daha birçok..

En sevdiğiniz albümler hangileri?

Şu anda The Boatman's Call--Nick Cave, Breed Deadness Blood --Necrovation, bütün Coffins albümleri, ve split—Lush bunları dinliyorum.

Son olarak Türk hayranlarınıza söylemek istediğiniz birşey var mı?

Türkiye’ye geri döndüşümüzde umarım hayranlarımız bizi unutmamış olur ve bizi izlemeye gelirler. Daha önceden gelmek isterdik ama işler istediğimiz gibi gitmedi. Bütün yapabileceğim –bütün grup adına- sizden özür dilemek ve döndüğümüzde çok öldürücü bir konser vereceğimizin sözünü vermek.

cheers,

Frank Harthoorn,

Gorefest


Çeviri:ÜBERGOREWITCH

Haribo Extreme Culture aittir.
Devamını okuyun...>>

Blood reaping-Feasting the Weak


Bu sıcak, boğucu yaz sıcağında bir taraftan biramı içip bir yandan da haribo atıştırırken havalara uygun bir şeyler açtım dinliyordum ve Blood Reaping-Feasting The Weak bende klima etkisi yaptı. Hiç vakit kaybetmeden bir paket daha haribo açıp bu et kafa düz kazıma, brutal death metal albümünü sizlerle paylaşma kararı aldım.

Meksikalı Disgorge ‘un eski bas/vokali Antimo Buonnano ve diğer elemanlar da birkaç Meksikalı gruptan bu gruba ter atmaya gelmişlerdir. Gitarda yer alan Eduardo Guevara Meksikalı cenotaph’tan gelmiş bir güzel kazımış. Sakın Ankaralı dangoz, bir boka benzemeyen cenotapth la karıştırmayın Meksikalılar gerçekten çok nizami kazırlar.

Kadronun tamamı ise şöyle:

Antimo Bounnano – Vokal/gitar

Eduardo Guevara - Guitar/bas

Saul Martinez – Davul

Roberto Roman - Bas


Hiçbir neo-teknikciye göz kırpmayan bu adamlar aynı zamanda fazlası ile göz dağı vermektedirler. Albüm kapağında cehennem motifleri yer alıyor biraz karmaşık ama tehditkâr. Peki, bu albüm nasıl kaydedilmiş? .Derseniz kesinlikle tarlada çalıştıktan sonra köşe başında buluşup Diego’nun en güzel marihuanaları ile gelmesini gözler iken harman kalıp stüdyoya girmeleri ile meydana gelmiştir.

Albümdeki sıralama ise şöyle:


1.Boiling Through Mastication 06.00
2.Freezing Slaughter 04.32
3.As My Knife Cuts 04.42
4.Diabolic Profanation 03.02
5.Seeds Of Destruction 04.13
6.Feasting The Weak 03.54
7.Excrement Ward 03.29
8.Sacrilegious Dismemberment 05.23

Brutallikten hiç taviz vermeyen bu Meksikalı miçoların satanik sözler ile döşedikleri parçlarında Bloiling through mastication, başta olmak üzere seeds of destruction ve as my knife cuts benim favori parçalarımdan. Eğer böle nasıl kazırız diye düşünüyorsanız formülü belli mısır ekmeği, tekila ve en güzelinden marihuana. Düz, et kafa, hayvanlıktan bir gram taviz vermiyorsanız bu sıcaklarda klima etkisi muhteşem bir albüm dinlemediyseniz mutlaka edinin.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

16 Ağustos 2008 Cumartesi

Toxic Holocaust - An Overdose Of Death...


Amerikalı Old School Black/Thrash Metal olayı Toxic Holocaust sonunda beklenilen albümü patlattı. Evil Never Dies ve Hell On Earth gibi birbirinden klas iki albümden sonra bu albümü ayıla bayıla beklemekteydik ki beklediğimize fazlasıyla değmiş. Eylül ayında Relapse Records etiketiyle yayınlanan albüm tam anlamıyla cayır cayır Black/Thrash ziyafeti olmuş. Yer yer Old School Hardcore/Punk ve Heavy/Speed Metal esintileriyle albüm iyice tadından yenmez bi hal almış.

Bilmeyenler için Toxic Holocaust hakkında kısa bilgi vermek gerekirse Joel Grind kişisinin tek kişilik projesidir. Tüm ensturmanlar ve vokaleri üstlenen Joel Grind canlı performanslarda ise gitar/vokal işlerine bakmakta. Genel olarak Hellhammer, Venom, Destruction, Nuclear Assault, ilk dönem Bathory ve ilk dönem Sodom harmanı bi sounda sahip dolayısıyla bu gruplarla ilgili olanların takla atarak dinleyeceği bi oluşum.

Albüm kapaktaki itleri anlatan Wild Dogs adlı parça ile tam gaz açılıyor. Hemen arkasından gelen Nuke The Cross ve Slayer işi gitarlarla bezenmiş Endless Armageddon tempoyu aynı biçimde yüksek tutmuş. 59 saniyelik War Game kısa olduğu kadarda süratli bi çalışma. Konser ortamında çalındığı vakit ortalık her türlü karışır. Sonrasındaki parça In The Name Of Science albümdeki favorilerimden. Albümdeki diğer bi favorim ise Gravelord. Süratli girişi ve Motörhead'i anımsatan bitişi çok klas olmuş. Ayrıca albümde ilk albümdeki en klas parçalardan biri olan War Is Hell'in yeniden kaydedilmiş versiyonu bulunmakta. Nedense bu versiyonu bana daha hoş geldi. Death From Above ve son parça City Of A Million Graves albümün genelindeki gibi klas parçalar. İlk bikaç dinlemede insan ister istemez başa sarıyor.

Sonuç olarak Old School işlerin hastası bünyelere ilaç gibi albüm olmuş. Edinmek dinlemek farzdır. "Kısmet olasada şu güzel olayı ülkemizde canlı canlı izlesek.." demekten kendimi alakoyamıyorum.

1.Wild Dogs
2.Nuke The Cross
3.Endless Armageddon
4.Future Shock
5.War Game
6.In The Name Of Science
7.March From Hell
8.Gravelord
9.War Is Hell
10.The Lord Of The Wasteland
11.Feedback, Blood, and Distortion
12.Death From Above
13.City Of A Million Graves

Mad Butcher/Haribo Extrem Culture aittir.
Devamını okuyun...>>

13 Ağustos 2008 Çarşamba

İnterview with Frank Harthoorn From Gorefest


Haribo: Hi Frank, firstly thanks for the interview and we are sorry for delaying.

Frank: It's my pleasure, and don't worry about it.

What the news in Gorefest, did you start to record your new album?

We're not doing anything at the moment, just some shows here and there, but that's it. Towards the end of the year we'll start gathering riffs, and see if there's enough usable material for a new album.

Erase is the most well known Gorefest album also mentioned in magazines and webzines, which album do you think is the most succesful one?

Erase is definitely our most sold CD. It's also our worst, in my opinion. I don't like the sound, I don't like the logo, I think it's features JC's worst vocals, and I hate that fucking awful poserpicture in the middle. I DO like some of the songs, riffs and ideas on there, but on the whole, it's just not a very good cd. It was written too fast, with the wrong idea, and recorded in the wrong studio, with the wrong people. And forget about the mix, for which we've got ourselves to blame.

It has been 1 year since Rise To Ruin. How did fans react?

Reactions have been excellent. But you know, people only stay with you for so long before jumping to the next band they like that releases a CD. So while all the positive feedback is of course much appreciated, in the end we only make music for ourselves. If WE like it, then that's really all that matters. And we like it. A lot.

After your reunion your brutality increased in the last 2 albums, what do you think about that?

Ehm, yeah, I guess so. It's probably because we realized that this is the kind of sound that suits us best. It's the kind of music we formed this band for in the first place. I've always thought bands should do what they're good at. We've had our experimental phase as well, and while that spawned my third favorite Gorefest album in Chapter13, it's not the kind of music we should be making I think.

Is there any difference do you think between USA and Euro fan?

I have no idea, I haven't been to the US in 15 years. Back then there was no real difference, and I can't imagine that has changed much. Metal fans are pretty much the same all over the world, and that's a good thing.

How was your concert in Turkey? We were very happy to watch you.

And WE were very happy to play the Rock the Nation fest. That was an excellent experience, one of my top 5 Gorefest gigs ever.

Which songs you enjoy most on stage?

At this point, I enjoy all of them equally, though For The Masses, Babylons Whores and War On Stupity do stand out a bit more for me.

In every country, its a usual situation that a few bands get together and have an exclusive right, and sometimes act like a mafia. This can be seen in every music area almost. What do you think about that as a very old band in death metal?

Not THAT old, surely? I mean, bands like Obituary, Morbid Angel, Napalm Death or Entombed are much older than us! But to answer your question, we've never been part of a certain scene, be it topographically, ideologically, demographically or even socially. We've always done our own thing, not really caring what other bands thought of us.

What you describe in your question sounds almost like cartel forming. It would be really stupid, especially in the musicscene, to form some sort of club with your contemporaries and shut out younger bands. Those younger bands are usually the ones that have much better ideas, and will grow much bigger then you and your fellow bands combined. I don't think the World of Metal needs circles of bands that want to have exclusive rights and keep things stale and stagnant. The status quo exists to be broken, not nurtured.

Are you pleased with your record company?

Sure we are.

What do you think about download?

Well, it DOES take away at least half the amount of CD's you would sell before the downloading era, which kind of sucks, because those figures will determine the budget you can spend on your next album. But it also gives you a much bigger audience, in that your music is a mouseclick away for the whole world to hear. So the knife cuts both ways, I guess.

Nowadays listeners can get the new album weeks before from its release. Does it bother you?

Yes, that DOES bother me. As a band, you want control over at least the point in time that people can actually HEAR your new songs. A solution would be to drastically cut down the number of zines (paper & web) that should receive promo's, or just get rid of promo's alltogether. I would be very much in favour of taking some of that power back from whoever is misusing it.

What is your record company’s opinion about this issue?

I think Nuclear Blast's, or ANY label's take on the matter is pretty obvious, don't you think?

What is your favorite bands?

You ready for it? Here goes: Anaal Nathrakh, Autopsy, Bad Religion, Ben Folds, Black Sabbath, Bob Mould, Carcass, Carnivore, Celtic Frost, Coffins, Deathspell Omega, Dresden Dolls, Devin Townsend, Enslaved, Fiona Apple, Foo Fighters, Free, Hope Sandoval, Jesse Sykes, Jesu, Johnny Cash, Joy Division, Kiss, Lush, Mastodon, Metallica, Motorpsycho, Muse, Necrovation, Neko Case, Nick Cave, Pine Box Boys, Portishead, Richard Hawley, Rollins Band, Ryan Adams, Rufus Wainwright, The Stranglers, Sugar, Thin Lizzy, Type O Negative, Witchmaster. Along with many, many others.

What is your favorite albums?

At the moment, I listen a lot to The Boatman's Call by Nick Cave, Breed Deadness Blood by Necrovation, all of the Coffins CD's, and Split by Lush.

Finally do you want to say someting to your Turkish fans?

Yeah, and it's what I usually say in interviews with Turkish zines: I hope that when we finally make it back to Turkey, people will still remember to come and see us. We should have been back much sooner, but things never turn out the way you want them to, it seems. All I can do is offer my apologies on behalf of the whole band, and promise you a killer show when we finally get to play for you guys & gals out there!

cheers,

Frank Harthoorn,

Gorefest

belongs to Haribo Extreme Culture
Devamını okuyun...>>

12 Ağustos 2008 Salı

Autopsy-Severed survival



Bir hafta sonu daha bitmek üzere. Haribo geleneksel kazıma haftasına bu sefer Autopsy-ridden with disease parçası damgasını vurdu bunun üstüne bende sizlere bu muhteşem albümü 666 üzerinden 666 vermek üzere analiz etmeye karar verdim. Her şey übergorewitch in Erdek(city of living dead ) gitmesi üzere başladı. Hiç işin işinde yokken oluşan bu boş zamandan faydalanmak için Haribo4grind ile buluştum. Kediköyü alt-üst ettik ve engin ağabeyin en güzel arkadaşı Kubilay’ı bulduk. Ben, Haribo4grind ve Kubilay evin yolunu tuttuk. Tabi oturduğumuz nezih semte varınca ilk işimiz çok sevgili mad butcher ın vazgeçemediği ARIIIIII marketten en klâs haribolarımızı edindik artık her şey hazırdı.

Lemmy’nin bize bahşettiği bu muhteşem gece grind4haribonun ‘kanka bir ridden with diease aç sana ‘’ demesi ile başladı... Chirs reifertttt hayat sikiyor. Koskoca Chirs barnes bile hala autopsy diyor... Hiç affetmiyor. Reifert nasıl bir hastalıklı çocukluk dönemi geçirdiyse adam tabutlara servis yaptırmış, ısız adalara insan düşürüp kendini yedirtmiş. Hastalık yaymış, hiç sonu gelmeyen doğumlara baş doktor olarak girmiş. Oda yetmediği gibi hem davulunu kazımış hem de vokalini yapmış. Reifert nasıl bir adam? Death’te ‘Scream bloody gore’gibi bir albüm yapıyorlar ki o zamanlar death 2 kişi (Toprağı bol olsun R.İ.P Evil Chuck).Ardından death ayrılıp Autopsy’de en saf, en temiz death metalinin temel taşını Possessed-seven chuch,Obituary-slowly we rot ve Death-scream bloody gore’un yanına dikmiştir.İşte o albüm Severed Survival.
Muhteşem 2 ayrı albüm kapağı var. İlki ameliyat aletleri ile çekiştirilen bir adam yer alıyor diğer kapak ise zombi doktorların ameliyat masasına doğru yöneldikleri o çaresiz, kaçınılmaz sonun hasta gözlerinden bize nakleden bir resim. Gore açısından 2 kapakta 13 üzerinden 13 muhteşem...
Reitfert önderliğinde grubun kadrosu:

Chris Reifert - vokal, davul
Eric Cutler - gitar
Danny Coralles - gitar
Steve DiGiorgio – bas

Steve digorgio’nun keskin baslarında fark etmemek elde değil. Özellikle reifert ‘ın çift krosları ile olan uyumu fevkalade. Danny coralles ve eric culter gitarda işi fazlası ile götürmüşler hatta possessed var-i kirli ama nizami soloları ile bu leşliğin için ayrı bir kusmuklu sos eklemişlerdir.
Benim bu albümle ilgi bir diğer tavsiyem size asla gece yatarken dinlemeyin karabasanlar basıyor. Albümde yer alan en korku dolu, en satanik, en ölümcül parçalar ‘’Service for a vacant coffin’,’Disembowel’,’Gasping for air’,’Ridden with disease’,’Severed survival’ve amortiden parça olarak yer alan ’Stillborn’.Reifert öle sözler yazmış ki insanın kanını donduruyor. Service for a vacant coffin de ölüleri yemek olarak sunan bir mezarcıdan bahsederken, disembowel da katilin elerinde can çekişen bir kurbanı, gasping for air da ise ölünün sesi olup kabir azabında çektiği dayanılmaz acıyı dile getirmekte. Müzik açısından benim en favori 2 parçam Service for a vacant coffin ile Ridden with disease. Service for a vacant coffin gerçekten çok korkutucu bir parça. Korku filmi çeksem banko bu şarkıyı kullanırım. Ağır başlıyan parça reifertın vokalı ile tempo kazanıyor. Tam anlamı ile olan üstü bir brutal vokali var paşamızın. Ridden with disease tam bir başyapıt. Başlarken 3–4 kere aynı tempolu boğucu ritim dönüyor. Krosların güç’ü ve bas uyumu inanılmaz. Üstüne reifert’ın ölümcül haykırışları eklendiğinde insan ruhun bütün karanlık köşeleri beslenmiş oluyor.
Death metali bugünlerine taşıyan ve sertliğine sertlik katan Autopsy asla teknikci, melodik, core işlerine gelmiyen her daim en kazıma, en karanlık en gaddar, gerçek haribocuların grupları arasında yer almıştır.

1.Charred Remains
2.Service for a Vacant Coffin
3.Disembowel
4.Gasping for Air
5.Ridden With Disease
6.Pagan Saviour
7.Impending Dread
8.Severed Survival
9.Critical Madness
10.Embalmed
11.Stillborn(bonus)


Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Machetazo - Mundo Cripta


İspanya pek cok sağlam,radikal bir o kadar da "gaddar" grubun memleketi olarak kazımacıların beynine kazınmış bir memleket özellikle leş, tavizsiz ve öc alır gibi parçaların yaratıcılarının aynı topraklardan cıkması bu işleri kovalayanları cok cezbediyor. Bir cazibe nedeni de MACHETAZO adlı grup.
Herşeyden evvel bu adamlar hic sözlük veya imla klavuzu ile vakit kaybetmiyor kendi ana dillerinde nefretlerini kusuyorlar bunun yanında cok farklı cok değişik işler ortaya cıkarmak gibi iddiaları da yok.

Eğer deneysel albüm arıyorsanız Machetazo dan millerce uzak durun..

Grubun tayfası,

Carlos - Bass/Vokal
Jose - Davul/Vokal
Rober - Gitar

Elemanlar kanımca cok zor şartlarda yaşıyor, bütün gün fena bunalmış sıtkı sıyrılmış halde koşturup gece vakti iş güc fazla mesai akabinde derhal biaraya toplanıp amansızca iblisler gibi kazımışlar ve "Mundo Cripta" gibi balyoz bir albüme imza atmışlar. Albümdeki parçalar,

1.Exorcismo
2.Muerte Helada
3.Alucinaciones Blasfemas
4.Mortífero Ente Demoníaco
5.Atormentado por Bestias Resucitadas
6.Altares de lo Macabro
7.El Wendigo
8.Estigma Licántropo
9.Descenso al Sótano de la Morbosidad
10.Éxtasis Nauseabundo
11.Delirio en el Pozo de Excrementos
12.Totem (de restos humanos)
13.Fiebres de la Peste
14.Tu Piel Se Pudre y Cae
15.Los Cuentos del Muñón Gangrenoso V (Credo In Extremis)

Exorcismo,Atormentado por Bestias Resucitadas,Éxtasis Nauseabundo ve de Totem albümdeki en klas şarkılar bununla beraber hic sıcışları da yok elemanların.
Bugüne değin 3 albüm daha yapan grubun 4. albümünde kendi cizgilerini sımsıkı şekilde yakaladıkları aşikar.
Bununla beraber heriflerin albümde yakaladıkları genel soun da gayet başarılı.

Grubun web sitesi,
http://www.machetazo.org/
MySpace adresi ise,
http://www.myspace.com/bandamachetazo


Haribo4grind/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>

7 Ağustos 2008 Perşembe

At War'dan Yeni Parça

Grubun myspace sayfasında çıkacak yeni albümden 'Semper Fi' adlı parça yayına sokuldu. Parçanın introsu da tam At War'a yakışacak şekilde.. Full Metal Jacket'dan alınmış. Yeni albüm ''Infidel'', çıkmasını sabırsızlıkla beklediğimiz albümlere eklendi.
Devamını okuyun...>>

Napalm Death'ten Müjdeli Haber

Napalm Death basçısı Shane Embury yaptığı açıklamada yeni albüm için stüdyoya girdiklerini ve davul için şimdiden kayıtlara başladıklarını söyledi.

Devamını okuyun...>>

Mortician-Hacked up for barbecue


Öğlen güneşi kavururken alnını son kez kanlar içindeki önlüğüne sildi ve satırla etleri kesmeye başladı. Ona eşlik eden yel değirmeni sesi ve insan kemiklerinden yapılmış tahta oturan akraba bağırışları. Teksas’ın bu kanlı geçmişini beyaz perde, realty tvlerde,belgesel ve kitaplarda hatta f.b.i kayıtlarındakinden bile gerçekçi tüm olan biteni bütün hayvanlığı ile önümüze sürmektedir.Mortician her daim düşman neo-teknik dm gruplarının korkulu rüyası olmuştur.’Hacked up for barbecue’ tam bir korku karnavalıdır.


Kapakta Teksas testere katliamındaki ünlü insan kemiklerinden yapılmış taht ve et kancalarına asılmış cesetler yer alıyor.Albümü dinlemeye başladığımızda When a stranger call,Three on a meathook,unhinged,cannibal ferox,the fog,the road warrior,the texas chainsaw massacre,maniac,mortuary,suspiria,phantasm:3 lord of dead bu ahlaksızlık karnavalında yer alan filmler..24 tane muhteşem sanat eserinin yer aldığı bu gaddar kayıta tabiî ki vokal ve bas gitarı Will Rahmer,gitar ve drum maşını ise Roger Beaujard her daim olduğu gibi tam kıvamında,oldukça atmosferik sisli,puslu,leş,kanlı,ceset yığınları ile dolmuş kayıtın sıralaması da şu şekilde:

''Bloodcraving"
"Embalmed Alive"
"Cremated"
"Three on a Meathook"
"Brutally Mutilated
"Deranged Insanity
"Cannibal Feast"
"Blown to Pieces"
"Fog of Death"
"Brutal Disfigurement"
"Apocalyptic Devastation"
"Inquisition"
"Hacked up for Barbecue"
"Abolition"
"Necrocannibal"
"Ripped in Half"
"Morbid Butchery"
"Decapitated"
"Drilling for Brains"
"Eaten Alive by Maggots"
"Witches' Coven"
"Worms"
"Annihilation"
"Mortician

Bloodcraving ile giriş yapıyoruz bu ölümcül albüme when a stranger calls adlı filmden intro bizi karşılıyor. Katil ve hizmetçi telefonda konuşuyor... En vurucu söz sonda geliyor kız titrek bir sesle ne istiyorsun diyor. Kısa bir sessizlikten sonra kanını istiyorum diyor ve ardından bütün etini cevabı geliyor. Hiç vakit kaybetmeden will ulumaya başlıyor... Hiç kazımadan taviz vermeden 24 parça 50 dakika oldukça gaddar gidiyor. İnsan dinlerken o korkuyu sonuna kadar hissediyor.Bu albümde en çok hoşuma giden will’in vokalleri olan olaydan anlaşılıyor ki,will’e o dönem çok iyi mal gelmiş,üstüne bolca korku filmi izliyip, ardından am sikmiş.Bu gaddarlık anca bunu gösterir.Şu parça iyi,bu parça kötü diyemem albümde boş yok zaten bir şeyler bulmak için dinliyorsanız dinlemeyin.Korkudan başka bir şey bulamazsınız.Ama benim gözümde bu albümün en gaddar parçaları:Blown to Pieces, Hacked up for barbecue,Necrocannibal,Eaten alive by maggots.Blown to pieces ile başlıyalım.Patlayan kafalar,kurukafalardan içilen kanlar,oldukça gaddar bir şekilde temaya ve atmosfere uygun bir şekilde bahsediliyor.Gelelim albümün adını taşıyan parçaya Hacked up for barbecue Texas Chainsaw Massacre’ın en gaddar sahnesi olan kızı yemeye aldıkları sahnede kız ölü insanları ve cesetleri gördüğünde çıkardığı sesler intro olarak alınmış. Leatherface kız için elindeki en küflü dalakları kurtlanmış ciğerleri ve biraz da en yağlısından insan pirzolası sunmakta...Daha önce Brutally Mutilated’da da çaldıkları Necrocannibal bana göre Mortician’ın en iyi parçalarından biridir. Necrocannibal mezarlığa giriyorlar, çürümüş etlerin berbat haldeki kemiklerin leş iğrenç kokularını alıyorlar. Yeni mezarları yerinden çıkarıp, canları leş eti çekiyor ve bu işten de hiç pişmanlık duymuyorlar. Bütün beyinleri çıkarıp, aciz cesetlere zarar veriyorlar. Geride ne varsa da yiyorlar, hala açlık ama tatmin olmuş değil, Roger, Will ve arkadaşlarının canı hala çürümüş et çekiyor.Eaten alive by maggots ta ise adeta bir zombie nin hislerine elçi oluyolar.Mortician her bu ve bundan önceki kayıtlarında tek riff ile müzik yapılmaz diyenlerin her zaman çelikten bir duvar gibi karşısına çıkmıştır.


Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Devamını okuyun...>>
Related Posts with Thumbnails